İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Müslim · 5309

The Book of Drinks

Arapça metin

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَعُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، - وَتَقَارَبَا فِي اللَّفْظِ - قَالاَ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ الأَنْصَارِيِّ، قَالَ كَانَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ يُقَالُ لَهُ أَبُو شُعَيْبٍ وَكَانَ لَهُ غُلاَمٌ لَحَّامٌ فَرَأَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَعَرَفَ فِي وَجْهِهِ الْجُوعَ فَقَالَ لِغُلاَمِهِ وَيْحَكَ اصْنَعْ لَنَا طَعَامًا لِخَمْسَةِ نَفَرٍ فَإِنِّي أُرِيدُ أَنْ أَدْعُوَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم خَامِسَ خَمْسَةٍ ‏.‏ قَالَ فَصَنَعَ ثُمَّ أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَدَعَاهُ خَامِسَ خَمْسَةٍ وَاتَّبَعَهُمْ رَجُلٌ فَلَمَّا بَلَغَ الْبَابَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ هَذَا اتَّبَعَنَا فَإِنْ شِئْتَ أَنْ تَأْذَنَ لَهُ وَإِنْ شِئْتَ رَجَعَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ بَلْ آذَنُ لَهُ يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd ile Osman b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. Ve lâfızda birbirlerine yaklaştılar. (Dedilerki): Bize Cerir, A'meş'-den, o da Ebû Vâil'den, o da Ebû Mes'ud-u Ensârî'den nakİen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Ensardan bir adam vardı. Kendisine Ebû Şuayb denilirdi. Bu zâtın kasab bir kölesi vardı. Ebû Şuayb Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i görerek yüzünden aç olduğunu anladı ve kölesine : — Vah sana! Bize beş kişilik yemek yap, çünkü ben beş kişinin beşincisi olarak Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i da'vet etmek istiyorum, dedi. O da yaptı. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldi ve onu beş kişinin beşincisi olarak davet etti. Bunların arkasına bir adam takıldı. Kapıya vardığında Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu zât bizim arkamızdan geldi. İstersen ona izin verirsin, dilersen geri döner.» buyurdular. Ebû Şuayb: — Hayır! Bilâkis ona izin veriyorum yâ Resûlallah! dedi

Sahîh-i Müslim, 5309

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ، أَنَّ رَجُلاً، مِنَ الأَنْصَارِ يُقَالُ لَهُ أَبُو شُعَيْبٍ كَانَ لَهُ غُلاَمٌ لَحَّامٌ فَقَالَ لَهُ أَبُو شُعَيْبٍ اصْنَعْ لِي طَعَامَ خَمْسَةٍ لَعَلِّي أَدْعُو النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم خَامِسَ خَمْسَةٍ‏.‏ وَأَبْصَرَ فِي وَجْهِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم الْجُوعَ ـ فَدَعَاهُ، فَتَبِعَهُمْ رَجُلٌ لَمْ يُدْعَ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ هَذَا قَدِ اتَّبَعَنَا أَتَأْذَنُ لَهُ ‏"‏‏.‏ قَالَ نَعَمْ‏.‏

Ebu Mes'ud r.a.'dan rivayet edilmiştir: Ensardan Ebu Şuayb adında birinin aşçılık yapan bir kölesi vardı. Ebu Şuayb ona "Bize beş kişilik bir yemek pişir. Belki beşinci kişi olarak Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i çağırabilirim" dedi. -Hz. Nebi'in yüzünde açlık belirtileri görmüştü.- Onu yemeğe davet etti. Onlarla birlikte davet edilmemiş biri daha geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: "Bu adam, bizim peşimize düşüp geldi. Ona da izin veriyor musun?" buyurdu. O da "elbette" dedi

Sahîh-i Buhârî, 2456
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ حَفْصٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، قَالَ حَدَّثَنِي شَقِيقٌ، عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ يُكْنَى أَبَا شُعَيْبٍ فَقَالَ لِغُلاَمٍ لَهُ قَصَّابٍ اجْعَلْ لِي طَعَامًا يَكْفِي خَمْسَةً، فَإِنِّي أُرِيدُ أَنْ أَدْعُوَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم خَامِسَ خَمْسَةٍ، فَإِنِّي قَدْ عَرَفْتُ فِي وَجْهِهِ الْجُوعَ‏.‏ فَدَعَاهُمْ، فَجَاءَ مَعَهُمْ رَجُلٌ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ هَذَا قَدْ تَبِعَنَا، فَإِنْ شِئْتَ أَنْ تَأْذَنَ لَهُ فَأْذَنْ لَهُ، وَإِنْ شِئْتَ أَنْ يَرْجِعَ رَجَعَ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ لاَ، بَلْ قَدْ أَذِنْتُ لَهُ‏.‏

