İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Müslim · 2972

The Book of Pilgrimage

Arapça metin

وَحَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا الْجُرَيْرِيُّ، عَنْ أَبِي، الْعَلاَءِ عَنْ مُطَرِّفٍ، قَالَ قَالَ لِي عِمْرَانُ بْنُ حُصَيْنٍ إِنِّي لأُحَدِّثُكَ بِالْحَدِيثِ الْيَوْمَ يَنْفَعُكَ اللَّهُ بِهِ بَعْدَ الْيَوْمِ وَاعْلَمْ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ أَعْمَرَ طَائِفَةً مِنْ أَهْلِهِ فِي الْعَشْرِ فَلَمْ تَنْزِلْ آيَةٌ تَنْسَخُ ذَلِكَ وَلَمْ يَنْهَ عَنْهُ حَتَّى مَضَى لِوَجْهِهِ ارْتَأَى كُلُّ امْرِئٍ بَعْدُ مَا شَاءَ أَنْ يَرْتَئِيَ ‏.‏

Bsze Züheyr b, Harb rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Cüreyrî, Ebû'I-AIâ'dan, o da Mutarrifden naklen rivayet etti. Mutarrif şöyle demiş: Bana, Imrânu'bnü Husayn şunları söyledi: «Sana, bugün öyle bir hadîs rivayet edeceğim ki Allah, seni, onunla bundan sonra faydalandıracak. Bilmiş ol ki Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yakınlarından bir taifeye Zi'l-Hicce'nin bu günü zarfında umre yapmayı mubah kılmış; bunu nesheden bir âyet de inmemiştir. Kendisi de vefatına kadar bundan nehy etmemiştir. Ondan sonra herkes istediği kadar kendi re'yi ile söz söyledi

Sahîh-i Müslim, 2972

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنَاهُ خَلَفُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، ح وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الدَّرَاوَرْدِيِّ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ، أَبِي شَيْبَةَ حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ زَائِدَةَ، كُلُّهُمْ عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، بِهَذَا الْحَدِيثِ يَزِيدُ بَعْضُهُمْ عَلَى بَعْضٍ غَيْرَ أَنَّ فِي حَدِيثِ زَائِدَةَ قَالَ ‏ "‏ انْطَلِقْ فَقَدْ زَوَّجْتُكَهَا فَعَلِّمْهَا مِنَ الْقُرْآنِ ‏"‏ ‏.‏

Bize bu hadîsi Halef b. Hişam dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Hammâd b. Zeyd rivayet eyledi. H. Bana bu hadîsi Zuheyr b. Harb de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. H. Bize ishâk b. ibrahim de, Derâverdî'den rivayet etti. H. Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe dahi rivayet etti. (Dediki); Bize Hüseyin b. Aliyy, Zâide'den rivayet eyledi. Bu râvilerin, hepsi Ebu Hâzim'-den, o da Sehl b. Ebî Sa'd'dan naklen birbirlerinden fazla olmak üzere rivayette bulunmuşlardır. Şu kadar var ki, Zâide hadîsinde: «Haydi git! Onu sana tezvic ettim. Ona Kur'ân öğret! buyurdu.» ifâdesi vardır

Sahîh-i Müslim, 3488
HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا الْحَجَّاجُ بْنُ أَبِي، عُثْمَانَ ح وَحَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُوسَى، أَخْبَرَنَا عِيسَى، - يَعْنِي ابْنَ يُونُسَ - عَنِ الأَوْزَاعِيِّ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، ح وَحَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، عَنْ مَعْمَرٍ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، الدَّارِمِيُّ أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَسَّانَ، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ، كُلُّهُمْ عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، ‏.‏ بِمِثْلِ مَعْنَى حَدِيثِ هِشَامٍ وَإِسْنَادِهِ ‏.‏ وَاتَّفَقَ لَفْظُ حَدِيثِ هِشَامٍ وَشَيْبَانَ وَمُعَاوِيَةَ بْنِ سَلاَّمٍ فِي هَذَا الْحَدِيثِ‏.‏

{…} Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize ismail b. ibrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Haccâc b. Ebî Osman rivayet eyledi. H. Bana ibrahim b. Musa da rivayet etti. (Dediki): Bize isâ yâni ibnî Yunus, Evzâî'den naklen haber verdi. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): Bize Şeybân rivayet eyiedi. H. Bana Amru'n-Nâkıd ile Muhammed b. Rafi' dahi rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdurrezzâk, Ma'mer'den rivayet etti. H. Bize Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimi de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Hassan haber verdi. (Dediki): Bize Muâviye rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Yahya b. Ebî Kesîr'den Hişâm hadîsi mânâsında ve onun isnadı ile rivayette bulunmuşlardır

