Sahîh-i Müslim · 3573
Arapça metin
وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، أَنَّ عَائِشَةَ، أَخْبَرَتْهُ أَنَّهُ، جَاءَ أَفْلَحُ أَخُو أَبِي الْقُعَيْسِ يَسْتَأْذِنُ عَلَيْهَا بَعْدَ مَا نَزَلَ الْحِجَابُ - وَكَانَ أَبُو الْقُعَيْسِ أَبَا عَائِشَةَ مِنَ الرَّضَاعَةِ - قَالَتْ عَائِشَةُ فَقُلْتُ وَاللَّهِ لاَ آذَنُ لأَفْلَحَ حَتَّى أَسْتَأْذِنَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَإِنَّ أَبَا الْقُعَيْسِ لَيْسَ هُوَ أَرْضَعَنِي وَلَكِنْ أَرْضَعَتْنِي امْرَأَتُهُ - قَالَتْ عَائِشَةُ - فَلَمَّا دَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَفْلَحَ أَخَا أَبِي الْقُعَيْسِ جَاءَنِي يَسْتَأْذِنُ عَلَىَّ فَكَرِهْتُ أَنْ آذَنَ لَهُ حَتَّى أَسْتَأْذِنَكَ - قَالَتْ - فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " ائْذَنِي لَهُ " . قَالَ عُرْوَةُ فَبِذَلِكَ كَانَتْ عَائِشَةُ تَقُولُ حَرِّمُوا مِنَ الرَّضَاعَةِ مَا تُحَرِّمُونَ مِنَ النَّسَبِ .
Bana Harmeletü'bnu Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bana Yunus, ibni Şihâb'dan, o da Urve'den naklen haber verdi. Ona da Âişe haber vermişki, tesettür âyetleri indikten sonra Ebul-Kuays'in kardeşi Eflâh gelerek onun yanına girmek için izin istemiş. Ebu'l-Kuays, Hz. Âişe'nin süt babası imiş. Âişe demiş ki : — Ben: Vallahi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sormadıkça Eflâh'a izin veremem! Zîra beni emziren Ebu'l-Kuays değil, karısıdır; dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) içeri girince ona: Yâ Resulâllah! Ebu'I-Kuays'in kardeşi Eflâh gelerek yanıma girmek için izin istedi. Ben de senden izin almadıkça ona izin vermeyi doğru bulmadım; dedim. Bunun üzerme: — Sen ona izin ver! Buyurdular.» Urve demişki: «Bundan dolayıdır ki, Âişe: Neseben haram gördüğünüz şeyleri süt cihetinden de haram sayın! derdi.»
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا أَخْبَرَتْهُ أَنَّ أَفْلَحَ - أَخَا أَبِي الْقُعَيْسِ - جَاءَ يَسْتَأْذِنُ عَلَيْهَا وَهُوَ عَمُّهَا مِنَ الرَّضَاعَةِ بَعْدَ أَنْ أُنْزِلَ الْحِجَابُ قَالَتْ فَأَبَيْتُ أَنْ آذَنَ لَهُ فَلَمَّا جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرْتُهُ بِالَّذِي صَنَعْتُ فَأَمَرَنِي أَنْ آذَنَ لَهُ عَلَىَّ .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, İbni Şihab'dan dinlediğim, onun da Urvetü'bnü Zübeyr'den, naklen rivayet ettiği, ona da Âişe'nin haber verdiği şu hadîsi okudum: Tesettür âyetleri indirildikten sonra Ebu'l-Kuays'in kardeşi Eflâh gelerek Âişe'nin yanına girmek için izin istemiş, Eflâh, Âişe'nin süt amcası imiş. Âişe (Radiyallahu anha) demişki: «Ben ona izin vermeğe razı olmadım. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gelince bu yaptığımı kendisine haber verdim de; onun yanıma girmesine izin vermemi emir buyurdu.»
