Sahîh-i Buhârî · 3109
Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدَانُ، عَنْ أَبِي حَمْزَةَ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ قَدَحَ، النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم انْكَسَرَ، فَاتَّخَذَ مَكَانَ الشَّعْبِ سِلْسِلَةً مِنْ فِضَّةٍ. قَالَ عَاصِمٌ رَأَيْتُ الْقَدَحَ وَشَرِبْتُ فِيهِ.
Enes İbn Malik r.a.'de bulunan Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ait kadeh çatlamış ve o da çatlayan kısmı gümüş bir parça ile tamir etmişti. Asım el-Ahvel şöyle demiştir: "Ben bu kadehi gördüm ve bu kadehten su içtim
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَوْنٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه اسْتَقْبَلَهُمُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَلَى فَرَسٍ عُرْىٍ، مَا عَلَيْهِ سَرْجٌ، فِي عُنُقِهِ سَيْفٌ.
Enes İbn Malik'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir defasında boynuna kılıcını asmış ve eğersiz bir at'a binerek ashabının karşısına çıkmıştır
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي طَلْحَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّهُ قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَحَانَتْ صَلاَةُ الْعَصْرِ، فَالْتُمِسَ الْوَضُوءُ فَلَمْ يَجِدُوهُ فَأُتِيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِوَضُوءٍ، فَوَضَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَدَهُ فِي ذَلِكَ الإِنَاءِ، فَأَمَرَ النَّاسَ أَنْ يَتَوَضَّئُوا مِنْهُ، فَرَأَيْتُ الْمَاءَ يَنْبُعُ مِنْ تَحْتِ أَصَابِعِهِ، فَتَوَضَّأَ النَّاسُ حَتَّى تَوَضَّئُوا مِنْ عِنْدِ آخِرِهِمْ.
Enes b. Malik r.a. dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i gördüm. İkindi namazı vakti yaklaşmıştı. Abdest almak üzere su arandı, bulamadılar. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir abdest suyu getirildi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem elini o su kabının içine koydu. İnsanlara da ondan su almalarını emretti. Suyun parmaklarının altından kaynadığını gördüm. Sonuncularına kadar herke abdest aldı
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي أُوَيْسٍ، حَدَّثَنِي سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، عَنْ يُونُسَ بْنِ يَزِيدَ الأَيْلِيِّ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لَبِسَ خَاتَمَ فِضَّةٍ فِيهِ فَصٌّ حَبَشِيٌّ كَانَ يَجْعَلُ فَصَّهُ فِي بَطْنِ كَفِّهِ .
Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), içinde habeşi bir kaş bulunan gümüş bir yüzük kullandı. Yüzüğünün kaşını avucunun içine koyuyordu
وَقَالَ إِبْرَاهِيمُ عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ أُتِيَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِمَالٍ مِنَ الْبَحْرَيْنِ، فَجَاءَهُ الْعَبَّاسُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَعْطِنِي فَإِنِّي فَادَيْتُ نَفْسِي، وَفَادَيْتُ عَقِيلاً. فَقَالَ " خُذْ ". فَأَعْطَاهُ فِي ثَوْبِهِ.
Enes İbn Malik r.a. şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Bahreyn'den mal getirilmişti. Bunun üzerine Abbas Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek: "Ey Allah'ın Resulü, bana bu mallardan biraz ver! Çünkü ben Bedir savaşı sonrasında hem kendimi hem de Akil İbn Ebi Talib'i fidye vererek esaretten kurtarmıştım" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "İşte al!" deyip onun eteğini malla doldurdu
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم دَخَلَ عَامَ الْفَتْحِ وَعَلَى رَأْسِهِ الْمِغْفَرُ، فَلَمَّا نَزَعَهُ جَاءَ رَجُلٌ فَقَالَ إِنَّ ابْنَ خَطَلٍ مُتَعَلِّقٌ بِأَسْتَارِ الْكَعْبَةِ، فَقَالَ " اقْتُلُوهُ ".
Enes İbn Malik r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'nin fethedildiği gün şehre girdi. Başındaki miğferini çıkarınca birisi gelip (öldürülmesi emredilen) İbn Hatal'ın Kabe'nin örtüsüne yapışıp af dilediğini söyledi. Fakat Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Öldürün onu!" buyurdu
حَدَّثَنَا عَيَّاشُ بْنُ الْوَلِيدِ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، قَالَ حَدَّثَنَا حُمَيْدٌ، قَالَ سَأَلْتُ ثَابِتًا الْبُنَانِيَّ عَنِ الرَّجُلِ، يَتَكَلَّمُ بَعْدَ مَا تُقَامُ الصَّلاَةُ فَحَدَّثَنِي عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ فَعَرَضَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم رَجُلٌ فَحَبَسَهُ بَعْدَ مَا أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ.
Enes bin Malik (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Kamet getirildi. Bu esnada bir adam Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in önünü kesti ve kamet getirildikten sonra bir müddet onu namaza durmaktan alıkoydu