Sahîh-i Müslim, 3474
HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ شُعْبَةَ، ح وَحَدَّثَنِي أَبُو غَسَّانَ، الْمِسْمَعِيُّ حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا مُعَاذُ، بْنُ هِشَامٍ حَدَّثَنِي أَبِي كُلُّهُمْ، عَنْ قَتَادَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّ فِي، حَدِيثِ سَعِيدٍ وَهِشَامٍ بَعْدَ الصُّبْحِ حَتَّى تَشْرُقَ الشَّمْسُ ‏.‏

Bana bu hadîsi Züheyru'bnü Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Şu'be'den naklen rivayet etti. H. Bana Ebû Gassân El-Mismaî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdil a'lâ rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz b. Hişâm haber verdi. (Dediki): Bana babam rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi Katâde'den bu isnâdla rivayet etmişlerdir. Yalnız Saîd ile Hişâm'ın rivayetlerinde: «Sabah oldukdan sonra, güneş aydınlayıncaya kadar...» ifâdesi vardır. İzah 831 de

Sahîh-i Müslim, 1922
HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ خِرَاشٍ، حَدَّثَنَا حَبَّانُ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، ح وَحَدَّثَنِي الْقَاسِمُ بْنُ، زَكَرِيَّاءَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، عَنْ شَيْبَانَ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا الْمُصْعَبُ بْنُ الْمِقْدَامِ الْخَثْعَمِيُّ، حَدَّثَنَا إِسْرَائِيلُ، ح وَحَدَّثَنِي حَجَّاجٌ، حَدَّثَنَا عَارِمُ بْنُ الْفَضْلِ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُخْتَارِ، وَرَجُلٌ، سَمَّاهُ كُلُّهُمْ عَنْ زِيَادِ بْنِ عِلاَقَةَ، عَنْ عَرْفَجَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّ فِي حَدِيثِهِمْ جَمِيعًا ‏ "‏ فَاقْتُلُوهُ ‏"‏ ‏

{…} Bize Ahmed b. Hırâş da rivayet etti. (Dediki): Bize Habbân rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avâne rivayet etti. H. Bana Kaasîm b. Zekeriyyâ dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Musa, Seyban'dan rivayet etli. H. Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Mus'ab b. Mikdâm El-Has'amî haber verdi. (Dediki): Bize İsrail rivayet etti. H. Bana Haccâc dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Arim h. FadI rivayet etti. (Dediki): Bize Hanımâd b. Zeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Muhtar ile bir adam (adını vermiştir) rivayet etti. Bu râvîlerin hepsi Zeyd b. Ilâka'dan, o da Arfece'den, o da Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Şu kadar var ki hepsinin hadîsinde: «Onu hemen öldürün! denilmiştir

Sahîh-i Müslim, 4797
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي ح، وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، كُلُّهُمْ عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَوْنِ بْنِ أَبِي جُحَيْفَةَ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ جَمِيعًا عَنْ يَحْيَى الْقَطَّانِ، - وَاللَّفْظُ لِزُهَيْرٍ - حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنِي عَوْنُ، بْنُ أَبِي جُحَيْفَةَ عَنْ أَبِيهِ، عَنِ الْبَرَاءِ، عَنْ أَبِي أَيُّوبَ، قَالَ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعْدَ مَا غَرَبَتِ الشَّمْسُ فَسَمِعَ صَوْتًا فَقَالَ ‏ "‏ يَهُودُ تُعَذَّبُ فِي قُبُورِهَا ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Müsennâ ile İbni Beşşâr da rivayet etliler. (Dedilerki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Şu'be'den, o da Avn b. Ebî Cuhayfe'den naklen rivayet etmişlerdir. H. Bana Zülıeyr b. Harb ile Muhammed b, Müsenna ve İbni Beşşâr dahî hep birden Yahya El-Kattan'dan rivayet ettiler. Lâfız Züheyr'indir. (Dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bana Avn b. Ebî Cuhayfe, babasından, o da Bera'dan, o da Ebû Eyyub'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Selîem) güneş battıktan sonra (dışarı) çıktı da bir ses işitti ve: «Yahudiler kabirlerinde azab olunuyorlar.» buyurdu. İZAH 2875 TE

Sahîh-i Müslim, 7215
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - يَعْنِي ابْنَ عُلَيَّةَ - عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ يَتَمَنَّيَنَّ أَحَدُكُمُ الْمَوْتَ لِضُرٍّ نَزَلَ بِهِ فَإِنْ كَانَ لاَ بُدَّ مُتَمَنِّيًا فَلْيَقُلِ اللَّهُمَّ أَحْيِنِي مَا كَانَتِ الْحَيَاةُ خَيْرًا لِي وَتَوَفَّنِي إِذَا كَانَتِ الْوَفَاةُ خَيْرًا لِي ‏"‏ ‏.‏

Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dedikî): Bize İsmail (yâni İbni Uleyye) Abdü'l-Aziz'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz başına gelen bir zarardan dolayı kat'iyyen ölüm istemesin, istemekten başka çâre yoksa: Allahım, benim için hayat hayırlı ise beni yaşat, vefat daha hayırlı ise beni öldür! desin.» buyurdular

Sahîh-i Müslim, 6814

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.