Sahîh-i Müslim · 2668
Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَاتِمٌ، - يَعْنِي ابْنَ إِسْمَاعِيلَ - عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي، عُبَيْدٍ عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، - رضى الله عنه - أَنَّهُ قَالَ بَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَجُلاً مِنْ أَسْلَمَ يَوْمَ عَاشُورَاءَ فَأَمَرَهُ أَنْ يُؤَذِّنَ فِي النَّاسِ " مَنْ كَانَ لَمْ يَصُمْ فَلْيَصُمْ وَمَنْ كَانَ أَكَلَ فَلْيُتِمَّ صِيَامَهُ إِلَى اللَّيْلِ " .
Bize Kutaybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki) Bize Hatim yâni İbni İsmail, Yezîd b. Ebî Ubeyd'den, o da Selemetü'bnü Ekvâ' (Radiyallahû anh)'dan naklen rivayet etti ki Seleme şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Aşûra günü Eslem kabilesinden bir adam göndererek halk arasında şunu ilân etmesini emir buyurdu: — «Kim oruçtu değilse oruç tutsun, yemek yemiş olan da orucunu geceye kadar tamamlasın.»
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - أَنَّهَا قَالَتْ سَأَلَ حَمْزَةُ بْنُ عَمْرٍو الأَسْلَمِيُّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الصِّيَامِ فِي السَّفَرِ فَقَالَ " إِنْ شِئْتَ فَصُمْ وَإِنْ شِئْتَ فَأَفْطِرْ " .
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Hişam b. Urve'den, o da babasından, o da Aişe (Radiyallahu anha)'dan naklen rivayet etti ki, şöyle demiş: Hamzatü'bnü Amr El-Eslemî, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e seferde oruç tutmanın hükmünü sordu, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «İstersen oruç tut, istersen tutma.» buyurdular
وَحَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ الزَّهْرَانِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - وَهُوَ ابْنُ زَيْدٍ - حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - أَنَّ حَمْزَةَ بْنَ عَمْرٍو الأَسْلَمِيَّ، سَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي رَجُلٌ أَسْرُدُ الصَّوْمَ . أَفَأَصُومُ فِي السَّفَرِ قَالَ " صُمْ إِنْ شِئْتَ وَأَ��ْطِرْ إِنْ شِئْتَ " .
Bize Ebu'r-Rabî Ez-Zehrâni rivayet etti. (Dediki) Bize Hammâd yani İbni Zeyd rivayet etti. (Dediki) Bize Hişâm, babasından, o da Âişe (Radiyallahû anha) 'dan naklen rivayet etti ki, Hamzatü'bnü Amr EI-Eslemî Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e suâl sorarak: — «Yâ Resulullah, Ben devamlı oruç tutan bir adamım. Seferde de oruç tutabilir miyim?» demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «İstersen oruç tut, dilersen tutma.» buyurmuşlar
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَاتِمٌ، - وَهُوَ ابْنُ إِسْمَاعِيلَ - عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي عُبَيْدٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُصَلِّي الْمَغْرِبَ إِذَا غَرَبَتِ الشَّمْسُ وَتَوَارَتْ بِالْحِجَابِ .
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Hatim, —ki îbni İsmail'dir.— Yezîd b. Ebî Ubeyd'den, o da Selemetü'bnü Ekva'dan naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) akşam namazını, güneş kavuşarak perde arkasına gizlendiği zaman kılarmış
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، رضى الله عنهما أَنَّهُ ذُكِرَ عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمُ عَاشُورَاءَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " كَانَ يَوْمًا يَصُومُهُ أَهْلُ الْجَاهِلِيَّةِ فَمَنْ أَحَبَّ مِنْكُمْ أَنْ يَصُومَهُ فَلْيَصُمْهُ وَمَنْ كَرِهَ فَلْيَدَعْهُ " .
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki) Bize Leys rivayet eyledi. H. Bize İbni Rumh dahi rivayet etti. (Dediki) Bize Leys. Nafi'den, o da İbni Ömer (Radiyallahû anhuma)'dan naklen haber verdi ki Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında aşûra günü zikredilmiş de : «O, Câhiliyet devri halkının oruç tuttuğu bir gündü. Artık sizden onu kim tutmak isterse tutsun, kim istemezse bıraksın.» buyurmuşlar
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَاتِمٌ، - يَعْنِي ابْنَ إِسْمَاعِيلَ - عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي، عُبَيْدٍ مَوْلَى سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ قَالَ قُلْتُ لِسَلَمَةَ عَلَى أَىِّ شَىْءٍ بَايَعْتُمْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ الْحُدَيْبِيَةِ قَالَ عَلَى الْمَوْتِ .
Bize Kuteybe b. Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Hatim (yânî İbni İsmail) Seleme b. Ekva'ın âzâdlısı Yezîd b. Ebî Ubeyd'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş : Seleme'ye: Hudeybiye günü Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e hangi şey üzerine bey'at ettiniz? Diye sordum. — Ölüm üzerine! Dedi
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ بَيَانٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَلَمْ تَرَ آيَاتٍ أُنْزِلَتِ اللَّيْلَةَ لَمْ يُرَ مِثْلُهُنَّ قَطُّ { قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ} وَ { قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ} " .
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Beyân'dan, o da Kays b. Ebî Hâzîm'den, o da Ukbetü'bnü Âmir'den naklen rivayet etti. Ukbe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Görmedin mi! Bu akşam hiç misli görülmedik bir takım âyetler, Felâk ve Nâs sûreleri indirildi!» buyurdular