İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Buhârî · 6554

To make the Heart Tender (Ar-Riqaq)

Arapça metin

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لَيَدْخُلَنَّ الْجَنَّةَ مِنْ أُمَّتِي سَبْعُونَ أَوْ سَبْعُمِائَةِ أَلْفٍ ـ لاَ يَدْرِي أَبُو حَازِمٍ أَيُّهُمَا قَالَ ـ مُتَمَاسِكُونَ، آخِذٌ بَعْضُهُمْ بَعْضًا، لاَ يَدْخُلُ أَوَّلُهُمْ حَتَّى يَدْخُلَ آخِرُهُمْ، وُجُوهُهُمْ عَلَى صُورَةِ الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ ‏"‏‏.‏

Ebu Hazim'in Sehl b. Sa'd'dan nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Ümmetimden cennete yetmiş bin -veya yediyüz bin- (kişi sorgusuz sualsiz) cennete girecektir" demiştir. Ebu Hazim, Sehl'in bu rakamlardan hangisini söylediğini bilemiyar. Sehl dedi ki: "Bunlar sımsıkı saf olmuşlar, birbirlerine tutunmuşlardır. Bu i/k zümrenin sondakileri cennete girinceye kadar öndekileri girmeyecektir. (Yani saf halinde hepsi birden girecektir.) Bunların yüzleri, ayın ondördüncü gecesindeki ay'ın görünüşü gibi parlaktır

Sahîh-i Buhârî, 6554

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي مَرْيَمَ، حَدَّثَنَا أَبُو غَسَّانَ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لَيَدْخُلَنَّ الْجَنَّةَ مِنْ أُمَّتِي سَبْعُونَ أَلْفًا أَوْ سَبْعُمِائَةِ أَلْفٍ ـ شَكَّ فِي أَحَدِهِمَا ـ مُتَمَاسِكِينَ، آخِذٌ بَعْضُهُمْ بِبَعْضٍ، حَتَّى يَدْخُلَ أَوَّلُهُمْ وَآخِرُهُمُ الْجَنَّةَ، وَوُجُوهُهُمْ عَلَى ضَوْءِ الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ ‏"‏‏.‏

Sehl b. Sa'd'm nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Muhakkak ki ümmetimden yetmiş bin veya yediyüzbin (bunların hangisini söylediğinde Ebu Hazim şüphe etmiştir) -kişi veya zümre- hesap ve ceza görmeksizin ilk defa olarak cennete girecektir. Bunlar birbirine tutunmuşlar olarak bazısı bazısına tutunmuş vaziyette cennete girerler. Bu ilk zümrenin sondakileri cennete girinceye kadar öndekileri girmez. Bunların yüzleri, Bedir gecesinde ayın ışığı üzeredir

Sahîh-i Buhârî, 6543
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ الْمُقَدَّمِيُّ، حَدَّثَنَا فُضَيْلُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لَيَدْخُلَنَّ مِنْ أُمَّتِي سَبْعُونَ أَلْفًا ـ أَوْ سَبْعُمِائَةِ أَلْفٍ ـ لاَ يَدْخُلُ أَوَّلُهُمْ حَتَّى يَدْخُلَ آخِرُهُمْ، وَجُوهُهُمْ عَلَى صُورَةِ الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ ‏"‏‏.‏

Sehl İbn Sa'ad'dan nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ümmetimden yetmiş bin - veya yediyüz bin - kişi hep birlikte, aralarında öncelik sonralık olmaksızın cennete girecek. Bunların yüzleri dolunay gecesindeki ay gibi parlar. " Tekrar:

Sahîh-i Buhârî, 3247
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - يَعْنِي ابْنَ أَبِي حَازِمٍ - عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لَيَدْخُلَنَّ الْجَنَّةَ مِنْ أُمَّتِي سَبْعُونَ أَلْفًا أَوْ سَبْعُمِائَةِ أَلْفٍ - لاَ يَدْرِي أَبُو حَازِمٍ أَيَّهُمَا قَالَ - مُتَمَاسِكُونَ آخِذٌ بَعْضُهُمْ بَعْضًا لاَ يَدْخُلُ أَوَّلُهُمْ حَتَّى يَدْخُلَ آخِرُهُمْ وُجُوهُهُمْ عَلَى صُورَةِ الْقَمَرِ لَيْلَةَ الْبَدْرِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybetü'bnü Said rivayet etti. (Dediki): Bize Abdulaziz yani İbni Ebî Hazim, Ebu Hazim'den, o da Sehl b. Sa'd'dan naklen rivayet etti ki Resulullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle dedi: ''Andolsun cennete ümmetimden yetmiş bin kişi yahut yedi yüz bin kişi -(ravi) Ebu Hazim (Sehl'in) hangisini söylediğini bilmiyor- birbirine tutunmuş biri diğerinin elini tuttuğu halde cennete gireceklerdir. Onların sonuncuları girmeden ilkieri de girmeyecektir, yüzleri de ondördündeki ay suretinde olacaktır. " Diğer tahric: Buhari, 6554; Tuhfetu'l-Eşraf, 4715 DAVUDOĞLU İZAHI İÇİN buraya tıklayın NEVEVİ ŞERHİ: "Ümmetimden cennete birbirine tutunmuş biri diğerinin elinden tutmuş olarak yetmiş bin kişi. .. girecektir." çoğu asıl nüshalarda "birbirlerine tutunmuş olarak" anlamındaki lafız vav ile "tutmuş olarak" anlamındaki laflZ ref' ile gelmiştir. Ama bazı asıl nüshalarda bu kelimelerin ilki ye ile ikincisi ise eJif ile yazılmıştır ki, her ikisi de doğrudur. "Birbirine tutunmuş olarak" lafzı biri diğerinin elini tutmuş olarak demektir. Onlar biri diğerinin yanında tek bir saf halinde enine içeri girecekler, demektir. Bu da cennet kapısının muazzam genişliğini açıkça ifade eder. Kerim olan Allah'tan rızasını, bizi, sevdiklerimizi ve diğer Müslümanları cennetine koymasını dileriz

