Sahîh-i Müslim · 3613
Arapça metin
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا قَالَتِ اخْتَصَمَ سَعْدُ بْنُ أَبِي وَقَّاصٍ وَعَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ فِي غُلاَمٍ فَقَالَ سَعْدٌ هَذَا يَا رَسُولَ اللَّهِ ابْنُ أَخِي عُتْبَةَ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ عَهِدَ إِلَىَّ أَنَّهُ ابْنُهُ انْظُرْ إِلَى شَبَهِهِ وَقَالَ عَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ هَذَا أَخِي يَا رَسُولَ اللَّهِ وُلِدَ عَلَى فِرَاشِ أَبِي مِنْ وَلِيدَتِهِ فَنَظَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى شَبَهِهِ فَرَأَى شَبَهًا بَيِّنًا بِعُتْبَةَ فَقَالَ " هُوَ لَكَ يَا عَبْدُ الْوَلَدُ لِلْفِرَاَشِ وَلِلْعَاهِرِ الْحَجَرُ وَاحْتَجِبِي مِنْهُ يَا سَوْدَةُ بِنْتَ زَمْعَةَ " . قَالَتْ فَلَمْ يَرَ سَوْدَةَ قَطُّ وَلَمْ يَذْكُرْ مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ قَوْلَهُ " يَا عَبْدُ " .
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Rumh da rivayet etti. (Dediki); Bize Leys, İbni Şihâb'dan, o da Urve'den, o da Âİşe'den naklen haber verdiki, şöyle demiş: Sa'dubnu Ebî Vakkas ile Abd b. Zem'a bir çocuk hakkında münakaşa ettiler. Sa'd: — Yâ Resulâllah! Bu çocuk benim kardeşim Utbetü'bnü Ebî Vakkaas'ın oğludur. Oğlu olduğunu bana vasîyyet etti. O'na benzeyişine bak! dedi. Abd b. Zem'a da: — Bu benim kardeşimdir yâ Resulâllah! Babamın döşeği üzerinde onun cariyesinden doğmuştur; iddiasında bulundu. Derken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çocuğun benzerliğine baktı ve Utbe'ye apaçık benzeriik gördü. Bunun üzerine: — «O senindir yâ Abd Çocuk firâş sahibinindir. Zânî'ye de taş vardır. Sen de ondan kaç yâ Sevde btnti Zem'a!» buyurdular. Hz. Âişe: «Artık bu çocuk Sevde'yi hiç görmedi» demiş. Muhammed b. Rumh: «Yâ Abd!» sözünü zikretmemiştir. Diğer tahric: Hadisi Buhari (2053, 2218, 2421, 2533, 2745, 4303, 6749, 6765, 6817, 7182), Ebu Davud (2273), Nesai s-küb. (5648, 5651); İbn Mace (2004), Ahmed, Müsned (24086) ve İbn Hibban (4105) rivayet etmişlerdir
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ إِنَّ عَبْدَ بْنَ زَمْعَةَ وَسَعْدًا اخْتَصَمَا إِلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي ابْنِ أَمَةِ زَمْعَةَ . فَقَالَ سَعْدٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَوْصَانِي أَخِي إِذَا قَدِمْتُ مَكَّةَ أَنْ أَنْظُرَ إِلَى ابْنِ أَمَةِ زَمْعَةَ فَأَقْبِضَهُ . وَقَالَ عَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ أَخِي وَابْنُ أَمَةِ أَبِي وُلِدَ عَلَى فِرَاشِ أَبِي . فَرَأَى النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ شَبَهَهُ بِعُتْبَةَ فَقَالَ " هُوَ لَكَ يَا عَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ . الْوَلَدُ لِلْفِرَاشِ وَاحْتَجِبِي عَنْهُ يَا سَوْدَةُ " .
Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Zem'a'nın cariyesinin oğlu (Abdurrahman'ın nesebinin tayini ve kimin oğlu sayılmasının gerekliliği) hakkında Zam'a'nın oğlu (Abd) ile Sa'd (bin Ebi Vakkas), aralarında bulunan ihtilafın halli için Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e baş vurdular. Sa'd: — Ya Resulallah! (ölen) kardeşim (Utbe) bana vasiyet ederek, Mekke'ye vardığımda Zam'a'nın cariyesinin oğluna bakıp yakalamamı (almamı) istemiştir, (Çünkü çocuğun kendisinden olduğunu söylemiştir), diye iddiasını açıkladı. Abd bin Zam'a da: — Çocuk benim kardeşimdir, babamın cariyesinin oğludur, babamın firaşı (yatağı) üstünde doğmuştur, dedi. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) çocuğun Utbe'ye benzediğini gördü ve: — «Ya Abd bin Zam'a! (Abdurrahman isimli) bu çocuk senin (kardeşin) dir. Çocuk firaş (sahibin) e aittir. (Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kendi zevcesi olan Zam'a kızı Sevde'y®': «Ya Şevde! Sen bundan sonra (Abdurrahman isimli) bu çocuğa gözükme» buyurdu. Diğer tahric: Hadisi Buhari (2053, 2218, 2421, 2533, 2745, 4303, 6749, 6765, 6817, 7182), Müslim (1457), Ebu Davud (2273), Nesai s-küb. (5648, 5651); Ahmed, Müsned (24086) ve İbn Hibban (4105) rivayet etmişlerdir. BUHARİ HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA MÜSLİM HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH: 2273 – 2274 –
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ أَنَّهَا قَالَتِ اخْتَصَمَ سَعْدُ بْنُ أَبِي وَقَّاصٍ وَعَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ فِي غُلاَمٍ، فَقَالَ سَعْدٌ هَذَا يَا رَسُولَ اللَّهِ ابْنُ أَخِي عُتْبَةَ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، عَهِدَ إِلَىَّ أَنَّهُ ابْنُهُ، انْظُرْ إِلَى شَبَهِهِ. وَقَالَ عَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ هَذَا أَخِي يَا رَسُولَ اللَّهِ وُلِدَ عَلَى فِرَاشِ أَبِي مِنْ وَلِيدَتِهِ. فَنَظَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى شَبَهِهِ، فَرَأَى شَبَهًا بَيِّنًا بِعُتْبَةَ، فَقَالَ " هُوَ لَكَ يَا عَبْدُ، الْوَلَدُ لِلْفِرَاشِ وَلِلْعَاهِرِ الْحَجَرُ وَاحْتَجِبِي مِنْهُ يَا سَوْدَةُ بِنْتَ زَمْعَةَ ". فَلَمْ تَرَهُ سَوْدَةُ قَطُّ.
Aişe r.anha şöyle anlatır: Sa'd İbn Ebu Vakkas ve Abd İbn Zem'a bir oğlan çocuğunun kime ait olduğu konusunda davalaşmıştı. Sa'd, "Ey Allah'ın Resulül Bu çocuk, kardeşim Utbe'nin oğludur. Bunun, kendisine ait olduğuna dair bana ahit vermişti. Utbe'ye olan benzerliğine bir bakın" dedi. Abd İbn Zem'a ise, "Bu benim kardeşim Ey Allah'ım Resulü' Babamın cariyesinden, onun yatağında iken doğmuştur" dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem benzerliğe bir baktı, çocuğun apaçık Utbe'ye benzediğini gördü. "Ey Abd' Bu çocuk sizindir. Çocuk, kimin yatağında doğmuşsa onlara ait olur. Zina eden ise mahrum kalır" buyurdu. Zem'a'nın kızı Sevde'ye de, "Bu çocuğa karşı örtülü bulun" buyurdu. Bunun üzerine Sevde o çocuğu bir daha hiç görmedi
حَدَّثَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ حَدَّثَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، أَنَّ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتْ إِنَّ عُتْبَةَ بْنَ أَبِي وَقَّاصٍ عَهِدَ إِلَى أَخِيهِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ أَنْ يَقْبِضَ إِلَيْهِ ابْنَ وَلِيدَةِ زَمْعَةَ، قَالَ عُتْبَةُ إِنَّهُ ابْنِي. فَلَمَّا قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم زَمَنَ الْفَتْحِ أَخَذَ سَعْدٌ ابْنَ وَلِيدَةِ زَمْعَةَ. فَأَقْبَلَ بِهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَقْبَلَ مَعَهُ بِعَبْدِ بْنِ زَمْعَةَ. فَقَالَ سَعْدٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا ابْنُ أَخِي عَهِدَ إِلَىَّ أَنَّهُ ابْنُهُ. فَقَالَ عَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا أَخِي ابْنُ وَلِيدَةِ زَمْعَةَ، وُلِدَ عَلَى فِرَاشِهِ. فَنَظَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى ابْنِ وَلِيدَةِ زَمْعَةَ، فَإِذَا هُوَ أَشْبَهُ النَّاسِ بِهِ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هُوَ لَكَ يَا عَبْدُ بْنَ زَمْعَةَ ". مِنْ أَجْلِ أَنَّهُ وُلِدَ عَلَى فِرَاشِ أَبِيهِ، قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " احْتَجِبِي مِنْهُ يَا سَوْدَةُ بِنْتَ زَمْعَةَ ". مِمَّا رَأَى مِنْ شَبَهِهِ بِعُتْبَةَ. وَكَانَتْ سَوْدَةُ زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم.
Aişe r.anha'dan rivayet edildiğine göre: Utbe İbn Ebu Vakkas kardeşi Sad İbn Ebi Vakkas'tan Zem'a'nın cariyesinin oğlunu alıp kendisine getirmesini istemiş ve "o benim oğlumdur" diye iddiada bulunmuştu. Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem fetih sırasında Mekke'ye gelince Sad, Zem 'a'nın cariyesinin oğlunu alarak Allah Resulü'ne götürdü. SaId bu çocukla Hz. Nebi'in yanına giderken yanında. Abd İbn Zem'a da vardı. Sad, "Ey Allah'ın Resulü! Bu, benim kardeşimin oğludur. Bunun kendi oğlu olduğunu bana söylemişti" dedi. Bunun üzerine Abd İbn Zem'a: "Ey Allah'ın Resulü! Bu benim kardeşimdir. Zem'anın cariyesinin oğlu olup Zem'a'nın yatağında doğmuştur" dedi. Bunun üzerine Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Zem'anın cariyesinin oğluna baktı ve onun kime daha çok benzediğini gördü. Fakat İslam'ın hükmü gereğince çocuk kimin yatağında doğduysa ona aittir. Bunun üzerine Hz. Nebi: "Ey Abd İbn Zem'a' Bu çocuk babasının yatağında doğmuştur ve dolayısıyla senin kardeşindir, onu alabilirsin" dedi. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) çocuğun Utbe'ye benzerliğini gördüğünden dolayı hanımı Sevde r.a.'ya dönerek: "Ey Zem'a'nın kızı Sevde! sen bunun yanında iken örtülü ol" buyurdu
حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَمُسَدَّدٌ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، اخْتَصَمَ سَعْدُ بْنُ أَبِي وَقَّاصٍ وَعَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي ابْنِ أَمَةِ زَمْعَةَ فَقَالَ سَعْدٌ أَوْصَانِي أَخِي عُتْبَةُ إِذَا قَدِمْتُ مَكَّةَ أَنْ أَنْظُرَ إِلَى ابْنِ أَمَةِ زَمْعَةَ فَأَقْبِضَهُ فَإِنَّهُ ابْنُهُ . وَقَالَ عَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ أَخِي ابْنُ أَمَةِ أَبِي وُلِدَ عَلَى فِرَاشِ أَبِي . فَرَأَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم شَبَهًا بَيِّنًا بِعُتْبَةَ فَقَالَ " الْوَلَدُ لِلْفِرَاشِ وَلِلْعَاهِرِ الْحَجَرُ وَاحْتَجِبِي عَنْهُ يَا سَوْدَةُ " . زَادَ مُسَدَّدٌ فِي حَدِيثِهِ وَقَالَ " هُوَ أَخُوكَ يَا عَبْدُ " . .
