Sahîh-i Müslim · 3012
Arapça metin
وَحَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْفَضْلِ السَّدُوسِيُّ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، أَخْبَرَنَا أَيُّوبُ، عَنْ أَبِي الْعَالِيَةِ الْبَرَّاءِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، - رضى الله عنهما - قَالَ قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَأَصْحَابُهُ لأَرْبَعٍ خَلَوْنَ مِنَ الْعَشْرِ وَهُمْ يُلَبُّونَ بِالْحَجِّ فَأَمَرَهُمْ أَنْ يَجْعَلُوهَا عُمْرَةً .
Bîze Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Fadl Es-Sedûsî rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb, Ebû'l-Âliyete'I-Berrâ'dan, o da İbni Abbâs (Radiyallahu anhuma)'dan naklen haber verdi. Şöyle demiş: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabı ile birlikte, on günlerin dördünde hacca telbiye ederek geldiler de ashabına bu haccı, umre'ye tebdil etmelerini emir buyurdu.»
Benzer hadisler
وَحَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، حَدَّثَنَا مُعَلَّى بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا وُهَيْبُ بْنُ خَالِدٍ، عَنْ دَاوُدَ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ جَابِرٍ، وَعَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، - رضى الله عنهما - قَالاَ قَدِمْنَا مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَنَحْنُ نَصْرُخُ بِالْحَجِّ صُرَاخًا .
Bize Haccâc b. Şâir rivayet etti. (Dediki): Bize Muallâ b. Esed rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb b. Hâlid, Dâvûd'dan, o da Ebû Nadra'dan, o da Câbir ile Ebû Said-i Hudrî (Radiyallahu anhuma)'dan naklen rivayet etti. Şöyle demişler: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte hacc için avazımızın çıktığı kadar yüksek sesle telbiye getirerek (Mekke'ye) geldik.»
حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ الطَّيَالِسِيُّ، حَدَّثَنَا حَبِيبُ بْنُ يَزِيدَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ هَرِمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، وَعِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، رضى الله عنهما أَنَّ ضُبَاعَةَ، أَرَادَتِ الْحَجَّ فَأَمَرَهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم أَنْ تَشْتَرِطَ فَفَعَلَتْ ذَلِكَ عَنْ أَمْرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bize Hârûn b. Abdillâh rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Dâvûd-u Tayâlisî rivayet etti. (Dediki): Bize Habîb b. Yezîd, Amr b. Herim'den o da Saîd b. Cübeyr ile İkrime'den, onlar da İbni Abbâs (Radiyallahû anhüma)'dan naklen rivayet etti ki, Dubâa hacca gitmek istemiş de Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şart koşmasını emir buyurmuş. O da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in emrinden dolayı bunu yapmış
وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا مُسْلِمٌ الْقُرِّيُّ، سَمِعَ ابْنَ عَبَّاسٍ، - رضى الله عنهما - يَقُولُ أَهَلَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِعُمْرَةٍ وَأَهَلَّ أَصْحَابُهُ بِحَجٍّ فَلَمْ يَحِلَّ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَلاَ مَنْ سَاقَ الْهَدْىَ مِنْ أَصْحَابِهِ وَحَلَّ بَقِيَّتُهُمْ فَكَانَ طَلْحَةُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ فِيمَنْ سَاقَ الْهَدْىَ فَلَمْ يَحِلَّ .
Bize Ubeydullah b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bize Müslim-i Kurrî rivayet etti. O da İbni Abbâs (Radiyallahu anhüma)'yi şöyle derken işitmiş: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Umreye, ashabı da hacca telbiye getirdiler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile ashabından hedy kurbanı gönderenler ihramdan çıkmadılar; geri kalanları çıktı. Tâlhatü'bnü Ubeydillâh kurban gönderenler arasındaydı. Bu sebeple o da ihramdan çıkmadı.»
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَفَّانُ بْنُ مُسْلِمٍ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا الْمَخْزُومِيُّ، كِلاَهُمَا عَنْ وُهَيْبٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم احْتَجَمَ وَأَعْطَى الْحَجَّامَ أَجْرَهُ وَاسْتَعَطَ .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Affân b. Müslim rivayet etti. H. Bize ishâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Mahzûmî haber verdi. Her iki râvi Vüheyb'den rivayet etmişlerdir. (Vüheyb demişki:) Bize Tâvûs, babasından, o da İbni Abbâs'dan naklen rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kan aldırmış; haccâma da ücretini vermiş ve burnuna ilâç çekmiştir
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ أَبِي الْعَالِيَةِ، الْبَرَّاءِ أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عَبَّاسٍ، - رضى الله عنهما - يَقُولُ أَهَلَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْحَجِّ فَقَدِمَ لأَرْبَعٍ مَضَيْنَ مِنْ ذِي الْحِجَّةِ فَصَلَّى الصُّبْحَ وَقَالَ لَمَّا صَلَّى الصُّبْحَ " مَنْ شَاءَ أَنْ يَجْعَلَهَا عُمْرَةً فَلْيَجْعَلْهَا عُمْرَةً " .
Bize Nasru'bnu Aliy El-Cehdamî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu"be, Eyyûb'dan, o da Ebû'l-Âliyete'l-Berrâ'dan naklen rivayet eyledi. O da İbni Abbâs (Radiyallahu anh)'i şöyle derken işitmiş : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hacca telbiye getirerek Zi'l-Hicce'nin dördünde (Mekke'ye) geldi. Ve sabah namazını kıldı. Namazı kıldıktan «onra: — Bu haccı, Umre yapmak isteyen umre'ye tebdil ediversin ! buyurdular
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَخْبَرَنَا مُوسَى بْنُ، عُقْبَةَ ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا مُوسَى، بْنُ عُقْبَةَ قَالَ سَمِعْتُ أَبَا سَلَمَةَ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ، يُحَدِّثُ عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا كَانَتْ تَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " سَدِّدُوا وَقَارِبُوا وَأَبْشِرُوا فَإِنَّهُ لَنْ يُدْخِلَ الْجَنَّةَ أَحَدًا عَمَلُهُ " . قَالُوا وَلاَ أَنْتَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ " وَلاَ أَنَا إِلاَّ أَنْ يَتَغَمَّدَنِيَ اللَّهُ مِنْهُ بِرَحْمَةٍ وَاعْلَمُوا أَنَّ أَحَبَّ الْعَمَلِ إِلَى اللَّهِ أَدْوَمُهُ وَإِنْ قَلَّ " .
Bize İshak b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdû'l-Aziz b. Muhammed haber verdi. (Dediki): Bize Musa b. Ukbe haber verdi. H. Bana Muhammed b. Hatim dahi rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Vûheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Musa b. Ukbe rivayet etti. (Dediki): Ebû Seleme b. Abdirrahman b. Avf'ı, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Âişe'den rivayet ederken dinledim. Âişe şöyle diyormuş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Doğruyu arayın, yaklaşın ve müjde size! Çünkü hiç bir kimseyi ameli cennete koyacak değildir.» buyurdu Ashab: — Seni de mi yâ Resûlallah? dediler. «(Evet!) Beni de! Meğer ki, Allah kendinden bir rahmetle beni örtmüş ola iyi bilin kî, Allah'a en makbul amel az da olsa en devamlı yapılandır.» buyurdular