Sahîh-i Müslim, 526
HadisMuvatta (İmam Mâlik)

وَحَدَّثَنِي عَنْ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ نَافِعٍ، عَنْ أَبِيهِ، نَافِعٍ مَوْلَى ابْنِ عُمَرَ عَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ أَبِي عُبَيْدٍ، أَنَّهَا أَخْبَرَتْهُ عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا قَالَتْ حِينَ ذُكِرَ الإِزَارُ فَالْمَرْأَةُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ تُرْخِيهِ شِبْرًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ أُمُّ سَلَمَةَ إِذًا يَنْكَشِفُ عَنْهَا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَذِرَاعًا لاَ تَزِيدُ عَلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Ubeyde kızı Safiyye şunları anlattı: «Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zevcesi Ümmü Seleme (r.anha) elbiseden söz edilince: «— Ya Resulullah! Kadın elbisesini ne kadar uzatacak?» dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Bir karış fazla uzatır.» buyurdu. Ümmü Seleme (r.anha): «— O zaman (kadın yürürken) bacakları görünür» dedi. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: «— Öyleyse bir zira' uzatır, daha fazlasına lüzum yok» buyurdu

Muvatta (İmam Mâlik), 1664
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، قَالَ سَأَلْتُ سَهْلَ بْنَ سَعْدٍ فَقُلْتُ هَلْ أَكَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم النَّقِيَّ فَقَالَ سَهْلٌ مَا رَأَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم النَّقِيَّ مِنْ حِينَ ابْتَعَثَهُ اللَّهُ حَتَّى قَبَضَهُ اللَّهُ‏.‏ قَالَ فَقُلْتُ هَلْ كَانَتْ لَكُمْ فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَنَاخِلُ قَالَ مَا رَأَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُنْخُلاً مِنْ حِينَ ابْتَعَثَهُ اللَّهُ حَتَّى قَبَضَهُ‏.‏ قَالَ قُلْتُ كَيْفَ كُنْتُمْ تَأْكُلُونَ الشَّعِيرَ غَيْرَ مَنْخُولٍ قَالَ كُنَّا نَطْحَنُهُ وَنَنْفُخُهُ، فَيَطِيرُ مَا طَارَ وَمَا بَقِيَ ثَرَّيْنَاهُ فَأَكَلْنَاهُ‏.‏

Ebu HazimIden, dedi ki: "Sehl b. Sa'd'a sordum ve: RasuluIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem beyaz undan yapılmış ekmek yedi mi, dedim. Sehl dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Allah'ın kendisine Nebilik verdiği zamandan Allah onun ruhunu kabzettiği vakte kadar beyaz undan yapılmış ekmek görmedi bile. Ebli Hazim dedi ki: Peki RasuluIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in döneminde sizin elekleriniz var mıydı, diye sordum. Sehl: RasuluIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Allah'ın kendisine Nebilik verdiği zamandan Allah ruhunu kabzettiği vakte kadar elek görmedi, dedi. Ebli Hazim dedi ki: Peki, siz elenmeden arpa (ekmeğini) nasıl yerdiniz, diye sordum, o: Arpayı öğütür ve ona üflerdik. Uçan uçar, geriye kalanı ise yoğurarak yerdik, dedi

Sahîh-i Buhârî, 5413
HadisMuvatta (İmam Mâlik)

وَحَدَّثَنِي زِيَادٌ، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رِجَالاً، مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أُرُوا لَيْلَةَ الْقَدْرِ فِي الْمَنَامِ فِي السَّبْعِ الأَوَاخِرِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنِّي أَرَى رُؤْيَاكُمْ قَدْ تَوَاطَأَتْ فِي السَّبْعِ الأَوَاخِرِ فَمَنْ كَانَ مُتَحَرِّيَهَا فَلْيَتَحَرَّهَا فِي السَّبْعِ الأَوَاخِرِ ‏"‏ ‏.‏

İbn-i Ömer (r.a)'den rivayete göre, şöyle demiştir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ashabından bazılarına rüyalarında kadir gecesinin Ramazanın son on gününün yedincisinde olduğu gösterildi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Sizin gördüğünüz rüya bana da gösterildi, dolayısıyla o geceyi arayan kimse o geceyi son on günün yedincisinde arayın." Diğer tahric: Buharı, Fazl'u Leylet'il Kadr; Müslim, Sıyam

Muvatta (İmam Mâlik), 702

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.