İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Buhârî · 5874

Dress

Arapça metin

حَدَّثَنَا أَبُو مَعْمَرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ صَنَعَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم خَاتَمًا قَالَ ‏ "‏ إِنَّا اتَّخَذْنَا خَاتَمًا، وَنَقَشْنَا فِيهِ نَقْشًا، فَلاَ يَنْقُشْ عَلَيْهِ أَحَدٌ ‏"‏‏.‏ قَالَ فَإِنِّي لأَرَى بَرِيقَهُ فِي خِنْصَرِهِ‏.‏

Enes r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir yüzük yaptırdı ve şöyle buyurdu: Biz bir mühür yüzük edindik ve ona bir nakış nakşet(tir)dik. Hiç kimse (yüzüğüne) o şekilde nakış yapmasın, buyurdu. Enes dedi ki: Ben o yüzüğün serçe parmağındaki parlaklığını hala görüyorum" Fethu'l-Bari Açıklaması: "Mühür yüzüğün serçe parmağına", yani diğer parmaklara değil de ona "takılması." Bununla Müslim'in, Ebu Davud'un ve Tirmizi'nin, Ebu Burde b. Ebu Musa yoluyla Ali'den şöyle dediğine dair nakletlikleri rivayete işaret ediyor gibidir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana yüzüğümü şu parmakta ve şu paı:'makta takmamı yasakladı." Bununla orta ve şehadet parmaklarını kastediyordu. "Kimse o şekilde nakış yapmasin." Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in, başkasına kendisinin nakşettiği şekilde yüzüğüne nakış yaptırmasını yasaklayışı, o mühür yüzükte adının ve niteliğinin bulunması sebebi iledir. Ayrıca o bunu onunla mühür bassın ve böylece ona ait ve onu başkasından ayırt eden bir alamet olsun diye yaptırmıştır. Başkasının onun nakşettirdiğinin bir benzerini nakşettirmesi caiz olsaydı, o takdirde bu maksat gerçekleştirilemezdi

Sahîh-i Buhârî, 5874

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَرَادَ أَنْ يَكْتُبَ إِلَى رَهْطٍ أَوْ أُنَاسٍ مِنَ الأَعَاجِمِ، فَقِيلَ لَهُ إِنَّهُمْ لاَ يَقْبَلُونَ كِتَابًا إِلاَّ عَلَيْهِ خَاتَمٌ، فَاتَّخَذَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم خَاتَمًا مِنْ فِضَّةٍ نَقْشُهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ فَكَأَنِّي بِوَبِيصِ أَوْ بِبَصِيصِ الْخَاتَمِ فِي إِصْبَعِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَوْ فِي كَفِّهِ‏.‏

Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre, "Allah'ın Nebii Sallallahu Aleyhi ve Sellem, Arap olmayanlardan bir topluluğa -yahut: bazı insanlaramektup yazmak istedi. Ona: Onlar, üzerinde mühür bulunmayan bir mektubu kabul etmezler denilince, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, üzerindeki nakış "Muhammedun Rasulullah'tam ibaret olan gümüşten bir mühür yüzük edindi. Sanki ben o yüzüğün Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in parmağında -yahut elinde- ki parlaklığını görüyor gibiyim

Sahîh-i Buhârî, 5872
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا آدَمُ بْنُ أَبِي إِيَاسٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ لَمَّا أَرَادَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَكْتُبَ إِلَى الرُّومِ قِيلَ لَهُ إِنَّهُمْ لَنْ يَقْرَءُوا كِتَابَكَ إِذَا لَمْ يَكُنْ مَخْتُومًا‏.‏ فَاتَّخَذَ خَاتَمًا مِنْ فِضَّةٍ، وَنَقْشُهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ‏.‏ فَكَأَنَّمَا أَنْظُرُ إِلَى بَيَاضِهِ فِي يَدِهِ‏.‏