Ebu Mes'ud r.a. şöyle demiştir: Ensardan, Ebu Şuayb diye bilinen bir adam gelerek kasap olan kölesine şöyle dedi: "Bana beş kişiye yetecek kadar yemek yap. Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem dahil beş kişiyi yemeğe davet etmek istiyorum. Ben onun yüzünde açlığın izini gördüm." Ebu Şuayb Hz. Nebi ile birlikte beş kişiyi çağırdı. Onlarla birlikte başka bir adam daha geldi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem), Ebu Şuayb'a: "Bu da bizimle geldi. İzin vermek istersen izin ver, dilersen dönsün" buyurdu. Ebu Şuayb: "Hayır (dönmesin). Ben ona izin verdim" dedi. Tekrar: 2456, 5434, 5461 (Bu hadisle ilgili geniş açıklama 2201 nolu Hadis te.) باب: ما يمحق الكذب والكتمان في البيع. 22- Yalan Ve Gerçeği Gizlemenin, Satıştaki Bereketi Gidermesi

Sahîh-i Buhârî, 2081
HadisSahîh-i Buhârî

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي الأَسْوَدِ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، حَدَّثَنَا شَقِيقٌ، حَدَّثَنَا أَبُو مَسْعُودٍ الأَنْصَارِيُّ، قَالَ كَانَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ يُكْنَى أَبَا شُعَيْبٍ، وَكَانَ لَهُ غُلاَمٌ لَحَّامٌ، فَأَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم وَهْوَ فِي أَصْحَابِهِ، فَعَرَفَ الْجُوعَ فِي وَجْهِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَذَهَبَ إِلَى غُلاَمِهِ اللَّحَّامِ فَقَالَ اصْنَعْ لِي طَعَامًا يَكْفِي خَمْسَةً، لَعَلِّي أَدْعُو النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم خَامِسَ خَمْسَةٍ‏.‏ فَصَنَعَ لَهُ طُعَيِّمًا، ثُمَّ أَتَاهُ فَدَعَاهُ، فَتَبِعَهُمْ رَجُلٌ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يَا أَبَا شُعَيْبٍ إِنَّ رَجُلاً تَبِعَنَا فَإِنْ شِئْتَ أَذِنْتَ لَهُ، وَإِنْ شِئْتَ تَرَكْتَهُ ‏"‏‏.‏ قَالَ لاَ بَلْ أَذِنْتُ لَهُ‏.‏

Ebu Mes'ud el-Ensari'den, dedi ki: "Ensardan Ebu Şuayb künyeli bir adam vardı. Bunun da kas ap bir kölesi vardı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabı ile birlikte iken Nebiin yanına geldi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yüzünden aç olduğunu anladı. Kasap kölesine giderek: Bana beş kişiye yetecek kadar az bir yemek hazırla, dedi. Belki Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i beş kişinin beşincisi olarak davet ederim. Adam da ona az miktarda bir yemek hazırladı. Daha sonra adam Nebiin yanına gidip onu yemeğe davet etti. Onlara, davet edilmeyen bir adam daha katıldı. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Ey Ebu Şuayb, bir adam bizimle beraber geldi. Dilersen ona izin verirsin, dilersen vermezsin, dedi. Adam: Hayır, ona izin veriyorum, dedi." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Bir yemeğe davet edilip de: Bu da benimle beraberdir diyen adam." Bu başlık altında Ebu Mesud'un kas ap kölesi ile ilgili naklettiği olayı anlatan hadisi zikretmiştir. Bundan yirmi küsur başlık önce (5434.hadiste) yeteri kadar g.çıklaması geçmiş bulunmaktadır

Sahîh-i Buhârî, 5461
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ زَكَرِيَّاءَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ مِنْ بَنِي النَّبِيتِ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ جَنَابٍ الْمِصِّيصِيُّ حَدَّثَنَا عِيسَى - يَعْنِي ابْنَ يُونُسَ - عَنْ زَكَرِيَّاءَ عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ عَنِ الْبَرَاءِ قَالَ جَاءَ رَجُلٌ مِنْ بَنِي النَّبِيتِ - قَبِيلٍ مِنَ الأَنْصَارِ - فَقَالَ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَنَّكَ عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ ‏.‏ ثُمَّ تَقَدَّمَ فَقَاتَلَ حَتَّى قُتِلَ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ عَمِلَ هَذَا يَسِيرًا وَأُجِرَ كَثِيرًا ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme, Zekeriyyâ'dan, o da Ebû İshâk'dan, o da Berâ'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Benî Nebît (kabilesin)'den bir zât Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e geldi. H. Bize Ahmed b. Cenâb el-Missîsî de rivayet etti. (Dediki): Bize îsâ (yâni İbni Yûnus) Zekeriyyâ'dan, o da Ebû İshâk'dan, o da Berâ'dan naklen rivayet etti. Berâ' şöyle demiş : Ensar'ın bir kabilesi olan Benî Nebit'den bîr adam gelerek: Ben Allah'dan başka ilâh olmadığına; senin Allah'ın kulu ve Resulü olduğuna şehâdet ederim., dedi. Sonra ilerledi; ve öldürülünceye kadar harbetti. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu adam, az amel işledi ama çok ecir kazandı!» buyurdular

