Sahîh-i Buhârî · 3101
Arapça metin
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عُفَيْرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي اللَّيْثُ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ خَالِدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ حُسَيْنٍ، أَنَّ صَفِيَّةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهُ أَنَّهَا جَاءَتْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَزُورُهُ، وَهْوَ مُعْتَكِفٌ فِي الْمَسْجِدِ فِي الْعَشْرِ الأَوَاخِرِ مِنْ رَمَضَانَ ثُمَّ قَامَتْ تَنْقَلِبُ فَقَامَ مَعَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى إِذَا بَلَغَ قَرِيبًا مِنْ باب الْمَسْجِدِ عِنْدَ باب أُمِّ سَلَمَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مَرَّ بِهِمَا رَجُلاَنِ مِنَ الأَنْصَارِ، فَسَلَّمَا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، ثُمَّ نَفَذَا فَقَالَ لَهُمَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " عَلَى رِسْلِكُمَا ". قَالاَ سُبْحَانَ اللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ. وَكَبُرَ عَلَيْهِمَا ذَلِكَ. فَقَالَ " إِنَّ الشَّيْطَانَ يَبْلُغُ مِنَ الإِنْسَانِ مَبْلَغَ الدَّمِ، وَإِنِّي خَشِيتُ أَنْ يَقْذِفَ فِي قُلُوبِكُمَا شَيْئًا ".
<Nebi s.a.v.'in eşlerinden Safiyye başından geçen bir olayı şöyle anlatıyor: "Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ramazan ayının son on günü mescitte itikafta iken ziyaretine gitmiştim. Sonra kalktım ve dönmek üzere yürüdüm. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de benimle birlikte mescidin kapısına yakın bir yere kadar geldi. Bu kapı Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in eşlerinden Ümmü Seleme'ye ait evin kapısına bakıyordu. Bu sırada oradan Ensar>dan iki kişi geçiyordu. Onlar Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e selam verip adımlarını hızlandırdılar. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Acele etmeyin ! Bu benim eşim Safiyye'dir" buyurdu. Onlara bu ağır geldi üzüntü ve şaşkınlıkla: "Sübhanallah, Ey Allah'ın Resulü!?" dediler. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de şöyle buyurdu: "Şeytan insanın bedenindeki kan gibi onun içinde dolaşır. Ben onun sizin kalplerinize bir şüphe bırakmasından korktum
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَلِيُّ بْنُ الْحُسَيْنِ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ صَفِيَّةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهُ أَنَّهَا جَاءَتْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَزُورُهُ فِي اعْتِكَافِهِ فِي الْمَسْجِدِ، فِي الْعَشْرِ الأَوَاخِرِ مِنْ رَمَضَانَ، فَتَحَدَّثَتْ عِنْدَهُ سَاعَةً، ثُمَّ قَامَتْ تَنْقَلِبُ، فَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مَعَهَا يَقْلِبُهَا، حَتَّى إِذَا بَلَغَتْ باب الْمَسْجِدِ عِنْدَ باب أُمِّ سَلَمَةَ مَرَّ رَجُلاَنِ مِنَ الأَنْصَارِ، فَسَلَّمَا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لَهُمَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " عَلَى رِسْلِكُمَا إِنَّمَا هِيَ صَفِيَّةُ بِنْتُ حُيَىٍّ ". فَقَالاَ سُبْحَانَ اللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ. وَكَبُرَ عَلَيْهِمَا. فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ الشَّيْطَانَ يَبْلُغُ مِنَ الإِنْسَانِ مَبْلَغَ الدَّمِ، وَإِنِّي خَشِيتُ أَنْ يَقْذِفَ فِي قُلُوبِكُمَا شَيْئًا ".
