Sahîh-i Müslim · 2967
Arapça metin
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ فُضَيْلٍ، عَنْ زُبَيْدٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ أَبُو ذَرٍّ رضى الله عنه لاَ تَصْلُحُ الْمُتْعَتَانِ إِلاَّ لَنَا خَاصَّةً . يَعْنِي مُتْعَةَ النِّسَاءِ وَمُتْعَةَ الْحَجِّ .
Bize, Kuteybetü'bnü Said rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr» Fndayl'dan, o da Zübeyd'den, o da İbrahîm-i Teymî'den, o da babasından naklen rivayet etti. Şöyle demişi «Ebû Zerr (Radiyallahu anh) kadınlar mut'ası ile Hacc mut'asraı kasdederek : — İki intifa vardır ki, bunlar yalnız bize mahsûs olmak üzere caizdir, dedi.»
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ ابْنِ فُضَيْلٍ، جَمِيعًا عَنِ الْمُخْتَارِ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا الْحَدِيثِ وَلَيْسَ فِي حَدِيثِ جَرِيرٍ " وَلاَ بِالاِنْصِرَافِ " .
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize İbni Nümeyr ile İshâk b. İbrahim de İbni Fudayl'den ve bunların hepsi Muhtâr'dan, o da Enes'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den naklen bu hadisi rivayet ettiler. Cerîr'in hadisinde ........ kaydı yoktur
وَحَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالُوا حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، - رضى الله عنه - قَالَ كَانَتِ الْمُتْعَةُ فِي الْحَجِّ لأَصْحَابِ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم خَاصَّةً .
Bize Said b. Mansûr, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize, Ebû Muâviye, A'meş'den, o da İbrâhîm-i Teynî'den, o da babasından, o da Ebû Zerr (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet etti. Ebû Zerr: «Haccda müt'a yapmak Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabına mahsûstu.» demiş
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - يَعْنِي ابْنَ أَبِي حَازِمٍ - وَقَالَ قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ، - وَهُوَ ابْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْقَارِيُّ - كِلاَهُمَا عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، بِمِثْلِ حَدِيثِ مَالِكٍ . وَفِي حَدِيثِهِمَا فَرَفَعَ أَبُو بَكْرٍ يَدَيْهِ فَحَمِدَ اللَّهَ وَرَجَعَ الْقَهْقَرَى وَرَاءَهُ حَتَّى قَامَ فِي الصَّفِّ .
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülâziz (yani ibni Ebî Hâzim) rivayet etti. Yine Kuteybe Dediki: Bize Yâ'kup- ki bu zât ibn-i Abdirrahman el-Kâarî'dir- rivayet etti. Abdülâziz ile Yâ'kub'un ikisi birden Ebu Hâzim'den, o da Sehl b. Sâd'dan naklen Mâlik'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlar. (Yalnız) onların rivayetlerinde: «Ebu Bekir ellerini kaldırarak Allah'a hamd etti. Ve tâ birinci saff'a duruncaya kadar arkasına doğru geri geri gitti.» ifadesi vardır
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَيَّاشٍ الْعَامِرِيِّ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، - رضى الله عنه - قَالَ كَانَتْ لَنَا رُخْصَةً . يَعْنِي الْمُتْعَةَ فِي الْحَجِّ .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahmân b. Mehdi, Süfyân'dan, c da Ayyâş-ı Âmirî'den, o da İbrâhim-i ayınî'den, o da babasından, o da Ebû Zerr (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet etti. Ebû Zerr haccda mut'ayı kastederek: «O, bize bir ruhsatdi.» demiş
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ بَيَانٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَلَمْ تَرَ آيَاتٍ أُنْزِلَتِ اللَّيْلَةَ لَمْ يُرَ مِثْلُهُنَّ قَطُّ { قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ} وَ { قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ} " .
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Beyân'dan, o da Kays b. Ebî Hâzîm'den, o da Ukbetü'bnü Âmir'den naklen rivayet etti. Ukbe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Görmedin mi! Bu akşam hiç misli görülmedik bir takım âyetler, Felâk ve Nâs sûreleri indirildi!» buyurdular
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ زِيَادِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْفَضْلِ، سَمِعَ نَافِعَ بْنَ جُبَيْرٍ، يُخْبِرُ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " الثَّيِّبُ أَحَقُّ بِنَفْسِهَا مِنْ وَلِيِّهَا وَالْبِكْرُ تُسْتَأْمَرُ وَإِذْنُهَا سُكُوتُهَا " .
Bize Kutaybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Ziyâd b. Sad'dan, o da Abdullah b. Fadl'dan naklen rivayet etti. Abdullah Nafi' b. Cübeyr'i, ibni Abbâs'dan naklen haber verirken dinlemiş ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Dul kadın kendisi içîn velisinden daha ziyade hak sahibidir. Kızdan ise emir istenir; onun izni susmasıdır.»