Sahîh-i Müslim · 3564
Arapça metin
وَحَدَّثَنَا خَلَفُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ نَوْفَلٍ عَنْ عُرْوَةَ عَنْ عَائِشَةَ عَنْ جُدَامَةَ بِنْتِ وَهْبٍ الأَسَدِيَّةِ أَنَّهَا سَمِعَتْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " لَقَدْ هَمَمْتُ أَنْ أَنْهَى عَنِ الْغِيلَةِ حَتَّى ذَكَرْتُ أَنَّ الرُّومَ وَفَارِسَ يَصْنَعُونَ ذَلِكَ فَلاَ يَضُرُّ أَوْلاَدَهُمْ " . قَالَ مُسْلِمٌ وَأَمَّا خَلَفٌ فَقَالَ عَنْ جُذَامَةَ الأَسَدِيَّةِ . وَالصَّحِيحُ مَا قَالَهُ يَحْيَى بِالدَّالِ .
Bise Halef b. Hişam rivayet etti. (Dediki): Bize b. Enes rivayet etti. H. Bize Yahya b. Yahya dahi rivayet etti. Lafız onundur. (Dediki): Malik'e, Muhammed b.. Abdirrahman b. Nefel'den dinlediğim, onun da Urve'den, onun da Aişe'den, onun da Cüdame binti Vehb El-Esediyye'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: Cüdame Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işitmiş: «Vallahi gileyi yasak etmek içimden geçti. Nihayeî Romalılarla iranlıların bunu yaptıklarını, fakat çocuklarına bir zarar vermediğini hatırladım. Müslim derki: Halefe gelince, o Cüzametü'î-Esedîyye dedi. Ama doğrusu Yahya'nın dediği gibi «de» ile Cüzame'dir
Benzer hadisler
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ نَوْفَلٍ الْقُرَشِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنْ جُدَامَةَ بِنْتِ وَهْبٍ، الأَسَدِيَّةِ أَنَّهَا قَالَتْ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ سَعِيدِ بْنِ أَبِي أَيُّوبَ فِي الْعَزْلِ وَالْغِيلَةِ . غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ " الْغِيَالِ " .
Bize bu Ebu Bekr b. Ebi Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. ishak rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Eyyub, Muhammed b. Abdirrahman b. Nevfel EI-Kuraşi'den, o da Urve'den, o da Aişe'den, o da Cüdame binti Vehb El-Esediyye'den naklen rivayet eyledi. Cüdame: «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj'den dinledim...» demiş. Ravi hadîsi Saîd b. Ebî Eyyub'un azil ve Gîle hakkındaki hadîsi gibi nakletmîştir. Yalnız o (Gîle yerine) Gıyal demiştir. İzah 1443 te
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، عَنِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ، وَيَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، كُلُّهُمْ عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، - يَعْنِي الثَّقَفِيَّ - سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ سَعِيدٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو بَكْرٍ، - وَهُوَ ابْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَزْمٍ - أَنَّ عَمْرَةَ، حَدَّثَتْهُ أَنَّهَا، سَمِعَتْ عَائِشَةَ، تَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " مَا زَالَ جِبْرِيلُ يُوصِينِي بِالْجَارِ حَتَّى ظَنَنْتُ أَنَّهُ لَيُوَرِّثَنَّهُ " .
Bize Kuteybe b. Saîd, Mâlik b, Enes'den rivayet etti. H. Bize Kuteybe ile Muhammed b. Rumh dahi Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abde İle Yezid b. Harun rivayet ettiler. Bu râvilerin hepsi Yahya b. Saîd'den rivayet etmişlerdir, H. Bize Muhammed b. Müsennâ da rivayet etti: Lâfız onundur. (Dediki): Bize Abdü'l-Vahhab (yâni Sekâfî) rivayet etti. (Dediki): Ben Yahya b. Saîd'den dinledim. (Dediki): Bana Ebû Bekr (bu zât İbni Muhammed b. Amr b. Hazm'dır) haber verdi. Ona da Amra rivayet etmiş ki: Kendisi Âişe'yi şöyle derken işitmiş: Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Cibril bana komşuyu o derece tavsiyede bulundu ki, onu mutlaka bana mirasçı yapacak sandım.» buyururken işittim
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'l Aziz b. Ebî Hazım babasından, o da Yezid b. Ruman'dan, o da Urve'den, o da Aişe'den naklen rivayet etti ki, şöyle dermiş: «Vallahi ey kız kardeşim oğlu! Biz hilâli görüyorduk, sonra (başka) hilâli, sonra (başka) hilâli, iki ayda üç hilâl görüyorduk da, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in evlerinde ateş yakılmazdı.» Urve demiş ki, ben : — Ey teyze, o halde sizin maişetiniz neydi? diye sordum. «— iki siyah (yâni) kuru hurma ile su! Şu kadar var ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ensardan bir takım komşuları vardı. Onların da sağmalları vardı. Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sütlerinden gönderirler; o da bize içirirdi.» dedi. İZAH 2979 DA
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ الْحَارِثِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - يَعْنِي ابْنَ الْحَارِثِ - حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْتَشِرِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي يُحَدِّثُ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - أَنَّهَا قَالَتْ كُنْتُ أُطَيِّبُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ يَطُوفُ عَلَى نِسَائِهِ ثُمَّ يُصْبِحُ مُحْرِمًا يَنْضَخُ طِيبًا .
