Sahîh-i Buhârî · 6292
Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنْ أَنَس ٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ وَرَجُلٌ يُنَاجِي رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَمَا زَالَ يُنَاجِيهِ حَتَّى نَامَ أَصْحَابُهُ، ثُمَّ قَامَ فَصَلَّى.
Enes r.a.'dan dedi ki: "Namaz için kamet getirildiğinde, bir adam da Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile gizlice konuşuyordu. Allah Rasulünün ashabı uyuyuncaya kadar onunla gizlice konuşup durdu. Daha sonra Rasulullah kalktı ve namazı kıldırdı." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Uzun süre gizlice konuşmak ve "o zalimler gizlice konuşurlarken" (İsra, 47) buyruğu" Daha sonra Buhari, Enes'in rivayet ettiği hadisi zikretmektedir. Hadise dair yeterli açıklamalar Cemaatle namaz bahsinden az önce "imamın bir ihtiyacının ortaya çıkması" başlığında geçmiş bulunmaktadır
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الصَّبَّاحِ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو عَلِيٍّ الْحَنَفِيُّ، حَدَّثَنَا قُرَّةُ بْنُ خَالِدٍ، قَالَ انْتَظَرْنَا الْحَسَنَ وَرَاثَ عَلَيْنَا حَتَّى قَرُبْنَا مِنْ وَقْتِ قِيَامِهِ، فَجَاءَ فَقَالَ دَعَانَا جِيرَانُنَا هَؤُلاَءِ. ثُمَّ قَالَ قَالَ أَنَسٌ نَظَرْنَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم ذَاتَ لَيْلَةٍ حَتَّى كَانَ شَطْرُ اللَّيْلِ يَبْلُغُهُ، فَجَاءَ فَصَلَّى لَنَا، ثُمَّ خَطَبَنَا فَقَالَ " أَلاَ إِنَّ النَّاسَ قَدْ صَلَّوْا ثُمَّ رَقَدُوا، وَإِنَّكُمْ لَمْ تَزَالُوا فِي صَلاَةٍ مَا انْتَظَرْتُمُ الصَّلاَةَ ". قَالَ الْحَسَنُ وَإِنَّ الْقَوْمَ لاَ يَزَالُونَ بِخَيْرٍ مَا انْتَظَرُوا الْخَيْرَ. قَالَ قُرَّةُ هُوَ مِنْ حَدِيثِ أَنَسٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم.
Enes bin Malik r.a.'den şöyle nakledilmiştir: "Bir gece Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i bekledik. Vakit gece yarısına doğru geliyordu. Derken Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem)’evinden çıktı ve bize namaz kıldırdı. Daha sonra bize hitap ederek şöyle buyurdu: Biliniz ki! Bütün insanlar namaz kılıp uyudular. Siz namazı beklediğiniz sürece namaz kılıyorsunuz demektir." Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Bir topluluk hayırlı bir mesele için beklediği sürece hayır üzere olmaya devam eder." Kurre de şöyle demiştir: "Bu söz, Enes'in Nebi s.a.v.'den naklettiği hadisin bir parçasıdır
حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَجُلاً، سَأَلَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَنِ السَّاعَةِ، فَقَالَ مَتَى السَّاعَةُ قَالَ " وَمَاذَا أَعْدَدْتَ لَهَا ". قَالَ لاَ شَىْءَ إِلاَّ أَنِّي أُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ صلى الله عليه وسلم. فَقَالَ " أَنْتَ مَعَ مَنْ أَحْبَبْتَ ". قَالَ أَنَسٌ فَمَا فَرِحْنَا بِشَىْءٍ فَرَحَنَا بِقَوْلِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم " أَنْتَ مَعَ مَنْ أَحْبَبْتَ ". قَالَ أَنَسٌ فَأَنَا أُحِبُّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَأَبَا بَكْرٍ وَعُمَرَ، وَأَرْجُو أَنْ أَكُونَ مَعَهُمْ بِحُبِّي إِيَّاهُمْ، وَإِنْ لَمْ أَعْمَلْ بِمِثْلِ أَعْمَالِهِمْ.
