Sahîh-i Buhârî · 5969
Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ شِهَابٍ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ تَمِيمٍ، عَنْ عَمِّهِ، أَنَّهُ أَبْصَرَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَضْطَجِعُ فِي الْمَسْجِدِ، رَافِعًا إِحْدَى رِجْلَيْهِ عَلَى الأُخْرَى.
Abbad İbn Temım'in amcasından rivayetine göre amcası "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i Mescidde ayaklarından birisini diğerinin üzerine koymuş olduğu halde sırt üstü yatarken görmüştür." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Sırt üstü yatmak ve ayaklarından birisini diğerinin üzerine koymak." Bu başlığın Giyim bölümünde yer alması şöyle açıklanır: Böyle bir şey yapanın, üstünün açılmayacağından emin olunamaz. Özellikle sırt üstü yatmak uyumayı da getirir. Uyuyan bir kimse ise üstünü başını koruyamaz. Sanki bununla böyle bir işi yapan kimsenin üstünün başının açılmaması için kendisini koruması gerektiğine işaret etmek istemiş gibidir. İleride yüce Allah'ın izniyle İsti'zan (izin istemek) bölümünde buna dair yeterli açıklamalar (6287.hadiste) gelecektir
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا الزُّهْرِيُّ، قَالَ أَخْبَرَنِي عَبَّادُ بْنُ تَمِيمٍ، عَنْ عَمِّهِ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الْمَسْجِدِ مُسْتَلْقِيًا، وَاضِعًا إِحْدَى رِجْلَيْهِ عَلَى الأُخْرَى.
Ubade İbn Temim'den, o amcasından dedi ki: "Ben Rasıllullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i mescidde bir ayağını diğerinin üstüne atarak sırt üstü yatmış gördüm." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Sırt üstü yatmak." İstilkaa (sırt üstü yatmak), ister uyusun, ister uyumasın sırt üstü yatmaya denilir. Bu başlık ve buradaki hadis, daha önce Edeb bölümünden az önce Libas bölümünün sonlarında geçmiş bulunmaktadır. Hükümlere dair açıklamalar da Namaz bölümünde Orada böyle bir yatmanın nesh olduğunu iddia edenlerin görüşünü zikretmiş ve rivayetlerin arasını cem ve telif edip açıklamanın daha uygun olduğunu, yasağın avretin açılması ile ilgili, cevazın ise avretin açılmaması hali ile ilgili olduğunu belirtmiş idim. Bu, aynı zamanda el-Hattabi'nin ve ona tabi olanların da cevabıdır. AÇIKLAMALARIN OLDUĞU SAYFA İÇİN BURAYA TIKLAYIN
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ تَمِيمٍ، عَنْ عَمِّهِ، أَنَّهُ رَأَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُسْتَلْقِيًا فِي الْمَسْجِدِ وَاضِعًا إِحْدَى رِجْلَيْهِ عَلَى الأُخْرَى .
Abbad b. Temim (radıyallahü anh) amcasından aktararak şöyle diyor: Amcam Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’i mescidde sırtüstü yatarak bir ayağını diğeri üzerine atmış şekilde gördüğünü söylemiştir. (Buhârî, Salat: 85; Müslim, Mesacid:)
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي الضُّحَى، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي وَسْطَ السَّرِيرِ، وَأَنَا مُضْطَجِعَةٌ بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْقِبْلَةِ تَكُونُ لِيَ الْحَاجَةُ، فَأَكْرَهُ أَنْ أَقُومَ فَأَسْتَقْبِلَهُ فَأَنْسَلُّ انْسِلاَلاً.
