İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Buhârî · 3791

Merits of the Helpers in Madinah (Ansaar)

Arapça metin

حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ يَحْيَى، عَنْ عَبَّاسِ بْنِ سَهْلٍ، عَنْ أَبِي حُمَيْدٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ إِنَّ خَيْرَ دُورِ الأَنْصَارِ دَارُ بَنِي النَّجَّارِ، ثُمَّ عَبْدِ الأَشْهَلِ، ثُمَّ دَارُ بَنِي الْحَارِثِ، ثُمَّ بَنِي سَاعِدَةَ، وَفِي كُلِّ دُورِ الأَنْصَارِ خَيْرٌ ‏"‏‏.‏ فَلَحِقْنَا سَعْدَ بْنَ عُبَادَةَ فَقَالَ أَبَا أُسَيْدٍ أَلَمْ تَرَ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَيَّرَ الأَنْصَارَ فَجَعَلَنَا أَخِيرًا فَأَدْرَكَ سَعْدٌ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، خُيِّرَ دُورُ الأَنْصَارِ فَجُعِلْنَا آخِرًا‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَوَلَيْسَ بِحَسْبِكُمْ أَنْ تَكُونُوا مِنَ الْخِيَارِ ‏"‏‏.‏

Ebu Humeyd'den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Şüphesiz Ensarın evlerinin en hayırlısı Neccar oğullarının evi, sonra Abdu'l-Eşhel, sonra el-Haris oğullarının, sonra Saide oğullarının evleridir. Bununla birlikte Ensarın bütün evlerinde hayır vardır. Biz arkasından Sa'd b. Ubade'ye yetiştik. (Ebu Hammad): Ey Ebu Useyd, Allah'ın Nebi'i Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Ensar arasında hayırlı olanlari sıralarken bizi en sona bıraktığını görmedin mi? dedi. Sa'd, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in arkasından yetişti ve, ey Allah'ın Resulü, Ensarın evleri arasında hayırlı olanlar söylendi de biz en sona bırakıldık, dedi. Allah Resulü: Hayırlı olanlar arasında olmak size yetmez mi, diye buyurdu." . Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ensarın evlerinin fazileti" onların konakladıkları yerler kastedilmektedir. "Ebu Useyd" es-Said! olup, künyesi ile meşhurdur. Adının Malik olduğu söylenmiştir. "Ensarın evlerinin en hayırlısı Neccar oğullarıdır." Bunlar Hazredilerdendir. en-Neccar denilen kişi Teymullah'ın kendisidir. Ona bu adın veriliş sebebi ise bir adama vurduğu bir darbe ile bir tarafını kesmesidir. Bundan dolayı ona en-Neccar denilmiştir. Babasının adı Sa'lebe b. Amr olup, Hazredilerdendir. "Sonra Abdu'l-Eşhel oğullarıdır." Bunlar da Evs'tendir. Adı Abdu'I-Eşhel b. Cuşem b. el-Haris b. el-Hazrec el-Asğar b. Amr b. Malik b. el-Evs b. Harise'dir. "Sonra da el-Haris b. el-Hazrec oğullarıdır." Bu da el-Hazrec el-Ekber olup, İbn Amr b. Malik -sözü geçen- b. el-Evs b. Harise'diY:' "Sonra Saide oğullarıdır." Bunlar da Hazredidir. Saide b. Ka'b b. el-Hazrec el-Ekber'dir. "Ensar evlerinin en hayırlılarıdır. Bununla birlikte Ensarın bütün evlerinde hayır vardır." Birinci "hayırlıdır" daha faziletlidir anlamındadır, ikincisi ise bütün Ensar için sözkonusu olan -farklı mertebelerde olsa dahi- fazilettir. "Said b. Ubade" dedi. Said da Saide oğullarındandır. O gün için onların ileri gelenleri (büyükleri) idi. "Hayırlılardan olmak size yetmez mi?" Faziletlilerden olmak size yetmez mi demektir. Çünkü onlar kendilerine göre daha aşağıda olanlara nisbetle daha faziletlidirler. Aralarındaki bu fazilet mertebesi daha erken İslama girmeye, yüce Allah'ın kelimesini yükseltmek için çalışmaya ve benzeri hususlara göre yapılmış gibidir

