Sahîh-i Buhârî · 5169
Arapça metin
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، عَنْ عَبْدِ الْوَارِثِ، عَنْ شُعَيْبٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَعْتَقَ صَفِيَّةَ، وَتَزَوَّجَهَا وَجَعَلَ عِتْقَهَا صَدَاقَهَا، وَأَوْلَمَ عَلَيْهَا بِحَيْسٍ.
Enes'ten, dedi ki: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Safiye'yi kölelikten azad etti ve onunla evlendi. Ona hürriyetini vermesini mehri yaptı. Onunla evlenmesi dolayısıyla da hays ikram ederek velime verdi. " 5163 no'lu hadiste Enes (r.a), Haysın yapılışı için kullanılan malzemeyi belirtmiş bulunuyor
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مَرْيَمَ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، أَخْبَرَنِي حُمَيْدٌ، أَنَّهُ سَمِعَ أَنَسًا، يَقُولُ قَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَبْنِي بِصَفِيَّةَ فَدَعَوْتُ الْمُسْلِمِينَ إِلَى وَلِيمَتِهِ أَمَرَ بِالأَنْطَاعِ فَبُسِطَتْ فَأُلْقِيَ عَلَيْهَا التَّمْرُ وَالأَقِطُ وَالسَّمْنُ. وَقَالَ عَمْرٌو عَنْ أَنَسٍ بَنَى بِهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ صَنَعَ حَيْسًا فِي نِطَعٍ.
Enes r.a.'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem (Hayber dönüşü) ikamet etti ve Safiye ile zifafa girdi. Ben de Müslümanları düğün yemeğine davet ettim. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sofraların açılmasını emretti, sofralar yayıldı. Sofralara hurma, keş ve yağ bırakıldı." Amr da, Enes'den rivayetle şöyle demiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Safiye ile zifafa girdikten sonra deriden sofralar üzerinde Hays denilen yemeği yaptı
حَدَّثَنَا عَبْدُ الْغَفَّارِ بْنُ دَاوُدَ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ أَبِي عَمْرٍو، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم خَيْبَرَ، فَلَمَّا فَتَحَ اللَّهُ عَلَيْهِ الْحِصْنَ ذُكِرَ لَهُ جَمَالُ صَفِيَّةَ بِنْتِ حُيَىِّ بْنِ أَخْطَبَ، وَقَدْ قُتِلَ زَوْجُهَا، وَكَانَتْ عَرُوسًا، فَاصْطَفَاهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِنَفْسِهِ فَخَرَجَ بِهَا، حَتَّى بَلَغْنَا سَدَّ الرَّوْحَاءِ حَلَّتْ، فَبَنَى بِهَا، ثُمَّ صَنَعَ حَيْسًا فِي نِطَعٍ صَغِيرٍ، ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " آذِنْ مَنْ حَوْلَكَ ". فَكَانَتْ تِلْكَ وَلِيمَةَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى صَفِيَّةَ، ثُمَّ خَرَجْنَا إِلَى الْمَدِينَةِ، قَالَ فَرَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُحَوِّي لَهَا وَرَاءَهُ بِعَبَاءَةٍ، ثُمَّ يَجْلِسُ عِنْدَ بَعِيرِهِ فَيَضَعُ رُكْبَتَهُ، فَتَضَعُ صَفِيَّةُ رِجْلَهَا عَلَى رُكْبَتِهِ، حَتَّى تَرْكَبَ.
Enes İbn Malik r.a. şöyle anlatır: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber'e varıp da şehri fethetmeyi Allah O'na nasip ettiği zaman kendisine, Safiyye binti Huyey İbn Ahtab'ın güzelliğinden bahsedildi. O, kocası öldürülmüş bir gelin idi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onu kendisi için seçti ve onunla birlikte yolculuğa çıktı. Seddü'r-Revha denilen yere varınca Safiyye (hayızdan çıktığı için) helal hale geldi ve Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem onunla münasebette bulundu. Daha sonra küçük bir deri üzerinde hurma, yoğurt kurusu ve yağ karışımı "hays" denilen bir yiyecek yaptırdı ve bana, "Etrafındaki insanlara (düğünümü) ilan et" buyurdu. Bu yemek, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in, Safiyye ile ilgili düğün ziyafeti oldu. Daha sonra Medine'ye doğru yola çıktık. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, şu halde iken gördüm. Arkasında, Safiyye için bir aba' hazırlamıştı. Sonra devesinin yanına oturdu ve dizini koydu. Safiyye de, deveye binmek için Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in dizine ayağını bastı
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ مَا أَوْلَمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَلَى شَىْءٍ مِنْ نِسَائِهِ، مَا أَوْلَمَ عَلَى زَيْنَبَ أَوْلَمَ بِشَاةٍ.
