Sahîh-i Müslim · 3090
Arapça metin
وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّهُ لَمْ يَذْكُرْ فِي الْحَدِيثِ وَلَمْ يَزَلْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُلَبِّي حَتَّى رَمَى الْجَمْرَةَ . وَزَادَ فِي حَدِيثِهِ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُشِيرُ بِيَدِهِ كَمَا يَخْذِفُ الإِنْسَانُ
{…} Bana, bu hadîsi Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b, Saîd, İbni Cüreyc'den rivayet etti. (Demişki): Bana Ebû'z-Zübeyr bu isnâdla haber verdi. Yalnız o, hadîsde : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cemre-i Akabe taşlarını atıncaya kadar telbiyeye devam etti.» cümlesini söylememiş; kendi rivayetinde : «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), insanın ufak taş atması gibi eliyle işaret bu yürüyordu.» ifâdesini ziyâde etmiştir
Benzer hadisler
وَحَدَّثَنَاهُ عَلِيُّ بْنُ خَشْرَمٍ، أَخْبَرَنَا عِيسَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم . بِمِثْلِهِ .
{…} Bize, bu hadîsi Alîyyü'bnü Haşrem de rivayet etti. (Dediki): Bize îsâ haber verdi. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir b. Abdillah'ı yukarki hadîsde olduğu gibi: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)... taş atardı.» derken işitmiş
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا ابْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عِيسَى بْنِ طَلْحَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَجُلٌ فَقَالَ حَلَقْتُ قَبْلَ أَنْ أَذْبَحَ . قَالَ " فَاذْبَحْ وَلاَ حَرَجَ " . قَالَ ذَبَحْتُ قَبْلَ أَنْ أَرْمِيَ . قَالَ " ارْمِ وَلاَ حَرَجَ " .
Bize, bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb da rivayet ettiler. Ebû Bekir dediki: Bize İbnİ Uyeyne, Zührî'den, o da îsâ b. Tâlha'dan, o da Abdullah b. Amr'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir adam gelerek: — Ben, kurban kesmeden traş oldum! dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Kes, zararı yok! buyurdu; adam: — Ben, taşları atmadan kurban kestim! dedi; ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Taşları at, zararı yok! buyurdular.»
وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا الْمُقْرِئُ، حَدَّثَنَا حَيْوَةُ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا الأَسْوَدِ، يَقُولُ حَدَّثَنِي أَبُو عَبْدِ اللَّهِ، مَوْلَى شَدَّادٍ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ . بِمِثْلِهِ .
{….} Bu hadîsi bana Züheyr b. Harb'da rivayet etti. (Dediki) : Bize Mukrî rivayet etti. (Dediki) : Bize Hayve rivayet etti. (Dediki) :Ben Ebu'l-Esved'i şöyle derken işitdim. Bana Şeddâd'ın azatlısı Ebu Abdillâh rivayet ettiki kendisi Ebu Hureyre'yî: «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işitdim.» diyerek hadisin mislini rivayet ederken dinlemiş. İzah 569 da
وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، عَنْ يَحْيَى، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا سَلَمَةَ، ح وَحَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ بِشْرٍ الْحَرِيرِيُّ، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ، - يَعْنِي ابْنَ سَلاَّمٍ - عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو سَلَمَةَ، أَنَّهُ سَأَلَ عَائِشَةَ عَنْ صَلاَةِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّ فِي حَدِيثِهِمَا تِسْعَ رَكَعَاتٍ قَائِمًا يُوتِرُ مِنْهُنَّ .
{….} Bana, Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize, Hüseyin b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): Bize, Şeybân, Yahya'dan rivayet etti. Yahya: Ben, Ebû Seleme'den dinledim; demiş. H. Bana, Yahya b. Bişr EI-Harîrî de rivayet etti. (Dediki): Bize, Muâviye yâni İbni Sellâm, Yahya b. Ebi Kesîr'den rivayet etti. Demiş ki: Bana, Ebû Seleme haber verdiki, Âişe'ye, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazını sormuş ve hadîsi yukarki gibi rivayet etmiş. Ancak her iki râvînin hadîsinde de; «Ayakta dokuz rek'ât kılar; vitr'i de bunlardan yapardı.» ibaresi vardır
وَحَدَّثَنَا حَاجِبُ بْنُ الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ حَرْبٍ، عَنِ الزُّبَيْدِيِّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، وَأَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ . مِثْلَ حَدِيثِ يُونُسَ .
{….} Bize Hâcib b. Velid rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Harb, ZUbeydî'den, o da Zührî'den naklen rivayet etti. (Demişki): Bana Saîd b. El-Müseyyeb ile Ebu Selemete'bnü Abdirrahmân haber verdiler ki Ebu Hureyre: «Ben Resulullah (Sallallahu Aieyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken îşittim...» diyerek Yûnus hadîs'inde olduğu gibi rivayette bulunmuş
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّهُ لَمْ يَذْكُرْ مِنَ التَّمْرِ . فِي آخِرِ الْحَدِيثِ .
{…} Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh b. Ubâde rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc rivayet etti. (Dediki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi. O da Câbir b. Abdillâh'ı yukarıkî hadîste olduğu gibi: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehî buyurdu...» derken işitmiş. Yalnız o, hadîsin sonundaki «Kuru hurma» tâbirini zikretmemiştir