Sahîh-i Buhârî, 3791

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي أُسَيْدٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ خَيْرُ دُورِ الأَنْصَارِ بَنُو النَّجَّارِ، ثُمَّ بَنُو عَبْدِ الأَشْهَلِ، ثُمَّ بَنُو الْحَارِثِ بْنِ خَزْرَجٍ، ثُمَّ بَنُو سَاعِدَةَ، وَفِي كُلِّ دُورِ الأَنْصَارِ خَيْرٌ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ سَعْدٌ مَا أَرَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم إِلاَّ قَدْ فَضَّلَ عَلَيْنَا فَقِيلَ قَدْ فَضَّلَكُمْ عَلَى كَثِيرٍ‏.‏ وَقَالَ عَبْدُ الصَّمَدِ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، سَمِعْتُ أَنَسًا، قَالَ أَبُو أُسَيْدٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا، وَقَالَ سَعْدُ بْنُ عُبَادَةَ‏.‏

Ebu Useyd r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Ensar evlerinin en hayırlısı, Neccar oğullarıdır, sonra Abdu'l-Eşhel oğulları, sonra el-Haris b. el-Hazrec oğulları, sonra Saide oğullarıdır. Bununla birlikte bütün Ensar ailelerinde hayır vardır. Sa'd, benim gördüğüm kadarıyla Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem başkalarını bize üstün tutmuştur, dedi. Bunun üzerine, gerçekte o sizi pek çok kimseye üstün kılmıştır, denildi. " Bu Hadis 3790,3807 ve 6053 numara ile gelecektir

Sahîh-i Buhârî, 3789
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ أَبُو أُسَيْدٍ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ خَيْرُ دُورِ الأَنْصَارِ بَنُو النَّجَّارِ، ثُمَّ بَنُو عَبْدِ الأَشْهَلِ، ثُمَّ بَنُو الْحَارِثِ بْنِ الْخَزْرَجِ، ثُمَّ بَنُو سَاعِدَةَ وَفِي كُلِّ دُورِ الأَنْصَارِ خَيْرٌ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ سَعْدُ بْنُ عُبَادَةَ ـ وَكَانَ ذَا قِدَمٍ فِي الإِسْلاَمِ ـ أَرَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ فَضَّلَ عَلَيْنَا‏.‏ فَقِيلَ لَهُ قَدْ فَضَّلَكُمْ عَلَى نَاسٍ كَثِيرٍ‏.‏

