İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Buhârî · 5839

Dress

Arapça metin

حَدَّثَنِي مُحَمَّدٌ، أَخْبَرَنَا وَكِيعٌ، أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ رَخَّصَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم لِلزُّبَيْرِ وَعَبْدِ الرَّحْمَنِ فِي لُبْسِ الْحَرِيرِ لِحِكَّةٍ بِهِمَا‏.‏

Katade'den, o Enes'ten, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Zübeyr ile Abdurrahman'a vücutlarındaki kaşıntı dolayısıyla ipek giymeleri ruhsatını verdL" Fethu'l-Bari Açıklaması: "Kaşıntı dolayısıyla erkeklere ipek giyme ruhsatı." Kaşıntı, yüce Allah'ın bizi kendisinden korumasını dilediğimiz bir tür uyuzdur. "ez-Zubeyr ile Abdurrahman'a vücutlarındaki bir kaşıntı dolayısı ile ipek giymelerine ruhsat verdi." Taberi dedi ki: Bu hadiste ipek giyme nehyinin kapsamına ipeğin azalttığı bir rahatsızlığı bulunan kimselerin girmediğine bir delalet vardır. Sıcak yahut soğuktan koruyacak başka bir şey bulunmadığı takdirde koruyacak kadarı da bunun kapsamına girer. Cihad bölümünde kimi Şafil alimlerin bunun caizliğini hazarda değil de sadece seferde olmakla tahsis etmiş, İbnu'sSalah da bunu tercih etmiştir. Nevevı, er-Ravda adlı eserinde bununla beraber ayrıca kaşıntı olma hali ile de tahsis etmiş, er-Ram de bunu aynı şekilde bit hakkında da nakletmiş bulunmaktadır

Sahîh-i Buhârî, 5839

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الْمِقْدَامِ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ قَتَادَةَ، أَنَّ أَنَسًا، حَدَّثَهُمْ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَخَّصَ لِعَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ وَالزُّبَيْرِ فِي قَمِيصٍ مِنْ حَرِيرٍ، مِنْ حِكَّةٍ كَانَتْ بِهِمَا‏.‏

Katade'nin naklettiğine göre Enes İbn Malik r.a. şöyle demiştir: "ResuluIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem vücutlarında kaşıntı olan Abdurrahman İbn Avf ile Zübeyr'e ipek gömlek giymeleri için izin / ruhsat verdi

Sahîh-i Buhârî, 2919
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ شُعْبَةَ، أَخْبَرَنِي قَتَادَةُ، أَنَّ أَنَسًا، حَدَّثَهُمْ قَالَ رَخَّصَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم لِعَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ وَالزُّبَيْرِ بْنِ الْعَوَّامِ فِي حَرِيرٍ‏.‏

Katade'nin naklettiğine göre Enes İbn Malik r.a. şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Abdurrahman İbn Avf ile Zübeyr İbnü'l-Avvam'a ipek giymeleri için izin - ruhsat verdi." [-2922-] Enes'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Vücutlarındaki kaşıntı yüzünden o ikisine izin verildi

Sahîh-i Buhârî, 2921
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سِنَانٍ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ عَبْدَ، الرَّحْمَنِ بْنَ عَوْفٍ وَالزُّبَيْرَ شَكَوَا إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ـ يَعْنِي الْقَمْلَ ـ فَأَرْخَصَ لَهُمَا فِي الْحَرِيرِ، فَرَأَيْتُهُ عَلَيْهِمَا فِي غَزَاةٍ‏.‏

Enes İbn Malik r.a.'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Abdurrahman İbn Avf ile Zübeyr Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e gelerek bitlerin sebep olduğu kaşıntıdan dolayı sıkıntı yaşadıklarını söylediler. Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem de onlara ipek giymeleri için izin verdi. Ben onların bir savaşta ipek giydiklerini de gördüm

