İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Buhârî · 6066

Good Manners and Form (Al-Adab)

Arapça metin

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِيَّاكُمْ وَالظَّنَّ، فَإِنَّ الظَّنَّ أَكْذَبُ الْحَدِيثِ، وَلاَ تَحَسَّسُوا، وَلاَ تَجَسَّسُوا، وَلاَ تَنَاجَشُوا، وَلاَ تَحَاسَدُوا، وَلاَ تَبَاغَضُوا، وَلاَ تَدَابَرُوا، وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إِخْوَانًا ‏"‏‏.‏

Ebu Hureyre radıyaıı"hu anh'dan rivayete göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Zandan çokça kaçının. Çünkü zan sözün en yalanıdır. Tahassüs de etmeyin, tecessüs de etmeyin. Karşılıklı olarak neceş yapmayın, birbirinizi kıskanmayın, birbirinize buğzetmeyin, birbirinize arkanızı çevirmeyin. Allah'ın kardeş kulları olun." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Yüce Allahlın: "Ey iman edenler! Zannın birçoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır, birbirinizin kusurunu araşhrmayın"(Hucurat, 12) buyruğu." Daha sonra İbn Battal el-Mühelleb'den hadisin başlığa uygunluğunu şöylece açıklamış olduğunu nakletmektedir: Buğzetmek ve hased etmek, kötü zandan kaynaklanır. İbnu't-Tin dedi ki: Çünkü buğzeden kişi de, zanneden kişi de buğzedip kıskandıkları kişilerin fiillerini en kötü şekilde yorumlarlar. Hadisteki "karşılıklı olarak neceş yapmayın" ibaresinde geçen neceş, bir kimsenin başkası aldanarak alsın diye satın almak istemediği bir malın fiyatını artırmasıdır. Buna dair açıklamalar ve hükmü, Buyu' (alışverişier) bölümünde geçmiş bulunmaktadır. (2142.hadis)

Sahîh-i Buhârî, 6066

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا ابْنُ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِيَّاكُمْ وَالظَّنَّ فَإِنَّ الظَّنَّ أَكْذَبُ الْحَدِيثِ، وَلاَ تَحَسَّسُوا، وَلاَ تَجَسَّسُوا، وَلاَ تَبَاغَضُوا، وَلاَ تَدَابَرُوا، وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إِخْوَانًا ‏"‏‏.‏

Ebu Hureyre r.a.'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Zandan sakının! Çünkü zan, sözlerin en yalanıdır. Birbirinizin özel hayatını işitmeye çalışmayın, birbirinizin mahrem hayatını araştırmayın. Birbirinize karşılıklı kin beslemeyin, birbirinize arka dönüp yüz çevirmeyin. Ey Allah'ın kulları! Birbirinize kardeşler olun." Fethu'l-Bari Açıklaması: Ukbe b. Amir'in "Zanna dayanarak konuşanlardan önce" şeklindeki ifadesi, o zamanın insanlarının nassın çizgisinden ayrılmadıklarına, onu aşmadıklarına ve bazılarından görüşe dayanarak nakledilen fetvanın nispeten az olduğuna işa- . ret etmektedir. Bu ifadede ayrıca reye dayanarak hüküm veren birçok kişinin sebep olduğu şeylere uyarı vardır. Bazıları Ukbe'nin maksadı, feraiz ilminin yok olmasından ve ilme dayanmaksızın sırf zannına göre konuşan kimselerin ortaya çıkmasından öncesine dikkat çekmektir• demişlerdir. İbnü'l-Müneyyir şöyle demiştir: İmam Buharl'nin, Ukb.e'nin feraize dair ifadesini başlık olarak kullanmasının sebebi, bu ilmin diğerlerine nazaran daha kapsamlı olmasındandır. Çünkü feraiz ilminde ağır basan taraf, taabbudllik, reye yer olmaması ve zanna göre konuşma!!ın sınırlarının tespit edilebilir qlmamasıdır. Diğer ilim dalları ise bunun aksinedir. Çünkü o dallarda reye yer vardır ve genellikle reye dayanarak sınırlarını tespit etmek mümkündür. Bu açıklamadan yukarıdaki merfu hadisin başlık için hangi münasebetle seçildiği ortaya çıkmaktadır. Bazılarına göre hadisin başlığa uygunluğu, zanna göre amelin yasaklanmasının, i1me göre ameli teşvik içermesine işaret etmesinden dolayıdır. Bu da feraiz ilminin öğrenilmesinin bir yan koludur. Feraiz ilmi genellikle daha önce açıklandığı üzere ilim yoluyla öğrenilir. İmam Buhari bundan sonra Ebu Hureyre'nin rivayet ettiği "Zandan kaçınınız" hadisine yer vermektedir. Bu hadis bir başka açıdan edep bölümünün baş taraflarında "Karşılıklı Kıskanmanın Yasaklığı" başlığı altında geçmişti. Orada hadis yeteri kadar açıklanmıştı. Hadiste buradaki zandan maksadın ne olduğu da açıklanmakta ve bunun herhangi bir esasa dayanmayan şeyolduğu vurgu lanmaktadır. Bir Müslüman hakkında kötü zan beslemek de buna dahildir

