İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Buhârî · 7461

Oneness, Uniqueness of Allah (Tawheed)

Arapça metin

حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي حُسَيْنٍ، حَدَّثَنَا نَافِعُ بْنُ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ وَقَفَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَلَى مُسَيْلِمَةَ فِي أَصْحَابِهِ فَقَالَ ‏ "‏ لَوْ سَأَلْتَنِي هَذِهِ الْقِطْعَةَ مَا أَعْطَيْتُكَهَا، وَلَنْ تَعْدُوَ أَمْرَ اللَّهِ فِيكَ، وَلَئِنْ أَدْبَرْتَ لَيَعْقِرَنَّكَ اللَّهُ ‏"‏‏.‏

İbn Abbas şöyle anlatmıştır: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, kavmi içinde oturan Müseylime'nin tam karşısında durdu. (Onunla İslam hakkında konuştu. Müseylime Nebilikten bir hisse verilmesini istedi.) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "(Değil Nebilikten bir pay) şayet benden elimdeki şu değnek parçasını istesen, onu bile sana vermem! Sen de Allah'ın senin hakkındaki hüküm ve takdirini öteye geçemezsin. Eğer (bana ve hakka) arka dönüp, muhalefet edersen Allah seni muhakkak helak edecektir" dedi

Sahîh-i Buhârî, 7461

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي حُسَيْنٍ، حَدَّثَنَا نَافِعُ بْنُ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَدِمَ مُسَيْلِمَةُ الْكَذَّابُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَعَلَ يَقُولُ إِنْ جَعَلَ لِي مُحَمَّدٌ الأَمْرَ مِنْ بَعْدِهِ تَبِعْتُهُ‏.‏ وَقَدِمَهَا فِي بَشَرٍ كَثِيرٍ مِنْ قَوْمِهِ، فَأَقْبَلَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَمَعَهُ ثَابِتُ بْنُ قَيْسِ بْنِ شَمَّاسٍ، وَفِي يَدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قِطْعَةُ جَرِيدٍ، حَتَّى وَقَفَ عَلَى مُسَيْلِمَةَ فِي أَصْحَابِهِ فَقَالَ ‏"‏ لَوْ سَأَلْتَنِي هَذِهِ الْقِطْعَةَ مَا أَعْطَيْتُكَهَا، وَلَنْ تَعْدُوَ أَمْرَ اللَّهِ فِيكَ، وَلَئِنْ أَدْبَرْتَ لَيَعْقِرَنَّكَ اللَّهُ، وَإِنِّي لأَرَاكَ الَّذِي أُرِيتُ فِيكَ مَا رَأَيْتُ ‏"‏‏.‏ فَأَخْبَرَنِي أَبُو هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ بَيْنَمَا أَنَا نَائِمٌ رَأَيْتُ فِي يَدَىَّ سِوَارَيْنِ مِنْ ذَهَبٍ، فَأَهَمَّنِي شَأْنُهُمَا، فَأُوحِيَ إِلَىَّ فِي الْمَنَامِ أَنِ انْفُخْهُمَا، فَنَفَخْتُهُمَا فَطَارَا فَأَوَّلْتُهُمَا كَذَّابَيْنِ يَخْرُجَانِ بَعْدِي ‏"‏‏.‏ فَكَانَ أَحَدُهُمَا الْعَنْسِيَّ وَالآخَرُ مُسَيْلِمَةَ الْكَذَّابَ صَاحِبَ الْيَمَامَةِ‏.‏

İbn Abbas r.a dedi ki: "Müseylimetu'l-Kezzab, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem döneminde (yanına) geldi ve şöyle demeye başladı: Eğer Muhammed kendisinden sonra işi (yönetimi) bana bırakacak olursa ona uyarım. Medine'ye kavminden pek çok kimse ile birlikte geldi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de onun yanına beraberinde Sabit b. Kays b. Şemmas bulunduğu halde gitti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in elinde de kurumuş hurma dalından bir parça vardı. Nihayet arkadaşları ile birlikte bulunan Müseylime'nin önünde durdu ve ona dedi ki: Eğer benden şu sopayı vermemi isteyecek olsan, onu dahi sana vermeyeceğim. Sen Allah'ın senin hakkındaki emrini aşamazsın. Eğer (bana itaatten) yüz çevirecek olursan andolsun Allah seni helak edecektir. Gerçekten ben bana (rüyada) gösterilenierin senin hakkında gerçekleşeceğini görüyorum." Hadis 4373,4378 ve 7033 ve 7461 numara ile gelecektir

