İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Müslim · 3639

The Book of Suckling

Arapça metin

وَحَدَّثَنَاهُ قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ هَلْ نَكَحْتَ يَا جَابِرُ ‏"‏ ‏.‏ وَسَاقَ الْحَدِيثَ إِلَى قَوْلِهِ امْرَأَةً تَقُومُ عَلَيْهِنَّ وَتَمْشُطُهُنَّ قَالَ ‏"‏ أَصَبْتَ ‏"‏ ‏.‏ وَلَمْ يَذْكُرْ مَا بَعْدَهُ ‏.‏

{…} Bu hadîsi bize Kuteybetü'bnü Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan, Amr'dan, o da Cabir b. Abdillah'dan naklen rivayet etti. Cabir şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana: «Evlendin mi ya Cabir?» dedi. Ravi hadîsi: «Onlara bakacak ve saçlarını tarayacak bîr kadın...» cümlesine kadar rivayet etmiş; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in : «isabet etmişsin!» buyurduğunu söylemiş; sonrasını zikretmemiştir

Sahîh-i Müslim, 3639

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، - وَاللَّفْظُ لِعَمْرٍو - قَالَ عَمْرٌو وَقُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا وَقَالَ، إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنِ ابْنِ الْمُنْكَدِرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمَّا تَزَوَّجْتُ ‏"‏ أَتَّخَذْتَ أَنْمَاطًا ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ وَأَنَّى لَنَا أَنْمَاطٌ قَالَ ‏"‏ أَمَا إِنَّهَا سَتَكُونُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd ile Amr'un-Nâkıd ve İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Lâfız Amr'ındır. (Amr ile Kuteybe haddesena, İshâk ise ahberanâ tâbirlerini kullandılar.) (İshâk dediki): Sise Süfyân, İbni Münkedir'den, o da Câbir'den naklen haher verdi. Câbir (Şöyle de­miş): Evlendiğim vakit Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana: «Yaygı edindin mi?» diye sordu. Ben: — Bizim nereden yaygımız olsun! dedim. — «Beri bak, bu olacak!» buyurdu

Sahîh-i Müslim, 5449
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَأَبُو الرَّبِيعِ الزَّهْرَانِيُّ، قَالَ أَبُو الرَّبِيعِ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كَانَ مُعَاذٌ يُصَلِّي مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْعِشَاءَ ثُمَّ يَأْتِي مَسْجِدَ قَوْمِهِ فَيُصَلِّي بِهِمْ ‏.‏

Bize Kuteybetü'bnti Saîd ile Ebu'r-Rabi Ez-Zehrânî rivayet ettiler. Ebu'r-Rabî' Dediki: Bize Hammâd rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyub, Amr b. Dinar'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: -Muâz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte yatsıyı kılar; sonra kavminin mescidine gelerek onlara da yatsıyı kıldırırdı...» İzah için buraya tıklayın

Sahîh-i Müslim, 1043
HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - يَعْنِي ابْنَ بِلاَلٍ - عَنْ يَحْيَى، - وَهُوَ ابْنُ سَعِيدٍ - عَنْ عَمْرَةَ، قَالَتْ سَمِعْتُ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - تَقُولُ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِخَمْسٍ بَقِينَ مِنْ ذِي الْقَعْدَةِ وَلاَ نُرَى إِلاَّ أَنَّهُ الْحَجُّ حَتَّى إِذَا دَنَوْنَا مِنْ مَكَّةَ أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَنْ لَمْ يَكُنْ مَعَهُ هَدْىٌ إِذَا طَافَ بِالْبَيْتِ وَبَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ أَنْ يَحِلَّ ‏.‏ قَالَتْ عَائِشَةُ رضى الله عنها فَدُخِلَ عَلَيْنَا يَوْمَ النَّحْرِ بِلَحْمِ بَقَرٍ فَقُلْتُ مَا هَذَا فَقِيِلَ ذَبَحَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَزْوَاجِهِ ‏.‏ قَالَ يَحْيَى فَذَكَرْتُ هَذَا الْحَدِيثَ لِلْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ فَقَالَ أَتَتْكَ وَاللَّهِ بِالْحَدِيثِ عَلَى وَجْهِهِ ‏.‏

Bize Ubeydullah b. Meslete'bni Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman yâni İbni Bilâl, Yahyâ yâni İbni Saîd'den, o da Amra'dan naklen rivayet eyledi. Amra şöyle demiş: Ben, Âişe 'yi şunu söylerken işittim: «Resûlulfah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile Zî'l-Kaadenin yirmibeşinde yolo çıktık Yalnız hacc yapılacak sanıyorduk. Mekke'ye yaklaştığımız vakit Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanlarında hedy olmayanlara beyti tavaf edip Safa ile Merve arasında sa'yi îfâ ettikten sonra ihramdan çıkmalarını emir buyurdu.» Âişe (Radiyallahu anha) (sözüne devamla) (Dediki): «Bayram günü bize sığır eti getirdiler. Ben : — Bu nedir? dedim. — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zevceleri nâmına kurban kesti; dediler.» Râvî Yahya demiş ki: «Ben, bu hadîsi Kaasim b. Muhammed'e andım da : — Vallahi Âişe, hadîsi sana olduğu gibi söylemiş; dedi.»

