Sahîh-i Buhârî · 4892
Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو مَعْمَرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ، عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ بَايَعْنَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَرَأَ عَلَيْنَا {أَنْ لاَ يُشْرِكْنَ بِاللَّهِ شَيْئًا} وَنَهَانَا عَنِ النِّيَاحَةِ، فَقَبَضَتِ امْرَأَةٌ يَدَهَا فَقَالَتْ أَسْعَدَتْنِي فُلاَنَةُ أُرِيدُ أَنْ أَجْزِيَهَا. فَمَا قَالَ لَهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم شَيْئًا فَانْطَلَقَتْ وَرَجَعَتْ فَبَايَعَهَا.
Ümmü Atiyye radiyallahu anha'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e biat ettik, o da bize "Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak ... " ayetini okudu ve ölü üzerine ağıt yakmamızı yasakladı. Bu sırada bir kadın hemen elini çekti ve şöyle dedi: - Falanca kadın ağıt yakmada bana yardım etmişti. Onun bu iyiliğine karşılık vermek istiyorum. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona hiçbir şey söylemedi. Kadın gitti, sonra döndü ve biat etti
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ حَفْصَةَ، عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ، قَالَتْ بَايَعْنَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَرَأَ عَلَىَّ {أَنْ لاَ يُشْرِكْنَ بِاللَّهِ شَيْئًا} وَنَهَانَا عَنِ النِّيَاحَةِ، فَقَبَضَتِ امْرَأَةٌ مِنَّا يَدَهَا فَقَالَتْ فُلاَنَةُ أَسْعَدَتْنِي وَأَنَا أُرِيدُ أَنْ أَجْزِيَهَا، فَلَمْ يَقُلْ شَيْئًا، ثُمَّ رَجَعَتْ، فَمَا وَفَتِ امْرَأَةٌ إِلاَّ أُمُّ سُلَيْمٍ وَأُمُّ الْعَلاَءِ، وَابْنَةُ أَبِي سَبْرَةَ امْرَأَةُ مُعَاذٍ أَوِ ابْنَةُ أَبِي سَبْرَةَ وَامْرَأَةُ مُعَاذٍ.
Ümmü Atıyye şöyle demiştir: Bizler Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bey'at ettik. Bize ''Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamaları"(Mümtehine 12) ayet-i kerimesini okudu ve (ölü üzerine) çığlıkla matem tutmamızı yasakladı. Bunun üzerine kadınlardan birisi bey'at etmekten elini çekti ve "Ya ResulallahI Filanca kadın cahiliye mateminde bana yardım etmişti. Ben şimdi onun bendeki hakkını karşılayıp ödemek istiyorum!" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem O kadına hiçbir şey söylemedi. Bunun üzerine kadın gitti. Sonra dönüp bey'at etti. Ümmü Atıyye şöyle demiştir: Benimle birlikte bey'at eden kadınlardan anca Ümmü Süleym, Ümmü'l-Na, Ebu Sebre'nin kızı Muaz b. Cebel'in hanımı yahut Ebu Sebre'nin kızı ve Muaz b. Cebel'in hanımından başkası bu bey'atteki feryatla ağlamama şartına riayet etmedi. Fethu'l-Bari Açıklaması: Bu hadis yabancı bir kadının konuşmasını dinlemenin mubah olduğunu, sesinin avret olmadığını, zorunluluk yokken tenine değmenin yasak olduğunu göstermektedir
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ حَمَّادٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ، قَالَتْ تُوُفِّيَتْ بِنْتُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ لَنَا " اغْسِلْنَهَا ثَلاَثًا أَوْ خَمْسًا أَوْ أَكْثَرَ مِنْ ذَلِكَ إِنْ رَأَيْتُنَّ، فَإِذَا فَرَغْتُنَّ فَآذِنَّنِي ". فَلَمَّا فَرَغْنَا آذَنَّاهُ فَنَزَعَ مِنْ حِقْوِهِ إِزَارَهُ وَقَالَ " أَشْعِرْنَهَا إِيَّاهُ ".