Ali bin Huseyin r.a., Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Safiyye'nin şunu anlattığını söyledi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ramazanın son on günü mescid'de itikafta iken onu ziyarete gittim. Onunla bir süre konuştum. Daha sonra dönmek için kalktım. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de beni uğurlamak için kalktı. Safiye, Ümmü Seleme'nin kapısı önündeki mescidin kapısına geldiğinde ensardan iki adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanından geçerek ona selam verdiler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara "Bir dakika bakar mısınız. Bu yanımdan ayrılan hanım Safiyye bint-i Huyey'dir' dedi. O iki kişi: "Sübhanallah! Ey Allah'ın Resulü (biz senin hakkında nasıl kötü düşünürüz)?" dediler. Bu, onlara çok zor geldi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Şeytan, Ademoğlunun vücudunda kan'ın dolaştığı gibi dolaşır. Ben sizin kalbinize bir şey (vesvese) atmasından korktum". Tekrar:
حَدَّثَنِي مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ حُسَيْنٍ، عَنْ صَفِيَّةَ ابْنَةِ حُيَىٍّ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُعْتَكِفًا، فَأَتَيْتُهُ أَزُورُهُ لَيْلاً فَحَدَّثْتُهُ ثُمَّ قُمْتُ، فَانْقَلَبْتُ فَقَامَ مَعِي لِيَقْلِبَنِي. وَكَانَ مَسْكَنُهَا فِي دَارِ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، فَمَرَّ رَجُلاَنِ مِنَ الأَنْصَارِ، فَلَمَّا رَأَيَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَسْرَعَا، فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " عَلَى رِسْلِكُمَا إِنَّهَا صَفِيَّةُ بِنْتُ حُيَىٍّ ". فَقَالاَ سُبْحَانَ اللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ. قَالَ " إِنَّ الشَّيْطَانَ يَجْرِي مِنَ الإِنْسَانِ مَجْرَى الدَّمِ، وَإِنِّي خَشِيتُ أَنْ يَقْذِفَ فِي قُلُوبِكُمَا سُوءًا ـ أَوْ قَالَ ـ شَيْئًا ".
Safiyye binti Huyeyy (r.anha) (validemiz) anlatıyor: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem itikafa girmişti. Ben de bir gece ziyaret maksadıyla onun yanına gittim. Onunla bir süre konuşup dışarı çıkmak üzere kalktım. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de beni uğurlamak üzere benimle birlikte kalktı - Safiyye binti Huyey'in evi Usame İbn Zeyd mahallesinde idi - O sırada oradan Ensar'dan iki kişi geçiyordu. Bunlar Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i görünce hızlandılar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de onlara seslenerek: 'Ağır olun! (Sakın aklınıza bir şey gelmesin!) O kadın, Safiyye binti Huyey'dir' dedi. Onlar: 'Sübhanellah, ey Allah'ın Resulü! (Hiç öyle bir şey düşünür müyüz!)' diye karşılık verince Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: 'Şeytan, insanın vücudunda kanın dolaşması gibi dolaşır. Ben şeytanın, sizin kalplerinize bir kötülük, yanlış bir şey fırlatmasından korktum!' buyurdu
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ الْحِزَامِيُّ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ عُمَرَ بْنِ مُوسَى بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ مَعْمَرٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي عَلِيُّ بْنُ الْحُسَيْنِ، عَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ حُيَىٍّ، زَوْجِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهَا جَاءَتْ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَزُورُهُ وَهُوَ مُعْتَكِفٌ فِي الْمَسْجِدِ فِي الْعَشْرِ الأَوَاخِرِ مِنْ شَهْرِ رَمَضَانَ فَتَحَدَّثَتْ عِنْدَهُ سَاعَةً مِنَ الْعِشَاءِ ثُمَّ قَامَتْ تَنْقَلِبُ فَقَامَ مَعَهَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقْلِبُهَا حَتَّى إِذَا بَلَغَتْ بَابَ الْمَسْجِدِ الَّذِي كَانَ عِنْدَ مَسْكَنِ أُمِّ سَلَمَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَرَّ بِهِمَا رَجُلاَنِ مِنَ الأَنْصَارِ فَسَلَّمَا عَلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ثُمَّ نَفَذَا فَقَالَ لَهُمَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " عَلَى رِسْلِكُمَا إِنَّهَا صَفِيَّةُ بِنْتُ حُيَىٍّ " . قَالاَ سُبْحَانَ اللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ وَكَبُرَ عَلَيْهِمَا ذَلِكَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِنَّ الشَّيْطَانَ يَجْرِي مِنِ ابْنِ آدَمَ مَجْرَى الدَّمِ وَإِنِّي خَشِيتُ أَنْ يَقْذِفَ فِي قُلُوبِكُمَا شَيْئًا " .