Ebu Useyd Resulullah'ın şöyle buyurduğunu söyledi: "Ensar'ın evlerinin hayırlısı Neccar oğullarıdır. Sonra Abdu'l-Eşhel oğulları, sonra el-Haris b. el-Hazrec oğulları, sonra Saide oğullarıdır. Bununla birlikte Ensarın bütün evlerinde bir hayır vardır. Sa'd b. Ubade -ki İslama erken girmişlerden idi- dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in başkalarının bizden faziletli olduğunu söylediğini görüyorum. Ona, o, sizlerin pek çok kimseden daha faziletli olduğunuzu söylemiştir, denildi." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Said b. Ubade" b. Du!eym b. Harise b. Ebi Huzeyme b. Sa'lebe b. Tarif b. el-Hazrec b. Saide "nin bir menkıbesi" Künyesi Ebu Sabit'tir. Ashab-ı kiramın meşhurlarından biri olan Kays b. Sa'd'ın da babasıdır. Sa'd, Hazreclilerin büyüğü, cömertliğiyle meşhur bir kimse idi. Şam topraklarından sayılan Havran denilen yerde Ömer radıyallahu anhlın halifeliği döneminde h. 14 yahut 15. yılda vefat etmiştir. Daha sonra Buhari onun hakkında Ebu Useyd'in Ensarın evlerine dair rivayet ettiği hadisi zikretmektedir. Az önce geçmiştir. Burada onu tekrar etmesinin sebebi bu rivayet yolunda: "Ki İslamda önceliği olan birisi idi" demiş olmasıdır. "Aişe dedi ki: O bundan önce salih bir kimse idi." Bu İfk hadisinin bir bölümüdür. Bu hadis bütünüyle yüce Allah'ın izniyle Nur suresinin tefsirinde gelecektir. Aişe bu hadiste Sa'd b. Ubade ile Useyd b. Hudayr arasındaki konuşmaları zikretmiştir. Ordaki rivayete göre Useyd b. Hudayr şöyle demiştir: "Eğer bu kişi Hazrec'den olan kardeşlerimizden ise sen de bize düşeni emret. Bunun üzerine Sa'd b. Ubade kendisine: Sen onu öldüremezsin, dedi" ve bunun sonucunda aralarındaki tartışma alevlendi, nihayet Nebi sallallahu aleyhi ve sellem onları susturdu. Aişe bu sözleriyle Said b. Ubade'nin o sözü söylemeden önce de salih bir kişi olduğuna işaret etmiş olmaktadır. Ancak bu onun bu sıfatın dışına çıkmış olmasını gerektirmez. Zira bu haberde o sözü söylediğinden sonraki durumu ile alakalı bir ifade bulunmamaktadır. Göründüğü kadarıyla onun bu niteliği devam etmişir. Çünkü o bu sözü söylemekte mazur idi. Çünkü bunu söylerken kendisine göre bir yorumda bulunmuştu. Bundan dolayı musannıf (Buhari) bu sözü menkıbeleri arasında zikretmiş bulunmaktadır. Bu sözü söylemeden önce de ayıplanmasını gerektirecek bir hali ortaya çıkmamıştır. Sa'd'ın bu sözü söylemekteki mazereti de açıkça ortadadır. Çünkü onun kanaatine göre Evs'den olan kardeşi, her iki kesim arasında olanlar dolayısıyla Hazrec kabilesinin değerini düşürmek istediğini sanmıştı ve bu sebeple ona cevap yetiştirmişti. * * *Not: İbn Hacer burada Sa'd b. Ubade'nin adını vermiş olmakla birlikte işaret olunan İfk hadisinde bu husus ile ilgili ifadeleri ayrıca zikretmemiştir. Bu hususa dair olan ibarelerin tercümesi şöyledir: "Ensardan Said b. Muaz ayağa kalkarak, ey Allah'ın Reslılü dedi. Bu hususta ben senin istediğini yapmaya hazırım. Eğer bu kişi Evslilerden ise boynunu vururum, şayet kardeşlerimiz Hazredilerden ise bize emret, senin emrini yerine getiririz. (Aişe) dedi ki: Hazredilerin efendisi olan ve bundan önce de salih bir kişi olan -fakat hamiyet duygusunun tesiri altında kalan. Said b. Ubade ayağa kalkarak, Sa'd (b. Muaz)'a: Allah'a yemin ederim onu öldüremezsin. Buna gücün de yetmez, dedi. Bunun üzerine Useyd b. Hudayr -ki o Said b. Muaz'ın amcasının oğlu idi- ayağa kalktı ve SaId b. Ubade'ye: Allah hakkı için yalan söylüyorsun. Andolsun biz onu öldüreceğiz. Şüphesiz ki sen de münafık bir kimsesin ve münafıklar adına onları savunarak mücadele ediyorsun, dedi. .. " (Sk. 4750 numaralı hadis). * * *Not bitti

