İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Buhârî · 6578

To make the Heart Tender (Ar-Riqaq)

Arapça metin

حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا أَبُو بِشْرٍ، وَعَطَاءُ بْنُ السَّائِبِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ الْكَوْثَرُ الْخَيْرُ الْكَثِيرُ الَّذِي أَعْطَاهُ اللَّهُ إِيَّاهُ‏.‏ قَالَ أَبُو بِشْرٍ قُلْتُ لِسَعِيدٍ إِنَّ أُنَاسًا يَزْعُمُونَ أَنَّهُ نَهَرٌ فِي الْجَنَّةِ‏.‏ فَقَالَ سَعِيدٌ النَّهَرُ الَّذِي فِي الْجَنَّةِ مِنَ الْخَيْرِ الَّذِي أَعْطَاهُ اللَّهُ إِيَّاهُ‏.‏

Ebu Bişr ile Ata b. es-Saib'in Said b. Cubeyr'den nakillerine göre İbn Abbas "Kevser, Allah Teala'nın ona (Resulüne) ihsan buyurmuş olduğu çok hayırdır" demiştir. Ebu Bişr dedi ki: Ben Said b. Cubeyr'e "Birçok kimse, kevserin cennette bir nehir olduğunu söylüyorlar" dedim. Bunun üzerine Said b. Cubeyr "Cennetteki o nehir de Allah Teala'nın ona ihsan buyurduğu hayırdandır" cevabını verdi

Sahîh-i Buhârî, 6578

Benzer hadisler

HadisSünen-i Tirmizî

حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ ‏:‏ ‏(‏ إناَّ، أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ ‏)‏ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ هُوَ نَهْرٌ فِي الْجَنَّةِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ رَأَيْتُ نَهْرًا فِي الْجَنَّةِ حَافَتَاهُ قِبَابُ اللُّؤْلُؤِ قُلْتُ مَا هَذَا يَا جِبْرِيلُ قَالَ هَذَا الْكَوْثَرُ الَّذِي قَدْ أَعْطَاكَهُ اللَّهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ ‏.‏

Enes (r.a.)’den rivâyete göre, Kevser sûresi hakkında Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: O Cennet’te bir nehirdir. İki yanında inciden kubbeler vardır. Ey Cibril bu nedir? dedim; “Allah’ın sana verdiği Kevser budur” dedi

Sünen-i Tirmizî, 3359
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، حَدَّثَنَا أَبُو بِشْرٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّهُ قَالَ فِي الْكَوْثَرِ هُوَ الْخَيْرُ الَّذِي أَعْطَاهُ اللَّهُ إِيَّاهُ‏.‏ قَالَ أَبُو بِشْرٍ قُلْتُ لِسَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ فَإِنَّ النَّاسَ يَزْعُمُونَ أَنَّهُ نَهَرٌ فِي الْجَنَّةِ‏.‏ فَقَالَ سَعِيدٌ النَّهَرُ الَّذِي فِي الْجَنَّةِ مِنَ الْخَيْرِ الَّذِي أَعْطَاهُ اللَّهُ إِيَّاهُ‏.‏

