Sahîh-i Müslim · 4503
Arapça metin
وَحَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا حَبَّانُ بْنُ هِلاَلٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، وَرَبِيعَةُ الرَّأْىِ بْنُ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ يَزِيدَ، مَوْلَى الْمُنْبَعِثِ عَنْ زَيْدِ بْنِ، خَالِدٍ الْجُهَنِيِّ أَنَّ رَجُلاً، سَأَلَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَنْ ضَالَّةِ الإِبِلِ . زَادَ رَبِيعَةُ فَغَضِبَ حَتَّى احْمَرَّتْ وَجْنَتَاهُ . وَاقْتَصَّ الْحَدِيثَ بِنَحْوِ حَدِيثِهِمْ وَزَادَ " فَإِنْ جَاءَ صَاحِبُهَا فَعَرَفَ عِفَاصَهَا وَعَدَدَهَا وَوِكَاءَهَا فَأَعْطِهَا إِيَّاهُ وَإِلاَّ فَهْىَ لَكَ " .
Bana İshâk b. Mansûr da rivayet etti. (Dediki): Bize Habbân b. Hilâl haber verdi. (Dediki): Bize Hammâd b. Seleme rivâyet etti. (Dediki): Bana Yahya b. Saîd ile Rabîatü'r-Re'y b. Ebî Abdirrahmân, Münbais'in âzâdlısı Yezîd'den, o da Zeyd b. Hâlid El-Cühenî'den naklen rivayet ettiki, Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e kaybolan develerin hükmünü sormuş...» Rabîa şunu ziyade etmiş: «Bunun üzerine kızdı; hatta yanakları kızardı.» ve hadîsi yukarıdakilerin hadîsi gibi rivayet etmiş. Şunu da ziyade eylemiş: «Şayet sahibi gelir de mahfazasını, sayısını ve bağını bilirse onu kendisine veriver! Aksi takdirde o senindir.»
Benzer hadisler
وَحَدَّثَنِي أَحْمَدُ بْنُ عُثْمَانَ بْنِ حَكِيمٍ الأَوْدِيُّ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ، حَدَّثَنِي سُلَيْمَانُ، - وَهُوَ ابْنُ بِلاَلٍ - عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ يَزِيدَ، مَوْلَى الْمُنْبَعِثِ قَالَ سَمِعْتُ زَيْدَ بْنَ خَالِدٍ الْجُهَنِيَّ، يَقُولُ أَتَى رَجُلٌ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَذَكَرَ نَحْوَ حَدِيثِ إِسْمَاعِيلَ بْنِ جَعْفَرٍ . غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ فَاحْمَارَّ وَجْهُهُ وَجَبِينُهُ وَغَضِبَ . وَزَادَ بَعْدَ قَوْلِهِ " ثُمَّ عَرِّفْهَا سَنَةً " . " فَإِنْ لَمْ يَجِئْ صَاحِبُهَا كَانَتْ وَدِيعَةً عِنْدَكَ " .
Bana Ahmed b. Osman b. Hakîm El-Evdî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid b. Mahled rivayet etti. (Dediki): Bana Süleyman —ki İbni Bilâl'dir— Rabîa b. Ebî Abdirrahman'dan, o da Münbais'in âzâdlısı Yezîd'den naklen rivayet etti. Yezîd şöyle demiş: Ben Zeyd b. Hâlid El-Cühenî'yi şunları söylerken işittim: «Bir adam Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldi...» arkacığından râvi hadîsi İsmail b. Ca'fer hadîsi gibi rivayet etmiştir. Yalnız o : «Yüzü ve alnı kıpkırmızı kesildi ve kızdı.» demiş. «Sonra onu bir sene i'lân et!» cümlesinden sonra: «Şayet sahibi gelmezse Iukata senin yannda emânet olur.» ibaresini ziyâde etmiştir
وَحَدَّثَنَاهُ يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ سَمِعْتُ مَنْصُورًا، يُحَدِّثُ عَنِ الْحَكَمِ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْحَكَمِ، ح وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ حَبِيبٍ، جَمِيعًا عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، - رضى الله عنهما - فِي رِوَايَةِ مَنْصُورٍ عَنِ الْحَكَمِ أَهْدَى الصَّعْبُ بْنُ جَثَّامَةَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم رِجْلَ حِمَارِ وَحْشٍ . وَفِي رِوَايَةِ شُعْبَةَ عَنِ الْحَكَمِ عَجُزَ حِمَارِ وَحْشٍ يَقْطُرُ دَمًا . وَفِي رِوَايَةِ شُعْبَةَ عَنْ حَبِيبٍ أُهْدِيَ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم شِقُّ حِمَارِ وَحْشٍ فَرَدَّهُ .
