Sahîh-i Müslim · 5075
Arapça metin
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَهَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، ح وَحَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، جَمِيعًا عَنْ جَرِيرٍ، كِلاَهُمَا عَنْ مَنْصُورٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، قَالَ خَطَبَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي يَوْمِ النَّحْرِ بَعْدَ الصَّلاَةِ . ثُمَّ ذَكَرَ نَحْوَ حَدِيثِهِمْ .
{…} Bize Kuteybe b. Saıd ile Hennad b. Seriy de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû'l-Ahvâs rivayet etti. H. Bize Osman b. Ebi Şeybe ile İshak b, İbrahim de toptan Cerir'den rivayet ettiler. Her iki râvi, Mansûr'dan, o da Şa'bi'den, o da Berâ' b. Azib'den naklen rivayet ekmişlerdir. Berâ' şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kurban günü namazdan sonra bize hutbe okudu... Sonra râvi yukarkileriın hadîsi gibi rivayette bulunmuştur
Benzer hadisler
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، ح وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، الْعَنْبَرِيُّ حَدَّثَنَا أَبِي قَالاَ، جَمِيعًا حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنِي عَوْنُ بْنُ أَبِي جُحَيْفَةَ، قَالَ سَمِعْتُ الْمُنْذِرَ بْنَ جَرِيرٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كُنَّا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَدْرَ النَّهَارِ . بِمِثْلِ حَدِيثِ ابْنِ جَعْفَرٍ وَفِي حَدِيثِ ابْنِ مُعَاذٍ مِنَ الزِّيَادَةِ قَالَ ثُمَّ صَلَّى الظُّهْرَ ثُمَّ خَطَبَ .
{…} Bize Ebû Bekir b, Ebi Şeybe rivayet etti (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti, H. Bize Ubeydullah b. Muâz El-Anberî de rivayet etti. (Dediki): Bize Babam rivayet etti. Bu râvîlerin ikisi birden demişler ki: Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bana Avn b. Ebî Cuheyfe rivayet etti. (Dediki): Ben, Münzir b. Cerîr'i babasından naklen rivayet ederken dinledim; şöyle demiş: Biz, gündüzün ortasında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında idik...» Râvî hadîsi ibni Ca'fer hadisi gibi rivayet etti. îbni Muâz hadîsinde: «Sonra öğle namazını kıldırdı, sonra hutbe okudu, dedi.» ziyâdesi vardır
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ، وَأَبُو أُسَامَةَ كُلُّهُمْ عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . وَفِي حَدِيثِ ابْنِ بِشْرٍ وَعَبْدَةَ لاَ يُحَدِّثُكُمُوهُ أَحَدٌ بَعْدِي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ فَذَكَرَ بِمِثْلِهِ .
{M-9} Bize Ehû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Hammed b. Bişr rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Abde ile Usâme rivayet ettiler. Bu râvilerin hepsi Saîd b. Ebî Arûbe'den, o da Katâde'den, o da Enes b. Mâlik'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etmişlerdir. İbnü Bişr ile Abde'nin hadîslerinde: «Onu size benden sonra kimse rivayet etmez. Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken işittim...» ibaresi vardır. Ve râvi hadîsi yukarki gibi anlatmıştır. İZAH 2673 TE
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ حَبِيبٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، بْنِ سَعْدٍ عَنْ سَعْدِ بْنِ مَالِكٍ، وَخُزَيْمَةَ بْنِ ثَابِتٍ، وَأُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، قَالُوا قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمَعْنَى حَدِيثِ شُعْبَةَ .
{m-97-2} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' Süfyân'dan, o da Habîb'den, o da İbrahim b. Sa'd'dan, o da Sa'd b. Mâlik ile Huzeyme b. Sabit ve Usâme b. Zeyd'den naklen rivayet etti. (Demişlerki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu... Râvi Şu'be'nin hadîsi mânâsında rivayette bulunmuştur
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ، رَافِعٍ قَالاَ حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ حُبَابٍ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، كِلاَهُمَا عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ صَالِحٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ .
{…} Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile İbn-i Râfi' de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Zeyd b. Hubab rivayet etti. H, Bize İshâk b. İbrahim EI-Hanzeli dahi rivayet etti. (Dedikî): Bize Abdurrahman b. Mehdi haber verdi. Her iki râvi Muâviye b. Sâlih'den bu isnad ile rivayette bulunmuşlardır
وَحَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، كِلاَهُمَا عَنْ جَرِيرٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ حَبِيبٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، قَالَ كَانَ أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ وَسَعْدٌ جَالِسَيْنِ يَتَحَدَّثَانِ فَقَالاَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِنَحْوِ حَدِيثِهِمْ .
{m-97-3} Bize Osman b. Ebî Şeybe ile tshâk b. İbrahim ikisi birden Cerîr'den, o da A'meş'den, o da Habîb'den, o da İbrahim b. Sa'd b. Ebî Vakkâs'dan naklen rivayet ettiler. İbrahim şöyle demiş: Usâme b. Zeyd ile Sa'd oturmuş konuşuyorlardı. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: ... dediler. Râvi yukarkilerin hadîsi gibi rivayette bulunmuştur
حَدَّثَنِي قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، كِلاَهُمَا عَنْ يُونُسَ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا يُونُسُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ، عَنْ جَرِيرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ نَظَرِ الْفُجَاءَةِ فَأَمَرَنِي أَنْ أَصْرِفَ بَصَرِي .
Bana Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Zürey' rivayet etti. H. Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b. Uleyye rivayet etti. Her iki râvi Yûnus'dan rivayet etmişlerdir. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Hüşeym rivayet etti. (Dediki): Bize Yûnus, Amr b. Saîd'den, o da Ebû Zür'a'dan, o da Cerîr b. Abdillah'dan naklen haber verdi. Cerîr (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e ansızın görmeyi sordum. Bana gözümü (başka tarafa) çevirmemi emretti