Sahîh-i Buhârî, 2920
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ أُهْدِيَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ثَوْبُ حَرِيرٍ، فَجَعَلْنَا نَلْمُسُهُ، وَنَتَعَجَّبُ مِنْهُ، فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَتَعْجَبُونَ مِنْ هَذَا ‏"‏‏.‏ قُلْنَا نَعَمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ مَنَادِيلُ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ فِي الْجَنَّةِ خَيْرٌ مِنْ هَذَا ‏"‏‏.‏

Bera r.a.'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ipekten bir elbise hediye edildi. Biz de ona dokunmaya ve ondan dolayı hayrete başladık. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Siz buna (hayran kalarak) şaşıyor musunuz, buyurdu. Biz: Evet deyince o: Sa'd b. Muaz'ın cennet- . teki mendilleri bundan daha hayırlıdır, buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: İbn Battal dedi ki: İpek giyinmenin yasaklanması, onun aynı ile (yani ipeği n kendisi) necis oluşundan dolayı değildir. Takva sahiplerinin giyiminden olmadığından dolayı yasaklanmıştır. Bununla birlikte tahirdir, ona dokunmak, onu satmak ve bedelinden yararlanmak caizdir. Sözü geçen bu hadis ile ilgili bazı açıklamalar daha önceden Hibe bölümünde geçmiş bulunmaktadır

Sahîh-i Buhârî, 5836
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، أَنَّهُ رَأَى عَلَى أُمِّ كُلْثُومٍ ـ عَلَيْهَا السَّلاَمُ ـ بِنْتِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بُرْدَ حَرِيرٍ سِيَرَاءَ‏.‏

Enes b. Malik'ten rivayete göre "O, Rasulu!lah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kızı Ümmü Külsum aleyhesselam üzerinde ipek siyera (çizgili) bir burd görmüştür." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Kadınların ipek giyinmesi." Buhari'ye göre nehyin açık bir şekilde erkeklere mahsus olduğuna dair rivayet edilen meşhur iki hadis sabit olmamıştır. Bu sebeple o, buna delalet eden rivayetlerle yetinmiş bulunmaktadır. Ahmed ve Sünen sahipleri ile sahih olduğunu belirterek İbn Hibban ve Hakim Ali r.a.'dan şu hadisi rivayet etmektedirler: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir parça ipek ve bir miktar altın alıp: Bu ikisi ümmetimin erkeklerine haram, dişilerine helaldir, buyurdu." Şeyh Ebu Muhammed b. Ebi Cemra dedi ki: Eğer bizler bu yasak, bir hikmet dolayısıyla erkeklere hastır görüşünü kabul edecek olursak, zahir olduğuna göre şam yüce Allah kadınların süslenmeden edemeyeceklerini bildiğinden ötürü, onu onlara mubah kılmak suretiyle lütufta bulunmuştur. Ayrıca onların süslenmeleri çoğunlukla kocaları içindir. Diğer taraftan "kocaya karşı güzel görünmek imandandır" rivayeti de varid olmuştur. İbn Ebi Cemra devamla der ki: İşte bundan şu hüküm de çıkartılmaktadır: Er kişinin lezzet verici şeyleri kullanmakta aşırıya gitmesi uygun değildir. Çünkü bu, dişilerin niteliklerindendir. "Siyera hulle." Ebu Ubeyd der ki: Hulle, Yemen burdleridir. Hulle, izar ve ridadan ibarettir. Siyera ise -Malik'in dediği üzere- ipekten çizgiler demektir. ''Yüzünden kızdığını anladım." Müslim, Ebu Salih yoluyla gelen rivayette şu fazlalığı da zikretmektedir: "Buyurdu ki: Ben onu sana kendin giyesin diye göndermedim. Ben onu (yakınların olan) kadınlar arasında başörtüleri halinde bölüp ayırasın diye göndermiştim." Bir başka rivayette de: "Onu Fatıma'lar arasında başörtüleri halinde parçaladı" denilmektedir. "Ben de onu yakınım olan kadınlar arasında paylaştırdım." Onu parçalayıp onlara başörtüleri halinde dağıttım, demektir. (Hadiste geçen el-humur)'un tekili "himar" olup kadının kendisiyle başını örttüğü örtüye derler. "(Ahirette) payı olmayan kimseler" (pay diye tercüme edilen "halak"ın olmaması) aynı zamanda haramlık ve din hakkında da kullanılır. Bununla, ahirette payı olmayan kimseleri kastetmiş olma ihtimali vardır. Yani ipek elbise giyen kimsenin ahirette payı yoktur. et-Tıbi der ki: Bu Başlıktaki hadisler, kadınların ipek giymelerinin caiz olduğuna; elbisenin tamamıyla ipek olması ile bir kısmının ipek olması arasında fark olmadığına delil gösterilmiştir. Hadislerden Çıkan Diğer Sonuçlar 1- Mescidin kapısı önünde alışveriş yapmak caizdir. 2- Salih ve faziletli kimseler de doğrudan alışveriş yapabilirler. 3- Erkeklerin, satmak ve giyinmek dışında, hibe ve hediye yoluyla ipekte tasarrufta bulunmaları caizdir. 4- Kafir olan akrabanın akrabalık bağlarını gözetmek ve hediye ile ona iyilikte bulunmak caizdir