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Safiye bint-i Huyey (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazan ayının son on gecesinde Mescidi Nebevide itikafta iken kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i ziyaret etmek üzere yanına gelmiş ve yanında yatsıdan sonra bir saat kadar konuştuktan sonra evine dönmek üzere ayağa kalkmış. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de Onu evine geçirmek için Onunla beraber kalkmış. Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Ümmü Seleme (r.anha)'nın odasının yanındaki Mescid kapısının yanına ulaştığı zaman Ensar'dan iki adam onların yanından geçmişler ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e selam verdikten sonra hızlı geçmişler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara: «Hızlı gitmeyiniz. Demin yürüdüğünüz gibi yürüyün. Yanımdaki kadın (zevcem) Safiyye bint-i Huyey'dir.» buyurmuş. Adamlar: Ya Resulallah! Biz Allah'ı (Resulünün uygunsuz bir harekette bulunmasından) tenzih ederiz, dediler. Ve Nebi'in yanındaki kadının kimliğini açıklamak ihtiyacını duyması onlara ağır geldi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şeytan, adem oğlun (un vücudun) dan kanın dolaştığı her yerde dolaşır. Ben (temiz kalplerinize) şeytan'ın (kötü) bir şüphe atmasından korktum.» buyurdu. Diğer tahric: Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesai, Ahmed ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عُفَيْرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي اللَّيْثُ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ خَالِدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ صَفِيَّةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهُ. حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ حَدَّثَنَا هِشَامٌ أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ عَنِ الزُّهْرِيِّ عَنْ عَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي الْمَسْجِدِ، وَعِنْدَهُ أَزْوَاجُهُ، فَرُحْنَ، فَقَالَ لِصَفِيَّةَ بِنْتِ حُيَىٍّ " لاَ تَعْجَلِي حَتَّى أَنْصَرِفَ مَعَكِ ". وَكَانَ بَيْتُهَا فِي دَارِ أُسَامَةَ، فَخَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مَعَهَا، فَلَقِيَهُ رَجُلاَنِ مِنَ الأَنْصَارِ، فَنَظَرَا إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ أَجَازَا وَقَالَ لَهُمَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " تَعَالَيَا، إِنَّهَا صَفِيَّةُ بِنْتُ حُيَىٍّ ". قَالاَ سُبْحَانَ اللَّهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ. قَالَ " إِنَّ الشَّيْطَانَ يَجْرِي مِنَ الإِنْسَانِ مَجْرَى الدَّمِ، وَإِنِّي خَشِيتُ أَنْ يُلْقِيَ فِي أَنْفُسِكُمَا شَيْئًا ".
Ali İbn Hüseyin şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mescid'de (itikafta) idi. Yanında hanımları vardı. Onlar yanından kalkıp gittiklerinde, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Safiyye binti Huyey'e "Acele etme. Ben de seninle birlikte geleyim" buyurdu. Safiyye'nin evi (kaldığı oda) Usame'nin evindeydi . Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onunla birlikte çıktı. Ensardan iki kişi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bakıp, yanlarından geçtiler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onlara: "Buraya gelin. Bu Safiyye binti Huyey'dir" buyurdu. O ikisi: "Sübhanallah ey Allah'ın Resulü" dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Şeytan insanda kanın dolaştığı gibi dolaşır. Ben sizin nefislerinize bir şey (vesvese) atmasından korktum" buyurdu. باب: هل يدرأ المعتكف عن نفسه. 12- İtikafta Olan Kimse Kendisini Savunur Mu?
