Sahîh-i Müslim · 1845
Arapça metin
حَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، يَبْلُغُ بِهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَا أَذِنَ اللَّهُ لِشَىْءٍ مَا أَذِنَ لِنَبِيٍّ يَتَغَنَّى بِالْقُرْآنِ " .
Bana, Amru'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Seltem)'e vardırarak rivayet etti. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Allah, Kur'ân'ı tegannî eden bir Nebie verdiği kadar, hiç bîr şey'e ihsanda bulunmamışdır.» buyurmuşlar
Benzer hadisler
وَحَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، بْنُ مُوسَى عَنْ مَكْحُولٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ عِرَاكِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، - قَالَ عَمْرٌو - عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ زُهَيْرٌ يَبْلُغُ بِهِ " لَيْسَ عَلَى الْمُسْلِمِ فِي عَبْدِهِ وَلاَ فَرَسِهِ صَدَقَةٌ " .
Bana Amru'n -Nükıd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb Mûsâ, Mekhûlden, o da Süleyman b. Yesâr'dan, o da Irak b. Mâlik'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Amr: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den dedi. Züheyr ise: {Ebû Hureyre, hadîsi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e vardırdı.) tâbirini kullandı. ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellam) «Müslüman'a kölesi ile atı için zekât yoktur.» buyurmuşlar
حَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، حَدَّثَنِي سُمَىٌّ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَتَعَوَّذُ مِنْ سُوءِ الْقَضَاءِ وَمِنْ دَرَكِ الشَّقَاءِ وَمِنْ شَمَاتَةِ الأَعْدَاءِ وَمِنْ جَهْدِ الْبَلاَءِ . قَالَ عَمْرٌو فِي حَدِيثِهِ قَالَ سُفْيَانُ أَشُكُّ أَنِّي زِدْتُ وَاحِدَةً مِنْهَا .
Bana Amru'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyan b. Uyeyne rivayet etti. (Dedikî): Bana Sümey, Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: (Ebu Hureyre r.a. şöyle dedi:) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kötü hükümden şekavet erişmesinden, düşmanların gülmesinden ve kötü hal’den Allah'a sığınırmış Amr kendi hadîsinde şöyle dedi: «Süfyan: Ben bunlardan birini ziyade etmiş olmamdan şüphe ediyorum, dedi.» İZAH 2709 DA
حَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، - وَاللَّفْظُ لِعَمْرٍو - قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، بْنُ عُيَيْنَةَ عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، يَبْلُغُ بِهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " صَلاَةٌ فِي مَسْجِدِي هَذَا أَفْضَلُ مِنْ أَلْفِ صَلاَةٍ فِيمَا سِوَاهُ إِلاَّ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ" .
Bana Amrû'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Lâfız Amr'ındır. (Dedilerki): Bize Süfyan bin Uyeyne, Zührî'den, o da Saîd b. El-Mûseyyeb'den. o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Benim şu mescidimde kılınan bir namaz, sair mescidlerde kılınan bin namazdan efdaldır. Yalnız Mescid-i Haram müstesna.» buyurmuşlar
حَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ، - قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، - عَنِ الزُّهْرِيِّ، سَمِعَ سَالِمًا، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِيهِ، يَبْلُغُ بِهِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا اسْتَأْذَنَتْ أَحَدَكُمُ امْرَأَتُهُ إِلَى الْمَسْجِدِ فَلاَ يَمْنَعْهَا " .
Bana Amru'n-Nâkıd İle Züheyr b. Harb hep birden ibni Uyeyne'den rivayet ettiler. Züheyr Dediki: Bize Süfyân b. Uyeyne Zührî'den naklen rivayet etti. O da Salim'i, babasından naklen rivayet ederken dinlemiş, babası (ibn-i Ömer r.a.) da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etmiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Birinizden zevcesi mescide gitmek için izin isterse onu menetmesin» buyurmuşlar
حَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ عَمْرٌو حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَادَى رَجُلٌ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ أَيُصَلِّي أَحَدُنَا فِي ثَوْبٍ وَاحِدٍ فَقَالَ " أَوَكُلُّكُمْ يَجِدُ ثَوْبَيْنِ " .
Bana Amrü'n-Nâkıd ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Amr Dediki: Bize İsmail b. İbrahim, Eyyub'dan, o da Muhammed b. Sirin'den o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş:. Bir zât Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e nida ederek: — Bizden birimiz bir tek elbise içinde namaz kılabilir mi? diye sordu. O da: «Her biriniz iki elbise bulabilirmi ya!» buyurdular
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح قَالَ وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرِ بْنِ زِيَادٍ، أَخْبَرَنَا إِبْرَاهِيمُ، - يَعْنِي ابْنَ سَعْدٍ - عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدٍ، وَأَبِي، سَلَمَةَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح قَالَ وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِذَا أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ فَلاَ تَأْتُوهَا تَسْعَوْنَ وَأْتُوهَا تَمْشُونَ وَعَلَيْكُمُ السَّكِينَةُ فَمَا أَدْرَكْتُمْ فَصَلُّوا وَمَا فَاتَكُمْ فَأَتِمُّوا " .
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Amrü'n-Nâkıd ve Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Süfyân b. Uyeyne, Zührî'den, o da Saîd'den, o da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Cafer İbni Ziyâd da rivayet etti. (Dediki): Bize İbrahim (yâni îbni Sa'd) Zührî'den, o da Saîd ile Ebu Seleme'den, onlar da Ebu Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi. H. Bana Harmeletü'bnü Yahya dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize îbni Vehb haber verdi (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan naklen haber verdi. Demişki. Bana Ebu Selemetü'bnü Abdirrahmân haber verdiki, Ebu Hureyre şöyle demiş: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Namaza ikaamet getirildiği vakit ona koşarak gelmeyin, yürüyerek gelin! Sükûneti iltizâm edin, yetişebildiğiniz kadarını (İmamla) kılın; yetişemediğinizi (kendiniz) tamamlayın!» buyururken işitdim