Sahîh-i Müslim · 1599
Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَبُو إِسْحَاقَ، حَدَّثَنِي حَارِثَةُ بْنُ وَهْبٍ الْخُزَاعِيُّ، قَالَ صَلَّيْتُ خَلْفَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمِنًى وَالنَّاسُ أَكْثَرُ مَا كَانُوا فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ . قَالَ مُسْلِمٌ حَارِثَةُ بْنُ وَهْبٍ الْخُزَاعِيُّ هُوَ أَخُو عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ لأُمِّهِ .
Bize, Ahmed b. AbdiIIâh b. Yûnus rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû İshâk rivayet etti. (Dedi ki): Bana, Hârisetü'bnü Vehb El-Huzâî rivayet etti. (Dediki): Ben, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in arkasında: Mina'da namaz kıldım. İnsanlar alabildiğine kalabalıktılar. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu Veda' Haccında, namazı iki rek'ât kıldırdı. Müslim der ki: «Hârisetü'bnü Vehb El-Huzâî, Ubeydullah b. Ömer b. Hattâb'ın anne bir kardeşidir
Benzer hadisler
حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنِي الأَوْزَاعِيُّ، حَدَّثَنِي الزُّهْرِيُّ، حَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ لَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَنَحْنُ بِمِنًى " نَحْنُ نَازِلُونَ غَدًا بِخَيْفِ بَنِي كِنَانَةَ حَيْثُ تَقَاسَمُوا عَلَى الْكُفْرِ " . وَذَلِكَ إِنَّ قُرَيْشًا وَبَنِي كِنَانَةَ تَحَالَفَتْ عَلَى بَنِي هَاشِمٍ وَبَنِي الْمُطَّلِبِ أَنْ لاَ يُنَاكِحُوهُمْ وَلاَ يُبَايِعُوهُمْ حَتَّى يُسْلِمُوا إِلَيْهِمْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَعْنِي بِذَلِكَ الْمُحَصَّبَ .
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Velîd b. Müslim rivayet etti. (Dediki): Bana Evzâî rivayet etti. (Dediki): Bana Zührî rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Seleme rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hureyre rivayet etti. (Dediki): Mina'da bulunduğumuz sırada Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize hitaben: «Yarın biz Benî Kinâne'nin Hayfına, küfür üzere ahd-ü peymân ettikleri yere ineceğiz.» buyurdular; Bunun sebebi Kureyş'Ie Benî Kinâne'nin, Benî Hâşim'le Benî Muttalib aleyhine onlarla kız alıp-vermemek Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kendilerine teslim edinceye kadar alışverişte bulunmamak üzere ahd-ü peymân etmiş olmalarıdır. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu yerden El-Muhassab'ı kasdetmiştir
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَقُتَيْبَةُ، قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ، قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ حَارِثَةَ بْنِ وَهْبٍ، قَالَ صَلَّيْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمِنًى - آمَنَ مَا كَانَ النَّاسُ وَأَكْثَرَهُ - رَكْعَتَيْنِ .
Bize Yahya b. Yahya ile Kuteybe rivayet ettiler. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. Kuteybe ise Bize Ebû'l-Ahvas Ebi İshak'dan, o da Harisetü'bnü Vehb'den naklen rivayet etti; dedi. Harise şöyle demiş : «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikde Mina'da insanlar son derece emîn ve son derece kalabalık olduğu hâlde namazı, iki rek'ât kıldım.»
وَحَدَّثَنِي حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ الْخَزَّازُ، حَدَّثَنَا عَلِيٌّ، - وَهُوَ ابْنُ الْمُبَارَكِ - حَدَّثَنَا يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَلَّى رَكْعَتَيْنِ مِنْ صَلاَةِ الظُّهْرِ ثُمَّ سَلَّمَ فَأَتَاهُ رَجُلٌ مِنْ بَنِي سُلَيْمٍ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَقُصِرَتِ الصَّلاَةُ أَمْ نَسِيتَ وَسَاقَ الْحَدِيثَ .
