Sahîh-i Müslim · 1843
Arapça metin
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، حَدَّثَنِي عَبْدَةُ، بْنُ أَبِي لُبَابَةَ عَنْ شَقِيقِ بْنِ سَلَمَةَ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ مَسْعُودٍ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " بِئْسَمَا لِلرَّجُلِ أَنْ يَقُولَ نَسِيتُ سُورَةَ كَيْتَ وَكَيْتَ أَوْ نَسِيتُ آيَةَ كَيْتَ وَكَيْتَ بَلْ هُوَ نُسِّيَ " .
Bana, Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize, Muhammed b. Bekr rivayet etti. (Dedikiı): Bize, İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana, Abdetü'bnü Ebî Lübâbe, Şakîk b. Seleme'den naklen rivayet etti. Şakîk şöyle demiş: Ben, İbni Mes'ûd'u şunları söylerken işittim. (Dediki): Resûlullah' (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Filân ve filân sûreyi unuttum; yahut filân ve filân âyetleri unuttum... demek bir adam için ne kadar çirkin bir şeydir! Belki ona, bunlar unutturulmuşdur.» buyururken işittim. İzah 791 de
Benzer hadisler
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عَبْدَةُ بْنُ أَبِي لُبَابَةَ، أَنَّ وَرَّادًا، مَوْلَى الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ قَالَ كَتَبَ الْمُغِيرَةُ بْنُ شُعْبَةَ إِلَى مُعَاوِيَةَ - كَتَبَ ذَلِكَ الْكِتَابَ لَهُ وَرَّادٌ - إِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ حِينَ سَلَّمَ . بِمِثْلِ حَدِيثِهِمَا . إِلاَّ قَوْلَهُ " وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ " . فَإِنَّهُ لَمْ يَذْكُرْ .
{….} Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki) : Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. (Dediki) : Bize ibni Cüreyc haber verdi. (Dediki) : Bana Abdetü'bnü Ebî Lübâbe haber verdi ki: Mugîratü'bnü Şu'be'nin âzâdlısı Verrâd şöyle demiş: Mugîratü'bnü Şu'be, Muâviye'ye: — «Ben Resulullah (Sallallnhu Aleyhi ve Sellem)'i namazdan selâm verdiği sırada şöyle derken işitdim... diyerek yukarkilerin hadîsleri tarzında (Hem o her şey'e kaadirdir.) cümlesinden başkasını yazdı. Yalnız bu cümleyi zikretmedi. (Bu mektubu ona Verrâd yazmışdır)
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عَطَاءٌ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ بِتُّ ذَاتَ لَيْلَةٍ عِنْدَ خَالَتِي مَيْمُونَةَ فَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي مُتَطَوِّعًا مِنَ اللَّيْلِ فَقَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِلَى الْقِرْبَةِ فَتَوَضَّأَ فَقَامَ فَصَلَّى فَقُمْتُ لَمَّا رَأَيْتُهُ صَنَعَ ذَلِكَ فَتَوَضَّأْتُ مِنَ الْقِرْبَةِ ثُمَّ قُمْتُ إِلَى شِقِّهِ الأَيْسَرِ فَأَخَذَ بِيَدِي مِنْ وَرَاءِ ظَهْرِهِ يَعْدِلُنِي كَذَلِكَ مِنْ وَرَاءِ ظَهْرِهِ إِلَى الشِّقِّ الأَيْمَنِ . قُلْتُ أَفِي التَّطَوُّعِ كَانَ ذَلِكَ قَالَ نَعَمْ .
Bana, Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr rivayet etti. (Dediki): Bize, İbni Cüreyc haber verdi (Dediki): Bana Atâ', İbni Abbâs'dan naklen haber verdi. Demiş ki : «Bir gece teyzem Meymûne'nîn yanında kaldım, derken Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin nafile namaz kılmağa kalktı. Ve su tulumuna giderek abdest aldı ve namaza durdu. Onun böyle yaptığını görünce, ben de kalktım ve tulumdan abdest aldım. Sonra onun sol tarafına durdum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) arkasından, benim elimden tutarak benî öylece arkasından sağ tarafına döndürdü.» (Râvî diyor ki) : Ben : «Bu nafile namazdamı oldu?» dedim: — Evet; cevâbını verdi
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، وَابْنُ أَبِي خَلَفٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا رَوْحٌ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " لاَ يَغْرِسُ رَجُلٌ مُسْلِمٌ غَرْسًا وَلاَ زَرْعًا فَيَأْكُلَ مِنْهُ سَبُعٌ أَوْ طَائِرٌ أَوْ شَىْءٌ إِلاَّ كَانَ لَهُ فِيهِ أَجْرٌ " . وَقَالَ ابْنُ أَبِي خَلَفٍ طَائِرٌ شَىْءٌ .
Bana Muhammed b. Hatim ile İbni Ebî Halef rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ravh rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi ki, Câbir b. Abdillah'ı şunu söylerken işitmiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Eğer müslüman bir adam bir fidan diker veya ekin eker de, ondan bir yabanî hayvan, kuş yahut başka bir şey yerse, bunda onun için mutlaka sevab vardır.» buyururken işittim. İbni Ebî Halef (Kuş yahut başka bir şey yerine): «Kuş bir şey dedi
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا مَكِّيُّ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ زِيَادٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ أَبَا سَلَمَةَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ سَوَاءً
{…} Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki): Bize Mekkî b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize İbnü Cüreyc, Ziyâd'dan, o da İbni Şihâb'dan, naklen rivayet ettiki, ona da Ebû Seleme b. Abdirrahmân haber vermişki, kendisi Ebû Hureyre'yİ Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular... diyerek tamamiyle yukarıki hadisin mislini rivayet ederken dinlemiş
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم سَمِعَ رَجُلاً يَقْرَأُ مِنَ اللَّيْلِ فَقَالَ " يَرْحَمُهُ اللَّهُ لَقَدْ أَذْكَرَنِي كَذَا وَكَذَا آيَةً كُنْتُ أَسْقَطْتُهَا مِنْ سُورَةِ كَذَا وَكَذَا " .
Bize, Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Ebû Ûsâme, Hişâm'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geceleyin Kur'ân okuyan bir zât işitmiş de : «Allah, ona rahmet buyursun! Gerçekten bana filân ve filân âyetleri hatırlattı. Ben, onları filân ve filân sûrelerden ıskaat etmişdim.» buyurmuş
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، حَدَّثَنِي الْحَسَنُ، بْنُ مُسْلِمٍ عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ مُعَاوِيَةَ بْنَ أَبِي سُفْيَانَ، أَخْبَرَهُ قَالَ قَصَّرْتُ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمِشْقَصٍ وَهُوَ عَلَى الْمَرْوَةِ أَوْ رَأَيْتُهُ يُقَصَّرُ عَنْهُ بِمِشْقَصٍ وَهُوَ عَلَى الْمَرْوَةِ .
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, İbni Cüreyc'den rivayet etti. (Demişki): Bana Hasen b. Müslim, Tâvûs'dan, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti. İbni Abbâs'a da Muâviyetü'bnü Ebî Süfyân haber vermiş. Demiş ki: — «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in saçını Merve'deyken makasla kısalttım. Yahut Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Merve'deyken saçının makasla kısaltıldığını gördüm.»