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ الأَخِرَ وَقَعَ عَلَى امْرَأَتِهِ فِي رَمَضَانَ. فَقَالَ " أَتَجِدُ مَا تُحَرِّرُ رَقَبَةً ". قَالَ لاَ. قَالَ " فَتَسْتَطِيعُ أَنْ تَصُومَ شَهْرَيْنِ مُتَتَابِعَيْنِ ". قَالَ لاَ. قَالَ " أَفَتَجِدُ مَا تُطْعِمُ بِهِ سِتِّينَ مِسْكِينًا ". قَالَ لاَ. قَالَ فَأُتِيَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِعَرَقٍ فِيهِ تَمْرٌ ـ وَهُوَ الزَّبِيلُ ـ قَالَ " أَطْعِمْ هَذَا عَنْكَ ". قَالَ عَلَى أَحْوَجَ مِنَّا مَا بَيْنَ لاَبَتَيْهَا أَهْلُ بَيْتٍ أَحْوَجُ مِنَّا. قَالَ " فَأَطْعِمْهُ أَهْلَكَ ".
Ebu Hureyre (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna bir adam geldi ve: "Ey Allah'ın Resulü, işe yaramaz bir adam Ramazanda eşiyle cinsel ilişkiye girdi!" dedi ve sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile aralarında şu konuşma geçti: - Bir köleyi hürriyetine kavuşturma imkanı bulabilir misin? - Hayır! - Peki iki ay hiç ara vermeden oruç tutmaya gücün yeter mi? - Hayır! - Altmış yoksulu doyurma imkanın var mı? - Hayır! Bu sırada Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir sele dolusu hurma getirildi. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem: ona: "Bunu al ve kendi adına muhtaçlara yedir!" buyurdu. Adam: "Bizden daha muhtaç olanlara mı ?! Medine'nin şu iki kara tepesi arasında bizden daha yoksul olanı yok ki!" deyince Resul-i Ekrem: "İyi öyleyse, bunu ailene yedir!" buyurdu
حَدَّثَنَا أَبُو مَعْمَرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مَقْفَلَهُ مِنْ عُسْفَانَ، وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى رَاحِلَتِهِ، وَقَدْ أَرْدَفَ صَفِيَّةَ بِنْتَ حُيَىٍّ، فَعَثَرَتْ نَاقَتُهُ فَصُرِعَا جَمِيعًا، فَاقْتَحَمَ أَبُو طَلْحَةَ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، جَعَلَنِي اللَّهُ فِدَاءَكَ. قَالَ " عَلَيْكَ الْمَرْأَةَ ". فَقَلَبَ ثَوْبًا عَلَى وَجْهِهِ وَأَتَاهَا، فَأَلْقَاهَا عَلَيْهَا وَأَصْلَحَ لَهُمَا مَرْكَبَهُمَا فَرَكِبَا، وَاكْتَنَفْنَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، فَلَمَّا أَشْرَفْنَا عَلَى الْمَدِينَةِ قَالَ " آيِبُونَ تَائِبُونَ عَابِدُونَ لِرَبِّنَا حَامِدُونَ ". فَلَمْ يَزَلْ يَقُولُ ذَلِكَ حَتَّى دَخَلَ الْمَدِينَةَ.
Enes İbn Malik r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "(Lihyan oğullarına karşı savaştıktan sonra) Usfan'dan dönerken Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile beraberdik. Bu sırada Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bineği üzerinde idi ve terkisinde de Safiyye binti Huyey vardı. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in devesi tökezleyince ikisi de yere düştü. Ebu Talha hemen fırlayıp yardıma koştu ve: "Ey Allah'ın Resulü, Allah beni sana feda eylesin!" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ise: "Sen kadınla ilgilen!" buyurdu. Bunun üzerine Ebu Talha yüzünü bir örtü ile kapatıp Safiyye'nin yanına vardı ve bu örtüyü onun üzerine attı. Sonra da deveyi tekrar binilecek şekilde hazırladı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile Safiyye hazırlanan deveye tekrar bindi. Biz de bir daha başlarına bir şey gelmemesi için Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in etrafını sardık. Medine'ye yaklaştığımızda Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Biz Allah'a dönenleriz, günahlarından tevbe edenleriz, Rabbimize kulluk edenleriz, hamd ile meşgul olanlarız." Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Medine'ye girene kadar bunları söylemeye devam etti