Sahîh-i Müslim · 1692
Arapça metin
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ حَكِيمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ يَسَارٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقْرَأُ فِي رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ { قُولُوا آمَنَّا بِاللَّهِ وَمَا أُنْزِلَ إِلَيْنَا} وَالَّتِي فِي آلِ عِمْرَانَ { تَعَالَوْا إِلَى كَلِمَةٍ سَوَاءٍ بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ}
Bize, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû Hâlid-i Ahmer, Osman b. Hakîm'den, o da Saîd b. Yesâr'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs şöyle demiş: «Resûlullah Sabah namazının iki rek'ât sünnetinde (Biz, Allah'a ve bize indirilene imân ettik; deyin!...) âyet-i kerimesi iie Âl-i Imrân süresindeki (Sizinle aramızdaki müsâvî bir kelimeye gelin!...[ Al-i İmran 64 ] âyetini okurdu
Benzer hadisler
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ دِينَارٍ، ح وَحَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ شَوَّالٍ، عَنْ أُمِّ، حَبِيبَةَ قَالَتْ كُنَّا نَفْعَلُهُ عَلَى عَهْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نُغَلِّسُ مِنْ جَمْعٍ إِلَى مِنًى . وَفِي رِوَايَةِ النَّاقِدِ نُغَلِّسُ مِنْ مُزْدَلِفَةَ .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. (Dediki): Bize Amr b. Dinar rivayet etti. H. Bize Amru'n-Nâkıd da rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan, Amr b. Dinar'dan, o da Salim b. Şevvâl'den, o da Ümmü Habîbe'den naklen rivayet etti. Ümnıü Habîbe (Radiyallahu anh} «Biz, bunu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında yapardık. (Yâni) Müzdeliîe'den Mina'ya alaca karanlıkta gelirdik.» demiş. Nâkıd'ın rivayetinde: «Biz, Müzdelife'den alaca karanlıkta çıkardık.» ibaresi vardır
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مُخَوَّلِ، بْنِ رَاشِدٍ عَنْ مُسْلِمٍ الْبَطِينِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقْرَأُ فِي صَلاَةِ الْفَجْرِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ { الم * تَنْزِيلُ} السَّجْدَةُ وَ { هَلْ أَتَى عَلَى الإِنْسَانِ حِينٌ مِنَ الدَّهْرِ} وَأَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقْرَأُ فِي صَلاَةِ الْجُمُعَةِ سُورَةَ الْجُمُعَةِ وَالْمُنَافِقِينَ .
Bize, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdetü'bnü Süleyman, Süfyân'dan, o da Muhavvel b. Râşit'den, o da Müslim-i Batin'den, o da Saîdü'bnü Cübeyr'den^ o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cum'a günü sabah namazında Secde ile Hel'etâ sûrelerini; cum'a namazında ise Sûre-i Cumua ile Sûre-i Münâfikûn'u okurmuş
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، عَنْ شُعْبَةَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي جَمْرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ، يَقُولُ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي مِنَ اللَّيْلِ ثَلاَثَ عَشْرَةَ رَكْعَةً .
Bize, Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize, Gunder, Şu'be'den rivayet etti. H. Bize İbni'l-Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize, Şu'be, Ebû Cemre'den rivayet etti. Demişki: Ben, İbni Abbâs'ı: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin onüç rek'ât namaz kılardı.» derken işittim
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ جَابِرِ بْنِ زَيْدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ صَلَّيْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ثَمَانِيًا جَمِيعًا وَسَبْعًا جَمِيعًا . قُلْتُ يَا أَبَا الشَّعْثَاءِ أَظُنُّهُ أَخَّرَ الظُّهْرَ وَعَجَّلَ الْعَصْرَ وَأَخَّرَ الْمَغْرِبَ وَعَجَّلَ الْعِشَاءَ . قَالَ وَأَنَا أَظُنُّ ذَاكَ .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Amr'dan, o da Câbir b. Zeyd'den, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile cem' sureti ile sekiz ve (yine) cem' sureti ile yedi rek'ât namaz kıldım.» demiş. Ben : «Yâ Ebâ'ş-Şa'sâ'! Zannederim öğleyi te'hîr, ikindiyi acele kıldı ve akşam namazını te'hîr, yatsıyı da (vakti girer girmez) acele kıldı.» dedim. Ebû'ş-Şa'sâ': — Ben de öyle, zannediyorum... cevâbını verdi
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا يَحْيَى، بْنُ آدَمَ حَدَّثَنَا حَسَنُ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ جَعْفَرِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنَّا نُصَلِّي مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ نَرْجِعُ فَنُرِيحُ نَوَاضِحَنَا . قَالَ حَسَنٌ فَقُلْتُ لِجَعْفَرٍ فِي أَىِّ سَاعَةٍ تِلْكَ قَالَ زَوَالَ الشَّمْسِ .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Ebû Bekir Dediki: Bize Yahya b. Âdem rivayet etti. (Dediki): Bize Hasan b. Ayyaş, Ca'fer b. Muhammed'den, o da babasından, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: «Biz cum'a namazını Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile bîrlikde kılar; sonra döner de su taşıdığımız develeri dinlendirirdik.» Hasan demiş ki: «Ben, Ca'fer'e: Bu hangi saatde oluyordu? dedim. Ca'fer : — Güneşin zevâli vaktinde., cevâbını verdi
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، عَنْ شُعْبَةَ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ بَشَّارٍ قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الأَسْوَدِ بْنِ قَيْسٍ، قَالَ سَمِعْتُ سَعِيدَ بْنَ عَمْرِو بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عُمَرَ، - رضى الله عنهما - يُحَدِّثُ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنَّا أُمَّةٌ أُمِّيَّةٌ لاَ نَكْتُبُ وَلاَ نَحْسُبُ الشَّهْرُ هَكَذَا وَهَكَذَا وَهَكَذَا - وَعَقَدَ الإِبْهَامَ فِي الثَّالِثَةِ - وَالشَّهْرُ هَكَذَا وَهَكَذَا وَهَكَذَا " . يَعْنِي تَمَامَ ثَلاَثِينَ .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Gunder, Şu'be'den naklen rivayet eyledi. H. Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet ettiler. İbnu'l-Müsennâ (Dediki): Bize Muhanuned b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki) Bize Şu'be, Esved b. Kays'dan naklen rivayet etti. Demişki: Ben, Said b. Amr b. Saîd'den dinledim, o da İbni Ömer (Radiyallahû anhûma)'yı Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Seliem)'den naklen rivayet ederken işitmiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Biz Ummî bir ümmetiz. Yazıyı hesabı bilmeyiz. Ay şöyle, şöyle ve şöyledir...» buyurmuş; üçüncüde baş parmağını yummuş: «Bazen de ay şöyle, şöyle ve şöyle olur.» buyurmuş yâni otuz çeker demek istemiş