İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Buhârî · 5732

Medicine

Arapça metin

حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، حَدَّثَنَا عَاصِمٌ، حَدَّثَتْنِي حَفْصَةُ بِنْتُ سِيرِينَ، قَالَتْ قَالَ لِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ يَحْيَى بِمَا مَاتَ قُلْتُ مِنَ الطَّاعُونِ‏.‏ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ الطَّاعُونُ شَهَادَةٌ لِكُلِّ مُسْلِمٍ ‏"‏‏.‏

Sirin kızı Hafsa'dan, dedi ki: "Enes b. Malik r.a. bana: Yahya neden öldü diye sordu. Ben taun'dan, dedim. O dedi ki: Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem taun (dolayısıyla ölüm) her Müslüman için bir şehitliktir, buyurdu

Sahîh-i Buhârî, 5732

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا حَامِدُ بْنُ عُمَرَ الْبَكْرَاوِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، - يَعْنِي ابْنَ زِيَادٍ - حَدَّثَنَا عَاصِمٌ، عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ، قَالَتْ قَالَ لِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ بِمَا مَاتَ يَحْيَى بْنُ أَبِي عَمْرَةَ قَالَتْ قُلْتُ بِالطَّاعُونِ ‏.‏ قَالَتْ فَقَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ الطَّاعُونُ شَهَادَةٌ لِكُلِّ مُسْلِمٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Hamid b. Ömer El-Bekrâvî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvahid (Yani îbni Ziyâd) rivayet etti. (Dediki): Bize Âsim, Hafsa binti Sîrîn'den rivayet etti. Şöyle demiş: Bana Enes b. Malik: — Yahya b. Ebî Amra neden öldü diye sordu. — Taun'dan dedim. Bunun üzerine: Resûlullah (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem): «Taun her müslüman için şehitliktir.» buyurdu dedi

Sahîh-i Müslim, 4944
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا هُدْبَةُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، عَنْ قَتَادَةَ، أَنَّ أَنَسًا، أَخْبَرَهُ قَالَ اعْتَمَرَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مِنَ الْجِعْرَانَةِ، حَيْثُ قَسَمَ غَنَائِمَ حُنَيْنٍ‏.‏

Enes İbn Malik r.a. şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Huneyn ganimetlerini paylaştırdığı yer olan Ci'rane'den umreye niyet etti

Sahîh-i Buhârî, 3066
HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ خَالِدٍ، عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ، عَنْ أُمِّ عَطِيَّةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَيْثُ أَمَرَهَا أَنْ تَغْسِلَ ابْنَتَهُ قَالَ لَهَا ‏ "‏ ابْدَأْنَ بِمَيَامِنِهَا وَمَوَاضِعِ الْوُضُوءِ مِنْهَا ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (dediki): Bize Hüşeym, Hâlid'den, o da Hafsa binti Sirîn'den, o da Ümmü Atıyye'den naklen haber verdi ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kızını (n cenazesini) yıkamayı kendisine emrettiği zaman, ona: «Onun sağ taraflarından ve abdest yerlerinden yıkamaya başlayın.» buyurmuşlar

Sahîh-i Müslim, 2175
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُقَاتِلٍ أَبُو الْحَسَنِ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ، عَنْ هِشَامِ بْنِ زَيْدِ بْنِ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ مَرَّ يَهُودِيٌّ بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ السَّامُ عَلَيْكَ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ وَعَلَيْكَ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَتَدْرُونَ مَا يَقُولُ قَالَ السَّامُ عَلَيْكَ ‏"‏‏.‏ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلاَ نَقْتُلُهُ قَالَ ‏"‏ لاَ، إِذَا سَلَّمَ عَلَيْكُمْ أَهْلُ الْكِتَابِ فَقُولُوا وَعَلَيْكُمْ ‏"‏‏.‏

Enes b. Malik r.a. şöyle anlatmıştır: Bir Yahudi Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e uğrayarak "es-Samu aleyke = ölüm üzerine olsun!" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona "Ve aleyke= senin üzerine olsun!" diye mukabele etti. Akabinde Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanında bulunanlara "Sizler onun ne söylemekte olduğunu biliyor musunuz? O 'es-samu aleyke' dedi" diye ekledi. Sahabiler "Ya Resulallah! Onu öldürelim mi?" diye sordular. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Hayır! Kitap ehli olanlar size selam verdikleri zaman sizler de onlara 've aleykum' şeklinde söyleyiniz!" buyurdu

Sahîh-i Buhârî, 6926
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا قَبِيصَةُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ تُوُفِّيَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَدِرْعُهُ مَرْهُونَةٌ عِنْدَ يَهُودِيٍّ بِثَلاَثِينَ‏.‏ ‏{‏يَعْنِي صَاعًا مِنْ شَعِيرٍ‏}‏

Aişe r.anha dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem vefat ettiğinde zırhı bir yahudinin elinde otuza yani bir sa' arpaya karşılık olarak rehin bulunuyordu

Sahîh-i Buhârî, 4467
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ، عَنِ الْمُطَّلِبِ بْنِ أَبِي وَدَاعَةَ السَّهْمِيِّ، عَنْ حَفْصَةَ، أَنَّهَا قَالَتْ مَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى فِي سُبْحَتِهِ قَاعِدًا حَتَّى كَانَ قَبْلَ وَفَاتِهِ بِعَامٍ فَكَانَ يُصَلِّي فِي سُبْحَتِهِ قَاعِدًا وَكَانَ يَقْرَأُ بِالسُّورَةِ فَيُرَتِّلُهَا حَتَّى تَكُونَ أَطْوَلَ مِنْ أَطْوَلَ مِنْهَا ‏.‏

Bize, Yahya b. Yahya rivayet etti. Dediki: Malik'e, İbni Şihab'dan duyduğum, onun da Saib b. Yezîd'den, onun da Mattalib b. Ebî Vedaate's-Sehmî'den, onun da Hafsa'dan naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum!: Hafsa, şöyle demiş: «Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in vefatından bir yıl öncesine kadar nafile namazında oturduğunu görmedim. Ondan sonra artık nâfie namazını oturarak kılmağa başladı. Sûreyi tertîl ederek okur; bu suretle o sûre ondan daha uzun sûrelerden uzun olurdu

Sahîh-i Müslim, 1712

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.