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ إِنَّ أَفْلَحَ أَخَا أَبِي الْقُعَيْسِ اسْتَأْذَنَ عَلَىَّ بَعْدَ مَا نَزَلَ الْحِجَابُ فَقُلْتُ وَاللَّهِ لاَ آذَنُ لَهُ حَتَّى أَسْتَأْذِنَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَإِنَّ أَخَا أَبِي الْقُعَيْسِ لَيْسَ هُوَ أَرْضَعَنِي، وَلَكِنْ أَرْضَعَتْنِي امْرَأَةُ أَبِي الْقُعَيْسِ. فَدَخَلَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ الرَّجُلَ لَيْسَ هُوَ أَرْضَعَنِي، وَلَكِنْ أَرْضَعَتْنِي امْرَأَتُهُ. قَالَ " ائْذَنِي لَهُ، فَإِنَّهُ عَمُّكِ، تَرِبَتْ يَمِينُكِ ". قَالَ عُرْوَةُ فَبِذَلِكَ كَانَتْ عَائِشَةُ تَقُولُ حَرِّمُوا مِنَ الرَّضَاعَةِ مَا يَحْرُمُ مِنَ النَّسَبِ.
Aişe'den, dedi ki: "Ebu'l-Kuays'ın kardeşi Eflah, hicab (perde arkasına saklanmak) emri nazil olduktan sonra yanıma girmek için izin istedi. Ben: Allah'a yemin ederim, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den izin isteyinceye kadar ona izin vermeyeceğim. Çünkü beni emziren Ebu'l-Kuays'ın kardeşi değildir. Bana süt veren Ebu'l-Kuays'ın hanımıdır, dedim. Daha sonra Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanıma gelince: Ey Allah'ın Rasulü, şüphesiz beni emziren adam değildir. Beni emziren onun hanımıdır, dedim. Allah Rasulü: Onun yanına girmesine izin ver. Çünkü o senin (süt) amcandır. Teribet yeminuki (sağ elin toprak dolasıca), dedi." Urve dedi ki: İşte bundan dolayı Aişe: "Neseb yoluyla haram olanları süt emmek sebebiyle de haram bilin." derdi
وَحَدَّثَنِي أَبُو الرَّبِيعِ الزَّهْرَانِيُّ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - يَعْنِي ابْنَ زَيْدٍ - حَدَّثَنَا هِشَامٌ، بِهَذَا الإِسْنَادِ أَنَّ أَخَا أَبِي الْقُعَيْسِ، اسْتَأْذَنَ عَلَيْهَا . فَذَكَرَ نَحْوَهُ .
{…} Bana Ebu'r-Rabi'ez-Zehrânî rivayet etti, (Dediki): Bize Hammâd yâni İbnİ Zeyd rivayet etti. (Dediki): Bize Hişârn bu isnâdla rivayette bulundu ki, Ebu'l-Kuays'ın kardeşi Âişe'nin yanına girmek için izin istemiş. Râvi yukarıki hadîs gibi rivayet etmiştir
وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ عِرَاكِ، بْنِ مَالِكٍ عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتِ اسْتَأْذَنَ عَلَىَّ أَفْلَحُ بْنُ قُعَيْسٍ فَأَبَيْتُ أَنْ آذَنَ، لَهُ فَأَرْسَلَ إِنِّي عَمُّكِ أَرْضَعَتْكِ امْرَأَةُ أَخِي . فَأَبَيْتُ أَنْ آذَنَ لَهُ فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ " لِيَدْخُلْ عَلَيْكِ فَإِنَّهُ عَمُّكِ " .