İbn Abbas r.a.'ın Kevser hakkında şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Kevser, Allah'ın Hz. Nebi'e verdiği hayırdır. Ebu Bişr de şöyle demiştir: Said İbn Cübeyr'e "İnsanlar, Kevser'in Cennette bir ırmak olduğunu iddia ediyorlar," dedim. Bunun üzerine Said şöyle dedi: Cennetteki ırmak da Allah'ın Hz. Nebi'e verdiği hayrın bir parçasıdır." Hadisin geçtiği diğer yer: 6578 Fethu'l-Bari Açıklaması: ......Kevser ........fev'al vezninde ......kesra kökünden türemiş bir kelimedir. Suyunun ve kaplarının çok, değerinin yüce ve hayrının bololmasından dolayı ırmağa bu ad verilmiştir. Hz. Nebi'e kin tutup düşmanlık eden şahsın kim olduğu konusunda rivayet alimleri ihtilaf etmişlerdir. Bir görüşe göre bu kimse, el-Ası İbn Vail; bir başka görüşe göre Ebu Cehil; bir diğer görüşe göre ise Ukbe İbn Ebı Muayt'tır. İmam Buharı bu surenin tefsirinde üç hadise yer verdi. Enes'ten nakledilen ilk hadisin açıklaması İsra olayı analtılırken "Evailu mebas" başlığı altında yapılmıştı. Kitabu'r-rikak'ın sonunda da ayrıntılı olarak bunun açıklaması yapılacaktır. İmam Müslim'in "Sahıh"inde Muhtar İbn Fülfül kanalıyla Enes'ten gelen rivayet şu şekildedir: Biz Hz. Nebi'in yanında idik. Allah Resıı1ü sallallahu a1eyhi ve sellem hafif uykuya daldı. Sonra tebessüm ederek başını kaldırdı. Biz: "Ey Allah'ın elçisi! Neden güldünüz?" diye sorduk. Bunun üzerine "Bana bir sure indirildi" dedi ve şu şekilde sureyi okudu: ..........Bismillahirrahmanirrahim inna a'taynake'l-kevser fesalli lirabbike venhar'inne şanieke huve'l-ebter. Sonra "Kevser nedir biliyor musunuz?" diye sordu. Biz de "Allah ve Resulü daha iyi bilir" dedik. Bunun üzerine şöyle buyurdu: ° Rabbimin bana vaad ettiği, çok hayırlı bir ırmaktır. O, kıyamet günü ümmetimin su içmek için varacakları bir havuzdur." Saıd İbn Cübeyr'in sözünün özeti şu şekildedir: İbn Abbas'ın kevseri "bol hayır" olarak açıklaması, kevseri "Cennetteki bir ırmak olarak" açıklayanların görüşü ile çelişmez. Çünkü bu ırmak, bol hayrın bir parçasıdır. Muhtemelen Saıd İbn Cübeyr, İbn Abbas'ın yorumunun, kapsayıcı olması hasebiyle daha tercih e şayan olduğunu ima etmiştir. Ancak Kevser lafzı bizzat Hz. Nebi tarafından "ırmak" ile tahsis edilmiştir. Bunu bırakıp başka görüşe itibar erek doğru olmaz

Sahîh-i Buhârî, 4966
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏ وَحَدَّثَنَا هُدْبَةُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ بَيْنَمَا أَنَا أَسِيرُ فِي الْجَنَّةِ إِذَا أَنَا بِنَهَرٍ حَافَتَاهُ قِبَابُ الدُّرِّ الْمُجَوَّفِ قُلْتُ مَا هَذَا يَا جِبْرِيلُ قَالَ هَذَا الْكَوْثَرُ الَّذِي أَعْطَاكَ رَبُّكَ‏.‏ فَإِذَا طِينُهُ ـ أَوْ طِيبُهُ ـ مِسْكٌ أَذْفَرُ ‏"‏‏.‏ شَكَّ هُدْبَةُ‏.‏

Enes b. Malik'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle anlatmıştır: "Ben cennette yürürken bir nehir gördüm. İki tarafında inciden oyulmuş kubbeler vardı. 'Ya Cibril! Bu nedir?' diye sordum. Cebrail 'Bu nehir Rabbinin sana vermiş olduğu kevserdir' diye cevap verdi. Gördüm ki onun toprağı -yahut kokusu- keskin ve temiz misk idi