Enes b. Malik r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Bizanslılara mektup yazmak isteyince ona: Eğer yazdığın mektup mühürlü olmazsa onlar senin mektubunu okumayacaklardır, denilmesi üzerine gümüşten bir mühür yüzük edindi. Onun nakşı: "Muhammedu'r-Rasulullah" idi. Onun elinde o mührün beyazlığını hala görüyor gibiyim." Fethu'l-Bari Açıklaması: Ahmed, Ebu Davud ve Nesai'nin, Ebu Reyhane'nin: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir idari makam sahibi kimse dışında mühür yüzük giymeyi nehyetti" dediğine dair rivayet ettikleri hadisi Tahavi de naklpttikten sonra şunları söylemektedir: Bazı kimseler idari bir makam sahibi kimse dışında mühür yüzük giymenin mekruh olduğu kanaatindedir. Diğer bazıları ise onlara muhalefet ederek bunu mubah kabul ederler. Bunların delillerinden birisi de daha önce geçen Enes'in rivayet ettiği "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem mühür yüzüğünü atın ca sair insanlar da yüzüklerini attılar" hadisidir. Bu hadis şuna delildir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem döneminde idari makam sahibi olmayan kimseler de yüzük kullanıyorlardı. Eğer: O neshedilmiştir denilecek olursa, biz de: Yüzüktakmak hususunda neshedilen bölüm, altın yüzük takmaktan ibarettir, deriz. Derim ki: Ya da üzerinde daha önce açıklandığı üzere Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in mühür yüzüğündeki nakış gibi nakış bulunan yüzük takmaktır. Bundan sonra Tahavı idari makam sahibi olmayıp, yüzük giyen ashab ve tabiınden bir topluluğun isimlerini zikretmektedir.(Tahavi'den alıntı burada bitti. ) Ancak Ebu Reyhane yolu ile nakledilen hadise dair herhangi bir cevap vermemektedir. Görüldüğü kadarıyla idari makam sahibi olmayan kimselerin mühür yüzük giyinmeleri evla olanın hilafınadır. Çünkü bu bir tür süslenmektir. Erkeklere yakışan ise bunun aksidir. Bu durumda bunun caiz oluşuna delalet eden deliller aynı zamanda bu husustaki nehyi, haramlık ifadesinden uzaklaştıran deliller olur. Hadisin bazı rivayet yollarında süslenmeyi ve yüzük takın mayı nehyeden lafızlar gelmiştir. Burada sultan (idari görevlden maksat en büyük sultan (halife ve bu gibi) değil de bir şeyleri mühürlemesi gereken otorite sahibi kimseler olur. Özellikle de hatem (denilen mühür yüzük) ile kastedilen, kendisi ile mühür vurulan şeydir. Böyle bir görevi olmayan kimsenin bu durumda yüzük giymesinin bir anlamı olmaz. Kendisi ile mühür vurulmayan hatemi (yüzüğü) gümüşten olmakla bir:likte zınet (süslenmek) için giyinen kimse ise nehyin kapsamına girmez. İşte böyle bir yüzüğü takınan kimselerin hali buna göre açıklanır

Sahîh-i Buhârî, 5875
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ اصْطَنَعَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ خَاتَمًا فَقَالَ ‏ "‏ إِنَّا قَدِ اصْطَنَعْنَا خَاتَمًا وَنَقَشْنَا فِيهِ نَقْشًا فَلاَ يَنْقُشَنَّ عَلَيْهِ أَحَدٌ ‏"‏ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir yüzük yaptırdı sonra şöyle buyurdu: «Biz bir yüzük yaptırdık ve ona bir nakış (Muhammeden Resulullah yazısını) yazdırdık. Sakın hiç kimse onun nakşını kendi yüzüğüne nakşettirmesin.»