Sahîh-i Buhârî, 3807
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَرْعَرَةَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ بْنِ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ أُنَاسًا نَزَلُوا عَلَى حُكْمِ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ، فَأَرْسَلَ إِلَيْهِ فَجَاءَ عَلَى حِمَارٍ، فَلَمَّا بَلَغَ قَرِيبًا مِنَ الْمَسْجِدِ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ قُومُوا إِلَى خَيْرِكُمْ أَوْ سَيِّدِكُمْ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ يَا سَعْدُ، إِنَّ هَؤُلاَءِ نَزَلُوا عَلَى حُكْمِكَ ‏"‏‏.‏ قَالَ فَإِنِّي أَحْكُمُ فِيهِمْ أَنْ تُقْتَلَ مُقَاتِلَتُهُمْ وَتُسْبَى ذَرَارِيُّهُمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ حَكَمْتَ بِحُكْمِ اللَّهِ، أَوْ بِحُكْمِ الْمَلِكِ ‏"‏‏.‏

Ebu Said el-Hudrı r.a.'dan rivayete göre "Bazı kimseler Sa'd b. Muaz'ın hükmünü kabul ederek indiler. Ona haber gönderildi. Bir eşek üzerinde geldi. Mescide yakın yere gelince, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Sizin en hayırlınız --yahut efendiniz-- için ayağa kalkınız, diye buyurdu. (Sa'd'a hitaben): Ey Sa'd bunlar senin hükmünü kabul ederek indiler, dedi. Sa'd, ben de onlar hakkında savaşçılarının öldürülmesi, kadın ve çocuklarının esir edilmesi hükmünü veriyorum, dedi. Allah Resulü: Sen Allah'ın hükmü ile yahut Melikin hükmü ile hüküm verdin, dedi." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Sa'd b. Muaz" b. en-Numan b. İmriu'l-Kays b. Abdi'l-Eşhel "ın menkıbeleri." Evs'in büyüğü idi. Nitekim Sa'd b. Ubade de Hazredilerin büyüğü idi. "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ipekten bir hulle hediye edildi." Ona bunu hediye eden Oı1me'li Ukeydir idi. "el-Bera: Taht sarsıldı diyor." Kasıt onun üzerinde bulunandır. "Bu iki kabile arasında ... " Yani Evsli1erle Hazrediler arasında düşmanlık vardı. el-Hattabi der ki: Cabir'in böyle demesine sebep şudur: Sa'd Evsli, el-Bera da Hazredi idi. Hazrediler ise Evslilerln herhangi bir fazilete sahip olduklarını kabul etmezlerdi. O böyle demiş ise de bu büyük bir hatadır. Aksine el-Bera da Evslidir. Çünkü o İbn Azib b. el-Haris b. Adiy b. Mecdea b. Harise b. el-Haris b. el-Hazrec b. Amr b. Malik b. el-Evs'dir. Sa'd b. Muaz ile birlikte el-Haris b. el-Hazrec ile nesebleri bir araya gelmektedir ki, el-Hazrec aynı zamanda el-Haris b. el-Hazrec'in de babasıdır. Bu da Evs'in karşı noktasında nesebde yer alan el-Hazrec değildir. Onun adı ona verilmiştir. Evet, Evs'in mukabili olan Hazreç'lilerden ona mukabil olan kişi Cabir'dir. Cabir'in bu sözleri söylemesi hakkı ortaya çıkarmak ve fazilet sahibinin faziletini itiraf etmek içindir. O bu sözleriyle el-Bera'nın Evs'li olmakla birlikte bu sözleri nasıl söylediğine şaşmış gibi görülmektedir. Sonra da şunları eklemiştir: Ben her ne kadar Hazredi isem ve Evs ile Hazrediler arasında olanlar olmuş olsa bile, bu benim hakkı söylememe engel değildir deyip, hadisi zikretmektedir. Bu hususta el-Bera lehine sürülecek mazeret şudur. O Sa'd b. Muaz'ın faziletinin üstünü örtrnek maksadıyla bu sözlerini söylememiştir. O bunu anlamış Ve bunu ifade etmiştir. Onun hakkında ona yakışanı düşünmek, bunu gerektirmektedir. Ayrıca bu onun taassub sahibi olmadığının da delilidir. el-Hattabi az önce geçen kanaati ortaya attığından, kendisi ve ona uyanlar da Cabir'in el-Ber hakkında söylediklerine mazeret bulma ihtiyacını hissetmişler ve bu hususta özetle şunları söylemişlerdir: Bera bu sözlerinde mazurdur. Çünkü o bu sözlerini Sa'd'a düşmanlık dolayısıyla söylemiş değildir. O muhtemelolan bir anlamı çıkarmış ve hadisi ona göre yorumlamıştır. Cabir'in lehine sürülecek mazeret de şudur: O el-Bera'nın Sa'd'e olan kinini dile getirmek istediğini zanetmiştir. Dolayısıyla onun Sa'd'e yardım etmesi de uygun bir davranış görülmüştür. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. Arş'ın sarsılmasından maksat ise ruhun gelişi ile sevinmesi ve sürur duymasıdır. Bir kimsenin huzuruna gelmesi dolayısıyla sevinen herkes için, "Onun gelişine sarsıldı", denilir. Yer bitkilerle yeşerip güzelleştiği zaman "arz sarsıldı" ifadesi de buradan gelmektedir. "Bir takım kimseler Sa'd'in hükmünü kabul ederek indiler" ifadesi ile kastedilenler Kureyza oğullarıdır. İleride buna dair açıklamalar Meğazi bölümünde gelecektir. (4121 numaralı hadiste)

