İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Buhârî · 5847

Dress

Arapça metin

حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ نَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَلْبَسَ الْمُحْرِمُ ثَوْبًا مَصْبُوغًا بِوَرْسٍ أَوْ بِزَعْفَرَانٍ‏.‏

İbn Ömer r.a.'dan, dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ihramlı bir kimsenin vers (alaçehre) yahut za'feran ile boyanmış bir elbise giyinmesini nehyetmiştir. Hadis, Hac bölümünde (1542.hadiste) uzun ve şerhedilmiş olarak geçmiş bulunmaktadır

Sahîh-i Buhârî, 5847

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَلْبَسَ الْمُحْرِمُ ثَوْبًا مَصْبُوغًا بِزَعْفَرَانٍ أَوْ وَرْسٍ، وَقَالَ ‏ "‏ مَنْ لَمْ يَجِدْ نَعْلَيْنِ فَلْيَلْبَسْ خُفَّيْنِ، وَلْيَقْطَعْهُمَا أَسْفَلَ مِنَ الْكَعْبَيْنِ ‏"‏‏.‏

Abdullah b. Ömer r.a.'dan, dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ihramlı bir kimsenin zaferan yahut alaçehre ile boyanmış bir ihram giyinmesini nehyetti ve: İki nalın bulamayan bir kimse iki ayakkabı giyinsin. Ama topuktan aşağısından olmak üzere konçlarını kessin, buyurdu

Sahîh-i Buhârî, 5852
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا أَبُو مُصْعَبٍ، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ يَلْبَسَ الْمُحْرِمُ ثَوْبًا مَصْبُوغًا بِوَرْسٍ أَوْ زَعْفَرَانٍ ‏.‏

Abdullah bin Ömer (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihramda olan kimsenin vers veya za'feran (bitkisi) ile boyanmış bir elbiseyi giymesini yasaklamıştır

Sünen-i İbn Mâce, 2930
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، قَالَ حَدَّثَنِي جُوَيْرِيَةُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ عُمَرَ ـ رضى الله عنه ـ رَأَى حُلَّةً سِيَرَاءَ تُبَاعُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَوِ ابْتَعْتَهَا، تَلْبَسُهَا لِلْوَفْدِ إِذَا أَتَوْكَ وَالْجُمُعَةِ‏.‏ قَالَ ‏"‏ إِنَّمَا يَلْبَسُ هَذِهِ مَنْ لاَ خَلاَقَ لَهُ ‏"‏‏.‏ وَأَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم بَعَثَ بَعْدَ ذَلِكَ إِلَى عُمَرَ حُلَّةَ سِيَرَاءَ حَرِيرٍ، كَسَاهَا إِيَّاهُ فَقَالَ عُمَرُ كَسَوْتَنِيهَا وَقَدْ سَمِعْتُكَ تَقُولُ فِيهَا مَا قُلْتَ فَقَالَ ‏"‏ إِنَّمَا بَعَثْتُ إِلَيْكَ لِتَبِيعَهَا أَوْ تَكْسُوَهَا ‏"‏‏.‏

Abdullah b. Ömer'den rivayete göre "Ömer r.a. satışa arz edilen yollu ipek bir elbise gördü. Ey Allah'ın Rasulü, onu satın alırsan, sana gelen heyetlere karşı ve Cuma günü giyersin, dedi. Allah Rasulü: Böyle bir elbiseyi (ahirette) bir payı olmayan kimseler giyinir, dedi. Bundan sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Ömer'e ipek yollu bir elbiseyi (hulletu siyera) hediye olarak gönderdi. Ömer bunun üzerine: Onu bana giyilsin diye mi verdin? Oysa ben senin o elbise hakkında neler söylediğini de işitmiş bulunuyorum deyince, Allah Rasulü: Ben onu sana satasın yahut başkasına giyinmesi için veresin diye gönderdim, buyurdu

Sahîh-i Buhârî, 5841
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا أَبُو مُصْعَبٍ، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَجُلاً، سَأَلَ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَا يَلْبَسُ الْمُحْرِمُ مِنَ الثِّيَابِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لاَ يَلْبَسُ الْقُمُصَ وَلاَ الْعَمَائِمَ وَلاَ السَّرَاوِيلاَتِ وَلاَ الْبَرَانِسَ وَلاَ الْخِفَافَ إِلاَّ أَنْ لاَ يَجِدَ نَعْلَيْنِ فَلْيَلْبَسْ خُفَّيْنِ وَلْيَقْطَعْهُمَا أَسْفَلَ مِنَ الْكَعْبَيْنِ وَلاَ تَلْبَسُوا مِنَ الثِّيَابِ شَيْئًا مَسَّهُ الزَّعْفَرَانُ أَوِ الْوَرْسُ ‏"‏ ‏.‏

Abdullah bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Bir adam, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e: İhramda olan kimse elbiselerden ne giyebilir? diye sordu. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: «Ne gömlekler, ne sarıklar, ne donlar, ne bornozlar ne mestler giyer. Ancak na'leyn bulamadığı zaman mestler giysin ve (mest giyeceği zaman) bunları topuklarının aşağısına kadar kessin. Ve (siz ihramda iken) za'feran veya vers (bitkisi) ile boyanmış (veya kokulanmış) hiç bir elbise giymeyiniz.»

