Sahîh-i Müslim · 5079
Arapça metin
وَحَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عُلَيَّةَ، - وَاللَّفْظُ لِعَمْرٍو - قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ النَّحْرِ " مَنْ كَانَ ذَبَحَ قَبْلَ الصَّلاَةِ فَلْيُعِدْ " . فَقَامَ رَجُلٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا يَوْمٌ يُشْتَهَى فِيهِ اللَّحْمُ . وَذَكَرَ هَنَةً مِنْ جِيرَانِهِ كَأَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم صَدَّقَهُ قَالَ وَعِنْدِي جَذَعَةٌ هِيَ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ شَاتَىْ لَحْمٍ أَفَأَذْبَحُهَا قَالَ فَرَخَّصَ لَهُ فَقَالَ لاَ أَدْرِي أَبَلَغَتْ رُخْصَتُهُ مَنْ سِوَاهُ أَمْ لاَ قَالَ وَانْكَفَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى كَبْشَيْنِ فَذَبَحَهُمَا فَقَامَ النَّاسُ إِلَى غُنَيْمَةٍ فَتَوَزَّعُوهَا . أَوْ قَالَ فَتَجَزَّعُوهَا .
Bana Yahya b. Eyyûb ile Amru'n-Nâkıd ve Züheyr b. Harb toptan İbııi Uleyye'den rivayet ettiler. Lâfız Amr'ındır. (Dediki): Bize İsmail b. İbrahim, Eyyûb'dan, o da Muhammcd'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kurban günü : «Her kim namazdan önce kurban kesti ise hemen iade etsin.» buyurdu. Bunun üzerine bir adam kalkarak : — Yâ Resûlallah! Bu öyle bir gündür ki, onda et arzu edilir, dedi. Ve komşularının bir hacetini andı. Galiba Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu tasdik etti. Adam: — Bende bir oğlak var ki, bence iki et koyunundan daha muteberdir. Onu keseyim mî? dedi. O da kendisine ruhsat verdi. Enes demiş ki: Bunun ruhsatı başkasına ulaştımı ulaşmadı mı bilmiyorum. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de iki koç'a davranarak onları kesti. Halk hemen koyuncağıiza koşarak onu paylaştılar. (Yahut: Onu parçaladılar, demiştir)
Benzer hadisler
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ ذَبَحَ قَبْلَ الصَّلاَةِ فَلْيُعِدْ ". فَقَالَ رَجُلٌ هَذَا يَوْمٌ يُشْتَهَى فِيهِ اللَّحْمُ ـ وَذَكَرَ مِنْ جِيرَانِهِ فَكَأَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم عَذَرَهُ ـ وَعِنْدِي جَذَعَةٌ خَيْرٌ مِنْ شَاتَيْنِ فَرَخَّصَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فَلاَ أَدْرِي بَلَغَتِ الرُّخْصَةُ أَمْ لاَ، ثُمَّ انْكَفَأَ إِلَى كَبْشَيْنِ ـ يَعْنِي فَذَبَحَهُمَا ـ ثُمَّ انْكَفَأَ النَّاسُ إِلَى غُنَيْمَةٍ فَذَبَحُوهَا.
Enes'ten rivayete göre o Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Kim namazdan önce kurbanını keserse tekrar kessin. Bir adam: Bu, canın et çektiği bir gündür, dedi ve komşulannın ihtiyaç içinde olduklarını zikretti. -Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onu mazur görür gibi oldu.- Adam devamla dedi ki: Hem benim yanımda iki koyundan daha iyi, bir yaşını doldurmamış bir dişi keçi var deyince, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona ruhsat verdi. Artık, bu ruhsat başkalarını kapsar mı kapsamaz mı bilemiyorum. Daha sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem iki koçun yanına vardı -yani onları kesti- sonra da (diğer) insanlar birkaç koyunluk bir sürüye gidip onları kestiler
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ دَاوُدَ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، أَنَّ خَالَهُ أَبَا بُرْدَةَ بْنَ نِيَارٍ، ذَبَحَ قَبْلَ أَنْ يَذْبَحَ النَّبِيُّ، صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ هَذَا يَوْمٌ اللَّحْمُ فِيهِ مَكْرُوهٌ وَإِنِّي عَجَّلْتُ نَسِيكَتِي لأُطْعِمَ أَهْلِي وَجِيرَانِي وَأَهْلَ دَارِي . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَعِدْ نُسُكًا " . فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ عِنْدِي عَنَاقَ لَبَنٍ هِيَ خَيْرٌ مِنْ شَاتَىْ لَحْمٍ . فَقَالَ " هِيَ خَيْرُ نَسِيكَتَيْكَ وَلاَ تَجْزِي جَذَعَةٌ عَنْ أَحَدٍ بَعْدَكَ " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Huşeym, Dâvûd'dan, o da Şa'bi'den, o da Bera b. Âzib'den naklen haber verdiki, Dayısı Ebû Bürde b. Nıyar Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kesmezden önce kurban kesmiş de : — Yâ Resûlallah! Bu öyle bir gündür ki, onda et mekruhtur. Ben kurbanımı, ehlimi, komşularımı ve âilem efradını doyurayım diye acele kestim, demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de: «Tekrar bir kurban kes!» buyurmuş. Bunun üzerine: — Yâ Resûlallah! Bende bir süt oğlağı var, bu oğlak iki koyun etinden daha hayırlıdır, demiş. Efendimiz : «O senin iki kurbanının en hayırlısıdır. Ama senden sonra kîmse için bir çepiçle kifayet etmez.» buyurmuşlar
حَدَّثَنَا صَدَقَةُ، أَخْبَرَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ النَّحْرِ " مَنْ كَانَ ذَبَحَ قَبْلَ الصَّلاَةِ فَلْيُعِدْ ". فَقَامَ رَجُلٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ هَذَا يَوْمٌ يُشْتَهَى فِيهِ اللَّحْمُ ـ وَذَكَرَ جِيرَانَهُ ـ وَعِنْدِي جَذَعَةٌ خَيْرٌ مِنْ شَاتَىْ لَحْمٍ. فَرَخَّصَ لَهُ فِي ذَلِكَ، فَلاَ أَدْرِي أَبَلَغَتِ الرُّخْصَةُ مَنْ سِوَاهُ أَمْ لاَ، ثُمَّ انْكَفَأَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِلَى كَبْشَيْنِ فَذَبَحَهُمَا، وَقَامَ النَّاسُ إِلَى غُنَيْمَةٍ فَتَوَزَّعُوهَا أَوْ قَالَ فَتَجَزَّعُوهَا.
Enes b. Malik r.a.'den, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem nahr (kurban bayramı birinci) günü: Her kim namazdan önce kurban kesmişse onu tekrar etsin, diye buyurdu. Bir adam ayağa kalkarak: Ey Allah'ın Resulü, bu canın eti çektiği bir gündür, dedi ve komşularını söz konusu ederek: Yanımda bir yaşını bitirmemiş bir dişi keçi vardır ve bu etli iki koyundan daha iyidir, dedi. Bu hususta Nebi ona ruhsat verdi, ama bu ruhsat onun dışındakileri de kapsadı mı kapsamadı mı bilemiyorum. Daha sonra Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem iki koçun yanına giderek onları kesti. İnsanlar da birkaç koyunluk küçük bir sürünün yanına vardı ve onu (aralarında) dağıttılar -ya da: Hisseler halinde paylaştırdılar. -" Fethu'l-Bari Açıklaması: "Kurban kesme günü canın et çekmesi." Bu husustaki adete uyarak kurban bayramı et yemek suretiyle lezzet alınması demektir. Şanı yüce Allah da: "Ta ki belirli günlerde Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurban edilen hayvanlar üzerineAllah'ın adını ansınlar."(Hac, 28) diye buyurmaktadır. "Birkaç koyunluk bir sürünün yanına gittiler, onu kendi aralarında dağıttılar -yahut kendi aralarında paylaştırdılar- dedi." Bu, raviden kaynaklanan bir şüphedir. Birincisi tevzi etmek, dağıtmak anlamındadır. İkincisi ise kesip hisseler halinde bölüştürmek demektir. Maksat koyunları kestikten sonra herkesin bir parça et alarak paylaştırdıklarını söylemek değildir. Maksat herkesin koyunlardan bir pay aldığını anlatmaktır. Çünkü "parça" her şeyden düşen pay hakkında kullanılır
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ، قَالَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ خَطَبَنَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ الأَضْحَى بَعْدَ الصَّلاَةِ فَقَالَ " مَنْ صَلَّى صَلاَتَنَا وَنَسَكَ نُسُكَنَا فَقَدْ أَصَابَ النُّسُكَ، وَمَنْ نَسَكَ قَبْلَ الصَّلاَةِ فَإِنَّهُ قَبْلَ الصَّلاَةِ، وَلاَ نُسُكَ لَهُ ". فَقَالَ أَبُو بُرْدَةَ بْنُ نِيَارٍ خَالُ الْبَرَاءِ يَا رَسُولَ اللَّهِ، فَإِنِّي نَسَكْتُ شَاتِي قَبْلَ الصَّلاَةِ، وَعَرَفْتُ أَنَّ الْيَوْمَ يَوْمُ أَكْلٍ وَشُرْبٍ، وَأَحْبَبْتُ أَنْ تَكُونَ شَاتِي أَوَّلَ مَا يُذْبَحُ فِي بَيْتِي، فَذَبَحْتُ شَاتِي وَتَغَدَّيْتُ قَبْلَ أَنْ آتِيَ الصَّلاَةَ. قَالَ " شَاتُكَ شَاةُ لَحْمٍ ". قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، فَإِنَّ عِنْدَنَا عَنَاقًا لَنَا جَذَعَةً هِيَ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ شَاتَيْنِ، أَفَتَجْزِي عَنِّي قَالَ " نَعَمْ، وَلَنْ تَجْزِيَ عَنْ أَحَدٍ بَعْدَكَ ".