Aişe r.anha'dan dedi ki: "Ben Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile kıblesi arasında (serır üzerinde) uzanmış yatıyorken, Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem da serırin ortasına doğru namaz kılardı. Kalkmak ihtiyacım olunca onun kıblesine karşı doğrulmaktan hoşlanmadığım için, serırin ayak tarafından sıyrılıp giderdim." Fethu'l-Bari Açıklaması: İbn Battal dedi ki: Hadisten anlaşıldığına göre serir edinmek, serırin üzerinde uyumak, kadının kocasının huzurunda uyuması caizdir. Derim ki: İsti'zan (izin isteme) bölümünde bu başlığın, bundan öncekinin ve bundan sonrakinin zikredilmesinin ilgisi şudur: İzin istemek, evin içine girmeyi gerektirir. Bu sebeple istiddıd olmak üzere ev ile ilgili hususları da zikretmiş bulunmaktadır
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ تَمِيمٍ، عَنْ عَمِّهِ، أَنَّهُ رَأَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُسْتَلْقِيًا فِي الْمَسْجِدِ وَاضِعًا إِحْدَى رِجْلَيْهِ عَلَى الأُخْرَى .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e İbni Şihab'dan dinlediğim, onun da Abbâd h. Temim'den, onun da amcasından naklen rivayet etliği şu hadîsi okudum. Abbâd'ın amcası Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ı mescidde sırtüstü yatarak bir ayağını diğerinin üzerine koyduğunu görmüş
وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ تَمِيمٍ، عَنْ عَمِّهِ، أَنَّهُ رَأَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُسْتَلْقِيًا فِي الْمَسْجِدِ وَاضِعًا إِحْدَى رِجْلَيْهِ عَلَى الأُخْرَى .
Abbad b. Temim amcasından naklediyor: Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'İ mescidde sırtüstü yatmış, ayaklarını da ayak ayak üzerine atmış bir vaziyette gördüm. Diğer tahric: Buharî, Salat; Müslim, el-Libas ve'z-Zinet
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، قَالَ سَمِعْتُ مَنْصُورًا، عَنْ سَعْدِ بْنِ عُبَيْدَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي الْبَرَاءُ بْنُ عَازِبٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا أَتَيْتَ مَضْجَعَكَ فَتَوَضَّأْ وَضُوءَكَ لِلصَّلاَةِ، ثُمَّ اضْطَجِعْ عَلَى شِقِّكَ الأَيْمَنِ، وَقُلِ اللَّهُمَّ أَسْلَمْتُ وَجْهِي إِلَيْكَ، وَفَوَّضْتُ أَمْرِي إِلَيْكَ، وَأَلْجَأْتُ ظَهْرِي إِلَيْكَ، رَغْبَةً وَرَهْبَةً إِلَيْكَ، لاَ مَلْجَأَ وَلاَ مَنْجَا مِنْكَ إِلاَّ إِلَيْكَ، آمَنْتُ بِكِتَابِكَ الَّذِي أَنْزَلْتَ، وَبِنَبِيِّكَ الَّذِي أَرْسَلْتَ. فَإِنْ مُتَّ مُتَّ عَلَى الْفِطْرَةِ، فَاجْعَلْهُنَّ آخِرَ مَا تَقُولُ ". فَقُلْتُ أَسْتَذْكِرُهُنَّ وَبِرَسُولِكَ الَّذِي أَرْسَلْتَ. قَالَ " لاَ، وَبِنَبِيِّكَ الَّذِي أَرْسَلْتَ ".
Bera İbn Azib'in aktardığına göre ResuluIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Yatmak istediğinde abdest al ve sağ tarafına yat! Sonra şu duayı yap: "Allahım! Kendimi ve durumumu sana teslim ettim. Sana dayandım. Ümidim de senden korkum da! Senden asla kaçış yoktur. Sığındacak yegane varlık sensin. İndirdiğin kitaba ve gönderdiğin Nebi'e inandım". Eğer bunları söyleyip yatarsan ve o gece ölürsen İslam fıtratı üzerine ölürsün. Bu sözler senin yatmadan önceki son sözlerin olsun". Ben ezberlemek için duayı tekrarlarken "gönderdiğin resule" deyince Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem düzeltip "gönderdiğin nebiye" dedi. Fethu'l-Bari Açıklaması: Yatmak için yatağına gittiğinde abdest al emri nedb ifade eder yani yatmak için abdest almak menduptur. Bunun pek çok faydası vardır: Kişi abdest alıp yattığı zaman gece ölürse temiz ve mükemmel bir hal üzere ölür. Böylece kişi kalben de ölüme hazırlanmış olur ki bu beden temizliğinden daha önemlidir. Ayrıca özellikle tekrar eşiyle birlikte olmak isteyenler