Sahîh-i Buhârî · 5897
Arapça metin
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا سَلاَّمٌ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَوْهَبٍ، قَالَ دَخَلْتُ عَلَى أُمِّ سَلَمَةَ فَأَخْرَجَتْ إِلَيْنَا شَعَرًا مِنْ شَعَرِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مَخْضُوبًا.
Osman b. Abdullah b. Mevheb'den, dedi ki: "Ümmü Selemelninyanına girdim, o da bize Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in saçından kına (ve benzeri şeylerle) boyanmış birkaç saç telini çıkarıp gösterdL
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، قَالَ سَأَلْتُ أَنَسًا أَخَضَبَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم قَالَ لَمْ يَبْلُغِ الشَّيْبَ إِلاَّ قَلِيلاً.
Muhammed b. Sirin'den, dedi ki: "Ben Enes'e: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem saçlarını kınaladımı, diye sordum. o: Çok az bir şey dışında onun saçı sakalı ağarmamıştı ki, dedi
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ رَجَاءٍ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ وَهْبٍ أَبِي جُحَيْفَةَ السُّوَائِيِّ، قَالَ رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَرَأَيْتُ بَيَاضًا مِنْ تَحْتِ شَفَتِهِ السُّفْلَى الْعَنْفَقَةَ.
Vehb, Ebu Cuhayfe es-Sevai'den rivayetle dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i gördüm. Onun alt dudağının altında beyazlaşmış saçlar da gördüm
حَدَّثَنَا عِصَامُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا حَرِيزُ بْنُ عُثْمَانَ، أَنَّهُ سَأَلَ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ بُسْرٍ صَاحِبَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ أَرَأَيْتَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ شَيْخًا قَالَ كَانَ فِي عَنْفَقَتِهِ شَعَرَاتٌ بِيضٌ.
Hureyz b. Osman'dan rivayete göre o, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sahabisi Abdullah b. Busr'e: Ne dersin, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ihtiyarlamış mıydı, diye sordu. (Abdullah b. Busr): Onun alt çenesinde (dudağının altında) beyazlaşmış birkaç saç teli vardı, dedi
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، أَخْبَرَنِي نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ لَعَنَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْوَاصِلَةَ وَالْمُسْتَوْصِلَةَ، وَالْوَاشِمَةَ وَالْمُسْتَوْشِمَةَ.
İbn Ömer'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem saç ekleyen kadına da, saç ekleten kadına da, döğme yapan kadına da, döğme yaptıran kadına da lanet etmiştir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا سَلاَّمُ بْنُ أَبِي مُطِيعٍ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ مَوْهَبٍ، قَالَ دَخَلْتُ عَلَى أُمِّ سَلَمَةَ . قَالَ فَأَخْرَجَتْ إِلَىَّ شَعَرًا مِنْ شَعَرِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَخْضُوبًا بِالْحِنَّاءِ وَالْكَتَمِ .
Osman (bin Abdillah) bin Mevhib (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, (Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi) Ümmü Seleme (r.anha)'nın huzuruna çıktım. Osman demiştir ki t Ümmü Seleme, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (saç- sakal) kıllarından kına ve ketem ile boyanmış bir kılı (sakladığı yerden) çıkarıp bana gösterdi
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا جُوَيْرِيَةُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ أَعْطَى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم خَيْبَرَ الْيَهُودَ أَنْ يَعْمَلُوهَا وَيَزْرَعُوهَا، وَلَهُمْ شَطْرُ مَا يَخْرُجُ مِنْهَا.
Abdullah b. Ömer r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Hayber'i, orayı işleyip, ekmeleri karşılığında oradan çıkacak mahsullerin yarısını onlara vermek üzere yahudilere verdL