İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Buhârî · 4876

Prophetic Commentary on the Qur'an (Tafseer of the Prophet (pbuh))

Arapça metin

حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ يُوسُفَ، أَنَّ ابْنَ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَهُمْ قَالَ أَخْبَرَنِي يُوسُفُ بْنُ مَاهَكَ، قَالَ إِنِّي عِنْدَ عَائِشَةَ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ قَالَتْ لَقَدْ أُنْزِلَ عَلَى مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم بِمَكَّةَ، وَإِنِّي لَجَارِيَةٌ أَلْعَبُ ‏{‏بَلِ السَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَالسَّاعَةُ أَدْهَى وَأَمَرُّ‏}‏

Yusuf İbn Mahek'in şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Mu'minlerin annesi Hz. Aişe'nin yanında idim. O şöyle söyledi: Ben oyun oynayan küçük bir kız çocuğu iken "Bilakis kıyamet onlara vadedilen asıl saattir ve o saat daha belalı ve daha acıdır,'' ayeti Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Mekke'de nazil olmuştu .. Hadisin geçtiği diğer yer:

Sahîh-i Buhârî, 4876

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى، أَخْبَرَنَا هِشَامُ بْنُ يُوسُفَ، أَنَّ ابْنَ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَهُمْ قَالَ وَأَخْبَرَنِي يُوسُفُ بْنُ مَاهَكَ، قَالَ إِنِّي عِنْدَ عَائِشَةَ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ ـ رضى الله عنها ـ إِذْ جَاءَهَا عِرَاقِيٌّ فَقَالَ أَىُّ الْكَفَنِ خَيْرٌ قَالَتْ وَيْحَكَ وَمَا يَضُرُّكَ قَالَ يَا أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ أَرِينِي مُصْحَفَكِ‏.‏ قَالَتْ لِمَ قَالَ لَعَلِّي أُوَلِّفُ الْقُرْآنَ عَلَيْهِ فَإِنَّهُ يُقْرَأُ غَيْرَ مُؤَلَّفٍ‏.‏ قَالَتْ وَمَا يَضُرُّكَ أَيَّهُ قَرَأْتَ قَبْلُ، إِنَّمَا نَزَلَ أَوَّلَ مَا نَزَلَ مِنْهُ سُورَةٌ مِنَ الْمُفَصَّلِ فِيهَا ذِكْرُ الْجَنَّةِ وَالنَّارِ حَتَّى إِذَا ثَابَ النَّاسُ إِلَى الإِسْلاَمِ نَزَلَ الْحَلاَلُ وَالْحَرَامُ، وَلَوْ نَزَلَ أَوَّلَ شَىْءٍ لاَ تَشْرَبُوا الْخَمْرَ‏.‏ لَقَالُوا لاَ نَدَعُ الْخَمْرَ أَبَدًا‏.‏ وَلَوْ نَزَلَ‏.‏ لاَ تَزْنُوا‏.‏ لَقَالُوا لاَ نَدَعُ الزِّنَا أَبَدًا‏.‏ لَقَدْ نَزَلَ بِمَكَّةَ عَلَى مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم وَإِنِّي لَجَارِيَةٌ أَلْعَبُ ‏{‏بَلِ السَّاعَةُ مَوْعِدُهُمْ وَالسَّاعَةُ أَدْهَى وَأَمَرُّ‏}‏ وَمَا نَزَلَتْ سُورَةُ الْبَقَرَةِ وَالنِّسَاءِ إِلاَّ وَأَنَا عِنْدَهُ‏.‏ قَالَ فَأَخْرَجَتْ لَهُ الْمُصْحَفَ فَأَمْلَتْ عَلَيْهِ آىَ السُّوَرِ‏.‏