Sünen-i İbn Mâce, 2929
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ رَأَى عُمَرُ حُلَّةً عَلَى رَجُلٍ تُبَاعُ فَقَالَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ابْتَعْ هَذِهِ الْحُلَّةَ تَلْبَسْهَا يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَإِذَا جَاءَكَ الْوَفْدُ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ إِنَّمَا يَلْبَسُ هَذَا مَنْ لاَ خَلاَقَ لَهُ فِي الآخِرَةِ ‏"‏‏.‏ فَأُتِيَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْهَا بِحُلَلٍ فَأَرْسَلَ إِلَى عُمَرَ مِنْهَا بِحُلَّةٍ‏.‏ فَقَالَ عُمَرُ كَيْفَ أَلْبَسُهَا وَقَدْ قُلْتَ فِيهَا مَا قُلْتَ قَالَ ‏"‏ إِنِّي لَمْ أَكْسُكَهَا لِتَلْبَسَهَا، تَبِيعُهَا أَوْ تَكْسُوهَا ‏"‏‏.‏ فَأَرْسَلَ بِهَا عُمَرُ إِلَى أَخٍ لَهُ مِنْ أَهْلِ مَكَّةَ قَبْلَ أَنْ يُسْلِمَ‏.‏

Abdullah b. Ömer r.a.'den rivayet edilmiştir: Ömer, birinde satılık bir elbise gördü. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e: "Bunu satın alsan. Cuma günlerinde ve gelen heyetleri karşıladığın zamanlarda giyersin" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem:: "Bunu, ahirette nasibi olmayanlar giyer" buyurdu. Nebi s.a.v.'e bu elbiselerden birkaç tane verildi. O da onlardan birini Ömer'e gönderdi. Ömer: "Sen bu elbise hakkında o sözü söyledikten sonra ben bunu nasıl giyerim!" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Ben bunu sana giyinesin diye vermedim. Satarsın veya birine giydirirsin" buyurdu. Bunun üzerine Ömer, onu Mekke halkından henüz Müslüman olmamış bir kardeşine gönderdi

Sahîh-i Buhârî, 2619
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ نَهَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَتَزَعْفَرَ الرَّجُلُ‏.‏

Enes'ten: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem erkeğin za'feran kullanmasını nehyetmiştir" dediği rivayet edilmiştir. Diğer tahric edenler: Tirmizi edeb; Müslim, Libas Fethu'l-Bari Açıklaması: "Erkeklerin" vücutlarında "zaferan kullanmalarının nehyedilmesi." Zaferan kullanmanın nehyedilişinin sebebi hususunda görüş ayrılığı vardır. Kadınların kullandıkları koku olduğu için kokusundan dolayı mıdır ve bu sebepten dolayı mı haluk denilen hoş kokunun kullanılması yasaklanmıştır, yoksa rengi dolayısıyla yasaklanmış olup her sarı şey de bunun kapsamına mı girer? Beyhaki, Şafii'den şöyle dediğini nakletmektedir: Ben ihramlı olmayan erkeğin her durumda zaferan kullanmasını nehyederim. Eğer kullanmışsa ona onu yıkamasını da emrederim. Bununla birlikte uspura da müsaade ederim. Çünkü ben bu hususta Ali'nin şu söylediklerinden başka bir şeyi nakleden kimse görmedim: "O beni (uspur kullanmamı) nehyetti. Ama sizi nehyetti demiyorum." Beyhaki dedi ki: Bu rivayet Ali'den başkasından da varid olmuştur. Daha sonra da Abdullah b. Ömer'in hadisini nakledip şunları söylediğini kaydetmektedir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem benim üzerimde uspur ile boyanmış iki elbise gördü. Bunlar kafirlerin elbiselerindendir, bunları giyinme, buyurdu." Hadisi Müslim rivayet etmiştir. Müslim'in zikrettiği bir diğer lafız da şöyledir: "Ben: Bu elbiseleri yıkayayım mı, diye sordum. O: Hayır, hayır onları yak, buyurdu." Beyhaki dedi ki: Eğer bu rivayet Şafii'ye ulaşmış olsaydı, adeti üzere sünnete uyarak bu doğrultuda görüş belirtil'di. Uspur ile boyanmış elbiseyi seleften bir topluluk mekruh görmüş, bir topluluk da buna ruhsat vermiştir. Ashabımızdan (mezhebimize mensup ilim adamlarından) mekruh olduğunu söyleyenler arasında el-Hallmi de vardır. Sünnete uymak ise en iyisidir. ---Beyhaki'den alıntı burada sona ermektedir-- Nevevi de Müslim Şerhi'nde şunları söylemektedir: Beyhaki meseleyi çok sağlam bir şekilde ortaya koymuştur. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. Malik ise evin içinde uspur ve zaferan ile boyanmış elbise giyinmeye ruhsat vermiş, ama toplantılarda bunları giyinmeyi mekruh görmüştür. Biraz sonra İbn Ömer'in sarı boyalı elbise ile ilgili hadisi gelecektir. Nikah bölümünde de Enes'ten, Abdurrahman b. Avf'ın evlendiği sırada Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in huzurunda, üzerinde Hoş kokunun sarılığının izi bulunduğu halde geldiği, geçmiş bulunmaktadır. Buna dair de daha önce şu şekilde cevap verilmişti: Hoş kokunun izleri elbisesine hanımından bulaşmıştı. Bu koku onun bedeninde değildi

Sahîh-i Buhârî, 5846

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.