Sahîh-i Müslim · 5304
Arapça metin
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو كُرَيْبٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، جَمِيعًا عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ " إِذَا سَقَطَتْ لُقْمَةُ أَحَدِكُمْ " . إِلَى آخِرِ الْحَدِيثِ وَلَمْ يَذْكُرْ أَوَّلَ الْحَدِيثِ " إِنَّ الشَّيْطَانَ يَحْضُرُ أَحَدَكُمْ " .
{…} Bize bu hadîsi Ebû Kureyb ile İshâk b, İbrahim de hep birden Ebû Muâviye'den, o da A'meş'den bu isnadla : «Birinizin lokması düşerse ilah...» şeklinde rivayet ettiler. Râvi hadîsin başını : «Şüphesiz şeytan bîrinize gelir.» cümlesini anmamıştır
Benzer hadisler
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ أَخْبَرَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ، عَنِ الأَوْزَاعِيِّ، قَالَ سَمِعْتُ مُحَمَّدَ بْنَ عَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ، يَذْكُرُ بِهَذَا الإِسْنَادِ نَحْوَهُ .
{…} Biz» bu hadîsi Ebû Kureyb Muhammed b. Ala' da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni'l-Mubârek, Evzâî'den naklen haber verdi. Evzâî: Ben Muhammed b. Alî b. Hüseyn'i bu isnâdla bu hadîs gibi rivayette bulunurken işittim; demiş
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ .
{….} Bize bu hadisi Ebu Bekr b. Ebi Şeybe ile Kureyb de rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Ebu Muâviye, A'meş'den bu isnadla rivayet etti
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ .
{m-16} Bize bu hadîsi Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. Abdillah b. Numeyr ve İshâk b. İbrahim dahî rivayet ettiler. İshâk: Ahberanâ; ötekiler; Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Abdullah b. İdris, Hasen b. Ubeydillah'dan bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti
حَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا يَعْلَى بْنُ عُبَيْدٍ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ فَفَطِنَتْ بِهِمْ عَائِشَةُ فَسَبَّتْهُمْ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَهْ يَا عَائِشَةُ فَإِنَّ اللَّهَ لاَ يُحِبُّ الْفُحْشَ وَالتَّفَحُّشَ " . وَزَادَ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ { وَإِذَا جَاءُوكَ حَيَّوْكَ بِمَا لَمْ يُحَيِّكَ بِهِ اللَّهُ} إِلَى آخِرِ الآيَةِ .
{m-11} Bize bu hadîsi İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'la b. Ubeyd haber verdi. (Dediki): Bize A'meş bu isnadla rivayet etti. Yalnız o şöyle demiştir: «Âişe hemen maksatlarını anladı ve onlara sövdü. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sus ya Âişe! Çünkü Allah çirkin sözü ve çirkin söz söylemeyi sevmez.» buyurdular.»- Şunu da ziyade etmiştir : «Bunun üzerine Allah (Azze ve Celle) sana gelirlerse, sana Allah'ın vermediği selâmı verirler. İlâ ahir... âyeti kerîmesini indirdi.» [Mücadele 8] İzah 2167 de
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ .
{m-15} Bize bu hadîsi Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. Bize Ebû Usâme rivayet etti. (Dediki): Bize Hişam bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etti
وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، أَخْبَرَنَا الْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، بْنُ أَبِي خَالِدٍ أَخْبَرَنَا قَيْسُ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، قَالَ سَمِعْتُ عَدِيَّ بْنَ عَمِيرَةَ الْكِنْدِيَّ، يَقُولُ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ بِمِثْلِ حَدِيثِهِمْ .
{…} Bu hadîsi bize İshâk b. İbrahim El-Hanzalî de rivayet etti. (Dediki): Bize Fadl b. Mûsâ haber verdi. (Dediki): Bize İsmâî! b. Ebî Hâlid rivayet etti. (Dediki): Bize Kays b. Ebî Hâzim haber verdi. (Dediki): Ben Adiy b. Amîrate'l-Kindî'yi şunu söylerken işittim: Ben Resûlullah'i şöyle buyururken işittim... Râvi, yukarıkilerin hadîsi gibi rivayette bulunmuştur