Sahîh-i Müslim, 2925
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَعُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، جَمِيعًا عَنْ جَرِيرٍ، - قَالَ قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ، - وَهُوَ ابْنُ عُمَيْرٍ - عَنْ قَزَعَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ سَمِعْتُ مِنْهُ، حَدِيثًا فَأَعْجَبَنِي فَقُلْتُ لَهُ أَنْتَ سَمِعْتَ هَذَا، مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ فَأَقُولُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا لَمْ أَسْمَعْ قَالَ سَمِعْتُهُ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ تَشُدُّوا الرِّحَالَ إِلاَّ إِلَى ثَلاَثَةِ مَسَاجِدَ مَسْجِدِي هَذَا وَالْمَسْجِدِ الْحَرَامِ وَالْمَسْجِدِ الأَقْصَى ‏"‏ ‏.‏ وَسَمِعْتُهُ يَقُولُ ‏"‏ لاَ تُسَافِرِ الْمَرْأَةُ يَوْمَيْنِ مِنَ الدَّهْرِ إِلاَّ وَمَعَهَا ذُو مَحْرَمٍ مِنْهَا أَوْ زَوْجُهَا ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybetu'bnü Saîd ile Osman b. Ebi Şeybe hep birden Cerîr'den rivayet ettiler. Kuteybe (Dediki): Bize Cerîr, Abdü'l-Melik yani İbni Umeyr'den, o da Kazea'dan, o da Ebû Saîd'den naklen rivayet etti. Kazea şöyle demiş: Ebû Saîd'den bir hadîs dinledim de hoşuma gitti. Kendisine : — Bunu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den sen mi işittin? diye sordum. Ebû Saîd : — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işitmediğim bir şeyi onun üzerinden mi söyliyeceğim? dedi. Kazea demiş ki: Ebû Saîd'î şöyle derken işittim: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — Semerleri ancak üç mescide gitmek için bağlayın! Benim şu mescidime, Mescid-i Harâm'a ve Mescid-i Aksâ'ya! buyurdular. Ve yine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Kadın yanında mahremi veya kocası olmaksızın hiç bîr zaman iki günlük yola çıkmasın!» buyururken işittim

Sahîh-i Müslim, 3263
HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ زِيَادِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْفَضْلِ، سَمِعَ نَافِعَ بْنَ جُبَيْرٍ، يُخْبِرُ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الثَّيِّبُ أَحَقُّ بِنَفْسِهَا مِنْ وَلِيِّهَا وَالْبِكْرُ تُسْتَأْمَرُ وَإِذْنُهَا سُكُوتُهَا ‏"‏ ‏.‏

Bize Kutaybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân, Ziyâd b. Sad'dan, o da Abdullah b. Fadl'dan naklen rivayet etti. Abdullah Nafi' b. Cübeyr'i, ibni Abbâs'dan naklen haber verirken dinlemiş ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Dul kadın kendisi içîn velisinden daha ziyade hak sahibidir. Kızdan ise emir istenir; onun izni susmasıdır.»

Sahîh-i Müslim, 3477
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مُحَارِبٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ، عَبْدِ اللَّهِ قَالَ تَزَوَّجْتُ امْرَأَةً فَقَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ هَلْ تَزَوَّجْتَ ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَبِكْرًا أَمْ ثَيِّبًا ‏"‏ ‏.‏ قُلْتُ ثَيِّبًا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَأَيْنَ أَنْتَ مِنَ الْعَذَارَى وَلِعَابِهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ شُعْبَةُ فَذَكَرْتُهُ لِعَمْرِو بْنِ دِينَارٍ فَقَالَ قَدْ سَمِعْتُهُ مِنْ جَابِرٍ وَإِنَّمَا قَالَ ‏"‏ فَهَلاَّ جَارِيَةً تُلاَعِبُهَا وَتُلاَعِبُكَ ‏"‏

Bize Ubeydullah b. Muaz rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Mubarib'den, o da Cabir b. Abdillah'dan naklen rivayet etti. Cabir şöyle demiş : — Ben bir kadınla evlendim. Derken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana : «Evlendin mi?» diye sordu. Ben: — Evet, cevabını verdim. «Bakire mi, dul mu?» dedi, — Dul, dedim. . «Bakireler ve onların cilveleri varken sen nerede geziyorsun?» buyurdular. Şu'be demiş ki : «Ben bu hadîsi Amr b. Dinar'a söyledim de bana şu cevabı verdi : Onu Cabir'den ben de işittim; ancak o : «Kız alsaydın ya! Sen onunla, o seninle oynaşırdınız» dedi

Sahîh-i Müslim, 3637

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.