İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Müslim · 3562

The Book of Marriage

Arapça metin

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ خُمَيْرٍ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ جُبَيْرٍ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي الدَّرْدَاءِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ أَتَى بِامْرَأَةٍ مُجِحٍّ عَلَى بَابِ فُسْطَاطٍ فَقَالَ ‏"‏ لَعَلَّهُ يُرِيدُ أَنْ يُلِمَّ بِهَا ‏"‏ ‏.‏ فَقَالُوا نَعَمْ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لَقَدْ هَمَمْتُ أَنْ أَلْعَنَهُ لَعْنًا يَدْخُلُ مَعَهُ قَبْرَهُ كَيْفَ يُوَرِّثُهُ وَهُوَ لاَ يَحِلُّ لَهُ كَيْفَ يَسْتَخْدِمُهُ وَهُوَ لاَ يَحِلُّ لَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bana Muhammed b. EI-Müsenna rivayet etti. (Dedikî): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Yezîd b. Humeyr'den rivayet etti. (Demişki): Ben Abdurrahman b. Cübeyri babasından, o da Ebu'd-Derdâ'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ederken dinledim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir çadır kapısında hemen hemen doğurmak üzere bulunan bir kadının yanına uğramış da : — «Galiba bu adam bu kadınla cima' etmek istiyor» demiş. Ashâb; — Evet, cevabını vermişler. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Vallahi içimden geldi, bu adam'a öyle bir la'net edeyimkî (bu lanet) onunla beraber kabrine girsin! Acaba bu adam çocuğu mirasçı yapmak kendisine helâl olmadığı halde, onu nasıl mirasçı yapar. Çocuğu köle gibi kullanmak kendisine helâl olmadığı halde onu nasıl hizmetçi olarak kullanır?» buyurmuşlar

Sahîh-i Müslim, 3562

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ بِشْرٍ الأَنْصَارِيِّ، ‏.‏ قَالَ فَرَدَّ الْحَدِيثَ حَتَّى رَدَّهُ إِلَى أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ قَالَ ذُكِرَ الْعَزْلُ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ وَمَا ذَاكُمْ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا الرَّجُلُ تَكُونُ لَهُ الْمَرْأَةُ تُرْضِعُ فَيُصِيبُ مِنْهَا وَيَكْرَهُ أَنْ تَحْمِلَ مِنْهُ وَالرَّجُلُ تَكُونُ لَهُ الأَمَةُ فَيُصِيبُ مِنْهَا وَيَكْرَهُ أَنْ تَحْمِلَ مِنْهُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَلاَ عَلَيْكُمْ أَنْ لاَ تَفْعَلُوا ذَاكُمْ فَإِنَّمَا هُوَ الْقَدَرُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ابْنُ عَوْنٍ فَحَدَّثْتُ بِهِ الْحَسَنَ فَقَالَ وَاللَّهِ لَكَأَنَّ هَذَا زَجْرٌ ‏.‏

Bize Muhammed b. el-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muâz b. Muâz rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Avn, Muhammed'den, o da Abdurrahman b. Bişr el-Ensârî'den naklen rivayet eyledi. Muhammed demiş ki: Abdurrahman hadîsi geriye isnâd ede ede tâ Ebu Saîd-i Hudrî'ye vardırdı. Ebu Saîd şunları söylemiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında azlin lâfı oldu da: «Ne konuşuyorsunuz?» diye sordu. Ashâb: — Bir adamın karısı emzikli olur da onunla cinsî münâsebette bulunur; ve gebe kalmasını istemezse; yine bir adamın cariyesi olur; onunla cima' ederek gebe kalmamasını isterse ne yapması lâzım geldiğini (konuşuyoruz) dediler. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bunu yapmamalısınız; çünkü bu ancak bir kaderden ibarettir.» buyurdular. İbni Avn demişki: «Ben bu hadîsi Hasen'e söyledim de : — Vallahi bu söz tıpkı nehye benziyor; dedi.»