Sahîh-i Buhârî, 3620
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي حُسَيْنٍ، حَدَّثَنَا نَافِعُ بْنُ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَدِمَ مُسَيْلِمَةُ الْكَذَّابُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَعَلَ يَقُولُ إِنْ جَعَلَ لِي مُحَمَّدٌ الأَمْرَ مِنْ بَعْدِهِ تَبِعْتُهُ‏.‏ وَقَدِمَهَا فِي بَشَرٍ كَثِيرٍ مِنْ قَوْمِهِ، فَأَقْبَلَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَمَعَهُ ثَابِتُ بْنُ قَيْسِ بْنِ شَمَّاسٍ، وَفِي يَدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قِطْعَةُ جَرِيدٍ، حَتَّى وَقَفَ عَلَى مُسَيْلِمَةَ فِي أَصْحَابِهِ فَقَالَ ‏"‏ لَوْ سَأَلْتَنِي هَذِهِ الْقِطْعَةَ مَا أَعْطَيْتُكَهَا، وَلَنْ تَعْدُوَ أَمْرَ اللَّهِ فِيكَ، وَلَئِنْ أَدْبَرْتَ لَيَعْقِرَنَّكَ اللَّهُ، وَإِنِّي لأَرَاكَ الَّذِي أُرِيتُ فِيكَ مَا رَأَيْتُ ‏"‏‏.‏ فَأَخْبَرَنِي أَبُو هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ بَيْنَمَا أَنَا نَائِمٌ رَأَيْتُ فِي يَدَىَّ سِوَارَيْنِ مِنْ ذَهَبٍ، فَأَهَمَّنِي شَأْنُهُمَا، فَأُوحِيَ إِلَىَّ فِي الْمَنَامِ أَنِ انْفُخْهُمَا، فَنَفَخْتُهُمَا فَطَارَا فَأَوَّلْتُهُمَا كَذَّابَيْنِ يَخْرُجَانِ بَعْدِي ‏"‏‏.‏ فَكَانَ أَحَدُهُمَا الْعَنْسِيَّ وَالآخَرُ مُسَيْلِمَةَ الْكَذَّابَ صَاحِبَ الْيَمَامَةِ‏.‏

İbn Abbas r.a dedi ki: "Müseylimetu'l-Kezzab, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem döneminde (yanına) geldi ve şöyle demeye başladı: Eğer Muhammed kendisinden sonra işi (yönetimi) bana bırakacak olursa ona uyarım. Medine'ye kavminden pek çok kimse ile birlikte geldi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de onun yanına beraberinde Sabit b. Kays b. Şemmas bulunduğu halde gitti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in elinde de kurumuş hurma dalından bir parça vardı. Nihayet arkadaşları ile birlikte bulunan Müseylime'nin önünde durdu ve ona dedi ki: Eğer benden şu sopayı vermemi isteyecek olsan, onu dahi sana vermeyeceğim. Sen Allah'ın senin hakkındaki emrini aşamazsın. Eğer (bana itaatten) yüz çevirecek olursan andolsun Allah seni helak edecektir. Gerçekten ben bana (rüyada) gösterilenierin senin hakkında gerçekleşeceğini görüyorum." Hadis 4373,4378 ve 7033 ve 7461 numara ile gelecektir

