İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Buhârî · 5639

Drinks

Arapça metin

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، قَالَ حَدَّثَنِي سَالِمُ بْنُ أَبِي الْجَعْدِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ هَذَا الْحَدِيثَ قَالَ قَدْ رَأَيْتُنِي مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَقَدْ حَضَرَتِ الْعَصْرُ وَلَيْسَ مَعَنَا مَاءٌ غَيْرَ فَضْلَةٍ فَجُعِلَ فِي إِنَاءٍ، فَأُتِيَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِهِ فَأَدْخَلَ يَدَهُ فِيهِ وَفَرَّجَ أَصَابِعَهُ ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ حَىَّ عَلَى أَهْلِ الْوُضُوءِ، الْبَرَكَةُ مِنَ اللَّهِ ‏"‏‏.‏ فَلَقَدْ رَأَيْتُ الْمَاءَ يَتَفَجَّرُ مِنْ بَيْنِ أَصَابِعِهِ، فَتَوَضَّأَ النَّاسُ وَشَرِبُوا، فَجَعَلْتُ لاَ آلُو مَا جَعَلْتُ فِي بَطْنِي مِنْهُ، فَعَلِمْتُ أَنَّهُ بَرَكَةٌ‏.‏ قُلْتُ لِجَابِرٍ كَمْ كُنْتُمْ يَوْمَئِذٍ قَالَ أَلْفًا وَأَرْبَعَمِائَةٍ‏.‏ تَابَعَهُ عَمْرٌو عَنْ جَابِرٍ‏.‏ وَقَالَ حُصَيْنٌ وَعَمْرُو بْنُ مُرَّةَ عَنْ سَالِمٍ عَنْ جَابِرٍ خَمْسَ عَشْرَةَ مِائَةً‏.‏ وَتَابَعَهُ سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ عَنْ جَابِرٍ‏.‏

Cabir b. Abdullah r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte idim. İkindi namazı vakti girmiş, beraberimizde de çok az miktarda bir sudan başkası yoktu. Bu az miktardaki su, bir kaba konularak Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e getirildi. O da elini o suyun içine soktu ve parmaklarını açtı. Daha sonra da: Haydi ab de st alacaklar gelsin, bereket Allah'tandır, diy~ buyurdu. And olsun suyun, parmakları arasından kaynadığını gördüm. (O seferde bizimle beraber bulunan) insanlar ab de st aldılar ve içtiler. Ben de içebildiğim kadarını içmek konusunda elimden geleni esirgemedim. Çünkü onun bere15et olduğunu öğrenmiştim." (Ravilerden Salim b. Ebi'l-Ca'd) dedi ki: "Ben Cıı.bir'e: O gün kaç kişi idiniz, diye sordum. O: Bin dört yüz kişi idik, dedi." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Bereket için içmek ve bereketli sudan içmek." el-Mühelleb dedi ki: Sudan bereketli diye söz edilmesi, kendisine bereket ihsan edilerek mübarek kılınan şeye de bereket denilmesi dolayısı iledir. "Elimden geleni esirgemedim." Yani bereketli olu~u dolayısıyla bu sudan alabildiği kadar çok içmeye çalı~tığını anlatmak istemektedir. İbn Battal dedi ki: Bu hadisten anlaşıldığına göre mucize yoluyla bereketin açıkça görüldüğü yemek ya da içmekte aç gözlülük de, israfa girmek de söz konusu değildir. Hatta bundan çokça elde etmeye çalı~mak, müstehaptır

Sahîh-i Buhârî, 5639

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ الزُّبَيْرِيُّ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنَّا نَعُدُّ الآيَاتِ بَرَكَةً وَأَنْتُمْ تَعُدُّونَهَا تَخْوِيفًا، كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي سَفَرٍ فَقَلَّ الْمَاءُ فَقَالَ ‏"‏ اطْلُبُوا فَضْلَةً مِنْ مَاءٍ ‏"‏‏.‏ فَجَاءُوا بِإِنَاءٍ فِيهِ مَاءٌ قَلِيلٌ، فَأَدْخَلَ يَدَهُ فِي الإِنَاءِ، ثُمَّ قَالَ ‏"‏ حَىَّ عَلَى الطَّهُورِ الْمُبَارَكِ، وَالْبَرَكَةُ مِنَ اللَّهِ ‏"‏ فَلَقَدْ رَأَيْتُ الْمَاءَ يَنْبُعُ مِنْ بَيْنِ أَصَابِعِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، وَلَقَدْ كُنَّا نَسْمَعُ تَسْبِيحَ الطَّعَامِ وَهْوَ يُؤْكَلُ‏.‏

