Sahîh-i Müslim · 1420
Arapça metin
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَبِيدَةَ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ لَمَّا كَانَ يَوْمُ الأَحْزَابِ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَلأَ اللَّهُ قُبُورَهُمْ وَبُيُوتَهُمْ نَارًا كَمَا حَبَسُونَا وَشَغَلُونَا عَنِ الصَّلاَةِ الْوُسْطَى حَتَّى غَابَتِ الشَّمْسُ " .
Bize Ebu Bekir b. Eb! Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Üsame, Hişâm'dan, o da Muhammed'den, o da Abide'den o da Aliy'den naklen rivayet etti. Aliy şöyle demiş: Ahzab harbinin yapıldığı gün Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Küffâr hakkında) : «Bizi tâ güneş kavuşuncaya kadar orta namazdan nasıl meşgul ve men' ettilerse, Allah da onlann kabirlerini ve evlerini ateşle doldursun!» buyurdular
Benzer hadisler
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالُوا حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ مُسْلِمِ بْنِ صُبَيْحٍ، عَنْ شُتَيْرِ بْنِ شَكَلٍ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ الأَحْزَابِ " شَغَلُونَا عَنِ الصَّلاَةِ الْوُسْطَى صَلاَةِ الْعَصْرِ مَلأَ اللَّهُ بُيُوتَهُمْ وَقُبُورَهُمْ نَارًا " . ثُمَّ صَلاَّهَا بَيْنَ الْعِشَاءَيْنِ بَيْنَ الْمَغْرِبِ وَالْعِشَاءِ .
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ve Ebu Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Ebu Muâviye, A'meş'den, o da Müslim b. Subeyh'den, o da Şüteyr b, Şekel'den, o da Aliy'den naklen rivayet etti. Aliy şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ahzâb günü: «Bizi orta namazdan, İkindi namazından alıkoydular. Allah onların evlerini ve kabirlerini ateşle doldursun!» buyurdu, sonra ikindiyi iki İşâ' (yâni) akşam ile yatsı arasında kıldı
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ يَحْيَى بْنِ الْجَزَّارِ، عَنْ عَلِيٍّ، ح وَحَدَّثَنَاهُ عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ يَحْيَى، سَمِعَ عَلِيًّا، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ الأَحْزَابِ وَهُوَ قَاعِدٌ عَلَى فُرْضَةٍ مِنْ فُرَضِ الْخَنْدَقِ " شَغَلُونَا عَنِ الصَّلاَةِ الْوُسْطَى حَتَّى غَرَبَتِ الشَّمْسُ مَلأَ اللَّهُ قُبُورَهُمْ وَبُيُوتَهُمْ - أَوْ قَالَ قُبُورَهُمْ وَبُطُونَهُمْ - نَارًا " .
Bize bu hadisi Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Vekî’, Şu'be'den, o da Hakem'den, o da Yahya b. El-Cezzar'dan, o da Aliy'den naklen rivayet etti. H. Bize bu hadîsi UbeyduIIah b. Muaz dahi rivayet etti. Lâfız onundur. Dediki: Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Hakem'den, o da Yahya'dan naklen rivayet etti. Yahya, Ali'yi şöyle derken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ahzâb günü hendeğin geçitlerinden bir geçit üzerinde otururken: «Tâ güneş kavuşuncaya kadar, bizi orta namazdan alıkoydular. Allah, onların kabirlerini ve evlerini -yahut kabirlerini ve karınlarını- ateşle doldursun!» buyurdular
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا يَحْيَى، بْنُ آدَمَ حَدَّثَنَا حَسَنُ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنَّا نُصَلِّي مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ نَرْجِعُ فَنُرِيحُ نَوَاضِحَنَا . قَالَ حَسَنٌ فَقُلْتُ لِجَعْفَرٍ فِي أَىِّ سَاعَةٍ تِلْكَ قَالَ زَوَالَ الشَّمْسِ .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Ebû Bekir Dediki: Bize Yahya b. Âdem rivayet etti. (Dediki): Bize Hasan b. Ayyaş, Ca'fer b. Muhammed'den, o da babasından, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: «Biz cum'a namazını Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile bîrlikde kılar; sonra döner de su taşıdığımız develeri dinlendirirdik.» Hasan demiş ki: «Ben, Ca'fer'e: Bu hangi saatde oluyordu? dedim. Ca'fer : — Güneşin zevâli vaktinde., cevâbını verdi
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، عَنِ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِي الْمِنْهَالِ، عَنْ أَبِي بَرْزَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقْرَأُ فِي صَلاَةِ الْغَدَاةِ مِنَ السِّتِّينَ إِلَى الْمِائَةِ .
Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid b, Harun, Teymi'den, o da Ebu'l Minhal'den, o da Ebu Berze'den naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah namazında altmışdan yüze kadar âyet okurmuş
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا قَضَى أَحَدُكُمُ الصَّلاَةَ فِي مَسْجِدِهِ فَلْيَجْعَلْ لِبَيْتِهِ نَصِيبًا مِنْ صَلاَتِهِ فَإِنَّ اللَّهَ جَاعِلٌ فِي بَيْتِهِ مِنْ صَلاَتِهِ خَيْرًا " .
Bize, Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Ebû Muâviye, A'meş'den, o da Ebû Süfyân'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz mescidinde namazını bitirdimi, namazından evine de bir nasîp bıraksın! Çünkü Allah, onun namazından evinde bir hayır halk eder.» buyurdular
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ قَتَادَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي حَسَّانَ، عَنْ عَبِيدَةَ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ الأَحْزَابِ " شَغَلُونَا عَنْ صَلاَةِ الْوُسْطَى حَتَّى آبَتِ الشَّمْسُ مَلأَ اللَّهُ قُبُورَهُمْ نَارًا أَوْ بُيُوتَهُمْ أَوْ بُطُونَهُمْ " . شَكَّ شُعْبَةُ فِي الْبُيُوتِ وَالْبُطُونِ .
Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile Muhammed b. Beşşar rivayet ettiler. İbnül-Müsennâ Dediki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki) : Bize Şu'be rivayet etti. Dediki: Ben, Katâde'yi, Ebu Hassân'dan, o da Abîde'den, o da Aliy'den naklen rivayet ederken dinledim. Aliy şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ahzâb harbinin vuku bulduğu gün : «Bizi, güneş kavuşuncaya kadar orta namazdan meşgul ettiler. Allah kabirlerini yahut evlerini yahut karınlarını ateşle doldursun!» buyurdular. Şu'be evleri ile karınları hususunda şekketmişdir