Enes r.a.'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in, Zeyneb ile evliliği dolayısıyla verdiği velimeyi hanımlarından hiçbirisi dolayısıyla vermiş değildir. Onunla evliliği dolayısıyla bir koyun ile düğün yemeği vermişti
حَدَّثَنَا أَبُو بِشْرٍ، بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مَرْحُومُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ، حَدَّثَنَا ثَابِتٌ، قَالَ كُنَّا جُلُوسًا مَعَ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ وَعِنْدَهُ ابْنَةٌ لَهُ فَقَالَ أَنَسٌ جَاءَتِ امْرَأَةٌ إِلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَعَرَضَتْ نَفْسَهَا عَلَيْهِ . فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَلْ لَكَ فِيَّ حَاجَةٌ فَقَالَتِ ابْنَتُهُ مَا أَقَلَّ حَيَاءَهَا . فَقَالَ هِيَ خَيْرٌ مِنْكِ رَغِبَتْ فِي رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَعَرَضَتْ نَفْسَهَا عَلَيْهِ .
Sabit (el-Bennani) (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Biz Enes bin Malik (r.a.)'ın yanında oturuyorduk. Onun bir kızı da onun yanında idi. Enes: Bir kadın. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına gelerek kendi nefsini O'na arzetti ve: Ya Resulallah! Bana ihtiyacın var mı diyerek (O'nunla evlenmek teklifinde bulundu)? (Yanımızda bulunan) Enes'in kızı -. O kadının hayasının azlığına şaşarım, dedi. Bunun üzerine Enes, (kızına): O kadın senden hayırlıdır. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile evlenmek (şerefine) kavuşmak istediği için kendi nefsini O'na arz etti, dedi. BUHARİ HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا مَرْحُومٌ، قَالَ سَمِعْتُ ثَابِتًا الْبُنَانِيَّ، قَالَ كُنْتُ عِنْدَ أَنَسٍ وَعِنْدَهُ ابْنَةٌ لَهُ، قَالَ أَنَسٌ جَاءَتِ امْرَأَةٌ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَعْرِضُ عَلَيْهِ نَفْسَهَا قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلَكَ بِي حَاجَةٌ، فَقَالَتْ بِنْتُ أَنَسٍ مَا أَقَلَّ حَيَاءَهَا وَاسَوْأَتَاهْ وَاسَوْأَتَاهْ. قَالَ هِيَ خَيْرٌ مِنْكِ رَغِبَتْ فِي النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَعَرَضَتْ عَلَيْهِ نَفْسَهَا.
Sabit el-Bunanı'den, dedi ki: "Enes'in huzurunda idim. Yanında da bir kızı vardı. Enes dedi ki: Bir kadın Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzuruna gelerek kendisi ile evlenme teklifinde bulunup: Ey Allah'ın Rasulü, bana bir ihtiyacın var mı, dedi. Bunun üzerine Enes'in kızı: Hayası ne kadar da azmış. Bu ne kötü bir iş, deyince, Enes: O senden hayırlı idi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e zevce olmayı arzu ettiğinden kendisi ile evlenme teklifinde bulunmuştu, dedi. Tekrar:
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ أَوْلَمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِزَيْنَبَ فَأَوْسَعَ الْمُسْلِمِينَ خَيْرًا فَخَرَجَ ـ كَمَا يَصْنَعُ إِذَا تَزَوَّجَ ـ فَأَتَى حُجَرَ أُمَّهَاتِ الْمُؤْمِنِينَ يَدْعُو وَيَدْعُونَ {لَهُ} ثُمَّ انْصَرَفَ فَرَأَى رَجُلَيْنِ فَرَجَعَ لاَ أَدْرِي آخْبَرْتُهُ أَوْ أُخْبِرَ بِخُرُوجِهِمَا.
Enes'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Zeyneb ile evliliği dolayısıyla düğün yemeği verdi. Müslümanlara bol ikramda bulundu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de (önceden) evlendiği vakit yaptığı üzere dışarı çıktı. mu'minlerin annelerinin hücrelerine gitti. O dua ediyor, onlar da ona dua ediyorlardı. Daha sonra (Zeyneb'in hücresine) geri dönünce iki kişi(yi henüz yemek yemekte olduklarını) görünce geri döndü. Onların çıkıp gittiklerini ona ben mi haber verdim, yoksa başkası mı ona haber verdi, bilemiyorum