Sahîh-i Müslim · 1390
Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، قَالَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يَقُولُ، لاَ يُسْتَطَاعُ الْعِلْمُ بِرَاحَةِ الْجِسْمِ .
Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî rivayet etti. Dediki: Bize Abdulah b. Yahya b. Ebî Kesir haber verdi. Dediki: Babamı: «Bedeni rahat tutmakla ilim elde edilemez» derken işittim
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ سَهْلِ، بْنِ سَعْدٍ - رضى الله عنه - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ يَزَالُ النَّاسُ بِخَيْرٍ مَا عَجَّلُوا الْفِطْرَ " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki) Bize Abdülaziz b. Ebi Hâzim, babasından, o da Sehlü'bnü Sa'd (Radiyallahu anh) dan naklen haber verdi ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «İnsanlar iftarı acele yapmaya devam ettikleri müddetçe hayırla yaşamakta dâimdirler.» buyurmuşlar
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا خَالِدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ بَيَانٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِي، حَازِمٍ عَنْ جَرِيرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، ح وَحَدَّثَنِي عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ بَيَانٍ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ بَيَانٍ، قَالَ سَمِعْتُ قَيْسَ بْنَ أَبِي، حَازِمٍ يَقُولُ قَالَ جَرِيرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ مَا حَجَبَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُنْذُ أَسْلَمْتُ وَلاَ رَآنِي إِلاَّ ضَحِكَ .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Abdillah, Beyan'dan, o da Kays b Ebi Hâzim'den, o da Cerir b. Abdlllah'dan naklen haber verdi. H. Bana Abdul-Hamid b. Beyân da rivayet etti. (Dediki); Bize Hâlid, Beyân'dan naklea rivayet etti. (Demişki): Kays b. Ebi Hâzim'i şunu söylerken işittim. Cerir b. Abdillah dediki, Müslüman olduğumdan beri Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) beni yanına girmekten men etmemiş, Beni gördüğü zaman da mutlaka gülmüştür
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسًا، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ح وَحَدَّثَنِي إِسْمَاعِيلُ بْنُ سَالِمٍ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا سَلَّمَ عَلَيْكُمْ أَهْلُ الْكِتَابِ فَقُولُوا وَعَلَيْكُمْ " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti; (Dediki): Bize Hüşeym, Ubeydullah b. Ebî Bekir'den naklen haber verdi. (Demişki): Enes'i Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, derken işittim. H. Bana İsmail b. Salim de rivayet etti. (Dediki): Bize Hüşeym rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Ebî Bekr, dedesi Enes b. Mâlik'den naklen haber verdiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Size ehl-i kitap olanlar selâm verirlerse ve aleyküm deyiverin!» buyurmuşlar
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا وَكِيعٌ، عَنْ هِشَامٍ الدَّسْتَوَائِيِّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي قَتَادَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا دَخَلَ أَحَدُكُمُ الْخَلاَءَ فَلاَ يَمَسَّ ذَكَرَهُ بِيَمِينِهِ " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki) : Bize Veki Hişam ed-Destevai'den, o da Yahya b. Ebi Kesirden, o da Abdullah b. Ebi Katadeden, o da babasından naklen haber verdi. Şöyle demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biriniz helaya girdiği vakit zekerini sağ eliyle tutmasın.» buyurdular. Tahric bilgisi 612 ile aynı
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ زَيْنَبَ بِنْتِ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّكُمْ تَخْتَصِمُونَ إِلَىَّ وَلَعَلَّ بَعْضَكُمْ أَنْ يَكُونَ أَلْحَنَ بِحُجَّتِهِ مِنْ بَعْضٍ فَأَقْضِي لَهُ عَلَى نَحْوٍ مِمَّا أَسْمَعُ مِنْهُ فَمَنْ قَطَعْتُ لَهُ مِنْ حَقِّ أَخِيهِ شَيْئًا فَلاَ يَأْخُذْهُ فَإِنَّمَا أَقْطَعُ لَهُ بِهِ قِطْعَةً مِنَ النَّارِ " .
Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye, Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Zeyneb binti Ebî Seleme'den, o da Ümmü Seleme'den naklen haber verdi. Ümmü Seleme şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Gerçekten siz bana davaya geliyorsunuz. Ama ihtimal bâzınız hüccetini bâzınızdan daha iyi anlatır da ben de ona kendisinden dinlediğime göre hüküm vermiş olurum! İmdi her kimse din kardeşinin hakkından bu suretle bir şey bölersem, onu hemen alıvermesin! Zîrâ bununla ona ancak ateşten bir parça bölmüş olurum!» buyurdular
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، قَالَ وَأَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ التَّيْمِيُّ، حَدَّثَنَا أَنَسُ، بْنُ مَالِكٍ قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ وَالْجُبْنِ وَالْهَرَمِ وَالْبُخْلِ وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ " .
Bize Yahya b. Eyyûb rivayet etti. (Dedikî): Bize İbni Uleyye rivayet etti. (Dedikî): Bize Süleyman Et-Teymî de haber verdu (Dedikî): Bize Enes b. Mâlik de rivayet etti. Enes (Şöyle demiş). Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Allahım! Ben acz'den, tenbellikten, korkaklıktan, ihtiyarlık ve cimrilikten sana sığınırım. Kabir azabmdan ve hayat memat fitnesinden de, sana sığınırım.» derdi