Sahîh-i Müslim · 1265
Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّ أَحَدَكُمْ إِذَا قَامَ يُصَلِّي جَاءَهُ الشَّيْطَانُ فَلَبَسَ عَلَيْهِ حَتَّى لاَ يَدْرِي كَمْ صَلَّى فَإِذَا وَجَدَ ذَلِكَ أَحَدُكُمْ فَلْيَسْجُدْ سَجْدَتَيْنِ وَهُوَ جَالِسٌ " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki) : Mâlik'e ibni Şihâb'dan duyduğum, onun da Ebu Selemete'bnü Abdirrahmân'dan, onun da Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum: — Resulullah (Sallallahu Aleyhi \e Sellem) : «Şüphesiz ki biriniz namaz kılmağa kalktığı zaman şeytan ona gelir de zihnini karıştırır, hattâ kaç rek'ât kıldığını bilemez. Bu hâl birinizin başına gelirse oturduğu yerden iki secde ediversin.» buyurmuşlar
Benzer hadisler
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، كَانَ يُصَلِّي لَهُمْ فَيُكَبِّرُ كُلَّمَا خَفَضَ وَرَفَعَ فَلَمَّا انْصَرَفَ قَالَ وَاللَّهِ إِنِّي لأَشْبَهُكُمْ صَلاَةً بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e ibni Şihâb'dan dinlediğim, onun da Ebu Selemete'bni Abdirrahman'dan naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum: — Ebu Hureyre Ebu Seleme'nin dâhil olduğu bir cemaata namaz kıldırır ve her eğilip doğruldukça tekbir alırmış; namazdan çıktıktan sonra; — Vallahi içinizde namazı Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in namazına en ziyâde benzeyeniniz benim, dermiş
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ أَدْرَكَ رَكْعَةً مِنَ الصَّلاَةِ فَقَدْ أَدْرَكَ الصَّلاَةَ " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, İbni Şihâb'dan dinlediğim, onun da Ebu Selemete'bnü Abdirrahmân'dan, onun da Ebu Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ; «Her kim namazın bir rek'âtına yetişirse, o namaza yetişdi demekdir.» buyurmuşlar
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، مَوْلَى الأَسْوَدِ بْنِ سُفْيَانَ عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَرَأَ لَهُمْ { إِذَا السَّمَاءُ انْشَقَّتْ} فَسَجَدَ فِيهَا فَلَمَّا انْصَرَفَ أَخْبَرَهُمْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سَجَدَ فِيهَا .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Esved b. Süfyân'ın âzâdlısı, Abdullah b. Yezid'den dinlediğim, onun da Ebu Selemete'bnü Abdirrahmân'dan naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Ebu Seleme ile arkadaşlarına Ebu Hureyre İnşikâk sûresini okumuş da secde etmiş. Secdeyi yaptıkdan sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu sûrede secde ettiğini kendilerine haber vermiş
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، وَأَبِي النَّضْرِ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُصَلِّي جَالِسًا فَيَقْرَأُ وَهُوَ جَالِسٌ فَإِذَا بَقِيَ مِنْ قِرَاءَتِهِ قَدْرُ مَا يَكُونُ ثَلاَثِينَ أَوْ أَرْبَعِينَ آيَةً قَامَ فَقَرَأَ وَهُوَ قَائِمٌ ثُمَّ رَكَعَ ثُمَّ سَجَدَ ثُمَّ يَفْعَلُ فِي الرَّكْعَةِ الثَّانِيَةِ مِثْلَ ذَلِكَ .
Bize, Yahya b. Yahya da rivayet etti dediki: Mâlik'e, Abdullah b. Yezîd ile Ebû'n-Nadr'dan dinlediğim, onların da Ebu Selemete'bnü Abdirrahmân'dan, onun da Âişe'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum. (Âişe, demiş ki) : «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bazen) oturarak namaz kılardı. Namazda Kur'ân'ı, oturduğu yerden okur; otuz veya kırk âyet mikdârı kıraati kalınca ayağa kalkar, onları ayakta iken okur; sonra rükû'a gider; sonra secdeye varırdı. İkinci rek'âtda dahî böyle yapardı.»
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا كَانَ أَحَدُكُمْ يُصَلِّي فَلاَ يَدَعْ أَحَدًا يَمُرُّ بَيْنَ يَدَيْهِ وَلْيَدْرَأْهُ مَا اسْتَطَاعَ فَإِنْ أَبَى فَلْيُقَاتِلْهُ فَإِنَّمَا هُوَ شَيْطَانٌ " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Malik'e Zeyd b. Eslem'den dinlediğim, onun da Abdurrahman b. Ebî Sald'den, Onun da Ebu Saîd-i Hudri'den naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz namaz kılarsa önünden hiç bir kimseyi geçirmesin! Onu mümkün olduğu kadar menetsin! şayet yine dinlemezse onunla mukatele etsin! Çünkü o ancak bir şeytandır.» buyurmuşlar
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ قَامَ رَمَضَانَ إِيمَانًا وَاحْتِسَابًا غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ " .
Bize, Yahya b. Yahya rivayet etti. Dediki: Mâîik'e, İbni Şihâb'dan dinlediğim, onunda Humeyd b. Abdirrahmân'dan, onun da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Her kim ramazanda imân ve ihtisâbla gece namazı kılarsa, o kimsenin geçmiş günahları affolunur.» buyurmuşlar