Sahîh-i Buhârî, 5842
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حِطَّانَ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ عَنِ الْحَرِيرِ، فَقَالَتِ ائْتِ ابْنَ عَبَّاسٍ فَسَلْهُ‏.‏ قَالَ فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ سَلِ ابْنَ عُمَرَ‏.‏ قَالَ فَسَأَلْتُ ابْنَ عُمَرَ فَقَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو حَفْصٍ ـ يَعْنِي عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِنَّمَا يَلْبَسُ الْحَرِيرَ فِي الدُّنْيَا مَنْ لاَ خَلاَقَ لَهُ فِي الآخِرَةِ ‏"‏‏.‏ فَقُلْتُ صَدَقَ وَمَا كَذَبَ أَبُو حَفْصٍ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم‏.‏ وَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ رَجَاءٍ حَدَّثَنَا حَرْبٌ عَنْ يَحْيَى حَدَّثَنِي عِمْرَانُ‏.‏ وَقَصَّ الْحَدِيثَ‏.‏

Ebu Hafs'tan -yani Ömer b. el-Hattab'dan- rivayete göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "İpeği dünyada ancak ahirette hiçbir payı olmayan kimseler giyinir." Ben (ravilerden İmran b. Hittan) derim ki: "Ebu Hafs, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hakkında doğru söylemiştir, ona yalan söylememiştir." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Erkeklerin ipek giyinmesi ve" bazı elbiselerde bulunması halinde "kullanı}ması caiz olan miktar," İbn Battal dedi ki: İpek hakkında görüş ayı'ılığı vardır. Kimisi: Kadınlar için de dahil olmak üzere her durumda giyilmesi haramdır, demiştir. Bu açıklama Ali, İbn Ömer, Huzeyfe, Ebu Musa ve İbnu'z-Zubeyr'den, tabilnden el-Hasen ve İbn Sırın'den naklediimiştir. Kimileri de giyilmesi mutlak olarak caizdir, demiş ve yasağa dair varid olmuş olan hadisleri, onu böbürlenmek için giyen kimseler hakkında ya da tenzihı kerahet olarak yorumlamışlardır. Derim ki: İkinci görüş onu giyinmeye karşılık tehdidin sabit oluşu dolayısıyla kabul edilemez. Iyad'ın söylediği: Bazıları bu husustaki genel nehyi haram olarak değil, kerahet olarak anlamışlardır, şeklindeki sözlerine İbn Dakiki'l-'Id itiraz ederek şunları söylemektedir: Kadı Iyad şöyle demiştir: İbnu'z-Zubeyr ve ona uygun kanaat belirtenlerden sonra ipeği n erkeklere haram, kadınlar için de mubah olduğu hususu üzerinde icma' gerçekleşmiş bulunmaktadır. İpeğin haram kılınışının illeti ile ilgili olarak da meşhur iki farklı görüş vardır. Birincisi böbürlenmek ve kibirlenmektir, ikincisi ise süs ve müreffehlik elbisesi oluşundan dolayıdır. Bu sebeple erkeklerin mertliği ile bağdaşmayıp kadınların kılığına daha uygun görülmüştür. Üçüncü bir illetin olma ihtimali de vardır. O da müşriklere benzemeye