Sahîh-i Buhârî, 3804
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ الأَنْصَارِيِّ، أَنَّهُ سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَلاَ أُخْبِرُكُمْ بِخَيْرِ دُورِ الأَنْصَارِ ‏"‏‏.‏ قَالُوا بَلَى يَا رَسُولَ اللَّهِ‏.‏ قَالَ ‏"‏ بَنُو النَّجَّارِ، ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ بَنُو عَبْدِ الأَشْهَلِ، ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ بَنُو الْحَارِثِ بْنِ الْخَزْرَجِ، ثُمَّ الَّذِينَ يَلُونَهُمْ بَنُو سَاعِدَةَ ‏"‏‏.‏ ثُمَّ قَالَ بِيَدِهِ، فَقَبَضَ أَصَابِعَهُ، ثُمَّ بَسَطَهُنَّ كَالرَّامِي بِيَدِهِ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ وَفِي كُلِّ دُورِ الأَنْصَارِ خَيْرٌ ‏"‏‏.‏

Enes İbn Malik r.a.'den, diyor ki: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyudu: Ben size ensar yurdunun en hayırlılarını haber vermeyeyim mi? Ashab: Buyur ey Allah'ın Rasulü dediler. O: Neccaroğulları, sonra onlardan sonra gelen Abdu'l-Eşhel oğulları, sonra da on/ardan sonra gelen el-Haris İbn e/-Hazrec oğulları, sonra on/ardan sonra ge/en Saide oğullarıdır, diye buyurdu. Sonra da eliyle şöyle işaret etti ve parmak/arını kapattı. Sonra da onları eliyle bir şeyatan kimse gibi açtıktan sonra: Bununla birlikte bütün ensar yurtlarında hayır vardır, diye buyurdu

Sahîh-i Buhârî, 5300
HadisSünen-i Tirmizî

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ قَتَادَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي أُسَيْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ خَيْرُ دُورِ الأَنْصَارِ دُورُ بَنِي النَّجَّارِ ثُمَّ دُورُ بَنِي عَبْدِ الأَشْهَلِ ثُمَّ بَنِي الْحَارِثِ بْنِ الْخَزْرَجِ ثُمَّ بَنِي سَاعِدَةَ وَفِي كُلِّ دُورِ الأَنْصَارِ خَيْرٌ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ سَعْدٌ مَا أَرَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلاَّ قَدْ فَضَّلَ عَلَيْنَا ‏.‏ فَقِيلَ قَدْ فَضَّلَكُمْ عَلَى كَثِيرٍ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ ‏.‏ وَأَبُو أُسَيْدٍ السَّاعِدِيُّ اسْمُهُ مَالِكُ بْنُ رَبِيعَةَ ‏.‏ وَقَدْ رُوِيَ نَحْوَ هَذَا عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ وَرَوَاهُ مَعْمَرٌ عَنِ الزُّهْرِيِّ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ وَعُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