Bize, bu hadîsi Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Mu'temir b. Süleyman haber verdi. (Dediki): Ben, Mansûr'u Hakem'den naklen rivayet ederken dinledim. H. Bize Muhammed b. EI-Müsennâ ile İbni Beşşâr dahi rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Muhamıned b, Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Hakem'den rivayet etti. H. Bize Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize, babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Habîb'den, o da Saîd b. Cübeyir'den, o da îbni Abbâs (Radiyallahu anhüma)'dan rivayet etmişlerdir. Mansûr'un Hakem'den rivayetinde: «Sa'b b. Cessame, Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir yaban eşeğf bacağı hediye etti.» Şu'be'nin Hakem'den rivayetinde: «Ucundan kan damlayan bir yaban eşeği budu.», Şu'be'nin Habib'den rivayetinde: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir yaban eşeğinin yarısı hediye edildi de onu geri çevirdi.» denilmiştir. İzah 1195 te
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاقَ الْمُسَيَّبِيُّ، حَدَّثَنَا أَنَسٌ يَعْنِي ابْنَ عِيَاضٍ، ح وَحَدَّثَنِي سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ مَيْسَرَةَ، كِلاَهُمَا عَنْ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ، بْنُ أَبِي شَيْبَةَ حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، وَعِيسَى بْنُ يُونُسَ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، ح وَحَدَّثَنِي عَبْدُ، اللَّهِ بْنُ جَعْفَرِ بْنِ يَحْيَى حَدَّثَنَا مَعْنٌ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، ح وَحَدَّثَنِي أَبُو نَصْرٍ التَّمَّارُ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ، بْنُ سَلَمَةَ عَنْ أَيُّوبَ، ح وَحَدَّثَنَا الْحُلْوَانِيُّ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، عَنْ يَعْقُوبَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، كُلُّ هَؤُلاَءِ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . بِمَعْنَى حَدِيثِ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ . غَيْرَ أَنَّ فِي حَدِيثِ مُوسَى بْنِ عُقْبَةَ وَصَالِحٍ " حَتَّى يَغِيبَ أَحَدُهُمْ فِي رَشْحِهِ إِلَى أَنْصَافِ أُذُنَيْهِ " .
{m-60} Bize Mııhaınmed b. İshak El-Müseyyebî rivayet etti. (Dediki): Bize Enes (yâni; İbni İyâd) rivayet etti. H. Bana Süveyd b. Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Hafs b. Meysera rivayet etti. Her iki râvî Musa b. Ukhe'den rivayet etmişlerdir. Bize Ebû Bckr b. Ebî Şeyhe de rivayet etti, (Dediki): Bize Ebû Hâlid El-Ahmer ile İsa b. Yûnus, İbni Avn'den rivayet ettiler. H. Bana Abdullah b. Ca'fer b. Yahya dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'n rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik rivayet etti. H. Bana Ebû Nasr Et-Temmûr da rivayet etti. (Dediki): Bize Hammad h. Seleme, Eyyub'dan rivayet etti. H. Bize Hulvânî ile Abd b. Humeyd dahi Ya'kub h. İbrahim h. Sa'd'dan rivayet ettiler. (Demişki): Bize baham, Salih'den rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Ubeydullah'in Nâfi'den rivayet ettiğî hadîs mânâsında rivayette bulunmuşlardır. Şu kadar var ki: Musa b. Ukbe ile Salih'in hadîsinde: «Hattâ onlardan biri kulaklarının yarısına kadar terine batacaktır.» ibaresi vardır. İZAH 2864 TE
وَحَدَّثَنِي أَبُو كَامِلٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، ح وَحَدَّثَنِي يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، جَمِيعًا عَنْ أَيُّوبَ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، كُلُّهُمْ عَنْ نَافِعٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ . نَحْوَ حَدِيثِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ غَيْرَ أَنَّ حَدِيثَ، ابْنِ جُرَيْجٍ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " إِذَا رَأَى أَحَدُكُمُ الْجَنَازَةَ فَلْيَقُمْ حِينَ يَرَاهَا حَتَّى تُخَلِّفَهُ إِذَا كَانَ غَيْرَ مُتَّبِعِهَا " .
