İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Müslim · 5061

The Book of Hunting, Slaughter, and what may be Eaten

Arapça metin

وَحَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، وَأَبُو كَامِلٍ - وَاللَّفْظُ لأَبِي كَامِلٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، قَالَ مَرَّ ابْنُ عُمَرَ بِنَفَرٍ قَدْ نَصَبُوا دَجَاجَةً يَتَرَامَوْنَهَا فَلَمَّا رَأَوُا ابْنَ عُمَرَ تَفَرَّقُوا عَنْهَا ‏.‏ فَقَالَ ابْنُ عُمَرَ مَنْ فَعَلَ هَذَا إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَعَنَ مَنْ فَعَلَ هَذَا ‏.‏

Bize Şeyban b. Ferrûh ile Ebû Kâmil rivayet ettiler. Lâfız Ebû Kâmil'indir. (Dedilerki): Bize Ebû Avâne, Ebû Bişr'den, o da Saîd b. Cübeyr'den naklen rivayet etti. Saîd şöyle demiş: — îbni Ömer bir tavuğu (hedef) dikerek ona ok atan birkaç kişinin yanına uğradı. Bunlar ibn-i Ömer'i görünce tavuğun semtinden dağıldılar. ibni Ömer: — Bunu kim yaptı? Şüphesiz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu yapana la'net buyurmuştur, dedi

Sahîh-i Müslim, 5061

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، وَأَبُو كَامِلٍ - وَاللَّفْظُ لأَبِي كَامِلٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الأَصَمِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ بَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى عُمَرَ بِجُبَّةِ سُنْدُسٍ فَقَالَ عُمَرُ بَعَثْتَ بِهَا إِلَىَّ وَقَدْ قُلْتَ فِيهَا مَا قُلْتَ قَالَ ‏ "‏ إِنِّي لَمْ أَبْعَثْ بِهَا إِلَيْكَ لِتَلْبَسَهَا وَإِنَّمَا بَعَثْتُ بِهَا إِلَيْكَ لِتَنْتَفِعَ بِثَمَنِهَا ‏"‏ ‏.‏

Bize Şeyban b. Ferrûh ile Ebû Kâmil rivayet ettiler. Lâfız Ebû Kâmil'indir. (Dedilerki): Bize Ebû Avâne, Abdurrahman b. Esamm'dan, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ömer'e atlas bir cübbe gönderdi. Bunun üzerine Ömer : — Bunu bana gönderdin, halbuki onun hakkında söyleyeceğini söyledin, dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Onu ben sana giyesin diye göndermedim. Ancak ve ancak parasından istifade edesin diye gönderdim! buyurdular. İzah 2075 te

Sahîh-i Müslim, 5424
HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مَالِكٌ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى، بْنُ يَحْيَى - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ قُلْتُ لِمَالِكٍ حَدَّثَكَ نَافِعٌ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَجُلاً، لاَعَنَ امْرَأَتَهُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَفَرَّقَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَيْنَهُمَا وَأَلْحَقَ الْوَلَدَ بِأُمِّهِ قَالَ نَعَمْ ‏.‏

Bize Saîd b. Mansûr ile Kuteybe b. Saîd rivayet ettiler. (Dedilerkî): Bize Mâlik rivayet etti. H. Yahya b. Yahya da rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Mâlik'e hitaben: Sana Nâfi, İbni Ömer'den naklen: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde bir adamın karısı ile liân yaptığını; bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in onları birbirinden ayırarak çocuğu annesine ilhak ettiğini rivayet ettimi? diye sordum. Mâlik: — Evet, cevâbını verdi

Sahîh-i Müslim, 3752
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ بَيْنَمَا النَّاسُ فِي صَلاَةِ الصُّبْحِ بِقُبَاءٍ إِذْ جَاءَهُمْ آتٍ فَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ أُنْزِلَ عَلَيْهِ اللَّيْلَةَ ‏.‏ وَقَدْ أُمِرَ أَنْ يَسْتَقْبِلَ الْكَعْبَةَ فَاسْتَقْبِلُوهَا ‏.‏ وَكَانَتْ وُجُوهُهُمْ إِلَى الشَّامِ فَاسْتَدَارُوا إِلَى الْكَعْبَةِ ‏.‏