Ebû Üseyd es Saidî (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ensaroğullarının en hayırlısı Neccaroğulları, sonra Abduleşheloğlulları sonra Hâris b. Hazrecoğulları sonra Saideoğullarıdır. Ensâr’ın tüm ailelerinde hayır mevcuttur.” Sa’d b. Ubâde diyor ki: “Görüyorum ki: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem), bize birçoklarını tercih etmiştir” dedi. Bunun üzerine: “Sizi de birçoklarına üstün kılmıştır” denildi. (Buhârî, Menakîb: 27) Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Üseyd es Saidî’nin ismi Mâlik b. Rabia’dır. Ebû Hüreyre’den bu hadisin bir benzeri rivâyet edilmiştir. Zührî’den, Ebû Seleme’den, Ubeydullah b. Abdullah b. Ubeyde’den, Ebû Hüreyre’den bu hadisi rivâyet etmiştir

Sünen-i Tirmizî, 3911
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، قَالَ سَمِعْتُ شُعْبَةَ، سَمِعْتُ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم لأُبَىٍّ ‏"‏ إِنَّ اللَّهَ أَمَرَنِي أَنْ أَقْرَأَ عَلَيْكَ ‏{‏لَمْ يَكُنِ الَّذِينَ كَفَرُوا‏}‏ ‏"‏‏.‏ قَالَ وَسَمَّانِي قَالَ ‏"‏ نَعَمْ ‏"‏ فَبَكَى‏.‏

Enes b. Malik r.a.: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ubeyy'e dedi ki: Şüphesiz Allah bana: لَمْ يَكُنِ الَّذِينَ "Kafir Kitap ehlinden ve müşriklerden... ayrılmayacaklardı. "[Beyyine, 1] suresini sana okumamı emretti. Ubey adımı da söyledi mi, dedi. Allah Resulü: Evet deyince, ağladı." Bu Hadis 4959, 4960, 4961 numara ile gelecektir. Diğer tahric edenler: Tirmizî, Menakîb; Müslim, Fedail Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ubeyy b. Ka'b" b. Kays b. Ubeyd b. Zeyd b. Muaviye b. Amr b. Malik b. en-Neccar "ın menkıbeleri." Ensardan olup, Hazredi ve Neccar oğullarındandır. Künyesi Ebu'I-Munzir ve Ebu't-Tufayl'dır. Ensar arasından erken Müslüman olanlardan idi. Akabe'de, Bedir'de ve onlardan sonraki belli başlı olaylarda bulunmuş birisidir. 30 h. yılında vefat ettiği söylendiği gibi başka tarihler de söylenmiştir. (Buhari) bu başlık altında az önce Abdullah b. Mes'ud'un menkıbeleri arasında zikredilmiş bulunan Abdullah b. Amr'ın rivayet ettiği hadisi zikretmektedir: "Ubeyy: Benim adımı da verdi mi, dedi." Yani ismimi açıkça zikretti mi yoksa ashabımdan herhangi birisine bunu oku, diye buyurdu da beni sen mi seçtin? Allah Resulü ona "evet" deyince, ya bundan dolayı sevincinden ötürü ağladı ya da yüce Allah'ın bu nimetine karşı şükretmekte zayıf olabilir korkusu ile ve huşu' ile ağladı. Bu hadisten, insanın ilmi ehli olanlardan öğrenmek hususunda -bu kişiler mertebe itibariyle daha aşağıda olsalar dahi- mütevazı davranmanın fazileti anlaşılmaktadır. Kurtubi der ki: Özellikle bu surenin sözkonusu edilmesi -oldukça veciz (özlü) olmakla birlikte- tevhidi, risaleti, ihlası, diğer nebilere indirilmiş bulunan sahifeleri, kitapları kapsaması, namazdan, zekattan, ölümden sonra dirilişten sözetmesi, cennetIiklerle cehennemlikleri açıklaması dolayısıyladır

Sahîh-i Buhârî, 3809

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.