Sahîh-i Buhârî, 6581
HadisSünen-i Tirmizî

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، حَدَّثَنَا سُرَيْجُ بْنُ النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا الْحَكَمُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ بَيْنَا أَنَا أَسِيرُ فِي الْجَنَّةِ إِذْ عَرَضَ لِي نَهْرٌ حَافَّتَاهُ قِبَابُ اللُّؤْلُؤِ ‏.‏ قُلْتُ لِلْمَلَكِ مَا هَذَا قَالَ هَذَا الْكَوْثَرُ الَّذِي أَعْطَاكَهُ اللَّهُ قَالَ ثُمَّ ضَرَبَ بِيَدِهِ إِلَى طِينَةٍ فَاسْتَخْرَجَ مِسْكًا ثُمَّ رُفِعَتْ لِي سِدْرَةُ الْمُنْتَهَى فَرَأَيْتُ عِنْدَهَا نُورًا عَظِيمًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ ‏.‏ وَقَدْ رُوِيَ مِنْ غَيْرِ وَجْهٍ عَنْ أَنَسٍ ‏.‏

Enes (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Cennet’te dolaşmakta iken iki kenarı inciden kubbelerle donatılmış bir nehir bana gösterildi. Görevli meleğe bu nedir diye sordum. Bu Allah’ın sana vereceği Kevser’dir dedi. Sonra eliyle nehrin çamuruna dokunarak misk çıkardı. Sonra beni Sidret-ül Münteha’ya çıkardılar, orada çok büyük bir nur gördüm.”

Sünen-i Tirmizî, 3360
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا سَعْدُ بْنُ حَفْصٍ، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، قَالَ قَالَ ابْنُ أَبْزَى سَلِ ابْنَ عَبَّاسٍ عَنْ قَوْلِهِ تَعَالَى ‏{‏وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَاؤُهُ جَهَنَّمُ‏}‏ وَقَوْلِهِ ‏{‏لاَ يَقْتُلُونَ النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلاَّ بِالْحَقِّ‏}‏ حَتَّى بَلَغَ ‏{‏إِلاَّ مَنْ تَابَ‏}‏ فَسَأَلْتُهُ فَقَالَ لَمَّا نَزَلَتْ قَالَ أَهْلُ مَكَّةَ فَقَدْ عَدَلْنَا بِاللَّهِ وَقَتَلْنَا النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلاَّ بِالْحَقِّ وَأَتَيْنَا الْفَوَاحِشَ، فَأَنْزَلَ اللَّهُ ‏{‏إِلاَّ مَنْ تَابَ وَآمَنَ وَعَمِلَ عَمَلاً صَالِحًا‏}‏ إِلَى قَوْلِهِ ‏{‏غَفُورًا رَحِيمًا‏}‏

Said İbn Cübeyr'in şöyle söylediği rivayet edilmiştir: İbn Ebza "İbn Abbas'a 'Kim bir mümini kasden öldürürse cezası, içinde ebediyerı kalacağı Cehennemdir, '(Nisa 93) ayeti ile 'AI/ahım haram kıldığı cana haksız yere kıymazlar ... Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar başkadır,'(furkan 68-70) ayetini sor!" dedi. Ben de İbn Abbas'a bu ayetlerin anlamını sordum. O da şöyle cevap verdi: Bu ayetler indiği zaman Mekke halkı "Biz Allah'a ortak koştuk, haksız yere O'nun saygıdeğer kıldığı cana kıydık ve kötü işler yaptık," dedi. Bunun üzerine Allah Teala "Ancak tevbe ve iman edip iyi davranışta bulunanlar başkadır. AI/ah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. AI/ah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir, "(furkan 90) ayetini indirdi

Sahîh-i Buhârî, 4765
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنِي الْحَسَنُ بْنُ مُدْرِكٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمَّادٍ، أَخْبَرَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، قَالَ قُلْتُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ سُورَةُ الْحَشْرِ‏.‏ قَالَ قُلْ سُورَةُ النَّضِيرِ‏.‏ تَابَعَهُ هُشَيْمٌ عَنْ أَبِي بِشْرٍ‏.‏

Said b. Cubeyr dedi ki: İbn Abbas'a Haşr suresi(ni sordum). O: "en-Nadr suresi de." dedi. Huşeym, Ebu Bişr'den diye ona mutabaatta bulunmuştur. Bu Hadis 4645,4882 ve 4883 numara ile gelecektir

Sahîh-i Buhârî, 4029

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.