çalışmaktır. İbn' Dakiki'l-'Id dedi ki: Bu da birinci illete raci olabilir. Çünkü tekebbür de müşriklerin alametlerindendir. Her iki anlamın da göz önünde bulundurulmuş olma ihtimali de vardır. Ancak ikinci husus haram olmasını gerektirmez. Çünkü Şafil el-Um m adlı eserinde şöyle demektedir: Ben ipek giyinmeyi mekruh görmüyorum. Ama edebe aykırıdır. Çünkü kadınların kılığı kapsamındadır. Bununla birlikte erkeklerden kadınlara benzemeye çalışan kimseler hakkında lanetin. sabit görülmesi sebebiyle bu açıklama zor kabul edilir görülmüştür. ÇünKÜ bu lanet okuyuş, cinsi ve şekli itibariyle kadınlara özelolan şeylerin de yasaklanmasını gerektirmektedir. Kimisi bir başka illet olarak israfı da söz konusu etmiştir. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ... nehyetti." el-İsmail! bu rivayette Ali b. elCa'd yoluyla Şu'be'den, Utbe b. Ferkad ile birlikte idik, sözünden sonra şu fazlalığı da zikretmektedir: "Bundan sonra söylemek istediklerime gelince: Izar giyinin, rida giyinin, nalın giyinin. Mestleri ve sirvalieri bırakın. Atanız İsmail'in elbisesi gibi giyinmeye bakın. Nimet ve refahtan, Acemlerin kılıklarına bürünmekten de sakının. Güneşte kalmaya bakın. Çünkü o Arapların hamamıdır. Rahatlığa alışmayın, kaba elbiseler giyinin, dizlerinizde derman kalmayıncaya kadar yorulun, ileriye atılın, hedeflere ok atın. Çünkü Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: ... " diye hadisin geri kalan bölümünü zikretmektedir. "Bildiğimiz kadarıyla o, bununla alametleri kastediyordu." Yani biz şunu öğrendik ki, istisna edilen şeyden kasıt, alametler idi. Bu da elbiselerde bulunan saçak, dikilen parçalar ve benzeri şeylerdir. "Huzeyfe" b. el-Yeman "idi." Onun rivayet ettiği bu hadisin şerhi Eşribe (içecek şeyler) bölümünde (5632.hadiste) geçmiş bulunmaktadır. Üzerinde ipek şeritlerin dikildiği elbisenin (el-mutarraz) giyilmesinin caiz oluşuna delil gösterilmiştir. İpek parçaları şeritlerle dikilene mutarraf denilir. Aynı şekilde sözü edilen miktarda ipek saçaklarla etrafı saçaklandırılana el-Mutarraf da denilir. Tatriz, bazen dokumadan sonra elbisenin üzerinde de yapılabilir. Ona işaret edilmiş olma ihtimali de vardır. Aynı şekilde bu ister bir arada, ister dağılmış şekilde bu miktarda ipek karışımı bulunan elbiselerin giyilmesinin caiz olduğuna da delil gösterilmiştir ki, bu da güçlü bir istidlaldir. İleride iki bab sonra el-Kassi denilen ipek başlığında da buna dair açıklamalar gelecektir

Sahîh-i Buhârî, 5835

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.