Sahîh-i Müslim, 3550
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ الْمُثَنَّى - قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ الْقَاسِمَ بْنَ أَبِي بَزَّةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي الطُّفَيْلِ، قَالَ سُئِلَ عَلِيٌّ أَخَصَّكُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِشَىْءٍ فَقَالَ مَا خَصَّنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِشَىْءٍ لَمْ يَعُمَّ بِهِ النَّاسَ كَافَّةً إِلاَّ مَا كَانَ فِي قِرَابِ سَيْفِي هَذَا - قَالَ - فَأَخْرَجَ صَحِيفَةً مَكْتُوبٌ فِيهَا ‏ "‏ لَعَنَ اللَّهُ مَنْ ذَبَحَ لِغَيْرِ اللَّهِ وَلَعَنَ اللَّهُ مَنْ سَرَقَ مَنَارَ الأَرْضِ وَلَعَنَ اللَّهُ مَنْ لَعَنَ وَالِدَهُ وَلَعَنَ اللَّهُ مَنْ آوَى مُحْدِثًا ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ ile Muhammed b. Beşşâr rivayet ettiler. Lâfız İbn-i Müsennâ'nındır, dedilerki: Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki); Bize Şu'be rivayet etti, (Dediki): Kasım b. Ebî Bezze'yi, Ebû't-Tufeyl'den naklen rivayet ederken dinledim. Şöyle demiş: — Ali'ye soruldu: Size Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hususî bir şey söyledi mi? denildi. Ali: — Bize Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bütün insanlara ta'mim etmediği bir şey tahsis etmedi. Yalnız şu kılıcımın kılıfında bulunan müstesna, dedi ve içinde : «Allah'tan başkası namına hayvan kesene Allah lanet etsin! Yerin alâmetlerini çalana Allah lanet etsin! Babasına lânet edene Allah lanet etsin! Bidatçı barındırana Allah lanet etsin!» cümleleri yazılı bir sahife çıkardı

Sahîh-i Müslim, 5126
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبَّادٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ كَانَ مُعَاذٌ يُصَلِّي مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ يَأْتِي فَيَؤُمُّ قَوْمَهُ فَصَلَّى لَيْلَةً مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم الْعِشَاءَ ثُمَّ أَتَى قَوْمَهُ فَأَمَّهُمْ فَافْتَتَحَ بِسُورَةِ الْبَقَرَةِ فَانْحَرَفَ رَجُلٌ فَسَلَّمَ ثُمَّ صَلَّى وَحْدَهُ وَانْصَرَفَ فَقَالُوا لَهُ أَنَافَقْتَ يَا فُلاَنُ قَالَ لاَ وَاللَّهِ وَلآتِيَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَلأُخْبِرَنَّهُ ‏.‏ فَأَتَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا أَصْحَابُ نَوَاضِحَ نَعْمَلُ بِالنَّهَارِ وَإِنَّ مُعَاذًا صَلَّى مَعَكَ الْعِشَاءَ ثُمَّ أَتَى فَافْتَتَحَ بِسُورَةِ الْبَقَرَةِ ‏.‏ فَأَقْبَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى مُعَاذٍ فَقَالَ ‏"‏ يَا مُعَاذُ أَفَتَّانٌ أَنْتَ اقْرَأْ بِكَذَا وَاقْرَأْ بِكَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ سُفْيَانُ فَقُلْتُ لِعَمْرٍو إِنَّ أَبَا الزُّبَيْرِ حَدَّثَنَا عَنْ جَابِرٍ أَنَّهُ قَالَ ‏"‏ اقْرَأْ وَالشَّمْسِ وَضُحَاهَا ‏.‏ وَالضُّحَى ‏.‏ وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَى ‏.‏ وَسَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الأَعْلَى ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ عَمْرٌو نَحْوَ هَذَا ‏.‏

Bana Muhammed b. Abbâd rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Amr'dan, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: — Muaz, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte namazı kılar, sonra kavmine gelerek onlara imam olurdu. Bir gece Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte yatsıyı kıldıktan sonra kavmine gelerek onlara imam oldu ve «Bakara» suresini okumağa başladı. Derken bir adam selâm vererek namazdan ayrıldı. Sonra yalnız başına kıldı ve çıktı gitti. Ashâb o zâta: Sen münafık mı oldun yâ fiilân? dediler. — «Hayır Vallahi (münafık değilim; hele sabah olsun) ben bunu mutlaka gider Resulullah (Sallallahı Aleyhi ve Sellem)'e haber veririm!.» cevâbını verdi, ve (ertesi günü) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e gelerek: «Yâ Resulâllah, biz develerle su taşıyan insanlarız, gündüzleyin çalışırız, Muâz seninle birlikte yatsıyı kılmış; sonra (Bize) gelerek Sure-i Bakara'yı tutturdu.»» dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Muâz'a dönerek: «Yâ Muâz, sen fitnebaz mı oldun yoksa?., filân ve filân sureleri (okusaydın yâ!)» buyurdular. Süfyân şöyle demiş: «Ben Amr'a: Ebu Zübeyr bize Câbir'den naklen Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in: Şems, Duha, Leyi ve A'lâ surelerini oku!» buyurduğunu rivayet etti, dedim. Amr da bunun gibi bir şey, dedi.»

