Sahîh-i Buhârî · 5597
Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْقَارِيُّ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، قَالَ سَمِعْتُ سَهْلَ بْنَ سَعْدٍ، أَنَّ أَبَا أُسَيْدٍ السَّاعِدِيَّ، دَعَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لِعُرْسِهِ، فَكَانَتِ امْرَأَتُهُ خَادِمَهُمْ يَوْمَئِذٍ وَهْىَ الْعَرُوسُ. فَقَالَتْ مَا تَدْرُونَ مَا أَنْقَعْتُ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْقَعْتُ لَهُ تَمَرَاتٍ مِنَ اللَّيْلِ فِي تَوْرٍ.
Ebu Hazim dedi ki: Sehl b. Sa'd es-Said1'yi şöyle derken dinledim: "Ebu Useyd es-Said1 Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i düğün (yemeğin)e davet etti. O gün onların hizmetini gelin olan hanım! yapmıştı. Hanımı: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e neyi ıslatıp şırasını verdiğimi biliyor musunuz? Ben ona geceden bir tevr (denilen toprak, taştan yapılma kap) içinde birkaç hurma ıslatmıştım (da onun suyunu ona ikram ettim), dedi
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، قَالَ سَمِعْتُ سَهْلاً، يَقُولُ أَتَى أَبُو أُسَيْدٍ السَّاعِدِيُّ فَدَعَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي عُرْسِهِ، فَكَانَتِ امْرَأَتُهُ خَادِمَهُمْ وَهْىَ الْعَرُوسُ. قَالَتْ أَتَدْرُونَ مَا سَقَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْقَعْتُ لَهُ تَمَرَاتٍ مِنَ اللَّيْلِ فِي تَوْرٍ.
(Ebu Hazim'den, dedi ki): Ben Sehl'i şöyle derken dinledim: "Ebu Useyd es-Saidi gelerek Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i kendi düğün (yemeğin)e davet etti. Onlara hizmet eden -gelin haliyle- hanımı idi. Hanım!: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ne içecek ikram ettiğimi biliyor musunuz? Ben ona geceden bir tevr (denilen toprak ya da taşdan yapılmış kap) içinde birkaç tane hurma ıslatmıştım (da onun şırasını içirdim), dedi
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْقَارِيُّ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، قَالَ سَمِعْتُ سَهْلَ بْنَ سَعْدٍ، أَنَّ أَبَا أُسَيْدٍ السَّاعِدِيَّ، دَعَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لِعُرْسِهِ، فَكَانَتِ امْرَأَتُهُ خَادِمَهُمْ يَوْمَئِذٍ وَهْىَ الْعَرُوسُ، فَقَالَتْ أَوْ قَالَ أَتَدْرُونَ مَا أَنْقَعَتْ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْقَعَتْ لَهُ تَمَرَاتٍ مِنَ اللَّيْلِ فِي تَوْرٍ.
Sehl İbn Sa'd'dan rivayete göre Ebu Useyd es-Saidi, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i kendi düğün yemeğine davet etti. O gün onlara hizmet eden de, gelin de onun hanım i idi. Hanımı ya da Ebu Useyd'in kendisi dedi ki: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem için ne ıslattığını biliyor musunuz? Ona geceden, taştan bir tencere içerisinde birkaç hurma ıslatmıştı
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ دَعَا أَبُو أُسَيْدٍ السَّاعِدِيُّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِلَى عُرْسِهِ فَكَانَتْ خَادِمَهُمُ الْعَرُوسُ . قَالَتْ تَدْرِي مَا سَقَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَتْ أَنْقَعْتُ تَمَرَاتٍ مِنَ اللَّيْلِ فَلَمَّا أَصْبَحْتُ صَفَّيْتُهُنَّ فَأَسْقَيْتُهُنَّ إِيَّاهُ .
Sehl bin Sa'd es-Saidi (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Ebu Useyd es-Saidi (r.a.), Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i düğününe davet etti. Gelin (velime yemeğini hazırlamak işinde) onlara hizmet ediyordu. Gelin: Ey Sehl! Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ne içirdiğimi biliyor musun? dedikten sonra: Ben (Tevr denilen kab içinde) geceden bir kaç tane kuru hurma ıslattım. Sabah olunca hurmaları süzdüm ve bunun şırasını O'na içirdim, demiştir." Diğer tahric. Buhari; Müslim, (eşribe) de bu hadisi rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنِي عَلِيٌّ، سَمِعَ عَبْدَ الْعَزِيزِ بْنَ أَبِي حَازِمٍ، أَخْبَرَنِي أَبِي، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، أَنَّ أَبَا أُسَيْدٍ، صَاحِبَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَعْرَسَ فَدَعَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لِعُرْسِهِ، فَكَانَتِ الْعَرُوسُ خَادِمَهُمْ. فَقَالَ سَهْلٌ لِلْقَوْمِ هَلْ تَدْرُونَ مَا سَقَتْهُ قَالَ أَنْقَعَتْ لَهُ تَمْرًا فِي تَوْرٍ مِنَ اللَّيْلِ، حَتَّى أَصْبَحَ عَلَيْهِ فَسَقَتْهُ إِيَّاهُ.