Bana Ebû Kâmil rivayet etti. (dediki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana Ya'kûb b. İbrahim de rivayet etti. (dediki): Bize İsmail rivayet etti. Bunlar hep birden Eyyûb'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize İbnü'l-Müsennâ da rivayet etti. (dediki): Bize Yahya b. Saîd, Ubeydullah'dan rivayet etti. H. Bize îbnü'l - Müsennâ da rivayet etti, (dediki): Bize îbni Ebî Adiyy, İbni Avn'dan rivayet etti. H. Bana Muhammedü'bnü'r-Râfi' dahî rivayet etti. (dediki): Bize Abdurrazzâk rivayet etti. (dediki): Bize îbni Cüreyc haber verdi. Bu râvîlerin hepsi Nâfi'den bu İsnâdla, Leys b. Sa'd hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. Yalnız İbnl Cüreyc hadisinde; «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), — Biriniz cenazeyi gördü mü, şayet onun arkasından gitmiyorsa gördüğü ândan İtibaren, geçinceye kadar ayağa kalksın; buyurdu.» denilmiştir. İzah 959 da
حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَخْبَرَنَا أَبُو مُسْهِرٍ، حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ حَمْزَةَ، حَدَّثَنِي أَبُو عَمْرٍو الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ أَبِي النَّجَاشِيِّ، مَوْلَى رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ عَنْ رَافِعٍ، أَنَّ ظُهَيْرَ بْنَ رَافِعٍ، - وَهُوَ عَمُّهُ - قَالَ أَتَانِي ظُهَيْرٌ فَقَالَ لَقَدْ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَمْرٍ كَانَ بِنَا رَافِقًا . فَقُلْتُ وَمَا ذَاكَ مَا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَهُوَ حَقٌّ . قَالَ سَأَلَنِي كَيْفَ تَصْنَعُونَ بِمَحَاقِلِكُمْ فَقُلْتُ نُؤَاجِرُهَا يَا رَسُولَ اللَّهِ عَلَى الرَّبِيعِ أَوِ الأَوْسُقِ مِنَ التَّمْرِ أَوِ الشَّعِيرِ . قَالَ " فَلاَ تَفْعَلُوا ازْرَعُوهَا أَوْ أَزْرِعُوهَا أَوْ أَمْسِكُوهَا " .
Bana ishâk b. Mansûr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Müshir haber verdi. (Dediki): Bana Yahya b. Hamza rivayet etti. (Dediki): Bana Ebû Amr Evzâî, Râfi' b. Hadîc'in âzâdlısı Ebu'n-Necâşî'den, o da Râfi'den, o da amcası Zuhayr'dan naklen rivayet etti. Râfi' şöyle demiş : «Zuhayr bana gelerek: Vallahi Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize faydalı olan bir şeyi bize yasak etti; dedi. Ben: — Ne o? Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in söylediği şey haktır; dedim. — Bana: Ekinliklerinizi ne yapıyorsunuz? diye sordu. Ben de: Biz onları kimi dere boyları bizim olmak üzere, kimi de birkaç yük kuru hurma veya arpa mukabilinde îcâra veriyoruz yâ Resûlâllah! dedim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bunu yapmayın! Onları ya kendiniz ekin; yahud ektirin; veyahud (kimseye vermeyip) sahib olun!» buyurdular, dedi
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، أَخْبَرَنِي يُوسُفُ بْنُ، عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ عَنْ أَبِي الْعَالِيَةِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا حَزَبَهُ أَمْرٌ قَالَ . فَذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ مُعَاذٍ عَنْ أَبِيهِ وَزَادَ مَعَهُنَّ " لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ رَبُّ الْعَرْشِ الْكَرِيمِ " .
{M-83-3} Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dedikî): Bize Behz rivayet etti. (Dedikî): Bize Hammad b. Seleme rivayet etti. (Dedikî): Bana Yûsuf b. Abdillah b. Haris, Ebû'l-Âliye'den, o da İbni Abbas'dan naklen haber verdi ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisini bir şey üzdüğü vakit şöyle buyururmuş... Râvi, Muâz'ın babasından rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulunmuş; o hadîsdeki kelimelerle birlikte: «Kıymetli arşın Rabbi olan Allah'dan başka ilâh yoktur.» cümlesini ziyâde etmiştir