Sahîh-i Buhârî, 6724
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ حَدَّثَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَبَاغَضُوا، وَلاَ تَحَاسَدُوا، وَلاَ تَدَابَرُوا، وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إِخْوَانًا، وَلاَ يَحِلُّ لِمُسْلِمٍ أَنْ يَهْجُرَ أَخَاهُ فَوْقَ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ ‏"‏‏.‏

Enes İbn Malik r.a.'dan rivayete göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Birbirinize buğzetmeyiniz, birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize arkanızı çevirmeyiniz. Allah'ın kardeş kulları olunuz. Müslüman bir kimsenin üç günden fazla kardeşine küs durması da helal değildir. " Bu Hadisin geçtiği diğer yer 6076 Diğer tahric: Müslim birr; Ebu Davud, Edeb; Tirmizi, birr, İbn Mâce. dua; Muvatta, husnu’l-huluk; Ahmed b. Hanbel’in Müsned’i, I, 3,5, II, 277, 288 312, 342, 360, 389, 393, 394,444, 465, 469,470,480, 482, 492, 501, 412, 517, 539, III, 110,199,209,225,277,253. Fethu'l-Bari Açıklaması: Kurtubi dedi ki: Burada zandan maksat, sebepsiz yere itham altında tutmaktır. Bir kimsenin, bir başkasını böyle bir ithamı gerektirecek herhangi bir husus ortada yokken hayasızlık işlemekle itham etmesi gibi. .. Bundan dolayı buna "tecessüs etmeyiniz" sözü de atfedilmiştir. Çünkü kişi içinden ithamda bulunmayı geçirince onun gerçek olup olmadığını araştırmak ister. Bu sebeple tecessüse koyulur, araştırır ve kulak kabartır. İşte bu iş de nehyedilmiş bulunmaktadır. Bu hadis yüce Allah'ın: "Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın."(Hucurat, 12) buyruğuyla da uyum arz etmektedir. Ayetin akışı, Müslümanın şeref ve haysiyetini en ileri derecede korumayı emrettiğini göstermektedir. Çünkü öncelikle onun hakkında zanda bulunarak gelişigüzel kanaat yürütmesi nehyedilmiştir. Zanda bulunan şahıs: Ben gerçeği ortaya çıkarmak için araştırıyorum diyecek olursa, ona: "Cenab-ı Allah birbirinizin kusurunu araştırmayın (tecessüs etmeyin)" diye buyurmaktadır, denilir. Eğer: Ben tecessüs yapmaksızın işin gerçeğini ortaya çıkardım diyecek olursa, bu sefer ona: "Kiminiz kiminizin gıybetini yapmasın" diye buyurmaktadır, denilir. "Tehassüs de etmeyin, tecessüs de etmeyin." el-Hattabi dedi ki: İnsanların ayıplarını, kusurlarını araştırmayın, onların peşine düşmeyin, demektir. Mesela bir kimsenin öldürülmekten kurtarılması gibi, tecessüs kaçınılmaz bir yolalarak ortaya çıkarsa nehyden istisna edilmiştir. Güvenilir bir kimsenin, filan kişi bir kişiyi zulmen öldürmek için tenhada yakalamıştır yahut onunla zina etsin diye bir kadını tenhada sıkıştırmıştır, diye haber vermesi buna örnektir. Böyle bir durumda telafi edilme imkanı ortadan kalkar korkusu ile bunun tecessüs edilip araştınlması meşrudur. Bunu Nevevı, el-Maverdi'nin el-Ahkamu's-Sultaniyye adlı eserinden nakletmiş ve bunun güzel bir istisna olduğunu belirtmiştir. Onun bu husustaki ifadeleri de şöyledir: Muhtesibin (hisbe görevlisinin) açıktan