Sahîh-i Buhârî, 3621
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي حُسَيْنٍ، حَدَّثَنَا نَافِعُ بْنُ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَدِمَ مُسَيْلِمَةُ الْكَذَّابُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَعَلَ يَقُولُ إِنْ جَعَلَ لِي مُحَمَّدٌ مِنْ بَعْدِهِ تَبِعْتُهُ‏.‏ وَقَدِمَهَا فِي بَشَرٍ كَثِيرٍ مِنْ قَوْمِهِ، فَأَقْبَلَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَمَعَهُ ثَابِتُ بْنُ قَيْسِ بْنِ شَمَّاسٍ، وَفِي يَدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قِطْعَةُ جَرِيدٍ حَتَّى وَقَفَ عَلَى مُسَيْلِمَةَ فِي أَصْحَابِهِ، فَقَالَ ‏"‏ لَوْ سَأَلْتَنِي هَذِهِ الْقِطْعَةَ مَا أَعْطَيْتُكَهَا وَلَنْ تَعْدُوَ أَمْرَ اللَّهِ فِيكَ، وَلَئِنْ أَدْبَرْتَ لَيَعْقِرَنَّكَ اللَّهُ، وَإِنِّي لأَرَاكَ الَّذِي أُرِيتُ فِيهِ مَا رَأَيْتُ، وَهَذَا ثَابِتٌ يُجِيبُكَ عَنِّي ‏"‏‏.‏ ثُمَّ انْصَرَفَ عَنْهُ‏.‏ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ فَسَأَلْتُ عَنْ قَوْلِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّكَ أُرَى الَّذِي أُرِيتُ فِيهِ مَا أُرِيتُ ‏"‏‏.‏ فَأَخْبَرَنِي أَبُو هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ بَيْنَا أَنَا نَائِمٌ رَأَيْتُ فِي يَدَىَّ سِوَارَيْنِ مِنْ ذَهَبٍ، فَأَهَمَّنِي شَأْنُهُمَا، فَأُوحِيَ إِلَىَّ فِي الْمَنَامِ أَنِ انْفُخْهُمَا، فَنَفَخْتُهُمَا فَطَارَا فَأَوَّلْتُهُمَا كَذَّابَيْنِ يَخْرُجَانِ بَعْدِي، أَحَدُهُمَا الْعَنْسِيُّ، وَالآخَرُ مُسَيْلِمَةُ ‏"‏‏.‏

İbn Abbas r.a. dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hayatta iken Museylimetu'l-Kezzab geldi ve şöyle demeye koyuldu: Eğer Muhammed (yönetim) işini kendisinden sonra bana bırakırsa ona uyarım. Museylime kavminden pek çok kimseyle Medine'ye gelmişti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem beraberinde Sabit b. Kays b. Şemmas olduğu -elinde de hurma dalından bir parça bulunduğu- halde Museylime'nin yanına geldi ve nihayet arkadaşları arasında bulunan Müseylime'nin karşısında durarak: Şayet benden bu ağaç parçasını isteyecek olsan dahi onu sana verınem ve sen Allah'ın senin hakkındaki hüküm ve takdirinin dışına çıkamazsın. Eğer (itaatten) yüz çevirecek olursan andolsun ki Allah seni helak edecektir ve ben rüyamda bana gösterilen o kişi olduğun kanaatindeyim. İşte Sabit burada, benim adıma o sana cevap verecektir, diye buyurduktan sonra yanından ayrılıp gitti." [-4374-] İbn Abbas dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in: 'Ve ben rüyamda bana gösterilen o kişinin sen olduğunu görüyorum' buyruğuna dair soru sordum da Ebu Hureyre'nin bana haber verdiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: Ben uykuda iken elimde iki altın bilezik olduğunu gördüm. Onların bu durumları beni düşünceye sevketti. Rüyamda bana bu bileziklere üflemem emrediidi. Bende onları üfledim ve ikisi de uçtu. Bu iki bileziği benden sonra ortaya çıkacak iki yalancı (Nebi) diye yorumladım. Bunlardan birisi (Esved) el-Ansfdir, diğeri ise Müseylime (el-Kezzab) 'dır

Sahîh-i Buhârî, 4374
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي حُسَيْنٍ، حَدَّثَنَا نَافِعُ بْنُ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ قَدِمَ مُسَيْلِمَةُ الْكَذَّابُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَجَعَلَ يَقُولُ إِنْ جَعَلَ لِي مُحَمَّدٌ مِنْ بَعْدِهِ تَبِعْتُهُ‏.‏ وَقَدِمَهَا فِي بَشَرٍ كَثِيرٍ مِنْ قَوْمِهِ، فَأَقْبَلَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَمَعَهُ ثَابِتُ بْنُ قَيْسِ بْنِ شَمَّاسٍ، وَفِي يَدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قِطْعَةُ جَرِيدٍ حَتَّى وَقَفَ عَلَى مُسَيْلِمَةَ فِي أَصْحَابِهِ، فَقَالَ ‏"‏ لَوْ سَأَلْتَنِي هَذِهِ الْقِطْعَةَ مَا أَعْطَيْتُكَهَا وَلَنْ تَعْدُوَ أَمْرَ اللَّهِ فِيكَ، وَلَئِنْ أَدْبَرْتَ لَيَعْقِرَنَّكَ اللَّهُ، وَإِنِّي لأَرَاكَ الَّذِي أُرِيتُ فِيهِ مَا رَأَيْتُ، وَهَذَا ثَابِتٌ يُجِيبُكَ عَنِّي ‏"‏‏.‏ ثُمَّ انْصَرَفَ عَنْهُ‏.‏ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ فَسَأَلْتُ عَنْ قَوْلِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّكَ أُرَى الَّذِي أُرِيتُ فِيهِ مَا أُرِيتُ ‏"‏‏.‏ فَأَخْبَرَنِي أَبُو هُرَيْرَةَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ بَيْنَا أَنَا نَائِمٌ رَأَيْتُ فِي يَدَىَّ سِوَارَيْنِ مِنْ ذَهَبٍ، فَأَهَمَّنِي شَأْنُهُمَا، فَأُوحِيَ إِلَىَّ فِي الْمَنَامِ أَنِ انْفُخْهُمَا، فَنَفَخْتُهُمَا فَطَارَا فَأَوَّلْتُهُمَا كَذَّابَيْنِ يَخْرُجَانِ بَعْدِي، أَحَدُهُمَا الْعَنْسِيُّ، وَالآخَرُ مُسَيْلِمَةُ ‏"‏‏.‏