Abdullah (b Mes'ud) dedi ki: "Bizler ayetleri (harikulade olayları) bir bereket sayıyorduk. Sizler ise bunları korkutan şeyler olarak sayıyorsunuz. Bir yolculukta Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte idik. Su azaldı. Bana bir mik:ar artık su arayın, diye buyurdu. İçinde az bir miktar su bulunan bir kap getirdiler. Elini o kaba soktu, sonra: Haydi bu mubarek su'ya geliniz, dedi. Bereket Allah'tandır. Andolsun ben suyun Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in parmaklarının arasından kaynadığını gördüm. Andolsun bizler yemeğin yenilirken tesbih getirciğini duyardık

Sahîh-i Buhârî, 3579
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ صَالِحٍ، حَدَّثَنَا فُلَيْحُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم دَخَلَ عَلَى رَجُلٍ مِنَ الأَنْصَارِ وَمَعَهُ صَاحِبٌ لَهُ، فَسَلَّمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَصَاحِبُهُ، فَرَدَّ الرَّجُلُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي‏.‏ وَهْىَ سَاعَةٌ حَارَّةٌ، وَهْوَ يُحَوِّلُ فِي حَائِطٍ لَهُ ـ يَعْنِي الْمَاءَ ـ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنْ كَانَ عِنْدَكَ مَاءٌ بَاتَ فِي شَنَّةٍ وَإِلاَّ كَرَعْنَا ‏"‏‏.‏ وَالرَّجُلُ يُحَوِّلُ الْمَاءَ فِي حَائِطٍ فَقَالَ الرَّجُلُ يَا رَسُولَ اللَّهِ عِنْدِي مَاءٌ بَاتَ فِي شَنَّةٍ‏.‏ فَانْطَلَقَ إِلَى الْعَرِيشِ فَسَكَبَ فِي قَدَحٍ مَاءً، ثُمَّ حَلَبَ عَلَيْهِ مِنْ دَاجِنٍ لَهُ، فَشَرِبَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ أَعَادَ، فَشَرِبَ الرَّجُلُ الَّذِي جَاءَ مَعَهُ‏.‏

Cabir b. Abdullah r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beraberinde ashabından birisi bulunduğu halde ensardan bir adamın yanına girdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve arkadaşı selam verdi. Adam da selamlarını alarak: Ey Allah'ın Rasulü, babam anam sana feda olsun. Bu vakit sıcak bir vakittir, dedi. O sırada da adam bahçesinde suyu bir taraftan diğer bir tarafa çeviriyordu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: -Adam bahçesinde suyu bir yerden bir başka yere çeviriyorken-: Eğer sende bir kırbada geceden kalmış bir miktar su varsa (bize onu getir), değilse doğrudan ağzımızIa içeriz, diye buyurdu. Adam: Ey Allah'ın Hasölü, yanımda bir kırbada geceden kalmış bir miktar su var, deyip çardağa doğru gidiverdi. Bir kaseye su doldurdu. Sonra da onun üzerine kendisine ait bir koyunun sütünü sağdı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem O süt katılmış suyu içti. Sonra onu geri verdi ve onunla beraber gelmiş olan adam da içti

Sahîh-i Buhârî, 5621
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، أَنَّ ابْنَ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَهُمْ قَالَ أَخْبَرَنِي ابْنُ مُنْكَدِرٍ، عَنْ جَابِرٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ عَادَنِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَأَبُو بَكْرٍ فِي بَنِي سَلِمَةَ مَاشِيَيْنِ فَوَجَدَنِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم لاَ أَعْقِلُ، فَدَعَا بِمَاءٍ فَتَوَضَّأَ مِنْهُ، ثُمَّ رَشَّ عَلَىَّ، فَأَفَقْتُ فَقُلْتُ مَا تَأْمُرُنِي أَنْ أَصْنَعَ فِي مَالِي يَا رَسُولَ اللَّهِ فَنَزَلَتْ ‏{‏يُوصِيكُمُ اللَّهُ فِي أَوْلاَدِكُمْ‏}‏