Enes r.a. dedi ki: "Bir adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e kıyamete dair soru sordu. Kıyamet ne zaman kopacaktır, dedi. Allah Resulü: Onun için ne hazırladın, diye sordu. Adam hiçbir şey, dedi. Ancak ben Allah'ı ve Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i seviyorum. Allah Resulü: Sen sevdiğin kimselerle berabersin, diye buyurdu." Enes dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in: Sen sevdiğin kimselerle berabersin sözüne sevindiğimiz kadar hiçbir şeyden dolayı sevinmedik. Enes dedi ki: İşte ben de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i, Ebu Bekir'i ve Ömer'i seviyorum. Onlara olan sevgim sebebiyle -onların amelleri gibi amelde bulunamamış olsam dahi onlarla birlikte olmayı ümit ediyorum." Bu Hadis 6167,6171,7153 numara ile gelecektir
حَدَّثَنَا أَبُو مَعْمَرٍ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَمْرٍو، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُنَاجِي رَجُلاً فِي جَانِبِ الْمَسْجِدِ، فَمَا قَامَ إِلَى الصَّلاَةِ حَتَّى نَامَ الْقَوْمُ.
Enes bin Malik (r.a.)'den şöyle nakledilmiştir: "Kamet getirildiği zaman Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem mescidin bir köşesinde adamın biriyle özel olarak konuşuyordu. Cemaat uyuyuncaya kadar namaza yönelmedi. Tekrar:
حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، وَدَاوُدُ بْنُ شَبِيبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ الْبُنَانِيِّ، أَنَّ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، قَالَ أُقِيمَتْ صَلاَةُ الْعِشَاءِ فَقَامَ رَجُلٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ لِي حَاجَةً . فَقَامَ يُنَاجِيهِ حَتَّى نَعَسَ الْقَوْمُ أَوْ بَعْضُ الْقَوْمِ ثُمَّ صَلَّى بِهِمْ وَلَمْ يَذْكُرْ وُضُوءًا .
Enes b. Malik (r.a) şöyle demiştir: Yatsı namazına kamet getirilmişti ki bir adam kalkıp, "Ey Allah'ın Resulü, benim bir ihtiyacım var" dedi. Bunun üzerine Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) onunla gizlice konuşmaya gitti. O kadar ki, cemaat veya cemaat'ten bazıları uyukladı. (Oturarak uyudu). Sonra (Resulullah) onlara namazı kıldırdı." Ravi (Sabit el-Bunani) abdest alıp-almamalarından söz etmedi. Diğer tahric: Buhari, Ezan; Müslim Tahare ve Namaz
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْخَلاَّلُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ لَقَدْ رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم بَعْدَ مَا تُقَامُ الصَّلاَةُ يُكَلِّمُهُ الرَّجُلُ يَقُومُ بَيْنَهُ وَبَيْنَ الْقِبْلَةِ فَمَا يَزَالُ يُكَلِّمُهُ فَلَقَدْ رَأَيْتُ بَعْضَنَا يَنْعَسُ مِنْ طُولِ قِيَامِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم لَهُ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .
Enes (r.a.)’den rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: “Rasûlullah (s.a.v.)’i namaz için kamet getirildikten sonra cemaatten biri kıble ile Peygamber (s.a.v.) arasına dikilerek konuşurdu. Konuşma o kadar uzardı ki: Bu uzun süre içerisinde cemaatten bir kısmının uyuklayacak hale geldiklerini görmüşümdür.” Diğer tahric: Nesâî, Cuma; Ebû Dâvûd, Salat Bu hadis hasen sahihtir
حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا رَوْحٌ، قَالَ حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَزَيْدَ بْنَ ثَابِتٍ ـ رضى الله عنه ـ تَسَحَّرَا، فَلَمَّا فَرَغَا مِنْ سَحُورِهِمَا قَامَ نَبِيُّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى الصَّلاَةِ فَصَلَّى. قُلْنَا لأَنَسٍ كَمْ كَانَ بَيْنَ فَرَاغِهِمَا مِنْ سَحُورِهِمَا وَدُخُولِهِمَا فِي الصَّلاَةِ قَالَ كَقَدْرِ مَا يَقْرَأُ الرَّجُلُ خَمْسِينَ آيَةً.
Enes İbn Malik (r.a.) anlatıyor: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile Zeyd ibn Sabit beraber sahur yapmışlardı. Sahur bittikten sonra Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem kalkıp namaz kılmaya başladı." Râvîler Enes'e: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ve Zeyd'in sahuru bitirmeleri ile namaza başlamaları arasında ne kadar süre geçmişti?" diye sorunca: "Bir kimsenin elli âyet okuyabileceği kadar bir süre geçmişti" diye cevap verdi