Aişe (r.anha)'den; demiştir ki: Sa'd b. Ebî Vakkas ile Abd b. Zem'a, Zema'nın cariyesinin oğlu (Abdurrahman'ın nesebinin tesbiti) hakkında (aralarında çıkan) anlaşmazlığı halletmesi için Rasûlullah (s.a.v.)'e başvurdular. Sa'd (r.a.) dedi ki: Kardeşim Utbe, Mekke'ye vardığım zaman Zem'anın cariyesinin oğluna bakmamı ve onu (yanıma) almamı bana vasiyyet etti. Çünkü o (çocuk) kardeşimin oğludur. Abdullah b. Zem'a da; (O) benim kardeşimdir, (çünkü) babamın cariyesinin oğludur (ve) babamın (firâşı) yatağı üzerinde doğmuştur, diye iddiada bulundu. Rasûlullah (s.a.v.) de (çocukta) Utbe'ye açıkça bir benzerlik gördü. Bunun üzerine; "Çocuk (üzerinde doğduğu) firaş (sahibin)'e aittir. Zina edene de mahrumiyet vardır ya Sevde! Sen bundan sonra bu çocuğa gözükme." buyurdu. Müsedded hadisine (şu cümleyi de) ilâve etti: "Ey Abd, bu (çocuk) senin kardeşindir." buyurdu
حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم. وَقَالَ اللَّيْثُ حَدَّثَنِي يُونُسُ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ أَنَّ عَائِشَةَ قَالَتْ كَانَ عُتْبَةُ بْنُ أَبِي وَقَّاصٍ عَهِدَ إِلَى أَخِيهِ سَعْدٍ أَنْ يَقْبِضَ ابْنَ وَلِيدَةِ زَمْعَةَ، وَقَالَ عُتْبَةُ إِنَّهُ ابْنِي. فَلَمَّا قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَكَّةَ فِي الْفَتْحِ أَخَذَ سَعْدُ بْنُ أَبِي وَقَّاصٍ ابْنَ وَلِيدَةِ زَمْعَةَ، فَأَقْبَلَ بِهِ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، وَأَقْبَلَ مَعَهُ عَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ، فَقَالَ سَعْدُ بْنُ أَبِي وَقَّاصٍ هَذَا ابْنُ أَخِي، عَهِدَ إِلَىَّ أَنَّهُ ابْنُهُ. قَالَ عَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، هَذَا أَخِي، هَذَا ابْنُ زَمْعَةَ، وُلِدَ عَلَى فِرَاشِهِ. فَنَظَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى ابْنِ وَلِيدَةِ زَمْعَةَ، فَإِذَا أَشْبَهُ النَّاسِ بِعُتْبَةَ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هُوَ لَكَ، هُوَ أَخُوكَ يَا عَبْدُ بْنَ زَمْعَةَ ". مِنْ أَجْلِ أَنَّهُ وُلِدَ عَلَى فِرَاشِهِ، وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " احْتَجِبِي مِنْهُ يَا سَوْدَةُ ". لِمَا رَأَى مِنْ شَبَهِ عُتْبَةَ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ. قَالَ ابْنُ شِهَابٍ قَالَتْ عَائِشَةُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الْوَلَدُ لِلْفِرَاشِ وَلِلْعَاهِرِ الْحَجَرُ ". وَقَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَكَانَ أَبُو هُرَيْرَةَ يَصِيحُ بِذَلِكَ.