işlenmediği sürece haram kılınmış işlerin yapılıp yapılmadığını araştırma hakkı yoktur. İsterse bu işi yapanların gizlice yaptığına dair zannı ağır bassın. Ancak bu şekil (verilen örnek) bundan müstesnadır. "Birbirinize hased etmeyin {kıskanmayın)." Hased, bir kimsenin, nimeti hak ederek elde etmiş olan kimsenin elinde bulunan o nimetinin zeval bulmasını temenni etmesidir. Bu anlamıyla, bu yolda çalışıp çabalaması yahut bir şey yapmaması halinden daha geneldir. Eğer bu uğurda ayrıca çalışacak olursa bağy olur. Bu alanda çalışmayıp açığa vurmazsa ve Müslüman için Müslüman hakkında yasaklanmış bulunan mekruh oluş sebeplerinin daha da güçlenmesine sebep teşkil etmezse duruma bakılır. Bunu yapmayışının sebebi acizlik olup imkanı olsa yapacak ise, böyle bir kimse günahkardır. Eğer çalışmasına engelolan husus takva ise mazur görülebilir. Çünkü o nefsanı düşünceleri bertaraf edemeyebilir. O halde bu kötü duygulara karşı mücahede etmesi uğrunda bunların gereklerini yapmayıp gereklerini yapmayı kararlaştırmaması da yeterlidir. Abdurrezzak, Ma'mer'den, o İsmail İbn Umeyye'den Nebie merfu olarak şunu rivayet etmiştir: "Üç husustan hiç kimse kendisini kurtaramaz: Uğursuzluğa kapılmak duygusu, zan ve hased. Ey Allah'ın Rasulü! Bunlardan kurtuluş nedir, diye sorulunca, o: Uğursuzluk duygusuna kapılırsan geri dönme, zannedersen gerçek mi diye araştırmaya koyulma, kıskanacak olursan haddi aşma!" "Birbirinize arka çevirmeyiniz." el-Hattabı dedi ki: Birbirinizden darılıp uzaklaşmayınız, biriniz diğer kardeşinden dargın durmasın. Tabir, kişinin diğerine onu gördüğü vakit yüz çevirmesini anlatmak üzere arkasını dönmesinden alınmıştır. "Birbirinize buğzetmeyiniz." Yani birbirinize buğzetmeye sebep olacak işler işlemeyiniz. Çünkü buğz ta baştan beri meydana gelen bir duygu değildir. Bununla karşılıklı buğzetmeyi gerektiren saptıncı heva ve heveslerin yasaklanmasının kastedildiği de söylenmiştir. Derim ki: Aksine bu, heva ve heveslerden daha geneldir. Çünkü heva ve heveslerin gereklerini yapmak bunun sadece bir türüdür. Karşılıklı buğzetmenin gerçek mahiyeti iki kişi arasında ortaya çıkmasıdır. Bununla birlikte taraflardan birisinin bunu yapması hakkında da kullanılabilir. Buğzun yerilen kısmı yüce Allah için yapılmayan türüdür. "Allah'ın kardeş kulları olunuz." Kurtubi dedi ki: Yani sizler şefkat, merhamet, sevgi, birbirinizi kollayıp gözetmek, dayanışmak, samimi olarak öğüt vermek bakımıarından nesep kardeşleri gibi olunuz. İbn Abdilberr dedi ki: Hadis, Müslüman kimseye buğzetmeyi, ondan yüz çevirmeyi, onunla arkadaşlık kurduktan sonra şer'ı bir günah olmaksızın ilişkileri koparmanın, Allahlın kendisine vermiş olduğu nimetler dolayısıyla kıskanmanın haram olduğunu, ona nesep kardeşine davrandığı gibi davranmayı, kusurlarını araştırmamayı ihtiva etmektedir. Bu hususta hazır olan ile olmayan arasında bir fark yoktur. Bazı hallerde bunların pek çoğunda ölünün hükmü de, dirinin hükmü ile aynıdır