Sahîh-i Müslim, 1040
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عَمْرٍو الأَشْعَثِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ حَسَّانَ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ عِيَاضٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ سَأَلَ رَجُلٌ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ عِنْدِي جَارِيَةً لِي وَأَنَا أَعْزِلُ عَنْهَا ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّ ذَلِكَ لَنْ يَمْنَعَ شَيْئًا أَرَادَهُ اللَّهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَجَاءَ الرَّجُلُ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ الْجَارِيَةَ الَّتِي كُنْتُ ذَكَرْتُهَا لَكَ حَمَلَتْ ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَنَا عَبْدُ اللَّهِ وَرَسُولُهُ‏"‏ ‏.‏

Bize Saîd b. Amr EI-Eş'asî rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Saîd b. Hassân'dan, o da Urvetü'bnu Iyâz'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş : Bir adam Nebi (Sa!lallahu Aleyhi ve Sellem)'e suâl sordu; ve: Yanımda bir cariyem var; ondan azil yapıyorum; dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sa!lallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz kî, bu hareket Allah'ın irâde ettiği bir şey'e mâni olamaz.» buyurdu. Sonrasında o adam tekrar gelerek: — Yâ Resulâllah! Sana anlattığım câriye gebe kaldı; dedi. O zaman Resulullah (Sa!lallahu Aleyhi ve Sellem): «Ben Allah'ın kul'u ve Resulüyüm!» buyurdular

Sahîh-i Müslim, 3557
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مُحَارِبٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ، عَبْدِ اللَّهِ قَالَ تَزَوَّجْتُ امْرَأَةً فَقَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ هَلْ تَزَوَّجْتَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَبِكْرًا أَمْ ثَيِّبًا ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ ثَيِّبًا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَأَيْنَ أَنْتَ مِنَ الْعَذَارَى وَلِعَابِهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ شُعْبَةُ فَذَكَرْتُهُ لِعَمْرِو بْنِ دِينَارٍ فَقَالَ قَدْ سَمِعْتُهُ مِنْ جَابِرٍ وَإِنَّمَا قَالَ ‏"‏ فَهَلاَّ جَارِيَةً تُلاَعِبُهَا وَتُلاَعِبُكَ ‏"‏

Bize Ubeydullah b. Muaz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Mubarib'den, o da Cabir b. Abdillah'dan naklen rivayet etti. Cabir şöyle demiş : — Ben bir kadınla evlendim. Derken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana : «Evlendin mi?» diye sordu. Ben: — Evet, cevabını verdim. «Bakire mi, dul mu?» dedi, — Dul, dedim. . «Bakireler ve onların cilveleri varken sen nerede geziyorsun?» buyurdular. Şu'be demiş ki : «Ben bu hadîsi Amr b. Dinar'a söyledim de bana şu cevabı verdi : Onu Cabir'den ben de işittim; ancak o : «Kız alsaydın ya! Sen onunla, o seninle oynaşırdınız» dedi

Sahîh-i Müslim, 3637
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ نُمَيْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ الْمَقْبُرِيُّ، حَدَّثَنَا حَيْوَةُ، حَدَّثَنِي عَيَّاشُ بْنُ عَبَّاسٍ، أَنَّ أَبَا النَّضْرِ، حَدَّثَهُ عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدٍ، أَنَّ أُسَامَةَ بْنَ زَيْدٍ، أَخْبَرَ وَالِدَهُ، سَعْدَ بْنَ أَبِي وَقَّاصٍ أَنَّ رَجُلاً، جَاءَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنِّي أَعْزِلُ عَنِ امْرَأَتِي ‏.‏ فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لِمَ تَفْعَلُ ذَلِكَ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ الرَّجُلُ أُشْفِقُ عَلَى وَلَدِهَا أَوْ عَلَى أَوْلاَدِهَا ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لَوْ كَانَ ذَلِكَ ضَارًّا ضَرَّ فَارِسَ وَالرُّومَ ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ زُهَيْرٌ فِي رِوَايَتِهِ ‏"‏ إِنْ كَانَ لِذَلِكَ فَلاَ مَا ضَارَ ذَلِكَ فَارِسَ وَلاَ الرُّومَ ‏"‏

Bana Muhammed b. Abdîllâh b. Numeyr ile Züheyr b. Harb rivayet ettiler. Lâfız ibni Numeyr'indir. (Dedilerki): Bize Abdullah b. Yezîd el-Makburî rivayet etti. (Dediki): Bize Hayve rivayet etti. (Dediki): Bana Ayyaş b. Abbâs rivayet etti. Ona da Ebu'n-Nadr, Âmir b. Sa'd'dan naklen rivayet etmiş kî, Üsâmetü'bnu Zeyd'in, babası Sa'd b. Ebî Vakkaas'a haber verdiğine göre, Bir adam Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: — Ben karımdan azil yapıyorum; demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); — «Bunu niçin yapıyorsun?» diye sormuş. Adam: — Kadının çocuğuna veya çocuklarına zarar geleceğinden korkuyorum (da onun için) cevâbını vermiş. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Bu zararlı bir iş olsa idi, iranlılarla Romalılara zarar verirdi.» buyurmuşlar. Züheyr kendi rivayetinde : «Eğer bunun için ise yapma! Bu îşi iranlılarla Romalılara zarar vermemiştir.» dedi

Sahîh-i Müslim, 3567

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.