Sahîh-i Buhârî · 912
Arapça metin
حَدَّثَنَا آدَمُ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ السَّائِبِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ كَانَ النِّدَاءُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ أَوَّلُهُ إِذَا جَلَسَ الإِمَامُ عَلَى الْمِنْبَرِ عَلَى عَهْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَأَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ فَلَمَّا كَانَ عُثْمَانُ ـ رضى الله عنه ـ وَكَثُرَ النَّاسُ زَادَ النِّدَاءَ الثَّالِثَ عَلَى الزَّوْرَاءِ.
Saib İbn Yezîd (r.a.)'in şöyle dediği nakledilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ebu Bekir ve Ömer (r.a.) dönemlerinde Cum'a ezanı imam minbere çıkıp oturduğunda okunurdu. Fakat Osman (r.a.) halife olduğunda Medine'de İnsanlar çoğalıp nüfus arttığı için Zevrâ denen yerde üçüncü ezanın ek olarak okunmasını kararlaştırdı. Tekrar: