Sahîh-i Müslim · 5352
Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ أَبِي بِشْرٍ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم سَأَلَ أَهْلَهُ الأُدُمَ فَقَالُوا مَا عِنْدَنَا إِلاَّ خَلٌّ . فَدَعَا بِهِ فَجَعَلَ يَأْكُلُ بِهِ وَيَقُولُ " نِعْمَ الأُدُمُ الْخَلُّ نِعْمَ الأُدُمُ الْخَلُّ " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avâne, Ebû Bişr'den, o da Ebû Süfyân'dan, o da Câbir b. Abdillah'dan naklen haber verdiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ailesi efradına katık sordu. Onlar da : — Bizde sirkeden başka bir şey yok, dediler. Onu istedi ve onunla yemeye başladı. Hem : «Sirke ne güzel katıklardır; sirke ne güzel katıklardır!» diyordu
Benzer hadisler
حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَسَّانَ، أَخْبَرَنَا سُلَيْمَانُ، بْنُ بِلاَلٍ عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " نِعْمَ الأُدُمُ - أَوِ الإِدَامُ - الْخَلُّ " .
Bana Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya h. Hassan haber verdi. (Dediki): Bize Süleyman b. Bilâl, Hişam b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen haber verdiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sirke ne güzel katıklardır. Yahut katıktır.» buyurmuşlar
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، ح وَحَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ السُّدِّيِّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبَّادٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم سُئِلَ عَنِ الْخَمْرِ تُتَّخَذُ خَلاًّ فَقَالَ " لاَ " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman b. Mehdî haber verdi. H. Bize Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman, Süfyan'dan, o da Süddî'den, o da Yahya b. Abbâd'dan, o da Enes'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi re Sellem)'e şarabdan sirke yapılır mı? diye sorulmuş da : «Hayır!» diye cevap vermiş
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسٍ، ح . وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، عَنِ ابْنِ عُلَيَّةَ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ، عَنْ أَنَسٍ، رضى الله عنه ح . وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، وَعَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسٍ، - رضى الله عنه - قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " تَسَحَّرُوا فَإِنَّ فِي السُّحُورِ بَرَكَةً " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki) Bize Hüseyin, Abdullaziz b. Süheyl'den, o da Enes'den naklen haber verdi. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb, İbni Uleyye'den, o da Abdülazîz'den, o da Enes (Rcdiyallahu anh)'dan naklen rivayet ettiler. H. Bize Kuteyebtü'bnü Said dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avâne, Katâde ile Abdülazîz b. Süheyb'den, onlar da Enes (Radiyallahu anh)'dan naklen rivayet etti, Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sahur yeyin. Çünkü sahurda bereket vardır.» buyurdular. İzah için buraya tıklayın
حَدَّثَنِي يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّوْرَقِيُّ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - يَعْنِي ابْنَ عُلَيَّةَ - عَنِ الْمُثَنَّى بْنِ سَعِيدٍ، حَدَّثَنِي طَلْحَةُ بْنُ نَافِعٍ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ أَخَذَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِيَدِي ذَاتَ يَوْمٍ إِلَى مَنْزِلِهِ فَأَخْرَجَ إِلَيْهِ فِلَقًا مِنْ خُبْزٍ فَقَالَ " مَا مِنْ أُدُمٍ " . فَقَالُوا لاَ إِلاَّ شَىْءٌ مِنْ خَلٍّ . قَالَ " فَإِنَّ الْخَلَّ نِعْمَ الأُدُمُ " . قَالَ جَابِرٌ فَمَا زِلْتُ أُحِبُّ الْخَلَّ مُنْذُ سَمِعْتُهَا مِنْ نَبِيِّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . وَقَالَ طَلْحَةُ مَا زِلْتُ أُحِبُّ الْخَلَّ مُنْذُ سَمِعْتُهَا مِنْ جَابِرٍ .
Bana Ya'kub b. İbrahim Ed-Devrakî rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail (yâni İbni Uleyye), Müsennâ b. Said'den rivayet etti. (Demişki): Bana Talha b, Nâfi' rivayet etti ki, kendisi Câbir b. Abdillah'ı şunu söylerken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün benim elimden tutarak evine götürdü. (Hizmetçi) ona ekmek parçaları çıkardı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Katık namına bir şey yok mu?» diye sordu. (Evdekiler) : — Hayır! Yalnız biraz sirke var, dediler. Gerçekten sirke ne güzel katıklardır. buyurdu. Câbir demiş ki: Bunu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işiteli beri sirkeyi severim. Talha dahi: «Ben bunu Câbir'den işiteli beri sirkeyi severim.» demiş
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُنْبَذُ لَهُ فِي تَوْرٍ مِنْ حِجَارَةٍ .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avâne, Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir b. Abdillah'dan naklen haber verdi ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e taştan bir çanak içinde nebiz yapılır mış
حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنِي أَبِي، حَدَّثَنَا الْمُثَنَّى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ طَلْحَةَ، بْنِ نَافِعٍ حَدَّثَنَا جَابِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَخَذَ بِيَدِهِ إِلَى مَنْزِلِهِ . بِمِثْلِ حَدِيثِ ابْنِ عُلَيَّةَ إِلَى قَوْلِهِ " فَنِعْمَ الأُدُمُ الْخَلُّ " . وَلَمْ يَذْكُرْ مَا بَعْدَهُ .
Bize Nasr b. Alî El-Cahdemî rivayet etti. (Dediki): Bana babam rivayet etti. (Dediki): Bize Müsennâ b. Saîd, Talha b. Nâfi'den rivayet etti. (Demişki): Bize Câbir b. Abdillah rivayet etti ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun elinden tutarak evine götürmüş: Râvi, îbni Uleyye'nin hadîsi gibi : «O halde sirke ne güzel katıklardır...» cümlesine kadar rivayette bulunmuş; ondan sonrası almamıştır