Sahîh-i Müslim · 3050
Arapça metin
وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالَ حَرْمَلَةُ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ سَالِمَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، أَخْبَرَهُ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ يَقْدَمُ مَكَّةَ إِذَا اسْتَلَمَ الرُّكْنَ الأَسْوَدَ أَوَّلَ مَا يَطُوفُ حِينَ يَقْدَمُ يَخُبُّ ثَلاَثَةَ أَطْوَافٍ مِنَ السَّبْعِ .
Bana Ebû't-Tâhir ile Harmeletu'bnu Yahya rivayet ettiler, Harmele dediki: Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus, İbni Şihâb'dan naklen haber verdi. Ona da Salim b. Abdillâh haber vermişki, Abdullah b. Ömer şunu söylemiş: «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Mekke'ye geldiğinde ilk tavafını yaparken Hacer-i Esved'i istilâm buyurarak yedi tavafın üçünde ramel yaparken gördüm. » İzah 1263 te
Benzer hadisler
حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم طَافَ فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ عَلَى بَعِيرٍ يَسْتَلِمُ الرُّكْنَ بِمِحْجَنٍ .
Bana Ebû't-Tâhir ile Harmeletü'bnu Yahya rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan, o da Ubeydullah b. Abdİllâh b. Utbe'den, o da İbni Abbâs'dan naklen haber verdiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) veda haccında rüknü bir baston ile istilâm ederek, deve üzerinde tavaf eylemiş
وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، وَأَحْمَدُ بْنُ عِيسَى، قَالَ أَحْمَدُ حَدَّثَنَا وَقَالَ، حَرْمَلَةُ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ عُبَيْدَ اللَّهِ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَخْبَرَهُ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، - رضى الله عنهما - أَنَّهُ قَالَ بَاتَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِذِي الْحُلَيْفَةِ مَبْدَأَهُ وَصَلَّى فِي مَسْجِدِهَا .
Bana Harmeletü'bnü Yahya ile Ahmed b. İsa rivayet ettiler. Ahmed: (Haddesenâ), Harmele: (Ahberanâ) tâbirlerini kullandılar. Harmele (Dediki): Bize îbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus İbni Şihab'dan naklen haber verdi, ona da Ubeydullah b. Abdillah b. Ömer, Abdullah b. Ömer (Radiyallahu anhuma)'dan naklen haber vermiş. Abdullah şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Haccının iptidasında Zül-Huleyfe'de geceledi. Ve oranın mescidinde namaz kıldı
حَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالَ أَبُو الطَّاهِرِ حَدَّثَنَا وَقَالَ، حَرْمَلَةُ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَسُلَيْمَانُ، بْنُ يَسَارٍ مَوْلَى مَيْمُونَةَ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَنْ رَجُلٍ مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنَ الأَنْصَارِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَقَرَّ الْقَسَامَةَ عَلَى مَا كَانَتْ عَلَيْهِ فِي الْجَاهِلِيَّةِ .
Bana Ebû't-Tâhir ile Harmele b. Yahya rivayet ettiler. (Ebû't-Tâhir haddesenâ tâbirini kullandı. Harmele ise: Bize İbni Vehb haber verdi, dedi.) (Demişki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Ebû Seleme b. Abdirrahmân ile Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Meymûne'nin âzâdlısı Süleyman b. Yesâr, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabı Ensârdan bir zattan naklen haber verdi ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kasâmeyi, câhiliyyet devrinde olduğu şekilde bırakmış
حَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي ابْنُ الْمُسَيَّبِ، وَأَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . بِمِثْلِ حَدِيثِ مَالِكٍ وَلَمْ يَذْكُرْ قَوْلَ ابْنِ شِهَابٍ .
Bana Harmeletubnü Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize ibn-i Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus, İbni Şihâb'dan naklen haber verdi. (Demiş ki): Bana İbnül-Müseyyeb ile Ebu Selemetübnü Abdirrahmân haber verdi ki, Ebu Hureyre: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den işittim.» diyerek Mâlik'in hadisi gibi rivayette bulunmuş; yalnız râvi ibn-i Şihâb'ın sözünü zikretmemiş
وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي سَالِمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِيهِ، . أَنَّ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ، بَيْنَا هُوَ يَخْطُبُ النَّاسَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ دَخَلَ رَجُلٌ مِنْ أَصْحَابِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَنَادَاهُ عُمَرُ أَيَّةُ سَاعَةٍ هَذِهِ فَقَالَ إِنِّي شُغِلْتُ الْيَوْمَ فَلَمْ أَنْقَلِبْ إِلَى أَهْلِي حَتَّى سَمِعْتُ النِّدَاءَ فَلَمْ أَزِدْ عَلَى أَنْ تَوَضَّأْتُ . قَالَ عُمَرُ وَالْوُضُوءَ أَيْضًا وَقَدْ عَلِمْتَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَأْمُرُ بِالْغُسْلِ .
Bana Harmeletü'bnü Yahya rivayet etti. Dediki: Bize İbni Vehb rivayet etti. Dediki: Bana Yûnus İbni Şihâb'dan naklen haber verdi. Demişki: Bana Salim b. Abdillâh, babasından naklen rivayet ettiki, Ömeru'bnü'l-Hattâb bir cuma günü cemaata hutbe okurken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ashabından biri (mescide) girmiş. Ömer ona : — Bu saat hangi saatdir diye nida etmiş. Gelen zât: — Ben, bu gün çalıştım, evime dönemeden ezanı işittim de abdest almakdan fazla bir şey yapamadım; cevâbını vermiş. Ömer: — Abdestle yetinmen de öyle! Bilirsin ki Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yıkanmayı emrederdi., demiş
وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ سَالِمَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، أَخْبَرَهُ أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ كَانَ يُقَدِّمُ ضَعَفَةَ أَهْلِهِ فَيَقِفُونَ عِنْدَ الْمَشْعَرِ الْحَرَامِ بِالْمُزْدَلِفَةِ بِاللَّيْلِ فَيَذْكُرُونَ اللَّهَ مَا بَدَا لَهُمْ ثُمَّ يَدْفَعُونَ قَبْلَ أَنْ يَقِفَ الإِمَامُ وَقَبْلَ أَنْ يَدْفَعَ فَمِنْهُمْ مَنْ يَقْدَمُ مِنًى لِصَلاَةِ الْفَجْرِ وَمِنْهُمْ مَنْ يَقْدَمُ بَعْدَ ذَلِكَ فَإِذَا قَدِمُوا رَمَوُا الْجَمْرَةَ وَكَانَ ابْنُ عُمَرَ يَقُولُ أَرْخَصَ فِي أُولَئِكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bana Ebû't-Tâhîr ile Harmeletü'bnu Yahya rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihâb'dan naklen haber verdi. Ona da Salim b. Abdillâh haber vermiş ki: Abdullah b. Ömer ailesinin zayıf olanlarını Önden gönderir de geceleyin Müzdelife'deki Meş'ar-i Harâm'da vakfe yaparlar, hatırladıkları dualarla Allah'ı zikrederlermiş. Sonra imam (gelip) vakfe yapmadan ve oradan ayrılmadan yola çıkarlar; kimisi Mina'ya sabah namazında gelir, kimisi de ondan sonra ulaşırmış. Geldikleri vakit cemreyi atarîarmış. İbni Ömer: — Bunlar hakkında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ruhsat verdi; dermiş