Bize Ubeydullah b. Muâz el-Anbarî rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Hakem'den, o da Irak b. Mâlik'den, o da Urve'den, o da Âişe'den naklen rivayet eyledi. Âişe şöyle demiş: Eflâh b. Kuays benim yanıma girmek için izin istedi. Ben ona izin vermekten çekindim. Müteakiben : — Ben senin amcanım; seni kardeşimin karısı emzirdi, diye haber gönderdi. Ben yine kendisine izin vermekten çekindim. Derken Resulullah (SallaIlahu Aleyhi ve Sellem) geldi. Bunu ona anlattım da: «O senin yanına girsin! Zîra amcandır.» buyurdular
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ عَمْرَةَ، أَنَّ عَائِشَةَ، أَخْبَرَتْهَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ عِنْدَهَا وَإِنَّهَا سَمِعَتْ صَوْتَ رَجُلٍ يَسْتَأْذِنُ فِي بَيْتِ حَفْصَةَ . قَالَتْ عَائِشَةُ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا رَجُلٌ يَسْتَأْذِنُ فِي بَيْتِكَ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أُرَاهُ فُلاَنًا " . لِعَمِّ حَفْصَةَ مِنَ الرَّضَاعَةِ . فَقَالَتْ عَائِشَةُ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَوْ كَانَ فُلاَنٌ حَيًّا - لِعَمِّهَا مِنَ الرَّضَاعَةِ - دَخَلَ عَلَىَّ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " نَعَمْ إِنَّ الرَّضَاعَةَ تُحَرِّمُ مَا تُحَرِّمُ الْوِلاَدَةُ " .
Bize Yahya b. Yahyâ rivayet etti. (Dediki): Abdullah b. Ebî Bekriden dinlediğim, onun da Amra'dan naklettiği, ona da Âişe'den haber verdiği şu hadîsi okudum : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Âişe'nin yanında bulunuyormuş. Âişe, Hafsa'nın evîne girmek için izin isteyen bîr adamın sesini işitmiş, Âişe demiş ki: Bunun üzerine ben: Yâ Resulallah! Bu senin evine girmek için izin isteyen bîr adam... dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hafsa'nın süt amcasını kasdederek : «Zannederim filân olacak!» dedi Müteakiben Âişe, kendi süt amcasını kasdederek: — Yâ Resulâllah! Filân sağ olsa benim yanıma girebilirmi idi? diye sormuş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Evet, çünkü süî, doğumun haram kıldıği her şeyi haram kılar.» buyurmuşlar
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ أَفْلَحَ، أَخَا أَبِي الْقُعَيْسِ جَاءَ يَسْتَأْذِنُ عَلَيْهَا ـ وَهْوَ عَمُّهَا مِنَ الرَّضَاعَةِ ـ بَعْدَ أَنْ نَزَلَ الْحِجَابُ، فَأَبَيْتُ أَنْ آذَنَ لَهُ، فَلَمَّا جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرْتُهُ بِالَّذِي صَنَعْتُ، فَأَمَرَنِي أَنْ آذَنَ لَهُ.
Aişe r.anha'dan rivayete göre; "Ebu'l-Kuays'ın erkek kardeşi ve süt emmek dolayısıyla amcası olan Eflah, hicab emrinin indirilmesinden sonra yanına girmek üzere gelip izin istedi. (Aişe dedi ki:) Ben ona izin vermek istemedim. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem gelince, ona yaptıklarımı haber verdim. Bana ona izin vermemi emir buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Fahl'in Sütü." Fahl'den kasıt erkektir. Sütün erkeğe izafe edilmesi mecazidir. Çünkü sütü n oluşmasına sebep odur. "Ona izin vermemi emir buyurdu." Ashabın, tabiınin, Şam halkından Evzaı, es-Sevrı ve Küfe ahalisinden Ebu Hanife ve iki arkadaşı, Mekke ahalisi arasında İbn Cüreyc'in, Medine ahalisinden Malik'in, Şafiı'nin, Ahmed'in, İshak'ın, Ebu Sevr'in ve ona tabi olan İslam diyarının çeşitli bölgelerindeki fukahanın büyük çoğunluğunun kanaatine göre Fahl sütü dolayısıyla haramlık sözkonusudur. Delilleri de bu sahih hadistir