el-Berâ İbn Azib (r.a.)'den nakledilmiştir: "Resûlullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir kurban Bayramı namazından sonra bize hutbe okudu ve şunları söyledi: "Kim bizim kıldığımız namazı kılar ve bizim kestiğimiz gibi kurbanını keserse gerçekten de kurban görevini tam olarak yerine getirmiş olur. Fakat kim kurbanını namazdan önce keserse namazı kabul olur, ama kurbanı olmaz." Bunun üzerine el-Berâ'nın dayısı Ebu Bürde İbn Niyâr: "Ey Allah'ın Resulü, ben bir koyun kurban ettim ve namazdan önce kestim. Ben bu günün yemee içme günü olduğunu biliyorum ve istedim ki bu gün kesilen ilk koyun benim vimde kesilen koyun olsun. Bu yüzden koyunumu kestim ve namaza gelmeden önce de biraz yedim" diye Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e durumunu anlatınca Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ona: "Öyleyse senin koyunun et koyunu olmuş" buyurdu. Bürde: "Ey Allah'ın Resulü bizim henüz bir yaşını doldurmamış fakat İki koyundan daha çok sevdiğim bir keçimiz var. Bu keçiyi kurban etsem görevimi yerine getirmiş olur muyum?" diye sorunca Resûl-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Senin için evet, fakat senden sonra başkaları için hayır." buyurdu
وَحَدَّثَنِي زِيَادُ بْنُ يَحْيَى الْحَسَّانِيُّ، حَدَّثَنَا حَاتِمٌ، - يَعْنِي ابْنَ وَرْدَانَ - حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ خَطَبَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ أَضْحًى - قَالَ - فَوَجَدَ رِيحَ لَحْمٍ فَنَهَاهُمْ أَنْ يَذْبَحُوا قَالَ " مَنْ كَانَ ضَحَّى فَلْيُعِدْ " . ثُمَّ ذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِهِمَا .
Bana Ziyâd b. Yahya EI-Hassânî de rivayet etti. (Dediki): Bize Hatim (yâni İbni Ver'dân) rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb, Muhammed b. Sîrîn'den, o da Enes b. Mâlik'den naklen rivayet etti, Enes şöyle demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kurban günü bize hutbe okudu. Arkacığından et kokusu duydu. Ve ashabı hayvan kesmekten men etti. «Her kim kurban kesti ise hemen icde etsin.» buyurdular. Sonra râvi yukarkilerin hadîsi gibi rivayette bulunmuştur
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا خَالِدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ مُطَرِّفٍ، عَنْ عَامِرٍ، عَنِ الْبَرَاءِ، قَالَ ضَحَّى خَالِي أَبُو بُرْدَةَ قَبْلَ الصَّلاَةِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " تِلْكَ شَاةُ لَحْمٍ " . فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ عِنْدِي جَذَعَةً مِنَ الْمَعْزِ فَقَالَ " ضَحِّ بِهَا وَلاَ تَصْلُحُ لِغَيْرِكَ " . ثُمَّ قَالَ " مَنْ ضَحَّى قَبْلَ الصَّلاَةِ فَإِنَّمَا ذَبَحَ لِنَفْسِهِ وَمَنْ ذَبَحَ بَعْدَ الصَّلاَةِ فَقَدْ تَمَّ نُسُكُهُ وَأَصَابَ سُنَّةَ الْمُسْلِمِينَ " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Halid b. Abdillah, Mutarrif'den, o da Âmir'den, o da Bera'dan naklen haber verdi. Bera' şöyle demiş: Dayım Ebû Bürde namazdan önce kurban kesti de Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu et koyunu (ndan ibaret) dir.» buyurdu. Dayım: — Yâ Resûlallah! Bende bir keçi oğlağı var! dedi. «Onu kurban et ama senden başkasına yaramaz,» buyurdu. Sonra şunları söyledi : «Her kim namazdan önce kurban keserse, ancak kendi için kesmiş olur. Kim namazdan sonra keserse onun kurbanı tamam olmuş ve Müslümanların sünnetine isabet etmiştir.»