İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Buhârî · 4692

Prophetic Commentary on the Qur'an (Tafseer of the Prophet (pbuh))

Arapça metin

حَدَّثَنِي أَحْمَدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، قَالَ هَيْتَ لَكَ قَالَ وَإِنَّمَا نَقْرَؤُهَا كَمَا عُلِّمْنَاهَا ‏{‏مَثْوَاهُ‏}‏ مُقَامُهُ ‏{‏أَلْفَيَا‏}‏ وَجَدَا ‏{‏أَلْفَوْا آبَاءَهُمْ‏}‏ ‏{‏أَلْفَيْنَا‏}‏ وَعَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ ‏{‏بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ‏}‏

Abdullah İbn Mes'ud, هيت لك Heyte lek'i okudu ve şöyle dedi: Bunu ancak bize öğretildiği gibi okuruz. مثواه Mesvahu "kalacağı yer," ألفيا elfeya ise "buldular" anlamına gelir. [Nitekim şu ayetlerde de bu manada kullanılmıştır:] ألفوا آباءهم "Onlar atalarını haktan sapmış durumda buldular. "(Saffat 69) "Hayır, biz babalarımızı ne durumda bulduysak ona uyarız" derler. "(Bakara 170) İbn Mes'ud'un aşağıdaki ayeti şu şekilde okuduğu nakledilmiştir: بل عجبت ويسخرون Bel acibtu ve yesharun (Ne var ki ben onların haşri inkar etmelerine şaşarım, onlar ise seninle alayederler. )(Saffat)

Sahîh-i Buhârî, 4692

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا قَبِيصَةُ بْنُ عُقْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، قَالَ دَخَلْتُ فِي نَفَرٍ مِنْ أَصْحَابِ عَبْدِ اللَّهِ الشَّأْمَ فَسَمِعَ بِنَا أَبُو الدَّرْدَاءِ فَأَتَانَا فَقَالَ أَفِيكُمْ مَنْ يَقْرَأُ فَقُلْنَا نَعَمْ‏.‏ قَالَ فَأَيُّكُمْ أَقْرَأُ فَأَشَارُوا إِلَىَّ فَقَالَ اقْرَأْ‏.‏ فَقَرَأْتُ ‏{‏وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَى * وَالنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّى * وَالذَّكَرِ وَالأُنْثَى‏}‏‏.‏ قَالَ أَنْتَ سَمِعْتَهَا مِنْ فِي صَاحِبِكَ قُلْتُ نَعَمْ‏.‏ قَالَ وَأَنَا سَمِعْتُهَا مِنْ فِي النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهَؤُلاَءِ يَأْبَوْنَ عَلَيْنَا‏.‏

Alkame'nin şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Abdullah İbn Mes'ud'un ashabından bir grup ile birlikte Şam'a gittim. Ebu'd-Oerda bizim geldiğimizi duymuş. Bunun üzerine yanımıza geldi ve: "İçinizde Kur'an okuyan var mı?" diye sordu. Biz de "Evet," diye cevap verdik. Bunun üzerine o; "Hanginiz en iyi okur?" diye sordu. Orada bulunanlar beni işaret ettiler. Bunun üzerine Ebu'd-Oerda "Oku!" dedi. Ben de Leyl Suresi'ni .............. ve'l-leyli iza yağşa ve'n-nehari iza tecella ve'z-zekeri ve'l-unsa şeklinde okumaya başladım. O "Sen hocandan bunu böyle mi öğrendin?" diye sordu. Ben de; "Evet," dedim. Ebu'd-Oerda; "Ben de bu sureyi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ağzından bu şekilde öğrendim. Ancak bu insanlar [Şam halkı] bu kıraati kabul etmeye yanaşmıyorlar," dedi

Sahîh-i Buhârî, 4943
HadisSünen-i Tirmizî

حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، - هُوَ الطَّيَالِسِيُّ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، أَخْبَرَنَا سَعْدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا عُبَيْدَةَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا جَلَسَ فِي الرَّكْعَتَيْنِ الأُولَيَيْنِ كَأَنَّهُ عَلَى الرَّضْفِ ‏.‏ قَالَ شُعْبَةُ ثُمَّ حَرَّكَ سَعْدٌ شَفَتَيْهِ بِشَيْءٍ فَأَقُولُ حَتَّى يَقُومَ فَيَقُولُ حَتَّى يَقُومَ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ إِلاَّ أَنَّ أَبَا عُبَيْدَةَ لَمْ يَسْمَعْ مِنْ أَبِيهِ ‏.‏ وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ أَهْلِ الْعِلْمِ يَخْتَارُونَ أَنْ لاَ يُطِيلَ الرَّجُلُ الْقُعُودَ فِي الرَّكْعَتَيْنِ الأُولَيَيْنِ وَلاَ يَزِيدَ عَلَى التَّشَهُّدِ شَيْئًا ‏.‏ وَقَالُوا إِنْ زَادَ عَلَى التَّشَهُّدِ فَعَلَيْهِ سَجْدَتَا السَّهْوِ ‏.‏ هَكَذَا رُوِيَ عَنِ الشَّعْبِيِّ وَغَيْرِهِ ‏.‏