Ümmü Atiyye r.anha şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızı vefat etti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize şöyle dedi: "Onu üç, beş veya gerekli görürseniz daha fazla yıkayın. Yıkamayı bitirdiğinizde bana haber verin." Yıkamayı bitirdiğimizde O'na haber verdik. Gömleğini çıkarıp bize verdi ve şöyle buyurdu: "Bunu onun vücuduna sarın
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ، عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي غَسْلِ ابْنَتِهِ " ابْدَأْنَ بِمَيَامِنِهَا وَمَوَاضِعِ الْوُضُوءِ مِنْهَا ".
Ümmü Atiyye r.anha'nın bildirdiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem kızının yıkanması sırasında şöyle buyurmuştur: "Onun sağ tarafından ve abdest azalarından yıkamaya başlayın
{حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ الزُّهْرِيُّ حَدَّثَنَاهُ قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو إِدْرِيسَ، سَمِعَ عُبَادَةَ بْنَ الصَّامِتِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كُنَّا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " أَتُبَايِعُونِي عَلَى أَنْ لاَ تُشْرِكُوا بِاللَّهِ شَيْئًا وَلاَ تَزْنُوا وَلاَ تَسْرِقُوا ". وَقَرَأَ آيَةَ النِّسَاءِ ـ وَأَكْثَرُ لَفْظِ سُفْيَانَ قَرَأَ الآيَةَ ـ " فَمَنْ وَفَى مِنْكُمْ فَأَجْرُهُ عَلَى اللَّهِ، وَمَنْ أَصَابَ مِنْ ذَلِكَ شَيْئًا فَعُوقِبَ فَهُوَ كَفَّارَةٌ لَهُ، وَمَنْ أَصَابَ مِنْهَا شَيْئًا مِنْ ذَلِكَ فَسَتَرَهُ اللَّهُ فَهْوَ إِلَى اللَّهِ، إِنْ شَاءَ عَذَّبَهُ وَإِنْ شَاءَ غَفَرَ لَهُ} ". تَابَعَهُ عَبْدُ الرَّزَّاقِ عَنْ مَعْمَرٍ فِي الآيَةِ.
Ubade İbn Samit'in şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanındaydık, bize "Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamak, zina ve hırsızlık etmemek üzere bana biat eder misiniz?" diye sordu ve kadınlar hakkında inen ayeti okudu. -Süfyan'dan gelen rivayetlerin çoğunda "kadınlar hakkında inen ayeti okudu" ifadesi yerine "ayeti okudu" ifadesi yer almaktadır.- Sonra Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: İçinizden kim ahdini yerine getirirse, onu mükafatlandırmak Allah'a aittir. Kim bu suçlardan birini işler ve cezalandınlırsa, bu cezası onun için keffaret olur. Kim de bunlardan birini işler ve Allah tarafından suçu örtülürse, durumu Allah'a kalmıştır. O, dilerse cezalandınr, dilerse bağışlar
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، أَنَّ رَجُلاً، قَبَّلَ امْرَأَتَهُ وَهُوَ صَائِمٌ فِي رَمَضَانَ فَوَجَدَ مِنْ ذَلِكَ وَجْدًا شَدِيدًا فَأَرْسَلَ امْرَأَتَهُ تَسْأَلُ لَهُ عَنْ ذَلِكَ فَدَخَلَتْ عَلَى أُمِّ سَلَمَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَتْ ذَلِكَ لَهَا فَأَخْبَرَتْهَا أُمُّ سَلَمَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُقَبِّلُ وَهُوَ صَائِمٌ فَرَجَعَتْ فَأَخْبَرَتْ زَوْجَهَا بِذَلِكَ فَزَادَهُ ذَلِكَ شَرًّا وَقَالَ لَسْنَا مِثْلَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اللَّهُ يُحِلُّ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا شَاءَ . ثُمَّ رَجَعَتِ امْرَأَتُهُ إِلَى أُمِّ سَلَمَةَ فَوَجَدَتْ عِنْدَهَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَا لِهَذِهِ الْمَرْأَةِ " . فَأَخْبَرَتْهُ أُمُّ سَلَمَةَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَلاَّ أَخْبَرْتِيهَا أَنِّي أَفْعَلُ ذَلِكَ " . فَقَالَتْ قَدْ أَخْبَرْتُهَا فَذَهَبَتْ إِلَى زَوْجِهَا فَأَخْبَرَتْهُ فَزَادَهُ ذَلِكَ شَرًّا وَقَالَ لَسْنَا مِثْلَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اللَّهُ يُحِلُّ لِرَسُولِهِ صلى الله عليه وسلم مَا شَاءَ . فَغَضِبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ " وَاللَّهِ إِنِّي لأَتْقَاكُمْ لِلَّهِ وَأَعْلَمُكُمْ بِحُدُودِهِ " .
