Sahîh-i Müslim · 1177
Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ جَمِيعًا عَنْ يَحْيَى، - قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، - عَنْ سُفْيَانَ، حَدَّثَنِي أَبُو إِسْحَاقَ، قَالَ سَمِعْتُ الْبَرَاءَ، يَقُولُ صَلَّيْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَحْوَ بَيْتِ الْمَقْدِسِ سِتَّةَ عَشَرَ شَهْرًا أَوْ سَبْعَةَ عَشَرَ شَهْرًا ثُمَّ صُرِفْنَا نَحْوَ الْكَعْبَةِ .
(Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile Ebû Bekir b. hep birden Yahya'dan rivâyet ettiler. İbnül-Müsennâ dedi ki: Btae Yahya b. Saîd, Süfyân'dan rivâyet etti. ki): Bana Ebû İshale rivâyet etti. Dedi ki Berâ'ı şöyle derken işitdim: (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikde on altı yahut on yedi ay Beyt-i Makdis'e doğru namaz kıldık sonra Kabe'ye doğru döndürüldük
Benzer hadisler
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَدَّثَنَا أَبُو إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ، قَالَ صَلَّيْنَا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَ بَيْتِ الْمَقْدِسِ سِتَّةَ عَشَرَ شَهْرًا أَوْ سَبْعَةَ عَشَرَ شَهْرًا - شَكَّ سُفْيَانُ - وَصُرِفَ إِلَى الْقِبْلَةِ .
Bera (radıyallahü anh)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: sallallahü aleyhi ve sellem) ile beraber Beyt-i Makdis (Kudüs)’e doğru on altı veya on yedi ay kadar süreyle namaz kılmıştık (on altı mı on yedi mi konusunda Süfyan şüpheye düşmüştür) sonra kıble yönü Kâbe’ye çevrilmişti.) (Müslim, Mesacid: 2; Muvatta', Kıble:)
(Bize Ebû Bekir b. Ebi Şeybe de rivâyet etti. ki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Ma'mer'den rivâyet etti. Bekir dedi ki: Bize İbn Uleyye dahi Haccâc b. Ebî Osman'dan) rivâyet etti. H. İshâk b. İbrahim de rivâyet etti. ki): Bize İsâ b. Yûnus ve Abdurrazzak, Ma'mer'den naklen haber verdiler. dedi ki: Bize Velîd b. Müslim, Seyhan'dan naklen- haber verdi. Bu râvîlerin hepsi Yahya b. Ebî Kesîr'den, o da Abdullah b. Ebî Katâde'den, o da babasından, o da Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den naklen rivâyet etmişlerdir. Ma'mer ile Seyhan'ın hadislerini rivâyet ederken: çıktığımı görmedikçe (Kalkmayın)» ibaresini ziyâde etmişdir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، كِلاَهُمَا عَنْ يَحْيَى الْقَطَّانِ، وَابْنِ، مَهْدِيٍّ - قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، - عَنْ شُعْبَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا سِمَاكُ بْنُ حَرْبٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي الظُّهْرَ إِذَا دَحَضَتِ الشَّمْسُ .
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile Muhammed b. Beşşâr ikisi birden Yahya El-Kattan ve İbni Mehdî'den rivayet ettiler, îbnii'l-Müsennâ Dediki: Bana Yahya b. Saîd, Şu'be'den rivayet etti. demişki: Bize Simâk b. Harb, Câbir b. Semure'den rivayet etti: İbnü'l-Müsennâ Dediki: Bize Abdurrahmân b. Mehdi dahî, Şu'be'den, o da Simâk'dan, o da Câbir b. Semura'dan naklen rivayet etti. Câbir: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğle namazını güneş devrildiği vakit kılardı.» demiş. İzah için 620 ye bakın
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ هِشَامٍ، قَالَ حَدَّثَنِي ابْنُ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ مُعَيْقِيبٍ، أَنَّهُمْ سَأَلُوا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمَسْحِ فِي الصَّلاَةِ فَقَالَ " وَاحِدَةٌ " . وَحَدَّثَنِيهِ عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ الْقَوَارِيرِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - يَعْنِي ابْنَ الْحَارِثِ - حَدَّثَنَا هِشَامٌ، بِهَذَا الإِسْنَادِ . وَقَالَ فِيهِ حَدَّثَنِي مُعَيْقِيبٌ، ح وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، قَالَ حَدَّثَنِي مُعَيْقِيبٌ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ فِي الرَّجُلِ يُسَوِّي التُّرَابَ حَيْثُ يَسْجُدُ قَالَ " إِنْ كُنْتَ فَاعِلاً فَوَاحِدَةً " .
(Bize Muhammed b. El-Müsennâ rivâyet etti. ki) Yahya b. Saîd, Hişâm'dan rivâyet etti. ki: Bana İbn Ebû Kesir, Ebû Seleme'den, o da Muaykîb'den naklen rivâyet etti ki: Ashâb Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e namaz içinde (taş) gidermeyi sormuşlar. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem): «Bir defa'd ir» buyurmuşlar
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ، عُمَيْرٍ قَالَ سَمِعْتُ عَمْرَو بْنَ حُرَيْثٍ، قَالَ سَمِعْتُ سَعِيدَ بْنَ زَيْدٍ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " الْكَمْأَةُ مِنَ الْمَنِّ وَمَاؤُهَا شِفَاءٌ لِلْعَيْنِ " .
(Bize Muhammed b. Müsennâ da rivâyet etti. ki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivâyet etti. ki): Bize Şu'be, Abdül-Melik b. Umeyr'den rivâyet etti. ki): Ben Amr b. Hureys'den dinledim. ki): Ben Saîd b. Zeyd'den dinledim. (Şöyle dedi): Ben Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'i: mendendir. Soyu âa göze şifadır.::- buyururken işittim
(Bize Hasenü'l-Hulvânî dahi rivâyet etti. ki): Bize Ebû Yahya el-Hımmâni rivâyet etti. ki): Bize Kabîsa ile kardeşi rivâyet ettiler. İkisi de: el-Cerrâh b. Melih'i şunu söylerken işitmiştir: Bende hepsini Ebû Ca'ferden duyduğum, onunda Nebî (sallallahü aleyhi ve sellem)’den naklettiği yetmiş bin hadîs vardır; derken işittim