{….} Bana Haccac b. Şair rivayet etti. (Dediki): Bize Harun b. İsmail el-Hazzaz rivayet etti. (Dediki): Bize Alî (yani İbni Mubarek) rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Seleme rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Hureyre rivayet ettikî: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem öğle namazından iki rek'at kılarak selam vermiş. Müteakiben kendisine Benî Süleym'den bir adam gelerek: — Yâ Resûlallah namaz mı kısaltıldı yoksa sen mi unuttun?» ve hadîsi rivayet etmiş
حَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ دَخَلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَلَيْنَا وَمَا هُوَ إِلاَّ أَنَا وَأُمِّي وَأُمُّ حَرَامٍ خَالَتِي فَقَالَ " قُومُوا فَلأُصَلِّيَ بِكُمْ " . فِي غَيْرِ وَقْتِ صَلاَةٍ فَصَلَّى بِنَا . فَقَالَ رَجُلٌ لِثَابِتٍ أَيْنَ جَعَلَ أَنَسًا مِنْهُ قَالَ جَعَلَهُ عَلَى يَمِينِهِ . ثُمَّ دَعَا لَنَا أَهْلَ الْبَيْتِ بِكُلِّ خَيْرٍ مِنْ خَيْرِ الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ فَقَالَتْ أُمِّي يَا رَسُولَ اللَّهِ خُوَيْدِمُكَ ادْعُ اللَّهَ لَهُ . قَالَ فَدَعَا لِي بِكُلِّ خَيْرٍ وَكَانَ فِي آخِرِ مَا دَعَا لِي بِهِ أَنْ قَالَ " اللَّهُمَّ أَكْثِرْ مَالَهُ وَوَلَدَهُ وَبَارِكْ لَهُ فِيهِ " .
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Hâşim b. El-Kaasim rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman, Sâbit'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanımıza girdi. Evde ben, annem ve teyzem Ümmü Haram'dan başka kimse yoktu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kalkın size namaz kıldırayım!» buyurdu. (Bu teklif namaz vakti dışında idi) Bize namaz kıldırdı. Bir adam sâbit'e: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Enes'i nereye durdurmuş? diye sormuş. Sabit: Onu sağ tarafına durdurmuş; demiş. Enes demiş ki: Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize, hâne halkına, bütün dünyâ ve âhiret hayırlarını dua etti. Annem: — Yâ Resulallah! Bu senin hizmetkârçığındır. Allâha onun için duâ et!» dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benim için bütün hayırları duâ etti. Bana yaptığı duâ'nın sonu şöyle demek oldu : «Yâ Rabbî, bunun malını ve zürriyetini çoğalt, ve kendisine bu husûsda bereket ihsan eyle!»
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، قَالَ هَذَا مَا حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرَ أَحَادِيثَ مِنْهَا وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَنَا أَوْلَى النَّاسِ بِعِيسَى ابْنِ مَرْيَمَ فِي الأُولَى وَالآخِرَةِ " . قَالُوا كَيْفَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " الأَنْبِيَاءُ إِخْوَةٌ مِنْ عَلاَّتٍ وَأُمَّهَاتُهُمْ شَتَّى وَدِينُهُمْ وَاحِدٌ فَلَيْسَ بَيْنَنَا نَبِيٌّ " .
Bize Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer Hemmam b. Münebbih'den rivayet etti. Hemmam: Ebû Hureyre'nia, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den bize rivayet ettikleri bunlardır diyerek bir takım hadîsler zikretmiştir. Onlardan biri de şudur: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben dünyada da, âhirette de Meryem'in oğlu İsa'ya insanların en yakınıyım.» buyurdu. Ashab: — Nasıl yâ Resûlallah! dediler. «Nebiler baba bir kardeşlerdir. Anneleri ise muhteliftir. Dinleri birdir. (Isâ ile) bizim aramızda Nebi yoktur.» buyurdular
حَدَّثَنَا سَهْلُ بْنُ عُثْمَانَ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا غِرْتُ عَلَى نِسَاءِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِلاَّ عَلَى خَدِيجَةَ وَإِنِّي لَمْ أُدْرِكْهَا . قَالَتْ وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا ذَبَحَ الشَّاةَ فَيَقُولُ " أَرْسِلُوا بِهَا إِلَى أَصْدِقَاءِ خَدِيجَةَ " . قَالَتْ فَأَغْضَبْتُهُ يَوْمًا فَقُلْتُ خَدِيجَةَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنِّي قَدْ رُزِقْتُ حُبَّهَا " .
Bize Sehl b. Osman rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Gıyâs, Hişam b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet itli. (Şöyle demiş): Ben Hatice'den başka Nebi (Sallaliahu Aleyhi ve Sellem)'in kadınlarım kıskanmadım. Halbuki ona yetişmedim. Âişe demiş ki: Resûlullah (Sallaliahu Aleyhi ve Sellem) koyunu kesti mi: «Onu Hatice'nin dostlarına gönderin!» derdi. Bir gün onu kızdırdım: — Hatice mi? dedim. Bunun üzerine Resûlullah (Sallaliahu Aleyhi ve Sellem); «Bana onun sevgisi bahşedildi.» buyurdular