İbn Abbas r.a. dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem hayatta iken Museylimetu'l-Kezzab geldi ve şöyle demeye koyuldu: Eğer Muhammed (yönetim) işini kendisinden sonra bana bırakırsa ona uyarım. Museylime kavminden pek çok kimseyle Medine'ye gelmişti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem beraberinde Sabit b. Kays b. Şemmas olduğu -elinde de hurma dalından bir parça bulunduğu- halde Museylime'nin yanına geldi ve nihayet arkadaşları arasında bulunan Müseylime'nin karşısında durarak: Şayet benden bu ağaç parçasını isteyecek olsan dahi onu sana verınem ve sen Allah'ın senin hakkındaki hüküm ve takdirinin dışına çıkamazsın. Eğer (itaatten) yüz çevirecek olursan andolsun ki Allah seni helak edecektir ve ben rüyamda bana gösterilen o kişi olduğun kanaatindeyim. İşte Sabit burada, benim adıma o sana cevap verecektir, diye buyurduktan sonra yanından ayrılıp gitti." [-4374-] İbn Abbas dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in: 'Ve ben rüyamda bana gösterilen o kişinin sen olduğunu görüyorum' buyruğuna dair soru sordum da Ebu Hureyre'nin bana haber verdiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: Ben uykuda iken elimde iki altın bilezik olduğunu gördüm. Onların bu durumları beni düşünceye sevketti. Rüyamda bana bu bileziklere üflemem emrediidi. Bende onları üfledim ve ikisi de uçtu. Bu iki bileziği benden sonra ortaya çıkacak iki yalancı (Nebi) diye yorumladım. Bunlardan birisi (Esved) el-Ansfdir, diğeri ise Müseylime (el-Kezzab) 'dır

Sahîh-i Buhârî, 4373
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا عَيَّاشُ بْنُ الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، قَالَ سَمِعْتُ النَّضْرَ بْنَ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، يُحَدِّثُ قَتَادَةَ قَالَ كُنْتُ عِنْدَ ابْنِ عَبَّاسٍ وَهُمْ يَسْأَلُونَهُ وَلاَ يَذْكُرُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم حَتَّى سُئِلَ فَقَالَ سَمِعْتُ مُحَمَّدًا صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ صَوَّرَ صُورَةً فِي الدُّنْيَا كُلِّفَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ أَنْ يَنْفُخَ فِيهَا الرُّوحَ، وَلَيْسَ بِنَافِخٍ ‏"‏‏.‏

Nadr İbn Enes İbn Malik, Katade'ye tahdis ederken dedi ki: "İbn Abbas'ın yanında idim. Yanında bulunanlar ona soru soruyorlardı. O da (cevaplarında şöyle buyurdu diyerek) Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in adını anmıyordu. Nihayet ona bir soru sorulunca, şöyle dedi: Ben Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Kim dünyada bir suret yaparsa, kıyamet gününde ona ruh üflemek ile yükümlü kılınır. Ama ona asla üfleyemez

Sahîh-i Buhârî, 5963
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ لَمَّا قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم مَكَّةَ اسْتَقْبَلَتْهُ أُغَيْلِمَةُ بَنِي عَبْدِ الْمُطَّلِبِ، فَحَمَلَ وَاحِدًا بَيْنَ يَدَيْهِ وَآخَرَ خَلْفَهُ‏.‏

İbn Abbas r.a. şunları söyledi: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke'ye geldiğinde Abdülmuttalib oğulları'nın çocukları onu karşıladı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunlardan birini önüne birini de arkasına bindirdi. Tekrar:

Sahîh-i Buhârî, 1798

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.