Sahîh-i Müslim, 4914
HadisSünen-i Tirmizî

حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ يُقَالُ لَهُ أَبُو شُعَيْبٍ إِلَى غُلاَمٍ لَهُ لَحَّامٍ فَقَالَ اصْنَعْ لِي طَعَامًا يَكْفِي خَمْسَةً فَإِنِّي رَأَيْتُ فِي وَجْهِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الْجُوعَ ‏.‏ قَالَ فَصَنَعَ طَعَامًا ثُمَّ أَرْسَلَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَدَعَاهُ وَجُلَسَاءَهُ الَّذِينَ مَعَهُ فَلَمَّا قَامَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم اتَّبَعَهُمْ رَجُلٌ لَمْ يَكُنْ مَعَهُمْ حِينَ دُعُوا فَلَمَّا انْتَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى الْبَابِ قَالَ لِصَاحِبِ الْمَنْزِلِ ‏ "‏ إِنَّهُ اتَّبَعَنَا رَجُلٌ لَمْ يَكُنْ مَعَنَا حِينَ دَعَوْتَنَا فَإِنْ أَذِنْتَ لَهُ دَخَلَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَقَدْ أَذِنَّا لَهُ فَلْيَدْخُلْ ‏.‏ قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ ‏.‏ قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنِ ابْنِ عُمَرَ ‏.‏

Ebû Mes’ûd (r.a.)’den rivâyete göre, şöyle demiştir: Ebû Şuayb adındaki bir adam kasap olan kölesine bana beş kişiye yetecek bir yemek yap çünkü ben Rasûlullah (s.a.v.)’in yüzünden aç olduğunu anladım dedi. Bunun üzerine köle yemeği yaptı Rasûlullah (s.a.v.) ile beraber oturanları davet etmek üzere haber gönderdi. Rasûlullah (s.a.v.) kalkıp giderken davet edildiği anda yanında olmayan bir kimse de ona uyup onlara katıldı. Rasûlullah (s.a.v.) davet edildikleri evin kapısına varınca ev sahibine: “Davet ettiğin an bizimle beraber olmayan bir kimse de bize takılıp gelmiştir, izin verirsen o da girecektir” buyurdu. Ev sahibi de izin veriyoruz buyursun dedi. Diğer tahric: Buhârî, Et’ıme; Müslim, Eşribe Tirmîzî: Bu hadis hasen sahihtir. Tirmîzî: Bu konuda İbn Ömer (r.a.)’den de hadis rivâyet edilmiştir

Sünen-i Tirmizî, 1099
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ، عُثْمَانُ حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ أَبِي الْجَعْدِ، حَدَّثَنَا أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، قَالَ بَيْنَمَا أَنَا وَرَسُولُ اللَّهِ، صلى الله عليه وسلم خَارِجَيْنِ مِنَ الْمَسْجِدِ فَلَقِينَا رَجُلاً عِنْدَ سُدَّةِ الْمَسْجِدِ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَتَى السَّاعَةُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَا أَعْدَدْتَ لَهَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَكَأَنَّ الرَّجُلَ اسْتَكَانَ ثُمَّ قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا أَعْدَدْتُ لَهَا كَبِيرَ صَلاَةٍ وَلاَ صِيَامٍ وَلاَ صَدَقَةٍ وَلَكِنِّي أُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَأَنْتَ مَعَ مَنْ أَحْبَبْتَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Osman b. Ebî Şeybe ile İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. İshâk: Ahberanâ, Osman ise: Haddesenâ tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize Cerîr Mansur'dan, o da Salim b. Ebi'l-Ca'd'dan naklen rivayet etti. (Demişki): Bize Enes b. Mâlik rivayet etti. Enes şunu söylemis: Bir defa ben ve Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mescidden çıkıyorduk. Bize mescidin eşiğinde bir adam rastladı. Ve : — Yâ Resûlallah! Kıyamet ne zaman kopacak? diye sordu. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sen onun için ne hazırladın?» dedi. Galiba adam tevazu gösterdi. sonra : — Yâ Resûlallah! Ben onun için çok namaz, oruç ve sadaka hazırlamadım. Lâkin ben Allah'ı ve Resulünü severim, dedi. «O halde sen sevdiklerinle berabersin!» buyurdular

Sahîh-i Müslim, 6715

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.