Aişe dedi ki: Utbe b. Ebi Vakkas kardeşi Sa'd'a, Zem'a'nın cariyesinin oğlunu almasını vasiyet etmiş ve: O benim oğlumdur demişti. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Mekke fethi sırasında (Mekke'ye) gelince Sa'd b. Ebi Vakkas da Zem'a'nın cariyesinin oğlunu alıp Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e getirmişti. Onunla birlikte Zem'a'nın oğlu Abd da geldi. Sa'd b. Ebi Vakkas dedi ki: Bu benim kardeşimin oğludur. O bana bunun kendi oğlu olduğunu söylemişti. Zem'a'nın oğlu Abd da: Ey Allah'ın Resulü, bu benim kardeşimdir. Bu Zem'a'nın oğludur. Onun döşeğinde doğmuştur, dedi. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Zem'a'nın cariyesinin oğluna bir baktı, onun Utbe b. Ebi Vakkas'a insanlar arasında en çok benzeyen birisi olduğunu gördü. Bunun üzerine Resulullah: O senindir ey Zem'a'nın oğlu Abd, o Zem'a'nın döşeği üzerinde doğduğundan ötürü senin kardeşindir, diye buyurdu. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem de ayrıca: Ey Sevde, sen de bundan hicabın arkasına gir (ona görünme) diye buyurdu. Buna sebep ise Utbe t. Ebi Vakkas'a çokça benzediğini görmüş olmasıdır." İbn Şihab Aişe den rivayetle ResQlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğunu söyledi: "Çocuk döşeğe aittir. Zina eden için de mahrumiyet ve zarar söz konusudur." İbn Şihab dedi ki: Ebu Hureyre bunu yüksek sesle söylüyordu
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا قَالَتْ كَانَ عُتْبَةُ بْنُ أَبِي وَقَّاصٍ عَهِدَ إِلَى أَخِيهِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ أَنَّ ابْنَ وَلِيدَةِ زَمْعَةَ مِنِّي، فَاقْبِضْهُ إِلَيْكَ. فَلَمَّا كَانَ عَامُ الْفَتْحِ أَخَذَهُ سَعْدٌ فَقَالَ ابْنُ أَخِي، قَدْ كَانَ عَهِدَ إِلَىَّ فِيهِ. فَقَامَ عَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ فَقَالَ أَخِي، وَابْنُ أَمَةِ أَبِي، وُلِدَ عَلَى فِرَاشِهِ. فَتَسَاوَقَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم. فَقَالَ سَعْدٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ، ابْنُ أَخِي، كَانَ عَهِدَ إِلَىَّ فِيهِ. فَقَالَ عَبْدُ بْنُ زَمْعَةَ أَخِي وَابْنُ وَلِيدَةِ أَبِي. وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هُوَ لَكَ يَا عَبْدُ ابْنَ زَمْعَةَ، الْوَلَدُ لِلْفِرَاشِ، وَلِلْعَاهِرِ الْحَجَرُ ". ثُمَّ قَالَ لِسَوْدَةَ بِنْتِ زَمْعَةَ " احْتَجِبِي مِنْهُ ". لِمَا رَأَى مِنْ شَبَهِهِ بِعُتْبَةَ، فَمَا رَآهَا حَتَّى لَقِيَ اللَّهَ.
Aişe r.anha'dan nakledilmiştir: Utbe İbn Ebi Vakkas, kardeşi Sa'd b. Ebi Vakkas'a "Zemianın cariyesinin oğlu bendendir. Onu yanına al" diye vasiyet etmişti. Fetih yılında Said onu yanına aldı ve "Bu benim kardeşimin oğludur. Bana onu koruyup gözetmemi vasiyet etmişti" dedi. Bunun üzerine Abdullah İbn Zem'a kalktı ve "Bu benim kardeşimdir ve babamın cariyesinin oğludur. Onun yatağında doğdu" dedi. Bunun üzerine doğruca Allah Resulü'nün yolunu tuttular. Sa'd: "Ey Allah'ın Resulü! Bu, kardeşimin oğludur. Bunu bana vasiyet etmişti" dedi. Abdullah İbn Zem'a ise "Kardeşimdir ve babamın cariyesinin oğludur" dedi. Bunun üzerine Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Abdullah! Bu senindir. Çocuk meşru ilişki sahibine aittir. Gayrimeşru ilişkiye girene ise taş vardır" buyurdu. Sonra, çocuğun Utbe'ye benzediğini görünce, Sevde binti Zem'a'ya "Onun yanında örtün" buyurdu. Bu olaydan sonra bu çocuk, Sevde vefat edinceye kadar onu görmedi. باب: إذا أومأ المريض برأسه إشارة بينة جازت. 5. HASTA, BİR ŞAHİT OLARAK BAŞIYLA İŞARET ETSE CAİZ OLUR