Sahîh-i Buhârî, 6065
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِيَّاكُمْ وَالظَّنَّ فَإِنَّ الظَّنَّ أَكْذَبُ الْحَدِيثِ وَلاَ تَحَسَّسُوا وَلاَ تَجَسَّسُوا وَلاَ تَنَافَسُوا وَلاَ تَحَاسَدُوا وَلاَ تَبَاغَضُوا وَلاَ تَدَابَرُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إِخْوَانًا ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Ebû'z-Zinâd'dan dinlediğim, onun da A'rac'dan, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Zandan sakının! Çünkü zan sözün en yalanıdır. Başkalarının konuştuğunu dinlemeyin! Tecessüs ve münâfese yapmayın! Birbirinize hasedlik çekmeyin! Birbirinize buğz etmeyin! Birbirinize sırt çevirmeyin! Kardeş olun ey Allah'ın kulları!» buyurdular

Sahîh-i Müslim, 6536
HadisMuvatta (İmam Mâlik)

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِيَّاكُمْ وَالظَّنَّ فَإِنَّ الظَّنَّ أَكْذَبُ الْحَدِيثِ وَلاَ تَجَسَّسُوا وَلاَ تَحَسَّسُوا وَلاَ تَنَافَسُوا وَلاَ تَحَاسَدُوا وَلاَ تَبَاغَضُوا وَلاَ تَدَابَرُوا وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إِخْوَانًا ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: «Zan’dan sakınınız. Zira zan, sözlerin en yalanıdır. Birbirinizin gizli hal ve kusurunu araştırmayın. Kötülükte yarışmayın, birbirinizi kıskanmayın, birbirinize buğzetmeyin, birbirinize arka çevirmeyin. Ey Allah'ın kulları, kardeş olunuz.» Diğer tahric: Buhari, Edeb; Müslim, Bir

Muvatta (İmam Mâlik), 1647
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِيَّاكُمْ وَالظَّنَّ، فَإِنَّ الظَّنَّ أَكْذَبُ الْحَدِيثِ، وَلاَ تَحَسَّسُوا، وَلاَ تَجَسَّسُوا، وَلاَ تَحَاسَدُوا، وَلاَ تَدَابَرُوا، وَلاَ تَبَاغَضُوا، وَكُونُوا عِبَادَ اللَّهِ إِخْوَانًا ‏"‏‏.‏

Ebu Hureyre'den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Zanda bulunmaktan sakının. Çünkü zanda bulunmak, sözün en yalanıdır. Tehassüs etmeyiniz, tecessüs etmeyiniz, birbirinizi kıskanmayınız, birbirinize buğz etmeyiniz, birbirinize sırt çevirmeyin iz ve Allah'ın kardeş kulları olunuz

Sahîh-i Buhârî, 6064
HadisSünen-i Ebû Dâvûd

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ إِيَّاكُمْ وَالظَّنَّ فَإِنَّ الظَّنَّ أَكْذَبُ الْحَدِيثِ وَلاَ تَحَسَّسُوا وَلاَ تَجَسَّسُوا ‏"‏ ‏.‏

Hz. Ebu Huryere'den (rivayet edildiğine göre) Rasûlullalı (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Zan'dan sakınınız. Çünkü zan sözlerin en yalanıdır. Başkalarının (gizli) konuşmalarını dinlemeyin ve tecessüsde bulunmayın

Sünen-i Ebû Dâvûd, 4917

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.