Bize Şeybân b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülâziz b. Müslim rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Dinar, İbni Ömer'den rivayet etti. H. Bize Kuteybetü'bnü Saîd de rivayet etti. Lâfız onundur. Kuteybe, Mâlik b. Enes'den, o da Abdullah b. Dinar'dan, o da ibni Ömer'den naklen rivayet etti. ibni Ömer şöyle demiş: Cemâat Kuba'da sabah namazını kılarken anîden kendilerine biri gelerek: — Gerçekden bu gece Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Kur'ân indirildi ve Kabe'ye doğru dönmesi emrolundu. Binâenaleyh siz de Ka'be'ye dönün! dedi. Kubalıların yüzleri Şam'a doğru bulunuyordu. Hemen Kabe'ye döndüler

Sahîh-i Müslim, 1178
HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَسُرَيْجُ بْنُ يُونُسَ، - وَاللَّفْظُ لأَبِي بَكْرٍ - قَالاَ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ، عَنْ مَنْصُورِ بْنِ حَيَّانَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، قَالَ أَشْهَدُ عَلَى ابْنِ عُمَرَ وَابْنِ عَبَّاسٍ أَنَّهُمَا شَهِدَا أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الدُّبَّاءِ وَالْحَنْتَمِ وَالْمُزَفَّتِ وَالنَّقِيرِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Süreye b. Yûnus rivayet ettiler. Lâfız Ebû Bekr'indir. (Dedilerki): Bize Mervan b. Muaviye, Mansur b. Hayyan'daıı, o da Saîd b. Cübeyr'den naklen rivayet etti. (şöyle demiş): İbn-i Ömer'le İbn-i Abbâs'a şehadet ederim ki, bunlar Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dubbâ'. hantem, müzeffet ve nekîr'den nehiy buyurduğuna şahit olmuşlardır

Sahîh-i Müslim, 5186
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ أَبِي عُمَرَ - قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى تُقَاتِلُوا قَوْمًا كَأَنَّ وُجُوهَهُمُ الْمَجَانُّ الْمُطْرَقَةُ وَلاَ تَقُومُ السَّاعَةُ حَتَّى تُقَاتِلُوا قَوْمًا نِعَالُهُمُ الشَّعَرُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe üe İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. Lâfız ibni Ebî Ömer'indir. (Dedilerki): Bize Süfyanı, Zührî'den, o da Saîd'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Siz yüzleri kılıflı kalkan gibi olan bir kavimle muharebe etmedikçe kıyamet kopmayacaktır ve siz ayakkabıları kıl'dan bir kavimle muharebe etmedikçe kıyamet kopmayacaktır.» buyurmuştur

Sahîh-i Müslim, 7310
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ أَبِي عُمَرَ - قَالاَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أَبِي خَالِدٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِي حَازِمٍ، عَنِ الْمُغِيرَةِ، بْنِ شُعْبَةَ قَالَ مَا سَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَحَدٌ عَنِ الدَّجَّالِ أَكْثَرَ مِمَّا سَأَلْتُهُ عَنْهُ فَقَالَ لِي ‏"‏ أَىْ بُنَىَّ وَمَا يُنْصِبُكَ مِنْهُ إِنَّهُ لَنْ يَضُرَّكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ إِنَّهُمْ يَزْعُمُونَ أَنَّ مَعَهُ أَنْهَارَ الْمَاءِ وَجِبَالَ الْخُبْزِ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ هُوَ أَهْوَنُ عَلَى اللَّهِ مِنْ ذَلِكَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. Lâfız İbni Ebî Ömer'indir. (Dedilerki): Bize Yezid b. Harun, İsmail b. Ebî Hâlid'den, o da Kays b. Ebî Hâzım'dan, o da Muğîre b. Şu'be'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş); Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Deccal'i benden çok kimse sormamıştır. Bana şöyle buyurdular : «Ey oğulcuğum! Sen onun için niye yoruluyorsun. O sana asla zarar verecek değildir.» Ben dedimki: Onun beraberinde su nehirleri, ekmek dağları olacağını söylüyorlar. «O Allah'a bundan daha ehvendir.» buyurdular

Sahîh-i Müslim, 5624

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.