Ata b. Yesar anlatıyor: Adamın biri Ramazan'da oruçlu iken hanımını öptü. Bunun üzerine son derece üzüldü. Hemen durumu sorması için hanımını gönderdi. Kadın Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in hanımı Ümmü Seleme'nin yanına geldi. Olanları anlattı. Ümmü Seleme: «— Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem da oruçlu iken öpüyor!» dedi. Kadın döndü, Ümmü Seleme'nin sözünü kocasına anlattı. Adamın kızgınlığı daha da arttı: «— Biz Resulullah gibi değiliz! Allah onun her istediğini helal kıldı» diye çıkıştı. Kadın tekrar Ümmü Seleme'ye geldi. Yamnda Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de vardı. Nebi s.a.v.: «—Bu kadının ne işi var?» diye sordu. Ümmü Seleme durumu arzedince Nebimiz: «— Benim de öptüğümü söylemedin mi?» Ümmü Seleme: «<— Söyledim.» deyince, kadın tekrar kocasına döndü, durumu anlattı. Adamın öfkesi yine arttı ve: «— Biz Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gibi değiliz. Allah ona her istediğini helal kıldı!» dedi. Bunu duyan Nebi s.a.v. kızdı ve şöyle buyurdu: «Allah'a yemin ederim ki sizin Allah'tan en çok korkanınız ve hangi hususlarda sınırı aşmıyacağını en iyi bileninizim.»>
حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الأَعْمَشِ، قَالَ سَمِعْتُ سَعْدَ بْنَ عُبَيْدَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ السُّلَمِيِّ، عَنْ عَلِيٍّ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي جَنَازَةٍ فَأَخَذَ شَيْئًا فَجَعَلَ يَنْكُتُ بِهِ الأَرْضَ فَقَالَ " مَا مِنْكُمْ مِنْ أَحَدٍ إِلاَّ وَقَدْ كُتِبَ مَقْعَدُهُ مِنَ النَّارِ وَمَقْعَدُهُ مِنَ الْجَنَّةِ ". قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَفَلاَ نَتَّكِلُ عَلَى كِتَابِنَا وَنَدَعُ الْعَمَلَ قَالَ " اعْمَلُوا فَكُلٌّ مُيَسَّرٌ لِمَا خُلِقَ لَهُ، أَمَّا مَنْ كَانَ مِنْ أَهْلِ السَّعَادَةِ فَيُيَسَّرُ لِعَمَلِ أَهْلِ السَّعَادَةِ، وَأَمَّا مَنْ كَانَ مِنْ أَهْلِ الشَّقَاءِ فَيُيَسَّرُ لِعَمَلِ أَهْلِ الشَّقَاوَةِ ". ثُمَّ قَرَأَ {فَأَمَّا مَنْ أَعْطَى وَاتَّقَى * وَصَدَّقَ بِالْحُسْنَى} الآيَةَ.
Ali r.a.'in şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir cenazeye katılmıştı. Bu esnada bir şey alıp onunla yere bir şeyler çizmeye başladı ve şöyle buyurdu: "Sizin her birinizin ateşte oturacağı ve Cennette oturacağı yer yazılmıştır." Orada bulunanlar: "Ey Allah'ın Resulü! Öyleyse bizim için yazılana itimat edip çalışmayı bırakalım mı" dediler. Bunun üzerine Allah Resu!ü Sallallahu Aleyhi ve Sellem; "Çalışın. Her şey yaratıldığı şey için kolaylaştınlmıştır. Kim mutlu olacak insanlardansa, mutlu olacak insanların işini yapmak ona kolay olur; kim de bedbaht olacak insanlardan alacaksa, bedbaht olacak insanların işleri ona kolayolur," buyurdu ve şu ayetleri okudu: "Artık kim verir ve sakınırsa, en güzeli de tasdik ederse ... "(LeyI)