Sehl b. Sa'd'ın nakline göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sahabisi olan Ebu Useyd evlenir ve Nebii düğün aşına davet eder. Yeni gelin olan karısı da davetlilere hizmet eder. Sehl kendilerine hadis nakletmekte olduğu topluluğa "Sizler bu gelinin Nebi'e ne içirdiğini biliyor musunuz?" diye sorar ve sonra kendisi şöyle cevap verir: "Geceden tevr denilen bir kap içinde bir miktar hurma ıslattı, sabah olunca işte bu tatlı şırayı ona içirdi
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، قَالَ اخْتَلَفَ النَّاسُ بِأَىِّ شَىْءٍ دُووِيَ جُرْحُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ أُحُدٍ، فَسَأَلُوا سَهْلَ بْنَ سَعْدٍ السَّاعِدِيَّ، وَكَانَ مِنْ آخِرِ مَنْ بَقِيَ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِالْمَدِينَةِ، فَقَالَ وَمَا بَقِيَ مِنَ النَّاسِ أَحَدٌ أَعْلَمُ بِهِ مِنِّي، كَانَتْ فَاطِمَةُ عَلَيْهَا السَّلاَمُ تَغْسِلُ الدَّمَ عَنْ وَجْهِهِ، وَعَلِيٌّ يَأْتِي بِالْمَاءِ عَلَى تُرْسِهِ، فَأُخِذَ حَصِيرٌ، فَحُرِّقَ فَحُشِيَ بِهِ جُرْحُهُ.
Ebu Hazim'den, dedi ki: "Uhud günü Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yarasının hangi şey ile tedavi edildiği hususunda insanlar ihtilaf ettiler. Bunun üzerine Sehl İbn Sa'd es-Saidi'ye sordular -ki Sehl o sırada Medine'de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabından geriye kalan son şahıslardan birisi idi-o Dedi ki: İnsanlar arasında bu işi benden daha iyi bilen bir kimse kalmamıştır. Fatıma r.anha yüzünün üzerindeki kanı yıkıyor, Ali de kalkanı üzerinde ona su getiriyordu. Sonra bir hasır parçası alınıp yakıldı ve yarası onunla dolduruldu
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي مَرْيَمَ، حَدَّثَنَا أَبُو غَسَّانَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ ذُكِرَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم امْرَأَةٌ مِنَ الْعَرَبِ، فَأَمَرَ أَبَا أُسَيْدٍ السَّاعِدِيَّ أَنْ يُرْسِلَ إِلَيْهَا فَأَرْسَلَ إِلَيْهَا، فَقَدِمَتْ فَنَزَلَتْ فِي أُجُمِ بَنِي سَاعِدَةَ، فَخَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم حَتَّى جَاءَهَا فَدَخَلَ عَلَيْهَا فَإِذَا امْرَأَةٌ مُنَكِّسَةٌ رَأْسَهَا، فَلَمَّا كَلَّمَهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنْكَ. فَقَالَ " قَدْ أَعَذْتُكِ مِنِّي ". فَقَالُوا لَهَا أَتَدْرِينَ مَنْ هَذَا قَالَتْ لاَ. قَالُوا هَذَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَاءَ لِيَخْطُبَكِ. قَالَتْ كُنْتُ أَنَا أَشْقَى مِنْ ذَلِكَ. فَأَقْبَلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَوْمَئِذٍ حَتَّى جَلَسَ فِي سَقِيفَةِ بَنِي سَاعِدَةَ هُوَ وَأَصْحَابُهُ، ثُمَّ قَالَ " اسْقِنَا يَا سَهْلُ ". فَخَرَجْتُ لَهُمْ بِهَذَا الْقَدَحِ فَأَسْقَيْتُهُمْ فِيهِ، فَأَخْرَجَ لَنَا سَهْلٌ ذَلِكَ الْقَدَحَ فَشَرِبْنَا مِنْهُ. قَالَ ثُمَّ اسْتَوْهَبَهُ عُمَرُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ بَعْدَ ذَلِكَ فَوَهَبَهُ لَهُ.
Sehl b. Sa'd r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e Araplardan bir kadından söz edildi. O da Ebu Useyd es-Saidl'ye, o kadına haber göndermesini emir buyurdu. Ebu Useyd kadına haber gönderdi. Kadın gelip, Saide oğullarına ait bir kalede konakladı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem evinden çıkıp kadının yanına geldi. Kadının bulunduğu yere girince, başını önüne eğmiş bir kadın ile karşılaştı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onunla konuşunca kadın: Senden Allah'a sığınınm, dedi. Nebi: Ben de senin benden sığınmanı kabul ettim, dedi. Kadına: Bunun kim olduğunu biliyor musun, diye sordular. Kadın hayır, dedi. Ona: Bu Hasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'dır. Sana evlenmek için talip olmak üzere gelmişti, dediler. Kadın: Demek ki ben çok bedbaht birisiymişim, dedi. O gün Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dönüp geldi ve nihayet Saide oğulları sakifesi (sundurması) altında arkadaşları ile birlikte oturdu. Sonra da: Ey Sehl bize su ver, buyurdu. Ben onlara işte bu kaseyi çıkardım, onunla onlara su ikram ettim, dedi." (Hadisi Sehl'den rivayet eden Ebu Hazim dedi ki:) Sehl bize o kaseyi çıkardı. Biz de ondan içtik. (Ebu Hazim) dedi ki: Bundan sonra Ömer b. Abdulaziz (Medine valisi iken) bunun kendisine hibe edilmesini istedi. O da o kaseyi ona hibe etti