Sünen-i İbn Mâce, 3640
HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ الْعَبْدِيُّ، حَدَّثَنَا بَهْزُ بْنُ أَسَدٍ الْعَمِّيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ، ‏.‏ أَنَّهُمْ سَأَلُوا أَنَسًا عَنْ خَاتَمِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ أَخَّرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْعِشَاءَ ذَاتَ لَيْلَةٍ إِلَى شَطْرِ اللَّيْلِ أَوْ كَادَ يَذْهَبُ شَطْرُ اللَّيْلِ ثُمَّ جَاءَ فَقَالَ ‏ "‏ إِنَّ النَّاسَ قَدْ صَلَّوْا وَنَامُوا وَإِنَّكُمْ لَمْ تَزَالُوا فِي صَلاَةٍ مَا انْتَظَرْتُمُ الصَّلاَةَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَنَسٌ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى وَبِيصِ خَاتَمِهِ مِنْ فِضَّةٍ وَرَفَعَ إِصْبَعَهُ الْيُسْرَى بِالْخِنْصَرِ ‏.‏

Bana Ebu Bekir b. Nâfi' El-Abdi de rivayet etti. (Dediki) : Bize Behz b. Esed El-Ammi rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme, Sâbit'den naklen rivayet ettiki kendileri, Enes'e, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in yüzüğünü sormuşlar, Enes: Bir gece Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yatsıyı gecenin yarısına yahut gecenin yarısı hemen hemen geçmek üzere bulunduğu ân'a kadar geciktirdi. Sonra gelerek: «Şüphesiz ki halk namazlarını kılmışlar ve uyumuşlardır. Sizler ise namazı beklediğiniz müddetçe namazdasınız!» buyurdu. Enes: Gümüşten ma'mûl yüzüğünün pırıltısını hâlâ görür gibiyim; demiş ve küçük parmağı ile işaret ederek sol elinin parmağını kaldırmış

Sahîh-i Müslim, 1448
HadisSünen-i İbn Mâce

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، حَدَّثَنَا حُمَيْدٌ، قَالَ سُئِلَ أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ هَلِ اتَّخَذَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ خَاتَمًا قَالَ نَعَمْ أَخَّرَ لَيْلَةً الْعِشَاءَ الآخِرَةَ إِلَى قَرِيبٍ مِنْ شَطْرِ اللَّيْلِ فَلَمَّا صَلَّى أَقْبَلَ عَلَيْنَا بِوَجْهِهِ فَقَالَ ‏ "‏ إِنَّ النَّاسَ قَدْ صَلَّوْا وَنَامُوا وَإِنَّكُمْ لَنْ تَزَالُوا فِي صَلاَةٍ مَا انْتَظَرْتُمُ الصَّلاَةَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَنَسٌ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى وَبِيصِ خَاتَمِهِ ‏.‏

Humeyd (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), yüzük kullandımı, diye Enes bin Malik (r.a.)'e sorulmuş; Enes (r.a.)'de: — Evet. (Yüzük kullanmıştır.) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gece yatsı namazını gece yarısının yakınına kadar tehir etti. Sonra namaz kıldırınca mübarek yüzünü bize çevirdi ve : «Şüphesiz halk namaz kılmış ve uyumuştur. Sizler şüphesiz namazı beklediğiniz sürece, namaz içindesiniz.» buyurdu. Enes (r.a.): Onun (gümüş) yüzüğünün parıltısı hala gözümün önündedir, demiştir." Diğer tahric: Buhari ve Müslim AÇIKLAMA : Müslim'in rivayetinde Nebi s.a.v.'in yüzüğünün gümüş olduğu ve Enes (r.a.)'in: . ''Yüzüğünün parıltısı hala gözümün önündedir.'' dediğinde sol elinin parmağını kaldırdığı belirtilmiştir. Bu işaret, yüzüğün Nebi (s.a.v.)'in büyük parmağında olduğunu göstermektedir. Hadis, Nebi (s.a.v.)'in yatsı namazını gece yarısına doğru geciktirdiğine ve cemaatla namaz kılmak için beklenen sürenin tamamının namazIa geçirilmiş gibi sevab olduğuna delalet eder. Ayrıca gümüş yüzük takınmanın caiz olduğuna delalet eder. Bu hususta ümmetin icmaı vardır. Hatta gümüş yüzüğün kullanılmasının erkekler için sünnet olduğuna delil olduğu da söylenebilir