için imkan vermesi açısından cünüp olanların ab de st alması iyi olur. Yine bunları gusle sevketmesi bakımından da ab de st faydalıdır. Abdest alıp yatanın rüyalarının sadık olması ve şeytan ın kendisine musallat olmasının engellenmesi de muhtemeldir. Tirmizi yalnızca bu hadiste yatmadan ewel abdest alınmasının tavsiye edildiğini söylemiştir. Sağ yana yatmak uyanmayı kolaylaştırır. Yine kalp sağ tarafa bağlı olduğu için uyurken üzerine baskı olmamış olur. Ayrıca İbnü'l-Cevzi'nin belirttiğine göre sağ tarafa yatma k doktorlarca vücudun en rahat pozisyonu olarak nitelenmiştir. Onların dediğine göre önce bir süre sağ yana yatılır sonra sola dönüıür. İlk pozisyon yiyeceklerin bağırsaklara akmasını sağlar. Sol yana yatış ise hazmı kolaylaştırır. Zira bu durumda ciğer midenin üzerinde kalmaktadır. Kişinin kendisini Allah'a teslim etmesi, nefsini ona boyun eğdirmesi, hükmüne razı olması, nefsini idare etmekten, ona faydalı şeyleri bilip almaktan ve zararlıları defetmekten aciz olduğunu bilmesi anlamına gelir. Durumunu Allah'a havale etmesi ise tüm işlerinde tevekkül etmesini ifade eder. Allah'a dayanmak faydalı şeyleri elde etmekte yardımcı olması içindir. Zira kişi bir şeylere dayanırsa daha güçlü hale gelir. Hadis metninde "sırtı dayamak" ifadesinin geçmesi genelde insanların sırtlarını bir yere dayamaları sebebiyledir. Allah'tan sevap ummak ve yardım ümit etmek; ondan korkmak ise gazap ve cezasından çekinmek demektir. Sığınılacak yegane varlığın Allah Teala oluşu hakkında Tibi şöyle demiştir: "Bu duanın ifadeleri içinde öyle güzellikler var ki bunları ancak otorite dilciler anlayabilir. Örneğin kişinin kendisini Allah'a teslim etmesi organlarının Allah Teala'nın emir ve yasaklarına boyun eğdiğini; yüzünü ona dönmesi ihlas sahibi olup münafıklıktan uzak olduğunu; durumunu ona bırakması dahili ve harici tüm işlerinin yegane müdebbirinin Allah olduğunu; ona sığınması kendisine zarar verecek her şeyden Allah'a iltica ettiğini; Allah'tan umması ve korkması ise işlerini ona havale ederken ümit taşıdığını ve ona sığınırken de korkusu sebebiyle bunu yaptığını ifade eder". Bunları yapıp yatan öldüğünde Hz. İbrahim'in dini üzere ölür. Zira o hem inanmış hem de kendisini Allah'a teslim etmiştir. Kur'an'da onun hakkında "Rabbine selim bir kalp ile geldi"(Saffat 84), "Alemlerin rabbine teslim oldum"(Sakara 131) ve "İkisi de teslim olunca"(Saffat 103) ifadeleri kullanılmıştır. İbn Battal ve başka bazı alimler ise burada geçen fıtrat kelimesiyle İslam dininin kastedildiğini söylemişlerdir. Nebi s.a.v.'in Bera İbn Azib'in duayı tekrarlarken dua metninde yaptığı değişikliği düzeltmesi Kurtubi'nin başkalarına dayanarak ifade ettiğine göre hadislerin manen rivayetini caiz görmeyenler lehine bir delildir. Örneğin İmam Malik'in görüşüne göre hadislerin manen nakli caiz değildir. Bu düzeltme hakkında yapılabilecek en güzel yorum şöyledir: Zikirlerin lafızları tevkifi olup Şari' tarafından bildirilir. Bu lafızlar içinde öyle sırlar ve incelikler gizlidir ki burada kıyas söz konusu olamaz. Dolayısıyla nasıl öğretilmişse öyle dua edilmelidir. Mazerı bu yorumu tercih etmiş ve şöyle demiştir: Dualarda varid olan lafızlarla yetinmek gerekir. Zira duaya verilecek karşılık bu lafızlara bağlıdır. Belki de duanın metni Allah Resulüne böyle vahyedilmiş olabilir. O halde metne önem vermek gerekir. Nevevi ise bu hadiste üç sünnetin bulunduğunu ve bunların yatmadan önce abdest almak (abdestiinin tekrar abdest alması gerekmez zira önemli olan temiz olarak yatmaktır), sağ tarafa yatmak ve son söz olarak Allah'ın zikredilmesi olduğunu belirtmiştir