Cabir'den rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: "Hasta olduğum bir sırada Sallallahu Alyhi ve Sellem ile Ebu Bekir radıyaHahu anh yürüyerek gelip Ebu Seleme mahallesindeki evimde beni ziyaret ettiler. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem benim baygın olduğumu, hiçbir surette aklı melekelerimi kullan amadığımı fark etmiş. Bunun üzerine su istemiş. Sonra getirilen su ile abdest almış. Ardından üzerime su serpmiş. Bunun üzerine ben hemen ayıldım ve: - Ey Allah'ın Elçisi! Malım hakkında ne yapmamı emredersin? diye sordum. Bunun üzerine şu ayet indi: "Allah size, çocuklarınız hakkında, erkeğe, kadının payının iki misli (miras vermenizi) emreder." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Kitabu'l-vudu / Abdest Bölümü"nde Hz. Nebi'in, abdestten artan suyu Cabir'in üzerine serptiğini iddia edenlere cevap vermiştik. Nitekim "i'tisam Bölümü"nde de Allah Resulü'nün s.a.v. abdest aldığı suyu Cabir'e serpti ği açıkça beyan edilecektir. Hadiste geçen, Ey Allah'ın Elçisi! Malım hakkında ne yapmamı emredersin? ifadesi, Şu'be'den gelen rivayette şu şekildedir: "Ey Allah'ın Resulü! Ben ölürsem mirasım kime aittir. Bana yalnızca kelale yoluyla mirasçı olur." Bu ifadenin açıklaması, "Feraiz Bölümü"nde yapllacaktır

Sahîh-i Buhârî, 4577
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ، وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - وَهُوَ ابْنُ جَعْفَرٍ - عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ مَعْمَرِ بْنِ حَزْمٍ أَبِي طُوَالَةَ الأَنْصَارِيِّ، أَنَّهُ سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - يَعْنِي ابْنَ بِلاَلٍ - عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّهُ سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يُحَدِّثُ قَالَ أَتَانَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي دَارِنَا فَاسْتَسْقَى فَحَلَبْنَا لَهُ شَاةً ثُمَّ شُبْتُهُ مِنْ مَاءِ بِئْرِي هَذِهِ - قَالَ - فَأَعْطَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَشَرِبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَبُو بَكْرٍ عَنْ يَسَارِهِ وَعُمَرُ وُجَاهَهُ وَأَعْرَابِيٌّ عَنْ يَمِينِهِ فَلَمَّا فَرَغَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْ شُرْبِهِ قَالَ عُمَرُ هَذَا أَبُو بَكْرٍ يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ يُرِيهِ إِيَّاهُ فَأَعْطَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الأَعْرَابِيَّ وَتَرَكَ أَبَا بَكْرٍ وَعُمَرَ وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ الأَيْمَنُونَ الأَيْمَنُونَ الأَيْمَنُونَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَنَسٌ فَهِيَ سُنَّةٌ فَهِيَ سُنَّةٌ فَهِيَ سُنَّةٌ ‏.‏

Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve Alî b. Hucr rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail (Bu zât İbn-i Cafer'dir) Abdullah b. Abdirrahman b. Ma'mer b. Hazm Ebû Turâlete'l-Ensârî'den rivayet etti. O da Enes b. Mâlik'dcn dinlemiş, H. Bize Abdullah b. Mesleme b. Ka'neb de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Süleyman (yâni İbn-i Bilâl) Abdullah b. Abdirrahman'dan rivayet etti. O da Enes b. Mâlik'i rivayet ederken dinlemiş. Enes şunu söylemiş: Bize Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) evimize geldi. Az sonra su istedi. Biz de onun için bir koyun sağdık. Sonra o süte şu kuyunun suyundan kattım da Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e verdim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (sütü) içti. Ebû Bekr solunda, Ömer karşısında, bir bedevi de sağında bulunuyordu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) içmesini bitirdikten sonra, Ömer kendisine Ebû Bekr'i göstererek: — İşte Ebû Bekr ya Resûlallah! dedi. Fakat Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bedeviye verdi. Ebû Bekr'Ie Ömer'i bıraktı. Ve Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Sağdakiler, sağdakiler, sağdakiler!» buyurdu. Enes: «Şu halde bu sünnettir; şu halde bu sünnettir; şu halde bu sünnettir!» demiş

