Sahîh-i Buhârî · 4503
Arapça metin
حَدَّثَنِي مَحْمُودٌ، أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ دَخَلَ عَلَيْهِ الأَشْعَثُ وَهْوَ يَطْعَمُ فَقَالَ الْيَوْمُ عَاشُورَاءُ. فَقَالَ كَانَ يُصَامُ قَبْلَ أَنْ يَنْزِلَ رَمَضَانُ، فَلَمَّا نَزَلَ رَمَضَانُ تُرِكَ، فَادْنُ فَكُلْ.
Alkame'nin Abdullah [İbn Mes'tld]dan naklettiğine göre, bir defasında Eş'as Abdullah'ın yanına gelmişti. O esnada Abdullah yemek yiyordu. Bunun üzerine Eş'as ona, 'Bugün aşura günüdür,' dedi. Abdullah İbn Mes'tld da şöyle karşılık verdi: Aşura orucu Ramazan orucu farz kılınmadan önce tutulurdu. Ramazan orucu farz kılınınca Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem 'İsteyen aşura orucunu tutsun, isteyen tutmasın,' buyurdu
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ صَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَاشُورَاءَ، وَأَمَرَ بِصِيَامِهِ. فَلَمَّا فُرِضَ رَمَضَانُ تُرِكَ. وَكَانَ عَبْدُ اللَّهِ لاَ يَصُومُهُ، إِلاَّ أَنْ يُوَافِقَ صَوْمَهُ.
Abdullah İbn Ömer r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Aşure günü oruç tuttu ve ashabına da bu orucu tutmalarını emretti. Ancak Ramazan orucu farz kılınınca Aşure orucu terk edildi. Abdullah İbn Ömer bu günde ancak devamlı olarak tuttuğu oruca denk gelirse oruç tutardı." Tekrar: 2000 ve
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، أَنَّ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ بِصِيَامِ يَوْمِ عَاشُورَاءَ، فَلَمَّا فُرِضَ رَمَضَانُ كَانَ مَنْ شَاءَ صَامَ، وَمَنْ شَاءَ أَفْطَرَ.
Aişe r.anha şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem önceleri aşura günü oruç tutmayı emretmişti. Ramazan orucu farz kılınınca dileyen aşura gününde oruç tuttu, dileyen tutmadı
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ كَانَ عَاشُورَاءُ يُصَامُ قَبْلَ رَمَضَانَ، فَلَمَّا نَزَلَ رَمَضَانُ قَالَ " مَنْ شَاءَ صَامَ، وَمَنْ شَاءَ أَفْطَرَ ".
Hz. Aişe'den şöyle dediği nakledilmiştir: "Aşura orucu Ramazan [orucunun farz kılınmasın]dan önce tutulurdu. Ramazan orucu farz kılınınca [Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem] 'İsteyen aşura orucunu tutsun, isteyen tutmasın,' buyurdu
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، أَخْبَرَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، رضى الله عنهما أَنَّ أَهْلَ، الْجَاهِلِيَّةِ كَانُوا يَصُومُونَ يَوْمَ عَاشُورَاءَ وَأَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَامَهُ وَالْمُسْلِمُونَ قَبْلَ أَنْ يُفْتَرَضَ رَمَضَانُ فَلَمَّا افْتُرِضَ رَمَضَانُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ عَاشُورَاءَ يَوْمٌ مِنْ أَيَّامِ اللَّهِ فَمَنْ شَاءَ صَامَهُ وَمَنْ شَاءَ تَرَكَهُ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Abdullah b. Numeyr rivayet eyledi. H. Bize İbni Numeyr de rivayet etti. Lafız onundur. (Dediki) Bize babam rivayet etti. (Dediki) Bize Ubeydullah, Nafi'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Bana Abdullah b. Ömer (Radiyallahu anhûma) haber verdi ki, Câhiliyet devri halkı aşûra günü oruç tutarlarmış. Onu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile müslümanlar da Ramazan orucu farz kılınmazdan önce tutmuşlar. Ramazan orucu farz kılınınca Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki aşûra, Allah'ın günlerinden bir gündür. Artık o gün dileyen oruç tutar, dileyen tutmaz.» buyurmuşlar
حَدَّثَنَا الْمَكِّيُّ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ أَمَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً مِنْ أَسْلَمَ أَنْ أَذِّنْ فِي النَّاسِ " أَنَّ مَنْ كَانَ أَكَلَ فَلْيَصُمْ بَقِيَّةَ يَوْمِهِ، وَمَنْ لَمْ يَكُنْ أَكَلَ فَلْيَصُمْ، فَإِنَّ الْيَوْمَ يَوْمُ عَاشُورَاءَ ".
Seleme İbnü'l-Ekva' (r.a.) şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Eslem kabilesinden bir adama şunu emretti: "İnsanlara şunu ilan et: Kim bir şey yiyip içtiyse günün geri kalan kısmında oruç tutsun. Kim bir şey yiyip içmediyse bu günü oruçlu geçirsin. Çünkü bu gün aşura günüdür
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، أَنَّ عِرَاكَ بْنَ مَالِكٍ، حَدَّثَهُ أَنَّ عُرْوَةَ أَخْبَرَهُ عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّ قُرَيْشًا، كَانَتْ تَصُومُ يَوْمَ عَاشُورَاءَ فِي الْجَاهِلِيَّةِ، ثُمَّ أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِصِيَامِهِ حَتَّى فُرِضَ رَمَضَانُ وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ شَاءَ فَلْيَصُمْهُ، وَمَنْ شَاءَ أَفْطَرَ ".
Aişe r.anha'nın şöyle dediği nakledilmiştir: "Kureyşliler cahiliyye döneminde Aşure günü oruç tutarlardı. Daha sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de Aşure orucunun tutulmasını emretti. Bu, Ramazan orucu farz kılınana kadar böyle devam etti ve Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Artık dileyen bu orucu tutsun dileyen tutmasın