İslami Delil
Aramaya dön
Hadis

Sahîh-i Müslim · 5872

The Book Concerning the Use of Correct Words

Arapça metin

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ خَشْرَمٍ، أَخْبَرَنَا عِيسَى، - يَعْنِي ابْنَ يُونُسَ - عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سِمَاكِ، بْنِ حَرْبٍ عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ وَائِلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَقُولُوا الْكَرْمُ ‏.‏ وَلَكِنْ قُولُوا الْحَبَلَةُ ‏"‏ ‏.‏ يَعْنِي الْعِنَبَ ‏.‏

Bize Ali b. Haşrem rivayet etti. (Dediki): Bize İsâ (yâni İbni Yûnus) Şu'be'den, o da Simâk b. Harb'dfen, o da Alkame b. Vâil'den, o da babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi: «Kerm demeyin! Lâkin habele (yânı üzüm) deyin!» buyurmuşlar

Sahîh-i Müslim, 5872

Benzer hadisler

HadisSahîh-i Müslim

وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سِمَاكٍ، قَالَ سَمِعْتُ عَلْقَمَةَ بْنَ وَائِلٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَقُولُوا الْكَرْمُ ‏.‏ وَلَكِنْ قُولُوا الْعِنَبُ وَالْحَبَلَةُ ‏"‏ ‏.‏

Bu hadîsi bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Osman b. Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Simak'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Alkame b, Vâil'i babasından rivayet ederken dinledimki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kerm demeyin! Lâkin İneb ve hable deyin!» buyurmuşlar

Sahîh-i Müslim, 5873
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حَفْصٍ، حَدَّثَنَا وَرْقَاءُ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ يَقُولَنَّ أَحَدُكُمُ الْكَرْمُ ‏.‏ فَإِنَّمَا الْكَرْمُ قَلْبُ الْمُؤْمِنِ ‏"‏ ‏.‏

Bize (yine) Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Âli b. Hafs rivayet etti. (Dediki): Bize Verkâ', Ebu'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sakın biriniz kerm demesin. Çünkü kerm ancak mü'minin kalbidir.» buyurdular

Sahîh-i Müslim, 5870
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي جَمِيعًا، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا تَرَكَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْعَصْرِ عِنْدِي قَطُّ ‏.‏

Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize İbnü Numeyr de rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. Bunlar hep birden: Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etmişlerdir. Âişe: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ikindiden sonra benim yanımda iki rek'ât nafile kılmayı hiç bırakmadı.» demiş

Sahîh-i Müslim, 1935
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ هِشَامٍ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تُسَمُّوا الْعِنَبَ الْكَرْمَ فَإِنَّ الْكَرْمَ الرَّجُلُ الْمُسْلِمُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr Hişam'dan, o da İbni Sîrin'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Üzüme kerm adı vermeyin! Çünkü kerm müslüman kişidir.» buyurmuşlar

Sahîh-i Müslim, 5869
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، أَخْبَرَنَا هِشَامٌ الدَّسْتَوَائِيُّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ، أَبِي كَثِيرٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي قَتَادَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ تَنْتَبِذُوا الزَّهْوَ وَالرُّطَبَ جَمِيعًا وَلاَ تَنْتَبِذُوا الزَّبِيبَ وَالتَّمْرَ جَمِيعًا وَانْتَبِذُوا كُلَّ وَاحِدٍ مِنْهُمَا عَلَى حِدَتِهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Eyyûb rivayet etti. (Dediki): Bize İbn-i Uleyye rivayet jetti. (Dediki): Bize Hişam-ı Destevâî, Yahya b. Ebî Kesir'den, o da Abdullah b. Ebî Katade'den, o da babasından naklen haber verdi. (Şöyle demiş): ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Koruk ile olgun hurmadan beraberce nebiz yapmayın! Kuru üzümle kuru hurmadan da beraberce nebiz yapmayın! Bunların her birinden yalnız başına nebiz yapın!» buyurdular

Sahîh-i Müslim, 5154
HadisSahîh-i Müslim

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ خَشْرَمٍ، أَخْبَرَنَا وَكِيعٌ، عَنِ ابْنِ أَبِي خَالِدٍ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ، قَالَ آخِرُ آيَةٍ أُنْزِلَتْ مِنَ الْقُرْآنِ ‏{‏ يَسْتَفْتُونَكَ قُلِ اللَّهُ يُفْتِيكُمْ فِي الْكَلاَلَةِ‏}‏

Bize Aliy b. Haşrem rivayet etti. (Dediki): Bize Veki', İbni Ebî Hâlid'den, o da Ebû İshâk'dan, o da Berâ'dan naklen haber verdi. Berâ': «Kur'ân'dan indirilen son âyet: Senden fetva istiyorlar. Deki: Kelâle hakkında sîze Allah fetva verecektir.» [Nisa 176] kavli kerîmidir, demiş

Sahîh-i Müslim, 4152

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.