Sahîh-i Müslim, 5291
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، حَدَّثَنَا فُلَيْحُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم دَخَلَ عَلَى رَجُلٍ مِنَ الأَنْصَارِ وَمَعَهُ صَاحِبٌ لَهُ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنْ كَانَ عِنْدَكَ مَاءٌ بَاتَ هَذِهِ اللَّيْلَةَ فِي شَنَّةٍ، وَإِلاَّ كَرَعْنَا ‏"‏‏.‏ قَالَ وَالرَّجُلُ يُحَوِّلُ الْمَاءَ فِي حَائِطِهِ ـ قَالَ ـ فَقَالَ الرَّجُلُ يَا رَسُولَ اللَّهِ عِنْدِي مَاءٌ بَائِتٌ فَانْطَلِقْ إِلَى الْعَرِيشِ ـ قَالَ ـ فَانْطَلَقَ بِهِمَا، فَسَكَبَ فِي قَدَحٍ، ثُمَّ حَلَبَ عَلَيْهِ مِنْ دَاجِنٍ لَهُ ـ قَالَ ـ فَشَرِبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ شَرِبَ الرَّجُلُ الَّذِي جَاءَ مَعَهُ‏.‏

Cabir b. Abdullah r.a.'dan rivayete göre "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beraberinde ashabından birisi ile olduğu halde ensardan bir adamın yanına girdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: Eğer yanında geceden kırbada kalmış su varsa getir, değilse doğrudan (bardak ve benzeri bir şey kullanmadan) ağzımızIa içeriz, diye buyurdu. (Cabir devamla) dedi ki: O sırada adam suyu bahçesinde bir taraftan diğerine çeviriyordu. Adam: Ey Allah'ın Rasulü, geceden kalma bir su var, haydi çardağa buyur, dedi. Adam her ikisini alıp çardağa gitti ve bir kaseye su doldurdu. Daha sonra da bir koyunundan üzerine süt sağdı. Cabir dedi ki: Önce Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem içti, sonra da beraberindeki adam içti." Bu Hadis 5621 numara ilede geçiyor Fethu'l-Bari Açıklaması: "Süte su katarak içmek." Yani birbirleriyle karışmış oldukları halde içmek. Burada içme kaydını getirmesi, alışveriş esnasında bunları birbirine karıştuomayı dışarıda tutmak içindir. Çünkü bu bir aldatmadır. İbnu'I-Müneyyir dedi ki: Bundan maksadı, böyle bir iş yapmanın iki şeyi birbirine karıştırma yasağının kapsamına girmediğini anlatmaktır. Bu da sarhoşluk verici iki şeyi birbirine karıştırmaya dair kaydın faydasını daha da pekiştirmektedir. Yani iki şeyi birbirine karıştırması, onlardan her birisi sarhoşluk veren türden olması halinde nehyedilmiştir. Çünkü onlar süte su katıyorIardı. Çünkü süt sağı 1dığı vakit sıcak olur. O bölgeler de çoğunlukla sıcak bölgelerdi. Bu sebeple sütün sıcağını soğuk su ile kırıyorlardı. "Ebu Bekir de sol tarafında idi." İçecekler bahsinde Şuayb yoluyla ezZühri'den bu hadiste şu ifadeleri n de geçtiği belirtilmiştir: "Ömer elindeki kaseyi bedeviye vereceğinden korkarak: Ebu Bekir'e ver, dedi." Ebu Tıvale yoluyla gelen rivayette de: "Ömer: İşte Ebu Bekir burada, dedi" şeklindedir. el-Hattabi ve başkaları der ki: Cahiliye dönemi hükümdarları ve başkanlarının alışageldikleri adet, içecek ikramı konusunda sağdakine öncelik vermek şeklinde idi. O kadar ki Amr b. Külsum bir kasidesinde: "Ve kaseler sağ taraflardan yol alıyordu" demektedir. Bundan dolayı Ömer, içeceğin ikramı hususunda bedevi arabı Ebu Belde önceleyeceğinden korktuğu için ona dikkat çekmek istemiştir. Çünkü o, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Ebu Bekir'i bu adete uymayarak tercih edeceğini bir ihtimal olarak görmüştü. Böylelikle içecek şeyin ikramı hususunda daha faziletli olan sağda bulunana göre öncelenmesi bir sünnet halini alacaktı. Ancak Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem fiili uygulaması ve sözleri ile sünnetin bu adeti değiştirmemiş olduğunu ve bunun hala devam ettiğini, sağda bulunanın bu hususta daha faziletli olandan önce geldiğini, bunun ise daha faziletli olanın mertebesini a1çaltmayl gerektirmediğini, bu uygulamanın da sağın sola üstünlüğü dolayısıyla olduğunu beyan etmiş oldu. "Eğer sende bir kırbada geceden kalmış su varsa ... " Buradaki kırba (şenne lafzı) eskimiş kırba demektir. el-Mühelleb dedi ki: Geceden kalma su istemesindeki hikmet, bunun daha soğuk ve daha arı duru oluşundan dolayıdır. Süte . süt karıştırmaya gelince, muhtemelen bu sıcak bir günde olmuştu. Nitekim Ebu Bekr'in çoban ile başından geçenlerde böyle olmuştu. Derim ki: Ama bu iki olay birbirinden farklıdır. Ebu Bekir'in süte su katması aşırı sıcaktan ötürü idi. Ensardan olan zatın bu uygulaması ise Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e katıksız, tek başına su içirmek istemediğinden ötürü idi. Bu sebeple suya süt katmak suretiyle hem Nebi efendimizeistediğini getirdi, hem de beğenip tercih etmek adetinde bulunduğu kabilden ona ilavede bulundu