Sünen-i İbn Mâce, 692
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اتَّخَذَ خَاتَمًا مِنْ فِضَّةٍ، وَنَقَشَ فِيهِ، مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ‏.‏ وَقَالَ ‏ "‏ إِنِّي اتَّخَذْتُ خَاتَمًا مِنْ وَرِقٍ، وَنَقَشْتُ فِيهِ، مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ‏.‏ فَلاَ يَنْقُشَنَّ أَحَدٌ عَلَى نَقْشِهِ ‏"‏‏.‏

Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre, "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gümüşten biryüzük edindi, üzerine: "Muhammedun Rasulullah" d:ye nakşettirdi ve: Ben gümüşten bir mühür yüzük edinip ona: Muhammedun Rasulullah'ı nakşettirdim. Hiç kimse onun nakşı gibi nakış yaptırmasın, buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: İbn Ebi Şeybe, el-Musannef adlı eserinde İbn Ömer'den onun mühür yüzüğü üzerine Abdullah b. Ömer ibaresini nakşettirdiğini rivayet etmektedir. Aynı şekilde Salim'den, o Abdullah b. Ömer'den, Abdullah b. Ömer'in, kendi adını mühür yüzüğü üzerine nakşettirdiğini de rivayet etmiştir. el-Kasım b. Muhammed de böyle ... İbn Battal dedi ki: Malik şöyle derdi: Halifelerin ve kadıların mühür yüzüklerine' isimlerini nakşettirmeleri, onların şanındandır. İbn Ebi Şeybe de Huzeyfe ve Ebu Ubeyde'den her birisinin mühür yüzüklerinin nakşının "elhamdulillah" olduğunu, Alilden ise "Allahull-Melik: Mutlak malik olan, Allah'tır" ibaresini nakşettirdiğini, İbrahim en-Nehai'nin: "Billahi"yi nakşettirdiğini, Mesruk'tan: "Bismillahi" ibaresini nakşettirdiğini, Ebu Cafer el-Bakır'dan "el-Izzetu lillah"ı, el-Hasen ve el-Huseyn'den: "Mühür yüzük üzerinde Allah'ın zikrini ihtiva eden lafızları nakşettirmekte bir beis olmadığını' belirttiklerini rivayet etmektedir. Nevevi der ki: Bu, cumhUrun da görüşüdür. İbn Sırın ile bazı ilim ehlinden ise bunu mekruh gördükleri nakledilmiş bulunmaktadır. --Nevevi'den alıntı burada bitti.-- İbn Ebi Şeybe de sahih bir sened ile İbn Sırın'den kişinin kendi mührü üzerinde "hasbiyallah: Allah bana yeter" ve buna benzer ibareleri yazdırmasında bir sakınca görmediklerini rivayet etmiştir. İşte bu, İbn Sırın'in bunu mekruh gördüğü görüşünün ondan sağlam olarak sabit olmadığını göstermektedir. Bununla birlikte her ikisini şöylece telif etmek mümkündür: Cünup ve ay hali olan kimselerin taşıyacaklarından korkulması ve mührün bulunduğu el ile istinca yapma ihtimalinin bulunması halinde mekruhluk söz konusudur. Böyle bir şeyden emin olunması halinde ise caizdir. Bu durumda mekruhluk böyle bir yazı yazdırmaktan dolayı değil, bu zikir ifade eden yazının bu gibi şeylere maruz kalması cihetinden söz konusu olur. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır

Sahîh-i Buhârî, 5877

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.