Bize Yahya b. Habîb El-Hârisi rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid yâni İbni'l-Hâris rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, İbrahim b. Muhammed b. Münteşir'den rivayet etti. (Demişki): Babamı, Âişe (Radiyallahu anha)'dan naklen rivayet ederken dinledim. Âişe: «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kokulardım. Sonra kadınlarını dolaşır, sonra ihrâmlı olarak sabahlar, üzerinden güzel koku yayılırdı, demiş
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، أَخْبَرَنَا أَبُو خَيْثَمَةَ، عَنْ أَشْعَثَ بْنِ أَبِي الشَّعْثَاءِ، ح وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا أَشْعَثُ، حَدَّثَنِي مُعَاوِيَةُ بْنُ سُوَيْدِ، بْنِ مُقَرِّنٍ قَالَ دَخَلْتُ عَلَى الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ فَسَمِعْتُهُ يَقُولُ أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِسَبْعٍ وَنَهَانَا عَنْ سَبْعٍ أَمَرَنَا بِعِيَادَةِ الْمَرِيضِ وَاتِّبَاعِ الْجَنَازَةِ وَتَشْمِيتِ الْعَاطِسِ وَإِبْرَارِ الْقَسَمِ أَوِ الْمُقْسِمِ وَنَصْرِ الْمَظْلُومِ وَإِجَابَةِ الدَّاعِي وَإِفْشَاءِ السَّلاَمِ . وَنَهَانَا عَنْ خَوَاتِيمَ أَوْ عَنْ تَخَتُّمٍ بِالذَّهَبِ وَعَنْ شُرْبٍ بِالْفِضَّةِ وَعَنِ الْمَيَاثِرِ وَعَنِ الْقَسِّيِّ وَعَنْ لُبْسِ الْحَرِيرِ وَالإِسْتَبْرَقِ وَالدِّيبَاجِ .
Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Hayseme Eş'âs b. Ebi'ş-Şa'sâ'dan naklen haber verdi. H. Bize Ahmed b. Abdillah b. Yûnus da rivayet etti. (Dediki): Bize Züheyr rivayet etti. (Dediki): Bize Eş'as rivayet etti. (Dediki): Bana Muâviye b. Süveyd b. Mukarrin rivayet etti. (Dediki): Bera' b. Âzib'in yanına girdim ve onu şöyle derken işittim : Bize Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yedi şeyi emir, yedi şeyi de yasak etti: Bize hasta dolaşmayı, cenaze arkasından gitmeyi, aksırana teşmitte bulunmayı, yeminin yahut yemin edenin bâr çıkarılmasını, mazluma yardımı, davet sahihine icabeti ve selâmı ifşa etmeyi emir buyurdu. Bize yüzükleri yahut altından yüzük takmayı, gümüş kabdan bir şey içmeyi, eğer yastıklarını, kass ipeklilerini, ipek, kalın ipek ve ibrişim giymeyi yasak etti
حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ أَبِي عُمَرَ، قَالاَ حَدَّثَنَا الْمُقْرِئُ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ، بْنُ أَبِي أَيُّوبَ حَدَّثَنِي أَبُو الأَسْوَدِ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنْ جُدَامَةَ بِنْتِ وَهْبٍ، أُخْتِ عُكَّاشَةَ قَالَتْ حَضَرْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي أُنَاسٍ وَهُوَ يَقُولُ " لَقَدْ هَمَمْتُ أَنْ أَنْهَى عَنِ الْغِيلَةِ فَنَظَرْتُ فِي الرُّومِ وَفَارِسَ فَإِذَا هُمْ يُغِيلُونَ أَوْلاَدَهُمْ فَلاَ يَضُرُّ أَوْلاَدَهُمْ ذَلِكَ شَيْئًا " . ثُمَّ سَأَلُوهُ عَنِ الْعَزْلِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " ذَلِكَ الْوَأْدُ الْخَفِيُّ " . زَادَ عُبَيْدُ اللَّهِ فِي حَدِيثِهِ عَنِ الْمُقْرِئِ وَهْىَ { وَإِذَا الْمَوْءُودَةُ سُئِلَتْ}
Bize Ubeydullah b. Saîd iîe Muhammed b. Ebî Ömer rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize El-Mukri rivayet etli. (Dediki): Bise Saîd b. Ebu Eyyub rivayet etli. (Dediki): Bana Ebu'l-Esved, Urve'den, o da Aişe'den, o da Ukkaşe'nin kız kardeşi Cüdame binti Vehb'den naklen rivayet eyledi. Cüdame şunu söylemiş: ResuIullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir takım insanların arasındayken yanına vardım. Şöyîe buyuruyordu : «Vallahi gîle'yi yasak etmek içimden geldi. Derken Romalılarla iranlılara bîr baktrm. Gördüm ki, onbr çocuklarına gîle yapıyor, fakat bu onların çocuklarına hiç bîr zarur getirmiyormuş.» Sonra kendisine azli sordular. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bu bir kız çocuğunu gizlice diri diri mezara gömmektir.» buyurdular. Ubeydullah El-Muhrî'den rivayet ettiği hadîsinde: « O (diri diriye mezara gömülen kız çocuğuna sorulduğu vakît) [ Tekvir 8 ] ayet-î kerîmesîdir.» cümlesini ziyade etti