Sahîh-i Müslim · 5758
Arapça metin
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، وَأَبُو أُسَامَةَ عَنْ هِشَامٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ . وَفِي حَدِيثِ ابْنِ نُمَيْرٍ صَبَّتِ الْمَاءَ بَيْنَهَا وَبَيْنَ جَيْبِهَا . وَلَمْ يَذْكُرْ فِي حَدِيثِ أَبِي أُسَامَةَ " أَنَّهَا مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ " . قَالَ أَبُو أَحْمَدَ قَالَ إِبْرَاهِيمُ حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ بِشْرٍ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ بِهَذَا الإِسْنَادِ .
{…} Bize bu hadîsi Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki); Bize ibni Numeyr ile Ebû Usâme, Hişâm'dan bu İsnadla rivayet ettiler. İbni Numeyr'in hadîsinde : «Suyu kadınla yakasının arasına döktü.» cümlesi vardır. Ebû Usâme'nin hadîsinde : «O Cehennemin kükremesindendir.» cümlesini zikretmemiştir. Ebû Ahmed dediki: İbrahim şunu söyledi: Bize Haeen b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme bu İsnadla rivayet etti. İzah 2212 de
Benzer hadisler
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَأَبُو كُرَيْبٍ كُلُّهُمْ عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، ح وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، كِلاَهُمَا عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ . وَفِي رِوَايَةِ يَحْيَى وَأَبِي كُرَيْبٍ عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، " إِنَّ مِنْ أَشَدِّ أَهْلِ النَّارِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَذَابًا الْمُصَوِّرُونَ " . وَحَدِيثُ سُفْيَانَ كَحَدِيثِ وَكِيعٍ .
{…} Bu hadîsi bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Ebû Kureyb hep birden Ebû Muâviye'den rivayet ettiler. H. Bize bunu İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. Her iki râvi A'meş'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Yahya ile Ebû Kureyb'in Ebû Muâviye'den rivayetlerinde : «Kıyamet gününde cehennemliklerin en şiddetli azab göreceklerinden bâzıları da ressamlardır.» denilmiştir. Süfyân'ın hadîsi Veki'in hadîsi gibidir
حَدَّثَنَاهُ أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ بِشْرٍ، عَنْ مِسْعَرٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّ فِي، حَدِيثِهِ عَنِ ابْنِ بِشْرٍ وَوَكِيعٍ جَمِيعًا " مِنْ عَذَابٍ فِي النَّارِ وَعَذَابٍ فِي الْقَبْرِ " .
{m-32} Bize bu hadîsi Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize îbnül Bişr, Mis'ar'dan bu isnadla rivayet etti, Şu kadar varki, onun İbni Bişr ile Veki'den beraberce rivayet ettiği hadîsinde : «Cehennemdeki bir azabdan ve kabirdeki azabdan...» cümlesi vardır
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي ح، وَحَدَّثَنِي عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ الزُّبَيْرِيُّ، كُلُّهُمْ عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ سُهَيْلٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ وَقَالُوا " وَلَدٌ وَالِدَهُ " .
{…} Bize bu hadîsi Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' rivayet etti. H. Bize ibni Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. H. Bana Amru'n-Nâkıd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Ahmed Ez-Zübeyrî rivayet etti. Bu râvilerin hepsi Süfyân'dan, o da Süheyl'den naklen bu isnadla bu hadîsin mislini rivayet etmiş; ve : «Çocuk babasına ihsanda bulunamaz...» demişlerdir
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ فَاطِمَةَ، عَنْ أَسْمَاءَ، أَنَّهَا كَانَتْ تُؤْتَى بِالْمَرْأَةِ الْمَوْعُوكَةِ فَتَدْعُو بِالْمَاءِ فَتَصُبُّهُ فِي جَيْبِهَا وَتَقُولُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " ابْرُدُوهَا بِالْمَاءِ " . وَقَالَ " إِنَّهَا مِنْ فَيْحِ جَهَنَّمَ " .
Bize Ebû Bekr b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abde b. Süleyman, Hişâm'dan, o da Fâtıme'den, o da Esmâ'dan naklen rivayet etti ki: Esma'ya hummadan mustarib bir kadın getirilir, o da su isteyerek, onu yakasına döker ve: Gerçekten Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Onu su ile serinletin.» Bir de: «O Cehennemin kükremesindendir.» buyurdular, dermiş
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو كُرَيْبٍ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ مِسْعَرٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَلَمْ يَذْكُرْ يُقْبِلُ عَلَيْنَا بِوَجْهِهِ .
{….} Bize, bu hadîsi Ebû Kureyb ile Züheyr h. Harb da rivayet ettiler. Dedilerki : Bize, Vekî', Mis'ar'dan, bu isnâdla, rivayette bulundu. Yalnız: «Yüzünü, bize dönerdi.» cümlesini söylemedi
وَحَدَّثَنِيهِ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ قَالَ عَبْدُ الرَّحْمَنِ قَالَ سُفْيَانُ لاَ أَدْرِي هَذَا فِي الْحَدِيثِ أَمْ لاَ . يَعْنِي أَنْ يَتَخَوَّنَهُمْ أَوْ يَلْتَمِسَ عَثَرَاتِهِمْ .
{…} Bu hadîsi bana Muhammed b. Müsenna da rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyan bu isnadla rivayette bulundu. Abdurrahman şöyle demiş : «Süfyan (onların hıyanetlerini anlamak istemesini yahut kusurlarını araştırmasını) cümlesini kasdederek burası hadisde var mıdır yok mudu; bilmiyorum dedi.»