Sahîh-i Buhârî, 5613
HadisSünen-i Ebû Dâvûd

حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَوْنٍ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ بَكْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَجُلٌ لاِبْنِ عَبَّاسٍ مَا بَالُ أَهْلِ هَذَا الْبَيْتِ يَسْقُونَ النَّبِيذَ وَبَنُو عَمِّهِمْ يَسْقُونَ اللَّبَنَ وَالْعَسَلَ وَالسَّوِيقَ أَبُخْلٌ بِهِمْ أَمْ حَاجَةٌ فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ مَا بِنَا مِنْ بُخْلٍ وَلاَ بِنَا مِنْ حَاجَةٍ وَلَكِنْ دَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى رَاحِلَتِهِ وَخَلْفَهُ أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ فَدَعَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِشَرَابٍ فَأُتِيَ بِنَبِيذٍ فَشَرِبَ مِنْهُ وَدَفَعَ فَضْلَهُ إِلَى أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ فَشَرِبَ مِنْهُ ثُمَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ أَحْسَنْتُمْ وَأَجْمَلْتُمْ كَذَلِكَ فَافْعَلُوا ‏"‏ ‏.‏ فَنَحْنُ هَكَذَا لاَ نُرِيدُ أَنْ نُغَيِّرَ مَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

Bekr b. Abdillah dedi ki: Bir adam İbn Abbâs'a (gelerek): Şu Beyt'in ehline ne oluyor da amcalarının oğulları (hacılara) süt, bal ve kavut sunarlarken bunlar nebîz sunuyorlar. Onlarda cimrilik mi var yoksa muhtaç mıdırlar? dedi. İbn Abbas (r.a.) da: Biz ne cimriyiz, ne de muhtaç! Fakat (birgün) Resûlulah sallallahu aleyhi ve sellem terkisinde Usâme b. Zeyd olduğu halde (yanımıza) geldi de içecek (bir su) istedi. Bunun üzerine kendisine bir üzüm şerbeti getirildi, o bunu içti ve artanını da Usâme'ye sundu. Usâme de onu içti. Sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: "Aferin size, ne iyi ettiniz! Hep böyle yapın" buyurdu. İşte biz de böyle (yapıyoruz) Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin buyruğunu değiştirmek istemiyoruz dedi

Sünen-i Ebû Dâvûd, 2021

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.