Yusuf İbn Mahek'ten şöyle söylediği rivayet edilmiştir: "Ben mu'minlerin annesi Aişe r.anha'nın yanındayken Iraklı birisi geldi. Ona 'hangi kefen daha hayırlıdır?' diye sordu. Hz. Aişe: 'Zavallı adam, nasıl kefenlenirsen kefenlen, bunun sana bir zararı olur mu?' diye karşılık verdi. Adam bu defa 'ey mu'minlerin annesi bana mushafını göster' dedi. Hz. Aişe: 'Neden?' diye sorunca şöyle dedi: Bendeki Kur'an'ı ona göre telif etmeye çalışayım. Çünkü o, okunuyorken harfleri aynilik arzetmiyor .. Bunun üzerine Hz. Aişe: 'Ha öyle okumuşsun ha böyle, sana bir zararı var mı?' diye karşılık verdi ve şöyle devam etti: İlk olarak Kur'an'dan Cennet ve Cehennemin işlendiği bir sure nazil oldu. Ne zaman ki, insanlar İslam'a girmeye başladı, haram ve helale ilişkin ayetler indi. Eğer ilk olarak 'şarap içmeyin!' diye bir ayet inseydi, insanlar 'asla şarabı bırakmayız' diyerek karşı çıkarlardı. Eğer ilk olarak 'zina etmeyin!' diye bir ayet inseydi, 'asla zinayı bırakmayız' diyerek İslam'a yanaşmazlardı. Mekke'de ben daha oyun oynayan bir çocukken Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e 'Bilakis kıyamet, onlara va'ad edilen asıl saattir. Ve o saat, daha belalı ve daha acıdır' (Kamer 46) ayeti nazil oldu. Bakara ve Nisa sureleri ise ancak ben onunla evlendikten sonra indi." Ravi der ki: "Sonra Hz. Aişe, mushafını çıkardı ve surelerin ayetlerini adama imla ettirdi

Sahîh-i Buhârî, 4993
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، عَنْ شَيْبَانَ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، قَالَ أَخْبَرَتْنِي عَائِشَةُ، وَابْنُ، عَبَّاسٍ رضى الله عنهم قَالاَ لَبِثَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِمَكَّةَ عَشْرَ سِنِينَ يُنْزَلُ عَلَيْهِ الْقُرْآنُ وَبِالْمَدِينَةِ عَشْرَ سِنِينَ

Hz. Aişe ve İbn Abbas'tan şöyle dedikleri rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, vahiy inmeye başladıktan sonra Mekke'de on yıl kaldı. Medine'de de on yıl kaldı

Sahîh-i Buhârî, 4979
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَعْلَى الطَّائِفِيُّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا نَامَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَبْلَ الْعِشَاءِ وَلاَ سَمَرَ بَعْدَهَا ‏.‏

Aişe (r.anha)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yatsı namazını kılmadan önce uyumamış ve yatsı namazından sonra konusınamıştır.»

Sünen-i İbn Mâce, 702
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، عَنْ شَيْبَانَ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، قَالَ أَخْبَرَتْنِي عَائِشَةُ، وَابْنُ، عَبَّاسٍ رضى الله عنهم قَالاَ لَبِثَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِمَكَّةَ عَشْرَ سِنِينَ يُنْزَلُ عَلَيْهِ الْقُرْآنُ وَبِالْمَدِينَةِ عَشْرَ سِنِينَ

Hz. Aişe ve İbn Abbas'tan şöyle dedikleri rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, vahiy inmeye başladıktan sonra Mekke'de on yıl kaldı. Medine'de de on yıl kaldı

Sahîh-i Buhârî, 4978
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، قَالَ أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ أَنَّهَا أَخْبَرَتْهُ أَنَّهَا لَمْ تَرَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي صَلاَةَ اللَّيْلِ قَاعِدًا قَطُّ حَتَّى أَسَنَّ، فَكَانَ يَقْرَأُ قَاعِدًا حَتَّى إِذَا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ قَامَ، فَقَرَأَ نَحْوًا مِنْ ثَلاَثِينَ آيَةً أَوْ أَرْبَعِينَ آيَةً، ثُمَّ رَكَعَ‏.‏

Müminlerin annesi Aişe (r.anha) şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yaşı ilerleyinceye kadar gece namazlarını oturarak kıldığını hiç gör­medim. Yaşlandığı zamanlar oturarak okur ve rükuya varmak istediğinde kalkıp otuz veya kırk ayet civarında Kur'an okuduktan sonra rükua giderdi. Tekrar: 1148, 1161, 1168 vs 4837 İZAHI 574’TE

Sahîh-i Buhârî, 1118
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ أَبِي رَجَاءٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ سَمِعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً يَقْرَأُ فِي سُورَةٍ بِاللَّيْلِ فَقَالَ ‏ "‏ يَرْحَمُهُ اللَّهُ لَقَدْ أَذْكَرَنِي كَذَا وَكَذَا آيَةً كُنْتُ أُنْسِيتُهَا مِنْ سُورَةِ كَذَا وَكَذَا ‏"‏‏.‏

Aişe r.anha'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir gece adamın birini Kur'an okurken dinledi. Sonra şöyle buyurdu: Allah ona merhametiyle muamele etsin! Zira bana, falanca sureden unutturulan şu, şu ayeti hatırlattı

Sahîh-i Buhârî, 5038

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.