Abdullah b. Mes’ûd (r.a.)’in babasından rivâyete göre: “Rasûlullah (s.a.v.) ilk oturuşta sanki kızgın taşlar üzerinde oturur gibi acele ederdi.” Şu’be diyor ki: Sa’d, bir şey söyler gibi dudaklarını hareket ettirirdi. Ben diyorum ki: “Üçüncü rek’ata kalkıncaya kadar” demek istiyordu o da aynı şekilde demişti. Diğer tahric: Nesâî, İftitah; Ebû Dâvûd, Salat Tirmîzî: Bu hadis hasendir, ne var ki Ebû Ubeyde babasından duymuştur. İlim adamları bu hadisle amel etmişler ve ilk oturuşta teşehhüde bir şey ilave edilmemesini tercih etmişler ve “eğer bir şeyler ilave ederse sehv secdesi yapması gerekir” demişlerdir. Şa’bî ve başkalarından böyle aktarılmıştır

Sünen-i Tirmizî, 366
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَهَلْ مِنْ مُذَّكِرٍ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏{‏فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ‏}‏

Abdullah İbn Mes'ud'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem [şu ayeti] فهل من مذكر fe hel min muzzekir şeklinde okudum. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem bu ayetin okunuşunun فهل من مدكر fe hel min muddekir şeklinde olduğunu söyledi

Sahîh-i Buhârî, 4874
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ يَمْنَعَنَّ أَحَدًا مِنْكُمْ نِدَاءُ بِلاَلٍ ـ أَوْ قَالَ أَذَانُهُ ـ مِنْ سَحُورِهِ، فَإِنَّمَا يُنَادِي أَوْ قَالَ يُؤَذِّنُ لِيَرْجِعَ قَائِمُكُمْ ‏"‏‏.‏ وَلَيْسَ أَنْ يَقُولَ كَأَنَّهُ يَعْنِي الصُّبْحَ أَوِ الْفَجْرَ، وَأَظْهَرَ يَزِيدُ يَدَيْهِ ثُمَّ مَدَّ إِحْدَاهُمَا مِنَ الأُخْرَى‏.‏

Abdullah İbn Mes'ud r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Bilalin seslenişi -yahut onun ezan okuması- herhangi birinizi sahurunu yemekten alıkoymasın. Çünkü o gece namazına kalkmış olanınız (yatağına dönsün diye seslenir -yahut, ezan okur, diye buyurdu-) Fecr-i sadıkı yahut sabahı kastederek sabah olmuş demeyin. (Ravilerden) Yezid (İbn Zurey') ellerini kaldırdıktan sonra birini diğerinden uzaklaştırdı (ve fecr-i sadık işte böyledir dedi)

Sahîh-i Buhârî, 5298
HadisSünen-i Ebû Dâvûd

حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقٍ، قَالَ قِيلَ لِعَبْدِ اللَّهِ إِنَّ أُنَاسًا يَقْرَءُونَ هَذِهِ الآيَةَ ‏{‏ وَقَالَتْ هِيتَ لَكَ ‏}‏ فَقَالَ إِنِّي أَقْرَأُ كَمَا عُلِّمْتُ أَحَبُّ إِلَىَّ ‏{‏ وَقَالَتْ هَيْتَ لَكَ ‏}‏ ‏.‏

Şakîk'den rivayet olunmuştur; dedi ki: Abdullah (b. Mes'ud)'a "Bazı kimseler şu ^'Haydi gelsene" dedi. Ayetini denildi de o: "Kuşkusuz bana öğretildiği gibi ... (şeklinde) okumam bana (onların okuduğu gibi okumamdan) daha sevimlidir) karşılığını verdi

Sünen-i Ebû Dâvûd, 4005
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَقْرَأُ ‏{‏فَهَلْ مِنْ مُدَّكِرٍ‏}‏

Abdullah İbn Mes'ud'un şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem [şu ayeti dal harfiyle] فهل من مدكر fehel min muddekir şeklinde okurdu

Sahîh-i Buhârî, 4869

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.